{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/809 <br>KARAR NO\t: 2024/1049<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/116 E.  -  2021/127 K.<br><br>DAVACI\t:  \t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarımla ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/04/2021 tarih ve 2018/116 E. - 2021/127 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2017/04200 sayısı ile gerçekleştirdiği tasarım başvurusuna davalı tarafça itiraz edildiğini, itirazın 01 ve 04 sıra numaralı çoklu tasarımlar açısından kabul edildiğini ve bu tasarımların iptaline karar verildiğini, verilen kararın yerinde olmadığını, müvekkili tasarımları ile mesnet gösterilen ürünlerin birbirinden tamamen farklı olduklarını, müvekkilinin kendi logolarını ambalajlarına eklemek sureti ile hem tasarımlarını farklılaştırdığını hem de tüketici nezdinde ambalajın müvekkiline ait olduğu algısını sağladığını, tasarımdaki “...” logosunun 2012/105705 ve 2014/26793 sayıları ile müvekkili adına tescilli olduğunu, dolayısıyla ambalaj üzerindeki kullanımın müvekkiline marka mevzuatı ile tanınmış bir hak olduğunu, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarını, bilinçlenmiş kullanıcının tasarımların birbirlerinden farklı olduğunu algılayabileceklerini, tasarımların benzer olduğu varsayımda dahi bu benzerliğin ancak esinlenme serbestisi çerçevesinde değerlendirilebileceğini ileri sürerek, 2018-T-349 sayılı YİDK kararının 2017 04200/01 ve 04 sıra numaralı çoklu tasarımlar yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.    <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, dava konusu tasarımların, müvekkilinin 2012 02333/01 sıra numaralı tasarımından doğan hakkını açıkça ihlal ettiğini, davacının TÜRKPATENT kurumu nezdinde “... ...” ve “... ...” şeklinde tescilli markalarının bulunmadığını, müvekkilinin önceki tarihte kamuya sunulan tasarımları ile küçük farklılıklar oluşturarak yaratılan dava konusu 01 ve 04 sıra numaralı çoklu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, müvekkilinin tasarımının 1997’den beri kullanıldığını, davacı aleyhine bugüne kadar açtıkları davalarda, davacı firmanın kötü niyetli bir şekilde müvekkiline zarar vermeye yönelik davranışlar içerisinde olduğunun tespit edildiğini, davacı aleyhine İzmir FSHHM 2018/74 D.iş sayılı dosyası ile verilmiş bir tedbir kararının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu ambalaj tasarımı bakımından teknik herhangi bir zorunluluk bulunmadığı gibi neredeyse sınırsız bir seçenek özgürlüğü bulunduğu, dava konusu ambalaj tasarımlarının uygulandığı ürünlerin yapı marketleri başta olmak üzere, kırtasiyeler, hırdavatçılar ve büyük marketlerde satılan ürünler oldukları, 2017 04200/01 sıra sayılı dava konusu tasarım ile davalı yanın itirazlarına dayanak 2012 02333 sayılı tasarımı ve 20053015725.8 sayılı Çin tasarımı karşılaştıldığında, taraf ambalajlarının ön yüzey bölümlerinde yer alan unsurların, hiçbir teknik zorunluluk taşımadıkları halde neredeyse birebir aynı olduğu, davacı yanın tescilli markalarının dava konusu ambalaj üzerinde önceki tarihli dokümanlar ile birebir aynı şekilde bilgilenmiş kullanıcı nezdinde etki bırakacak mahiyette kullanılmasında bir zorunluluğun mevcut olmadığı, kaldı ki davacının tescilli \"...\" markasının 2012/105705 sayılı ve 18.12.2012 tarihli olduğu, halbuki davalı yanca mesnet tutulan Çin tasarımının 2005 tarihli olduğu, dolayısıyla anılan ambalaj kompozisyonunun davacıdan çok daha önce kamuya sunulduğu, hal böyleyken 01 sıra numaralı tasarımın yenilik kriterine haiz olsa dahi ayırt edicilik kriterini haiz olmadığı; 2017 04200/04 sıra sayılı dava konusu tasarım ile davalı yanın itirazlarına dayanak 2012 02333 sayılı tasarım ve 2005/3015725.8 sayılı Çin tasarımı karşılaştırıldığında, dava konusu 04 sıra numaralı tasarımın dava konusu 01 sıra numaralı tasarımdan sadece ambalaj üzerinde yer alan marka (mxbon) açısından farklı olduğu, yukarıda 01 numaralı tasarım açısından yer verilen değerlendirmelerin tamamının 04 sıra numaralı tasarım açısından da geçerli olduğu, dolayısıyla 04 sıra numaralı tasarımın da yeni olarak kabul edilse dahi ayırt edici olarak kabul edilemeyeceği, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyaya ibraz edilen delillerin değerlendirilmediğini, İzmir FSHHM'nin 2018/122 E. sayılı dosyasında müvekkili şirketin 2017 04200/01 ve 04 nolu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunun belirtildiğini, taraf tasarımlarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin seri tasarımlarının bir kısmı tescil edilirken davaya konu tasarımların iptalinin hatalı olduğunu, dava konusu ürünlerin bilgilenmiş kullanıcısının bilinçli tüketiciler olduklarını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  YİDK tasarım kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, dava konusu tasarımların mesnet tasarımlar karşısında yeni olduğu kabul edilebilseler bile ayırt edici olmadıkları, öte yandan, eldeki dava YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, YİDK kararının iptaline yönelik davanın, YİDK karar tarihindeki hukuki ve fiili duruma göre çözümlenmesinin zorunlu olduğu, her ne kadar davacı vekili kesinleşmemiş mahkeme kararlarını delil olarak ileri sürmüş ise de, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz aşamasında sunulmuş bir mahkeme kararının bulunmadığı, buna göre davalı kurum kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae7cee9d0702fe3c","SID":"9708e3d6fbe01ddd"}}