{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/958 <br>KARAR NO: 2024/1006<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15.04.2024 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2024/14 E.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>Taraflar arasında görülen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen 15.04.2024 tarihli ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar ... vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Adapazarı Şubesi'nde adlarına hesap açtıran davalılardan ...  ve ...  12.02.2022-14.02.2022 tarihlerinde müvekkilinin T.C Merkez Bankası nezdindeki  10.432.000,00 TL'sını FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) sistemi üzerinden başka bankalarda bulunan hesaplara toplam 5217 adet işlem yaparak aktardıklarının tespit edildiğini, müvekkilinin müdahalesi ve adli mekanizmanın işlemesini engellemek amacıyla işlemleri hafta tatili olan Cumartesi ve Pazar günleri içinde gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin Merkez Bankasındaki rezervlerinin, farklı bankalar nezdinde açılan davalılara ait farklı hesaplara ardarda ve sürekli (işlem başına, dönemin FAST limit tutarı olan 2.000,00 TL gönderilmek suretiyle) işlem yapılarak hırsızlık ve dolandırıcılık  suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı olarak belirtilen diğer gerçek ve tüzel kişilerin de  Bankalardaki hesaplarına gönderilen parayı başka hesaplara aktarmak, nakit çekmek suretiyle müvekkilinden çalınan  paranın  kaçırılması hususunda haksız fiil eylemine katıldıklarını,12.02.2022-14.02.2022 tarihlerinde davalılardan ...’a ait ... IBAN nolu hesaptan ve  ...’a ait ... IBAN nolu hesaptan, 12.02.2022-14.02.2022 tarihlerinde;...adına kayıtlı 7 ayrı banka nezdindeki   hesaplara,  1065 adet işlem ile toplam 2.134.000,00 TL, ...  adına kayıtlı 5 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 1236 adet işlem ile toplam  2.472.000,000 TL, ... adına kayıtlı 11 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 1052 adet işlem ile toplam 2.104.000,00 TL, ... adına kayıtlı 5 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 374 adet işlem ile toplam 748.000,00 TL, ... adına kayıtlı 5 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 309 adet işlem ile toplam 642.000,00 TL,...  A.Ş. Adına kayıtlı 4 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 319 adet işlem ile toplam 638.000,00 TL, ... adına kayıtlı 3 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 249 adet işlem ile toplam 498.000,00 TL,...  adına kayıtlı 6 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 180 adet işlem ile toplam 360.000,00 TL,  ...  adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 120 adet işlem ile toplam 240.000,00 TL, ...  adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 74 adet işlem ile toplam 148.000,00 TL,... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 38 adet işlem ile toplam 76.000,00 TL, ... adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki  hesaplara, 29 adet işlem ile toplam 57.000,00 TL,  ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 22 adet işlem ile toplam 43.000,00 TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki hesaba, 56 adet işlem ile toplam 112.000,00 TL, ... adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 21 adet işlem ile toplam 40.000,00 TL,...  adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 12 adet işlem ile toplam 24.000,00 TL, ... adına kayıtlı 2 ayrı banka nezdindeki hesaplara, 20 adet işlem ile toplam 40.000,00 TL, ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 35 adet işlem ile toplam 70.000,00 TL;... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki hesaba, 23 adet işlem ile toplam 46.000,00 TL;... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 5 adet işlem ile toplam 10.000,00 TL,  ... adına kayıtlı 1 banka nezdindeki  hesaba, 5 adet işlem ile toplam 10.000,00 TL gönderildiğini, davalılardan ... tarafından diğer davalıların hesaplarına, doğrudan müvekkilinin hesaplarından izlenebilen işlemlerle ilk aktarımların gerçekleştiğini,  bu iki davalının müvekkilinin zararının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, diğer davalıların ise hesaplarına  hafta sonu bankaların açık olmadığı tarihte, yasal fast işlem sınırlarının üzerinde ve hayatın olağan akışı ile bağdaşmayan nitelik ve ölçüde işlemler ile para gelmesine rağmen, hiç birisinin hesaplarına aktarılan paranın akıbeti veya iadesi talebi ile müvekkiline başvurmadıklarını,   aksine  savcılık soruşturma raporundan, fezleke  ve  Masak kayıtlarından anlaşılacağı üzere  bilinçli  olarak paranın izini kaybettirmek  için hesaplarından  eft,  fast, havale ve nakit çekim suretiyle hızla  başka  kişi hesaplarına göndermek suretiyle hem paranın izini kaybettirmeye, hem de delilleri karartmaya çalıştıklarının  anlaşıldığını, davalıların telefon  (HTS) kayıtları da  suça bilinçli iştiraklerini açıkça ortaya koyduğunu, bu itibarla davalıların haksız fiile  iştirakleri, haksız fiil konusu parayı yedlerinde bulundurma kararlılıkları ve bu suretle zarar verme kasıtlarının  sabit  olduğunu, bu kişilerin hesaplarına ihtiyati tedbir  konulmasına  ve menkul ve gayrimenkul mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz  uygulanmasına  karar verilmesini talep  ettiklerini, davacının sermayesinin tamamı T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığına ait olmak üzere ulusal düzeyde faaliyet gösteren bir kamu bankası olduğunu, aynı zamanda suç teşkil eden fiilleriyle davalı şahısların ; kamu kaynaklarını, kendi lehlerine menfaat sağlamak için kullandıklarını, kendi lehlerine mal edindiklerini, ihtiyati tedbir ve haciz  kararı verilmemesi halinde, kötüniyetli davalıların haksız fiili neticesinde doğan müvekkilinin ve dolayısıyla kamu zararının tahsil kabiliyeti kalmayacağını, davalılar  hakkında 14.02.2022 tarihinde savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen 2022/32860 sayılı soruşturma dosyası ve bir kısım şüphelilerin dosyalarının tefrik edildiği İstanbul Anadolu Başsavcılığı 2023/132087 Soruşturma numaralı dosyasında hazırlanan iddianame ile kovuşturma aşamasına geçildiğini, İstanbul Anadolu 20.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/531 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini ileri sürerek,  öncelikle davalıların tüm banka hesaplarına, bu hesaplardan para çıkışını önlemek üzere ihtiyati tedbir  kararı verilerek, menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz  uygulanmasına karar verilmesini, ayrıca davalıların, davacıyı zarara uğratma kastı ile birlikte hareket etmeleri nedeniyle banka zararının şimdilik 100.000,00- TL'nin 12.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince tedbir talebinin değerlendirildiği 12.01.2024 tarihli ara kararda özetle; \" ... İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz incelendiğinde;Davanın konusu, iddianın özelliği, aynı konuda ceza soruşturması ve yargılamasına devam etmekte olduğu dikkate alınarak;Davacı bankanın HMK 389 vd. Maddeleri gereğince istediği tedbirin verilmemesi halinde alacağına kavuşmasının çok zor olabileceği, imkansızlaşabileceği, bu nedenle teminat karşılığında ihtiyati tedbire karar verilmesi gerektiği, İhtiyati hacze ise İİK 257 vd. Maddeleri gereğince muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağın gerekli olduğu, her ne kadar şartları sağlıyor ise de; ihtiyati haciz kararının likit olmayan bir alacak yönünden verilemeyeceği; davanın özelliği gereği her bir davalı yönünden sebep olduğu zarar/sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince hesabına geçen paralar ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesinin ihtiyati hacze göre daha önemli olduğu, ancak; davalıların hesaplarında bu paraların bulunamaması halinde ya da kısmen bulunması halinde kalan miktarlar yönünde ihtiyati haciz konulması gerektiği, ihtiyati haciz kararında her bir davalı yönünden haciz konan miktarın açık açık sabit olması gerektiği;İhtiyati tedbirin uygulanması sonunda tedbir konulmayan alacağın ne miktar kalacağı şu anda bilinemeyeceği için ihtiyati haciz yönünden şu an bir karar verilemeyeceği nazara alınarak aşağıdaki karar tesis olunmuştur. ...  \" gerekçesiyle, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince teminat karşılığında kabulüne ve dava dilekçesinde belirtilen miktarlarla sınırlı olmak üzere belirtilen davalıların  bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati tedbir konmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar ... vekili tarafından itiraz edilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden ... vekili, davaya cevap ve itiraz dilekçesinde özetle; dava miktarı belirlenebilir halde olduğundan kısmi dava olarak açılamayacağını, ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini,  davalılar dinlenilmeden ihtiyati tedbir kararı verildiğini, cevap dilekçesi ve delileri sunulmadan ve müvekkillerinin neredeyse tüm menkul ve gayrimenkullarının 3.şahıslardaki alacaklarına tedbir konulmasının  hatalı olduğunu, müvekkillerinin senelerdir sigortalı olarak çalıştığını,  kaçma tehlikeleri olmadığını, yılların emeğini göstereren müvekkillerinin mallarına tedbir konulmasının hukuka ve hakkaniyete uygunluk taşımadığını, tedbir kararına açıkça itiraz  ettiklerini,  ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini,  hukuk hakiminin, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla veya suçun işlenmediğine ilişkin kesin aklama kararıyla bağlı olduğunu, zamanaşımı itirazları bulunduğunu,  müvekkillerinin haksız fiile iştirakının söz konusu olmadığını, müvekkillerinin banka hesaplarındaki işlemleri kendilerinin yapmadıklarını, söz konusu işlemlere rıza göstermediklerini, ceza davasındaki suçlamaları kabul etmediklerini, diğer sanıkların kabul beyanlarının dikkate alınarak yalnızca ikrar edenlere yönelik hüküm kurulması gerektiğini, müvekkillerinin hiç bir aşamada meblağa ilişkin ödeme yapacağını beyan ve taahhüt etmediklerini,  müvekkiller hakkında aleyhe bankamatik görüntüsü, HTS kaydı ve IP PORT bilgisi bulunmadığını, müvekkillerinin haksız fiile iştirak etmediğini,  bilişim sistemleri üzerinden işlenen haksız fiilleri, fiili bizzat gerçekleştirmeyen, bilişim sistemi kullanılarak işlenen haksız fiile maruz kaldığı iddia olunan mağdur ile bizzat iletişim kurmayan, mağduru iğfal kabiliyetini haiz ve mağdurun denetim imkanını ortadan kaldıran hileli hareketlerle kandırmak suretiyle iradesini sakatlayacak icrai hareketi bulunmayan, ancak haksız fiilin işlenmesi sırasında bilgileri kullanılan üçüncü kişilerin sorumluluğunun ne şekilde tayin edileceğinin önem taşıdığını, haksız fiili ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, bu hususa uygun bir delil mevcut  olmadığını, davacı yan haksız ve hukuka aykırı olarak, \"ya tutarsa\" mantığı ile huzurdaki davanın açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU ARA KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 15.04.2024 tarihli ara kararıyla; \" ...  Her ne kadar ihtiyati tedbire itiraz edilmişse de banka sistemi üzerinden çok kısa bir süre davacı bankada hesabı olan ... hafta sonu tatilini fırsat bilerek her biri 2.000,00 TL olarak 5.217 adet işlem yapmak suretiyle davalı şahıslara Fast adı verilen fonların anlık ve sürekli transferi sistemiyle havale gönderdiği; bunun olağan kabul edilemeyeceği bu nedenle bu tür işlemlerle hesaba geçen paralar yönünden verilen tedbir kararımızın yerinde olduğu ... \"gerekçesiyle ihtiyati tedbire  itirazlarının   reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davalılar ... vekili   tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; banka nezdinde yapılan işlemlere ilişkin herhangi bir bilirkişi raporu bulunmamasına rağmen müvekkilinin neredeyse tüm menkul ve gayrimenkullarının 3.şahıslardaki alacaklarına tedbir konulmasının  hartalı olduğunu, müvekkillerinin senelerdir sigortalı olarak çalıştığını,  kaçma tehlikeleri olmadığını,  yılların emeğini göstereren müvekkillerinin mallarına tedbir konulması hukuka ve hakkaniyete uygunluk taşımadığını, mahkeme tarafından verilen tedbir kararına açıkça itiraz ettiklerini,  ceza dosyası sonuçlanmadan ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne,  tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacının TC Merkez Bankası  nezdindeki parasının davalıların haksız fiili ile çekilip  bankanın zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine; istinaf, davalıların banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne karşı davalılar ... tarafından  yapılan itirazın reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbire yönelik itirazların reddine dair 15.04.2024 tarihli  ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davalılar ... vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili,  müvekkilinin  Adapazarı Şubesi'nde adlarına hesap açtıran davalılardan ... 12.02.2022-14.02.2022 tarihlerinde müvekkilinin T.C. Merkez Bankası nezdindeki  10.432.000,00 TL'sını FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) sistemi üzerinden başka bankalarda bulunan hesaplara toplam 5217 adet işlem yaparak aktardıklarını,  farklı bankalar nezdinde açılan diğer davalılara ait farklı hesaplara ardarda ve sürekli, işlem başına, dönemin FAST limit tutarı olan 2.000,00 TL gönderilmek suretiyle işlem yapılarak hırsızlık ve dolandırıcılık  suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmış ve davalıların tüm banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen miktarlarla sınırlı olmak üzere bir kısım davalıların   tüm bankalardaki mevduatları üzerine  ihtiyati tedbir konulmuştur. Davalılardan ... ile diğer bir kısım davalılarca karara itiraz edilmiş, mahkemece itirazların reddine karar verilmiş,  bu davalılarca itirazın reddi ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise  '' Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  hükmünü içermektedir. Yukarıda yer verilen kanun hükmünde de belirtildiği üzere,  ihtiyati tedbir sadece dava konusu olan şey hakkında verilebilir. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması halinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez. Para alacağı için açılan davada, mal varlığı üzerine tedbir konulamaz. Koşulları varsa, ihtiyati haciz hükümlerinden yararlanılabilir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin 19.02.22013 tarihli ve  2012/16760 Esas,  2013/3136 Karar sayılılı kararı da benzer yöndedir. Somut olayda,  davacı banka meydana gelen maddi zarardan kaynaklanan alacağının tahsilini talep etmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, dava konusu olmayan davalılara ait tüm banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulması talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda, somut olayda ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin bu davalılar yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, adı geçen davalıların itirazlarının reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu nedenle, davalılar ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu 15.04.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına,  davalılar ... tarafından ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın kabulüne dair yeniden karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalılar ...  vekilinin istinaf  başvurusunun   HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati  tedbire itirazın reddine dair 15.04.2024 tarihli ara kararının kaldırılarak, davalılar ... vekilinin iihtiyati tedbir kararına itirazının kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/5 maddeleri uyarınca davalılar ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verdiği 15.04.2024  tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca davalılar ... vekilinin ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 15.04.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının bu davalılar yönünden kaldırılmasına, 2-Davalılar ... tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 427,60 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalılar  ...  iadesine 3-Davalılar ...  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince  taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın   kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2.ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.06.2024  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8fa61477ed53efa3","SID":"915c2594da61f68c"}}