{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1073 - 2024/1233<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1073 <br>KARAR NO\t: 2024/1233<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/48 E.  -  2022/33 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2022 tarih ve 2020/48 E. - 2022/33 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2019/ 03632-8 numaralı tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin bu başvuruya tescilli marka ve tasarımlarına dayanarak itiraz ettiğini, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2019/T-1010 sayılı kararı ile itirazın kabul edildiğini, oysa müvekkili şirket tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşıdığını ileri sürerek, YİDK'nin 2019/T-1010 sayılı kararının iptaline ve müvekkili şirket adına 2019/03632-8 başvuru numarası ile kayıtlı tasarımların tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davaya konu 2019/ 03632/8 sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen 2017/ 03340/2, 2018/ 01388/12 sıra numaralı tasarımlar ile 2014/ 67096, 2010/56048, 2008/35710 sayılı markaların genel izlenim itibariyle aynı/benzer olduğunu, bu nedenle itirazın “yeni” ve “ayırt edici olmama” gerekçesiyle kabul edildiğini ve Kurulun söz konusu tespitlerinin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini  istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin “...” ibareli markalarını/ tasarımlarını ilk kez 2008 yılında kullanmaya başladığını ve bu marka/ tasarım üzerinde büyük yatırımlar yaparak marka/ tasarım sayısını arttırmaya devam ettiğini, “...” ibareli markaların tüketici nezdinde ayırt edici bir yer edindiğini, müvekkili şirkete ait dava konusu “... ...” ibareli markaların 2000’li yılların başlarından bu yana aralıksız olarak kullanıldığını ve Paris Sözleşmesi 1.mükerrer 6. Maddesi gerekse de 556 Sayılı KHK’nın 8/4’ üncü maddesi uyarınca tanınmış marka statüsüne ulaştırıldığını, dava konusu tasarım başvurusunun hem müvekkili şirket markalarıyla benzerliği hem de daha önce başvuruda bulunulup reddedilen tasarım açısından yenilik şartını sağlanmadığını, müvekkili şirkete ait “... ...” adlı ürüne ait ambalaj deseni ile dava konusu tasarımın genel görünüm ve tertip tarzıyla ayniyet derecesinde benzer olduğunu,  davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak, kötü niyetle müvekkiline ait marka ile benzer tasarım yarattığını ve müvekkilin markalarının bilinirliğinden haksız kazanç sağlama amacında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yana ait ambalaj tasarımı ile yine davacı yana ait önceki tarihli ambalaj tasarımının ve davalı yana ait ambalaj tasarımlarının ve markalarının hiçbir teknik zorunluluk taşımadıkları halde kullanılan renk tonları, ambalajlarda yer alan ibarelerin ve şekil unsurlarının genel mizanpajı bakımından neredeyse birebir aynı olduğu, dolayısıyla anılan ambalaj kompozisyonunun, davalı tarafça davacıdan çok daha önce kamuya sunulduğu, davacı yana ait dava konusu 2019/03632-8 sıra numaralı tasarımın yine davacı yana ait önceki tarihli 2018/01388-12 sayılı tasarım ve davalı yana ait itiraza gerekçe gösterilen 2017/03340-2 tasarım ve 2014/67096, 2010/56048, 2008/35710 sayılı markalar karşısında yeni ve ayırt edici olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirkete ait dava konusu \"...’’ ibareli tasarım ile davalı adına tescilli tasarımın ticari takdim şekli bakımından bilinçli tüketici tarafından karıştırılmaya/ilişkilendirilmeye sebebiyet verecek derecede benzerlik içermediğini,  bilirkişi raporuna itirazda da bahsedildiği üzere tasarımcının özgürlük alanının değerlendirilmediğini,  teknik zorunluluk nedeniyle bir ürünün belli şekilde üretilmesi gerekiyorsa haksız rekabetin söz konusu olmayacağını, dava konusu tasarımın harcı alem nitelik taşıdığını, müvekkilinin tanınmış ve ayırt edici nitelik kazanmış \"...\" markalarını içeren dava konusu tasarımının davalı tasarımıyla benzer olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabülune karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, endüstriyel tasarım başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece aralarında tasarım uzmanının da yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan raporda, birbirleriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilerek ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınarak yapılan karşılaştırmada, dava konusu  2019/03632-8 saylıı 31/05/2019 başvuru tarihli tasarımın, yine davacıya ait 2018/01388-12 sayılı 28/02/2018 başvuru tarihli tasarım da dahil olmak üzere redde mesnet marka ve tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici bulunmadığının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b05aba34ea9740d","SID":"82c2ec6de1c3373a"}}