{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/853 <br>KARAR NO: 2024/29<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/10/2018<br>NUMARASI: 2017/373 Esas -  2018/955 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>Dairemizden verilen 21/06/2021 tarihli kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2023 tarih ve 2021/7411 Esas - 2023/1580 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı bankanın Unkapanı şubesinden, İstanbul ili, Bağcılar İlçesi, ... Köyü, ... ada ve ... parselde kain,  3.nolu bağımsız bölümün alımı esnasında 14.09.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 2.200.000-TL tutarlı ticari kredi kullandığını, gayrimenkul üzerine 16/09/2015 tarih ve ... yevmiye ile davalı banka lehine söz konusu kredinin teminatını teşkil etmek üzere 4.250.000-TL tutarlı 1. dereceden ipotek tesis edildiğini, müvekkili şirketin tesis edilen ipoteğe dayanak borcun taksitlerini, ödeme planında belirtilen şekilde ve herhangi bir gecikmeye mahal vermeksizin taşınmazın devir tarihine kadar ödemeye devam ettiğini, söz konusu taşınmazı satma yönündeki tercihinden dolayı, davalı bankaya, alıcının kredi kullanacağı banka tarafından muhtelif zamanlarda kapama bakiyesinin sorulduğunu, davalı bankanın bu bakiyeyi bildirirken her defasında fahiş bir erken kapama komisyonu talep ettiğini, bunun üzerine davalı bankanın amaç ve niyetinin bu şekilde tezahürü karşısında, Beyoğlu ... Noterliğinin 15.02.2017 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi keşide edildiğini, bankanın haksız olarak tahsil edeceği anapara dışındaki tüm tutarlar yönündün fazlaya dair haklan saklı kalmak kaydıyla ödeme yapılmış olacağının ihtar edildiğini, bu ihtarnamenin keşide edilmesi akabinde, 16.02.2017 tarihli taksit, ödemesi de muaccel olduğundan bu taksit de ödendikten sonra devir ve kapama işlemi yapıldığını, müvekkilinin, davalı bankaya söz konusu kredi ilişkisinin 17. taksiti olan 16.02.2017 tarihli taksiti de ödemesi akabinde gayrimenkulü devrettiğini, alıcının bankası tarafından 17.02.2017 tarihinde satış tutarının müvekkilinin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın hesaba aktarılan bu parayı dahi kötüniyetli bir biçimde ve bir kaç gün daha fazla faiz alabilmek adına 17.02.2017 tarihinde değil, 20.02.2017 tarihinde kredi borcuna mahsuben aldığını, 17.02.2017 tarihinde anapara bakiyesi, 1.993.941,62 -TL olup, davalı banka bu tutarda alacağa karşılık müvekkili şirketten 2.121.853,78-TL tahsil ederek, krediyi kapattığını ve ipoteği fek ettiğini, müvekkili şirketten 127.912,16 -TL fazladan tahsilat yaptığını, bu tutarın tahsili için davalı banka aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı banka vekili, tacir olan müvekkili bankanın sözleşme gereği, erken ödeme komisyonu talep etme hakkının bulunduğunu, davacının da tacir olup, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün olduğunu, haksız şart bükümlerinden faydalanma olanağının bulunmadığını, kredi sözleşmesi şartlarını inceleyerek, masraf ve ücretleri bilerek kabul ettiğini ve kredi kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve beimsenen bilirkişi raporu sonucunda, taraflar arasında imzalanan 14.09.2015 tarihli 4.000.000.-TL limitli genel kredi sözleşmesi uyarınca, taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davacı tarafından ilk 17 taksidin ödendiği, 16.02.2017 en son 17. taksit ödeme tarihi itibariyle kalan anapara tutarı, 1.993,941,63 TL. iken, kredi borcunun kapatıldığı, erken kapama adı altında fazladan toplamda 49.163,43- TL’nin haksız yere tahsil edildiği, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 49.269,95-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan 49.163,43-TL’ye avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin  istemin ve icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: A-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; genel işlem şartlarına ilişkin iddialarının değerlendirilmediğini, genel işlem şartlarını barındıran sözleşmenin tek taraflı olarak hazırlandığını, bankaların emsal erken kapama oranları ile ilgili olarak mahkemece delil toplanmadığını, başka dava dosyalarından, muhtelif tarihlerde bir kısım bankalar tarafından bldirilen emsal uygulamaların nazara alınarak rapor hazırlandığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. B-Davalı banka vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; taraflar tacir olup serbest iradeleri ile imzalanan sözleşmenin genel işlem şartlarına aykırılığın ileri sürülemeyeceğini, müvekkili bankanın erken kapama komisyonunu, sözleşmeye, yasaya ve ticari teamüllere dayandığını, hakkaniyet ilkesi çerçevesinde komisyon alındığını, bankaların emsal uygulamaları bakımından yalnızca kamu bankaların uygulamalarının esas alındığını, bu hususta yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. Dairemizin 21/06/2021 tarih veE: 2020/392 -K: 2021/777 sayılı  kararı ile;\". TTK'nun 20. maddesi uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında  ücret talep etmesinin mümkün olup, Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi çerçevesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği belirtilmiştir.Genel işlem koşulları TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK yürürlüğe girdikten sonraki dönemde imzalanan sözleşmeler ve kullandırılan krediler yönünden; yasal düzenlemeye göre, genel işlem koşulu içeren sözleşmeler yapılması hukuken mümkündür. Bir hükmün salt genel işlem koşulu niteliğinde olması, onun geçersiz olması sonucunu doğurmaz. TBK'nın 25. maddesi uyarınca, \"Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz\". Yani, genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme maddesinin geçersiz sayılması için, hükmün dürüstlük kuralına aykırı olması gerekir. Somut olayda, bankanın, yapılan işlemler nedeniyle erken kapama komisyonu alacağına dair sözleşme hükümlerinin haksız işlem şartı olduğundan söz edilemez. Zira tüm bankalar tarafından benzer kesintiler yapılmakta olup, davacı bu hususu bilmediğini ileri süremez...taraflar arasında imzalanan 14/09/2015 tarihli 4.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi uyarınca, davalı tarafından 16/09/2015 tarihinde kullandırılan, 2.200.000,00 TL bedelli 84 ay vadeli, aylık değişken taksit ödemeli toplam 3.636.926,71 TL tutarlı geri ödemeli taksitli ticari kredinin davacı tarafından ilk 17 taksidinin ödendiği, 16.02.2017 tarihinde kredi borcunun kapatıldığı, dosyada alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davalı bankanın TCMB'na bildirdiği kesinti tarihindeki erken kapama oranı %10 olduğu halde, %5.90 oranı üzerinden 117.800,00 TL erken ödeme komisyonu ve 5.890,00 TL Bsmv olmak üzere toplam 123.690,00 TL tahsilat yaptığı sabit olup, taksitli ticari krediden dolayı %10.00 oranı altından ve emsal banka uygulamalarına göre de makul olan %5.90 oranı üzerinden erken komisyon ücreti tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince, esastan reddine, davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine..\" dair karar verilmiştir. Dairemizce verilen bu karara  karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.03.2023 tarih ve 2021/7411 Esas - 2023/1580 Karar sayılı ilamı ile; \"... Tacir olan bankanın diğer tacirlere verdiği hizmetler karşılığında, ticari işletmesine ilişkin katlandığı mali riskleri ve gelir/kar kaybını azaltma amaçlı ücret/komisyon talep etme hakkı bulunduğu,  bu kapsamda ticari şirkete kullandırdığı 2.200.000,00 TL bedelli, 84 ay vadeli, aylık değişken taksit ödemeli, toplam 3.636.926,71 TL tutarlı geri ödemeli taksitli ticari kredinin davacı tarafından ilk 17 taksitinin ödendiği, taksitli ticari kredinin vadesinden önce ödenmek istenmesi nedeniyle tacir olan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereğince bankanın erken kapamadan kaynaklanan kar/gelir kaybını kredi kullanana yansıtabileceği, ancak genel kredi sözleşmesinde bu konuda bir oran kararlaştırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı banka tarafından yapılan kesintinin emsal bankalara göre daha düşük ya da yüksek oranda uygulanıp uygulanmadığının tespiti bakımından, özel ve kamu bankaları olmak üzere en az beş bankaya sorularak bildirilen komisyon oranlarının ortalaması bulunup davacıya kullandırılan aynı tür kredilerin erken kapatılmasında uygulanan oran belirlenerek oluşacak sonuca göre, bankaca uygulanan komisyon oranı yüksek ise bulunan bu oran dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına\" karar verilmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında alınmış bulunan erken kapama komisyonunun tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi kapsamında haksız olarak ve fahiş miktarda erken kapama komisyonu adı altında tahsilat yapıldığını, erken kapama komisyonu ile ilgili sözleşme hükmünün genel işlem şartlarına aykırı olduğundan hükümsüz olduğunu iddia ederek haksız kesintinin iadesini istemiş, davalı banka ise, uygulamanın sözleşme ve bankacılık mevzuatına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraf beyanları alınmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamı uyarınca  davalı bakanın uygulamasının  emsal bankalara göre fahiş bankaların aynı tür kredi içi bildirilen komisyon oranları sorularak   dosya üzerinden  bankacı bilirkişi aracılığıyla yaptırılan inceleme sonucunda bilirkişi tarafından düzenlenen raporda emsal banka uygulamalarına göre bildirilen komisyon oranlarının ortalamasının %3,44 olarak belirtilmiştir. Sunulan rapor dosya içeriğine uygun olup,denetime vehüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.Davacı tarfından davaya konu kredinin 17. Taksidi 16/02/2017 tarihinde ödendikten sonra kalan kredi borcu 17/02/2017 Cuma günü  ödenmiş ve davalı bankanın Unkapanı Şubesine 20/02/2017 Pazartesi günü (21/02/2017 tarihli valörü ile) ödenmiştir. Yapılan ödeme bankacılık işlemine uygun olarak ilk iş günü hesaba ödeme olarak kaydedilmiş olup, bankadan kaynaklanan bir geçikme olmamasına göre dosya kapsamında alınan ve bir biri ile uyumlu olan bilirkişi raporları uyarınca 4 günlük akdi faiz hesabı yapılarak faiz kapitalize edilmek suretiyle  ana paranın 1.997.319,36TL tespit edilmesi (1.993.941,62-TL anapara+3.377,74 akdi faiz)  bankacılık mevzuatı ve uygulamasına  uygun olduğundan davacı vekilinin  4 günlük akdi faiz  işletilmesine itirazı yerinde görülmemiştir. Buna göre davalı bankanın 1.997.319,36 TL asıl alacak üzerinden kredinin erken kapatılması nedeniyle  emsal banka ortalamalarına göre %3,44 oranı üzerinden 68.707,68 TL erken kapama ücreti ve bu ücretin %5 oranında 3.435,39 TL BSMV ve  4 günlük  akdi faiz 3.377,74 TL,olmak üzere toplam talep edebileceği miktar 75.520,91 TL dir.Oysa davalı banka tarafından davacıdan 127.912,16 TL(117.800 TL erken kapama ücreti %5BSMV 5.890,- TL ve 4222,16 TL akdi faiz)tahsil edilmiştir. Emsal banka ortalamasına göre davalı bankanın 52,391,25 TL  fazladan ve yersiz tahsilat yaptığı alaşılmaktadır. Bu durumda davacı  fazladan ödediği  bu miktarı davalı bankadan iadesini talep etmekte haklı olup 52,391,25 TL asıl alacak yönünden davalının itirazı  haksız olduğunun kabulü gerekmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce; inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit  bir alacaktan söz edilemez (YHGK. 14/07/2010 gün ve 2010/19-376 E. ve 397 K.).Somut olayda takibe konu alacak kredi erken ödeme komisyonundan kaynaklanan likit ve belirli bir alacak olduğundan haksız olan itiraz nedeniyle davacı icra inkar tazimatı talebinde haklıdır. TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır.  Erken kapama komisyonu ödenmeden önce davacı tarafından davalı bankaya 15/02/2017 tarihinde noter aracılığı gönderilen ve davalı bankaya tebliğ edilip edilmediği dosya kapsamı ile tespit edilemeyen ihtar henüz ödenmeyen ve miktarı belli olmayan erken kapama komisyonu yönünden davalıyı temerrüte düşürmeye elverişli olmayıp ödemeden önce ihtirazi kayıt mahiyetindedir. Takipten önce davalı banka usulüne uygun temmerüde düşürülmediğinden davacının yasal koşulları oluşmayan işlemiş faiz alacağı yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle  HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda  davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile  davalı takip borçlusunun 52,391,25 TL asıl alacak yönünden itirazının iptaline,itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si olan 10.478,25 TL icra inkar tazimatının davalıdan tahsiline ,yasal koşulları oluşmayan işlemiş faiz alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; 2-Davalı takip borçlusunun İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında 52.391,25 TL asıl alacak yönünden itirazının İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına, 3-İtirazın iptaline karar verilen 52.391,25 TL alacağın %20'si olan 10.478,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-İşlemiz faiz alacağına yönelik talebin reddine, 5-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 3.578,85 TL'den dava açılırken yatırılan 2.190,84 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.388,01 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından  yatırılan toplam 2.190,84 TL peşin  harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça sarf edilen 900 TL bilirkişi ücreti ile 148,50 TL ve 31,40 TL başvuru harcı olmaküzere toplam 1.079,90 TL yargılama giderinin kabul (%41) oranına göre hesaplanan 442,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına 8-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacının kendisini vekil ile temsil ettiği anlaşılmakla, dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca, kabul edilen miktar üzerinden takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden hüküm tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları a-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 841,40 TL harcın, alınması gerekli olan 3.365,63 TL harçtan mahsubu ile eksik 2.524,63‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, c-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 121,30 TL ve  posta gideri 44,40 TL olmak üzere toplam 165,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"411e78c7dee82990","SID":"182f97aeba8ef795"}}