{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/552 - Karar No:2024/565<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/552 <br>KARAR NO\t: 2024/565<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/02/2022<br>NUMARASI\t: 2020/407 E-2022/116 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 25.06.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.06.2024\t<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan davada mahkemece davanın kabulüne  dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;\t<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili özetle; \ttaraflar arasında TCDD Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü Mıntıkası (Akçagöze-Başpınar İstasyonları Arası Varyantı yapılması işine ait” 2012/95491 İKN. No’lu işe ilişkin olarak 02.12.2013 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesinin akdedildiği, \tmüvekkili tarafından Ankara 24.Noterliğinin 13.10.2017 tarih ve 34950 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşme konusu işe ilişkin olarak tüm edimlerin eksiksiz ve tam olarak yerine getirildiği belirtilerek  fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak üzere 7.997.965,98  TL kesintinin ödenmesinin  ihtar edildiği, davalı tarafın  Ankara 24.Noterliği 25.10.2017 tarih ve 36255 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde taleplerin kabul edilmediğini, kesintilerin teminat olarak değerlendirildiğini, kesin kabul yapıldıktan sonra ödeneceğini bildirdiğini, idare tarafından 30.10.2018 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin  20.1 maddesinde teminat süresinin 12 ay olduğu ve bu sürenin geçici kabul itibar tarihinden itibaren başlayacağının  hüküm altına alındığı, geçici kabul itibar tarihinden itibaren 12 aylık teminat süresi geçmiş olmasına rağmen davalı tarafça kesin kabul işlemlerine başlanmaması üzerine müvekkili tarafından Ankara 24. Noterliğinin 31.12.2019 tarih ve 45306 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek işin kesin kabul işlemlerine başlanması ile davet yazısı gönderilmesinin talep edildiği, ancak  davalı tarafın 15.01.2020 tarih ve 02107 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede talebin kabulünün mümkün olmadığı ile  davet talebi hususunda  müvekkil firma yetkililerinden görüşme gün ve saati bildirmesinin  beklendiğinin belirtildiği, \tdavalı tarafın info ... .com.tr adresine müvekkili yetkilisi ... ile görüşme gün ve saatleri belirtilerek 23.01.2020 tarihinde mail gönderildiği, ancak   davalı tarafça geri dönüş sağlanmadığı, \tfazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak kaydı ile 10.266.099,69 TL alacağa ilişkin olarak davalı ortaklık tarafından  21.02.2020 tarihinde müvekkiline 3.000.000 TL ödeme yapıldığı,  ancak alacağın tamamının ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen bugüne kadar  ödeme yapılmadığı,  \tYapım İşleri Genel Şartnamesi’nin  42. maddesinde “ Geçici kabul ile kesin kabul tarihi arasında geçecek süre teminat süresidir. Yapım işlerinde teminat süresi, sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa on iki aydan az olamaz..” hükmünün yer aldığı, \ttaraflar sözleşmede teminat süresini, \"Teminat süresi\" başlıklı 20.1. maddesi ile geçici kabul itibar tarihinden itibaren 12 ay olacağının kararlaştırıldığı, 11.6 maddesinde “ İşin hakediş kesintileri yüklenici  firma tarafından kesilecektir. İşveren geçici kabul tarihine müteakip bir sonraki yıl içerisinde bu kesintileri yüklenici firmaya ödeyecektir. Yapılan kesintiler aynı zamanda teminat konumunda tutulacak ve kesin kabul yapıldıktan yüklenici firmaya iade edilecektir. (işveren KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajını iade almayı planlamaktadır. Yükleniciden kaynaklanan sebeplerle iade alınamaması durumunda kesilen bedel geri ödenmeyecektir. İade alınabilmesi durumunda kesilen bedel teminat konumunda değerlendirilip,iş bitimi sonrasında kesin kabul yapılmasına müteakip yükleniciye ödenecektir. “ hükmünün bulunduğu, sözleşme şartları gereğince 12 aylık teminat süresi geçmesine rağmen davalı kesin kabulü yapmaktan kaçındığından, kesin kabul işlemlerinin yapılması ve teminat alacağımızın tahsiline karar verilmesi talebiyle dava açma zaruretinin hasıl olduğu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere  davalı tarafın 7.266.099,69 TL tutarındaki alacağı haksız ve hukuksuz olarak yedinde bulundurduğu, günümüzün ekonomik koşulları, müvekkilinin sözleşme konusu işi eksik ve kusursuz olarak teslim etmiş ve geçici kabul işleminin yapılmış olması ve de verilen 4.800.000 TL kesin teminat da dikkate alındığında kesin kabulün yapılmaması, alacağın  ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı,\tmüvekkili tarafından idareye 4.800.000 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, davalıların kesin kabulü yapmamış olmaları nedeniyle teminat mektubunun alınamadığını,  müvekkilinin bankaya yüklü miktarda komisyon ödemekte olduğunu, buna ilişkin  talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, \ttaraflar arasında 17.07.2020 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını öne sürerek\tfazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak üzere; \" 1-Sözleşme şartları gereğince 12 aylık teminat süresi geçmesine rağmen davalının, kesin kabul yapmaktan kaçınması nedeniyle davacı müvekkil şirketin kesin kabul isteme hakkı doğduğundan, mahkemenizce kesin Kabul  işlemlerinin yapılmasına,  kesin kabulün geçici kabul tarihinden itibaren geçen 12 ayın sonunda yapılmış sayılmasına, \t2- Fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 15.000,00 TL teminat kesintisi alacağımızın ihtar tarihi olan 13.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan(1-... İnşaat Sanayi ve Tic.A.Ş.2-... Pro. İnş. Taah. Mad. Jeo. Turz. San. Tic. Ltd. Şti.) müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...\"  karar verilmesini dava etmiş; kısmi ıslah ile teminat kesintisi nedeniyle alacak talebini 3.686.311, 51 TL'ye artırmıştır. <br> \tDavalılar vekili özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, \tdavacının  dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, zira  davacının, kesin kabul işlemlerinin yaptırılması talebi üzerine müvekkillerinin cevabi ihtarnamede \"İdare (TCDD) ile yapılan Ana Sözleşme’de ise teminat süresi 24 ay olarak belirlendiği (..) muhtemel kesin kabul tarihinin ise en erken 30.10.2020 tarihi olabileceği, müvekkil şirket yetkilileri ile yüzyüze görüşmek üzere firma yetkililerinizi davet ettiğimizi, görüşme gün ve saatini bildirmenizin beklenildiği\"  hususunun bildirildiği, davacı tarafça kesin kabul işlemleri için mail atıldı ancak dönüş yapılmadığı iddia etmekteyse de, e-postanın  müvekkilinin genel mail adresi olan ve günde binlerce mail gelen \"info@....com.tr\" atıldığını,  oysa bundan önce karşılıklı ihtarlar gönderildiğini, sözleşme hükümlerine ve ticari teammüle uymayan şekilde mail yoluyla yapılan davete uyulmasının beklenemeyeceğini,  davacı tarafın davetini ihtarname ya da taahhütlü posta yolu ile göndermesi ya da sözleşmede yer alan teknik@....com.tr adresine mail atması gerektiğini, davacı tarafından böyle bir mail atıldığının  ifade edilmesi üzerine yapılan araştırmada mailden haberdar olunduğunu, davacı  tarafın kesin kabulden imtina edildiği algısı  oluşturmaya çalıştığını, oysa  ihale makamı  tarafından henüz kesin kabul yapılmadığından bu talebin dava konusu edilmesinde hukuki yararı bulunmadığını,  sözleşme’nin 11.6’ncı maddesinde “…Yapılan kesintiler aynı zamanda teminat konumunda tutulacak ve kesin kabul yapıldıktan yüklenici firmaya iade edilecektir. İşveren KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajını iade almayı planlamaktadır. Yükleniciden kaynaklanan sebeplerle iade alınamaması durumunda kesilen bedel geri ödenmeyecektir. İade alınabilmesi durumunda kesilen bedel teminat konumunda değerlendirilip, iş bitimi sonrasında kesin kabul yapılmasına müteakip yükleniciye ödenecektir.” hükmünün yer almakla birlikte İdare (TCDD) ile yapılan Ana Sözleşme’de teminat süresinin 24 ay olarak belirlendiğini,  İdare (TCDD) tarafından 30.10.2018 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığını, stopaj iadesinin alınmadığını, muhtemel kesin kabul tarihinin  en erken 30.10.2020 tarihi olabileceğini,   pandemi nedeniyle malesef bu sürecin uzayabileceğini, davacının kesin kabul yapılmasına dair  talebinin kabul görmesi halinde,   eksik ve kusurlu işlerin mahkemece  tespit edilmesi gerektiğini, teminat kesintisinin iade şartlarının oluşmadığı,   gerek Yargıtay içtihatları gerekse de akdedilen sözleşme gereği, teminatın iade edilebilmesi için taraflar arasında geçici kabulün yapılması, varsa geçici kabul noksanlarının bedelsiz giderilmesi, çalıştırılan işçilerin ücretlerinin ve SGK prim borçlarının ödenmiş, malzeme mutabakatının sağlanmış ve kesin hesabın yapılmış olması gerektiğini, teminatların iade edilebilmesi için,  davacı  tarafından SGK, Vergi Dairesi gibi kurumlardan alınacak borcu yoktur yazısı ile çalıştırmış olduğu işçilerden alınacak ibra yazılarının müvekkillerine teslime gerekirken belge sunulmadığından ve de kesin kabul ve kesin hesap yapılmamış olması sebebi ile teminat kesintilerinin istenemeyeceğini,  davacı tarafından \"ihtar tarihi olan 13.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesi\" talep edilmiş ise de;  davacı yanın, temerrüt başlangıcı olarak kabul ettiği, keşide edilen 13.10.2017 tarihli ihtarnameye, müvekkil iş ortaklığı tarafından Ankara 24. Noterliğinden keşide edilen 25.10.2017 tarih ve 36255 yevmiye no.lu ihtarnameyle \"iddia ve taleplerinin kabulü mümkün olmadığı\" cevabının verildiğini, müvekkillerinin temerrüde düşmediğini, kaldı ki; teminat kesintilerinin iadesi için kesin kabulün yapılmış olması gerektiği dikkate alındığında kesin kabul yapılmadan kesin kabul tarihinden önce faiz işletilmesinin de mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince  özetle; \"Dava, alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yöneliktir. Taraflar arasında 02/12/2013 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi imzalandığı çekişme konusu olmayıp çekişme davacının söz konusu işten dolayı teminat kesintisi alacağı olup olmadığı, davacının bu teminat kesintisi alacağını talep tarihi itibariyle isteyip isteyemeyeceği üzerinde toplanmaktadır. Tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra davacının teminat kesintisi alacağını talep edip edemeyeceği ve talep edilebilecek teminat kesintisi alacağı miktarının belirlenmesi için dosya hesaplama uzmanı mali müşavir ve inşaat mühendisinden oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek alınan 27/05/2021 tarihli raporda geçici kabul tarihine (25/12/2018) mütakip bir yıl sonraki yıl içerisinde bu kesintilerin yüklenici firmaya ödeme yükümü altında olacakları, buna göre kesinti iadesi kapsamında ödemenin en son 25/12/2019 tarihinde tamamlanması gerektiği rapor tarihi itibariyle de iade edilmeyen teminat kesintisinin alacak miktarının 1.479.348,98 TL olduğu belirtilmiş, iş bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra dosya aynı bilirkişilere tevdi edilerek alınan 10/11/2021 tarihli raporda ise eski görüşlerini tekrar etmişler, yeni görüş olarak da iade edilmeyen teminat kesintisi miktarı 3.686.311,51 TL olarak belirtilmiştir. Bu rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmış, davacı vekili tarafından 23/11/2021 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilerek talebini ek bilirkişi raporunda belirtilen miktara göre ıslah ederek bilirkişi raporunda belirtilen 3.686.311,51 TL teminat kesintisi alacağının davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilerek yeni bilirkişiden rapor alınmasını, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde aynı bilirkişiden ikinci bir ek rapor alınmasını talep etmişse de alınan rapor ve ek rapor iddia ve savunmadaki talep ve itirazları karşıladığından ve hüküm kurmak için de yeterli görüldüğünden davalılar vekilinin bu talebi kabul edilmemiştir. Davacı ile davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı arasında imzalanan TCDD Genel Müdürlüğü'ne ait varyantın yapılması hususunda alt yüklenicilik sözleşmesi imzalanmış,  sözleşmeye göre davacı söz konusu işin yapımını üstlenmiş, geçici kabul ve kesin kabuller yönünden davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile dava dışı TCDD arasında yapılan ana sözleşmeye herhangi bir atıf yapılmamıştır. Taraflar imzalanan sözleşmenin 11.6,2. cümlesindeki \"İşveren geçici kabul tarihine müteakip bir sonraki yıl içerisinde bu kesintileri yüklenici firmaya ödeyeceği...\", sözleşmenin 11.6, devamı cümlesindeki \"Yapılan kesintiler aynı zamanda teminat konumunda tutulacak ve kesin kabul yapıldıktan sonra yüklenci firmaya iade edilecektir. İşveren KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajını iade almasını planlamaktadır. Yükleniciden kaynaklanan sebeplerle iade alınmaması durumunda kesilen bedel geri ödenmeyecektir. İade alınabilmesi durumunda kesilen bedel teminat konumunda değerlendirilip iş bitimi sonrasında kesin kabul yapılmasına müteakip yükleniciye ödenecektir.\" 10.1. maddesinde \"Kesin teminatın ek kesin teminatın geri verilmesi hususunda yapım işlemindeki genel şartnamesindeki hükümler uygulanır.\" hükümlerine göre davalıların oluşturduğu iş ortaklığı uhtesinde tuttuğu uyuşmazlık konusu teminatlar geçici kabul tarihine müteakip bir yıl sonra ödenecek ancak KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajını iade alması bakımından bir sorun doğar ise kesilen bedel teminat konumunda değerlendirilip, iş bitimi sonrasında kesin kabul yapılmasına müteakip yükleniciye ödenecektir. Taraflar arasında imzalanan geçici kabul tutanağı 05/12/2018 tarihli olup yapılan imalatlarda herhangi bir eksiklik ve kusur olmadığı belirlenmiş, idare tarafından da bu tarihten önceki tarih olan 30/10/2018 tarihli geçici kabul tutanağı yapılmış, sunulan bu deliller kapsamında davacı yanca davalıların oluşturduğu iş ortaklığına eksik ve kusurlu işler olmaksızın işin teslim edildiğinin kabul edilmesi gerekir. Taraflar arasında geçici kabul tarihi 25/12/2018 tarihi olduğundan teminat kesintisi iadesinin en son 25/12/2019 tarihinde yapılması gerekir, itiraz üzerine alınan ek bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi iade edilmeyen teminat kesintisi tutarı 10.186.928,51 TL olup, 21/12/2020 tarihinde 3.000.000,00 TL davacı şirkete EFT makbuzu ile 17/02/2020 tarihinde ise dava dışı şirketin SGK borcuna mahsuben 617 TL ödenmiş olup bakiye kesinti tutarı olan 7.186.311,51 TL'den dava tarihinden sonra 14/10/2020 tarihinde ödenen 3.500.000,00 TL'nin düşümü ile davacının talep edebileceği teminat kesintisi alacağı 3.686.311,51 TL olduğu, davacının bu miktarı davalıdan talep edebilir. Davacı, iş ortaklığını oluşturan davalıları davadan önce temerrüde düşürmediğinden ve dava dilekçesinde de talep edilen miktardan fazla alacak olduğundan davacı talep edilen miktara dava tarihinden itibaren ıslah olunan miktara ise ıslah tarihinden itibaren ticari faiz istenildiğinden 3095 sayılı kanunun 2. maddesine göre avans faizi talep edilebilir. Toplanan delillere göre davacının davalıların yükleniminde olan varyant yapılması işinin alt yüklenici olarak üstlendiği, işin geçici kabulünün yapıldığı, herhangi bir eksiklik ve kusur olmadığının belirlendiği, asıl işveren tarafından da daha önce davacının yaptığı işin geçici kabulünün yapıldığı, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre de geçici kabul tarihinden itibaren bir sonraki yıl içinde bu kesintilerin davacıya iade edilmesinin kararlaştırıldığı davadan önce de davadan önceki tarih olan 25/12/2019 tarihi itibariyle de ödemenin tamamlanması gerektiği halde yapılmadığı, davacının 3.686,311,51 TL alacağı olduğu, bunun 15.000,00 TL'sinin davada, bakiyesinin ise ıslah ile talep edildiği kanaatine varılmakla ıslah olunan davanın kabulüne, asıl dava ve ıslah tarihinden itibaren kabul edilen miktara avans faizi uygulanmasına karar vermek\" gerektiği gerekçesiyle \" 1.-Davanın kabulüne, 3.686.311,51 TL'nin 15.000 TL'ne dava, bakiyesine ıslah tarihi olan 29/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, \" karar verilmiştir.<br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve vakıaları tekrarla, \ttaleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, zira  davacının, kesin kabul işlemlerinin  yaptırılması talebi üzerine  müvekkillerinin cevabi ihtarnamede \"İdare (TCDD) ile yapılan Ana Sözleşme’de ise teminat süresi 24 ay olarak belirlendiği (..) muhtemel kesin kabul tarihinin ise en erken 30.10.2020 tarihi olabileceği, müvekkil şirket yetkilileri ile yüzyüze görüşmek üzere firma yetkililerinizi davet ettiğimizi, görüşme gün ve saatini bildirmenizin beklenildiği\"  hususunun bildirildiği, \tdavacının iddiasının aksine, dava tarihinde kesin kabulün yapılması fiilen ve hukuken mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı, davacı tarafından Ankara 69. Noterliği'nden keşide edilen 15.01.2020 gün ve 2107 yevmiye no'lu cevabi ihtarnamede de belirtildiği üzere, davacının iddialarının haksız olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme’nin 11.6’ncı maddesinde “…Yapılan kesintiler aynı zamanda teminat konumunda tutulacak ve kesin kabul yapıldıktan yüklenici firmaya iade edilecektir. İşveren KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajını iade almayı planlamaktadır. Yükleniciden kaynaklanan sebeplerle iade alınamaması durumunda kesilen bedel geri ödenmeyecektir. İade alınabilmesi durumunda kesilen bedel teminat konumunda değerlen dirilip, iş bitimi sonrasında kesin kabul yapılmasına müteakip yükleniciye ödenecektir.” hükmü yer almaktaysa da,  İdare (TCDD) ile yapılan Ana Sözleşme’de teminat süresinin  24 ay olarak belirlendiği, idare tarafından 30.10.2018 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, stopaj iadesinin müvekkil şirketçe alınmadığı ve muhtemel kesin kabul tarihinin ise en erken 30.10.2020 tarihi olabileceğinin mahkemece gözden kaçırılarak davanın kabulüne karar verildiği, her ne kadar, bilirkişi kök ve ek raporunda; \"taraflar arasında akdedilen sözleşmede geçici kabul ve kesin kabul yönünden müvekkil İş Ortaklığı ile dava dışı TCDD arasındaki ana sözleşmeye atıf yapılmadığı, davalıların KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajını iade alması bakımın dan istisna getirildiği, bu istisna dışında taraflar arasındaki edimlerin alt yüklenici sözleşmesi ile ayrıca ve açıkça düzenlendiği\" belirtilmişse de; taraflar arasındaki sözleşmenin 'SÖZLEŞMENİN EKLERİ' başlıklı 8'nci maddesindeki \"SÖZLEŞME, EKİNDEKİ İHALE DÖKÜMANI VE DİĞER BELGELERLE BİR BÜTÜNDÜR, İŞVERENİ VE YÜKLENİCİYİ BAĞLAR, ANCAK SÖZLEŞME HÜKÜMLERİ İLE İHALE DÖKÜMANINI OLUŞTURAN BELGELER DEKİ HÜKÜMLER ARASINDA ÇELİŞKİ VEYA FARKLILIK OLMASI HALİNDE İHALE DÖKÜMANINDAKİ HÜKÜMLER ESAS ALINIR\" hükmü ile ana sözleşmeye atıf yapan 13.'ncü, 23.'nci, 30'ncu  madde hükümlerini dikkate alınmayan mahkeme kararının kaldırılması gerektiği,  müvekkil İş Ortaklığının uhdesinde kalan 2012/95491 ihale kayıt numaralı \"6. Bölge Müdürlüğü Mıntıkası Akçagöze-Başpınar Varyantı Yapılması İşi\" kapsamında, bir kısım işlerin yaptırılması için davalı ile müvekkil İş Ortaklığı arasında Alt yüklenicilik Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmelerin birbirine bağlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin idare ile akdedilen sözleşmeden bağımsız, ayrı bir sözleşme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, nitekim, sözleşmede edimlerin ifasında idare ile İş Ortaklığı arasında akdedilen sözleşmeye atıf yapıldığı, diğer bir ifade ile anılan sözleşmeye bağlı olduğu  gibi, sözleşmenin bir çok maddesinde  davacı yüklenicinin hak edeceği ücret, teminat iadesi gibi konuların ana sözleşme gereğince değerlendirilmesi gerektiği,  TCDD ile akdedilen ana sözleşmeye bağlı olduğu, \t\tbu doğrultuda,  \"geçici kabul tarihinin TCDD'nin geçici kabul tarihi değil, taraflar arasındaki geçici kabul tarihi olan 25.12.2018'dir\"  tespitinin de doğru olmadığı,  ihale konusu işte ana sözleşmeye bağlı akdedilen ve işin kabulünün tamamen idare'nin onayına bağlı olduğu gözetildiğinde müvekkil İş Ortaklığı onayının ön onay gibi kabul edilmesi gerektiğinden bilirkişi raporundaki \"kesinti iadesi kapsamındaki ödemenin en son 25.12.2019 günü tamamlanması gerektiği\"  görüşünün hatalı olduğu, \tkabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacı yanın kesin kabul yapılması talebinin kabulü halinde,  eksik ve kusurlu işlerin tespiti gerektiği halde bu tespit yapılmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis edildiği, bilirkişi kök ve ek raporunda, \"davacının İş Ortaklığına eksik ve kusurlu işler olmaksızın teslim edildiğinin kabulü gerektiği\" belirtilmiş ise de; işin kesin kabulü yapılmadan, davacının eksik ve kusurlu iş yapıp yapmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı,\t teminat kesintilerine dair alacağın iade şartları oluşmadığı halde yerel mahkemece davanın kabulüne karar verildiği,  gerek Yargıtay içtihatları, gerekse akdedilen sözleşme gereği, teminatın iade edilebilmesi için taraflar arasında geçici kabulün yapılması, varsa geçici kabul noksanlarının bedelsiz giderilmesi, çalıştırılan işçilerin ücretlerinin ve SGK prim borçlarının ödenmiş, malzeme mutabakatının sağlanmış ve kesin hesabın yapılmış olması gerektiği, \tteminatların iade edilebilmesi için davacı  tarafından SGK, Vergi Dairesi gibi kurumlardan alınacak borcu yoktur yazısı ile çalıştırmış olduğu işçilerden alınacak ibra yazılarının müvekkili İş Ortaklığına iade edildiğine dair hiçbir bilgi belge sunulmadığından ve de kesin kabul ve kesin hesap yapılmamış olduğundan teminatın iadesi şartlarının oluşmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 20.1. maddesinde teminat süresinin 12 ay olarak belirlenip, bu sürenin geçici kabul itibar tarihinden başlayacağının kabul edilmiş olmasına, taraflar arasında 05.12.2018 tarihinde düzenlenen geçici kabul tutanağında geçici kabul itibar tarihinin 30.10.2018 olarak belirtilmiş bulunmasına, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 11.6. maddesinde hakediş kesintilerinin geçici kabul tarihini müteakip bir sonraki yıl içerisinde yükleniciye ödeneceğinin, yapılan kesintilerin aynı zamanda teminat konumunda tutulacağının ve kesin kabul yapıldıktan sonra iade edileceğinin  kararlaştırılmış olmasına, dava tarihi itibariyle 12 aylık teminat süresinin dolduğunun ve teminat kesintilerinin iadesi hususunda davalılar ile dava dışı iş sahibi arasında akdedilen sözleşmeye atıf yapılmadığının anlaşılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\t HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tDavalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tAlınması gereken 251.811,94 TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70 TL ve 62.955 TL olmak üzere toplam 63.035,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 188.776,24‬ TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.<br>\t3-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları  ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361.maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da  TEMYİZ yolu açık olmak üzere  25.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t<br><br>         Başkan                     Üye                Üye                 Katip <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7a621a92c6273f9b","SID":"37cfc870b43f5ce9"}}