{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1044 <br>KARAR NO: 2024/294<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/05/2023<br>NUMARASI: 2021/388 Esas -  2023/209 Karar<br>DAVA: Alacak (Gemi Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 2016 yılında başlayan araç ve ekipman kiralaması kapsamında ticari ilişki olduğunu, davalı kiralayana ait araç ve ekipmanların müvekkili şirket tarafından kiralandığını, ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalı kiralayandan 447.179,85 TL alacağının bulunduğunu, taraflar arsındaki anlaşma gereği kiralamaya konu araç ve ekipmanlarda meydana gelecek aksaklık, arıza ve her türlü ayıpta sorumluluğun kiraya verene ait olduğunu, müvekkili tarafından, davalıdan kiralanan gemilerde meydana gelen ve gemilerin çalışması için yapılan zorunlu tamir giderlerinin tanzim edilen yansıtma faturaları ile davalıya yansıtıldığını, davalının bu faturaların bir kısmını kayıtlarına aldığını ancak, bedelini ödemediğini, bir kısım yansıtma faturalarını kabul etmeyerek kayıtlarına almadığını ve tarafların hesap bakiyeleri arasında farklılık oluştuğunu, müvekkilinin davalıdan olan cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını belirterek, davalı/borçlunun itirazının iptaline, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacakları için müvekkili adına faturalar tanzim ettiğini, faturaları müvekkiline ilettiğini, alacakların muaccel olduğunu, davacı tarafından müvekkili adına tanzim edilen bazı faturalara müvekkili tarafından itiraz edildiğini ve kayıtlara işlenmediğini, müvekkili tarafından davacı adına tanzim edilen faturaların davacı tarafından defterlere işlenmediğini ve taraflar arasında alacak uyuşmazlığı oluştuğunu, davacının iddia ettiği arıza ve aksaklıkları müvekkiline daha önce bildirmesi gerektiğini, gider faturalarının kanuna aykırı olarak tanzim edildiğini, davacının, müvekkilinin tanzim etmiş olduğu bazı faturaları defterlerine kaydetmediğini, davacının sunmuş olduğu muavin defter kayıtlarına itiraz ettiklerini, davacının, icra takibine konu ettiği alacağın 2015 yılı cari hesabına dayandığını belirterek, davanın, öncelikle zaman aşımı yönünden ve sair diğer nedenlerle esastan reddine, yargılama giderleri ve nispi oranda vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davacının davalı adına olan hesaplarının 31.12.2019 tarihinde 447.179,85 TL tutarında alacak bakiyesi vermesi nedeniyle İstanbul Anadolu ...İcra dairesinin ... E sayılı dosya ile davacının davalı aleyhinde icra takibi başlattığı, davalının söz konusu icra takibine itirazı üzerine davacının mahkememizde iş bu itirazın iptali davasını açtığı, davacının davalıdan ..., ... ve ... nolu faturalar sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği, davaya konu olan faturalar incelendiğinde davacının davalıdan kiraladığı gemiye masraf yapması sebebiyle, masraflarını davalıya yansıtma amacı taşıdığı, ... numaralı faturanın, dava dışı ... tarafından davacıya gemiye ilişkin çapa tamiri değişimi sebebiyle kesilen 3150,00 TL ve 6570,00 TL tutarındaki faturaların yansıtılmasından ibaret olduğu, ... numaralı 4.466,30 TL tutarındaki faturanın ... tarafından hidroluk silindir revizyonu sebebiyle kesilen ve ... otomotiv tarafından çeşitli tamir masrafları sebebiyle kesilen faturanın davalıya yansıtılmasından ibaret olduğu, ... numaralı faturanın Vinç-2 ye yapılan masraflar sebebiyle kesildiği anlaşılmış, dosyanın incelenmesi ile ... numaralı faturaya dayanak dava dışı 3. Kişilerce davacıya kesilen faturaya rastlanılmamış, davacının icra takibine konu ettiği bu 3 adet fatura dışındaki alacaklarını delillendiremediği, ..., ... ve ... numaralı faturaların da 10.11.2016 ve 24.11.2016 tarihlerinde düzenlediği, TTK 1246 gereğince gemi kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacakların muacceliyet tarihinden itibaren en geç 1 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiş olup ,davaya konu faturaların 17.01.2017 tarihinde davalı tarafından Kartal ... Noterliğinin ... yevmuye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiği, 04.03.2020 tarihinde davacının davalı aleyhinde icra takibine giriştiği, davaya konu ... ve ... sayılı faturaların 10.11.2017 tarihinde, ... numaralı faturanın da 24.11.2017 tarihinde zamanaşımına uğradığının görüldüğü, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazını ileri sürdüğünden davalının itirazı mahkememizce değerlendirilmiş ve davacının faturaya dayalı alacağının zamanaşımına uğramış olması sebebiyle davanın usulden reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin raporlarında ve bila tarihli ekipman kira sözleşmesinde de belirttiği üzere sözleşme konusu ... ekskavatörün kırıcılı olarak kiralanması olduğunu, burada kiralanan gemi değil gemiye eklenti olan ekskavatörün kiralanması olduğunu, yani taşınır malın kiralanmasının söz konusu olduğunu, ekskavatörün kiralanması ve personel bulundurulmasına ilişkin karma yapıda bir sözleşme bulunduğunu, dolayısıyla bilirkişiler tarafından sözleşme konusunun gemi olduğu ve buna bağlı olarak da TTK'da gemi kiralarına ilişkin alacakların 1 yıllık zamanaşımı süresine ilişkin maddenin uygulanması gerektiği kabulünün yanlış bir tespit olduğunu, taraflar arasında ortaya konan cari hesap kayıtları da incelendiğinde taraf şirketlerin yine karma alış - veriş ilişkilerinin olduğunu, satımdan kaynaklı olacak borç ilişkilerinin şekillendiğinin görüleceğini, taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin taşınır kira sözleşmesine bağlı ve karma yapıda olduğunu, yerel mahkeme kararının ve gerekçesinin hem usulü hem de esasa ilişkin hatalı tespitler içerdiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının icrasının tehirine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görülen davada davanın zaman aşımı nedeniyle reddedilmesinin yerinde bir karar olduğunu, ancak vekalet ücretine maktu yer verilmesinin hakkaniyetli olmadığını, zaman aşımının esasa ilişkin olduğunu, davanın 2019 yılında açılıp da 2023 yılına kadar uzandığı ve sarf edilen emekte nazara alınarak maktu vekalet ücretinin hakkaniyetli olmadığını, önce Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın açıldığını, görevsizlik kararı üzerine Denizcilik İhtisas Mahkemesinde davanın görüldüğünü, heyet raporlarının alındığını, şirket kayıtlarının incelendiğini, netice olarak 4 yıl emek sarf edildiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının vekalet ücreti kısmının maktu değil kararın verileceği AAÜT dikkate alınarak nispi olarak düzeltilmesini, yerel mahkeme kararındaki diğer hususların onanmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>GEREKÇE:Dava; gemi kiralama sözleşmesine dayanan alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın TTK 1246 maddesi gereği zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince takdir edilen vekalet ücretine ilişkin hüküm yönünden, davacı vekilince alacağın zamanaşmına uğramadığı gerekçesiyle istinaf talebinde bulunulmuştur. Taraflar arasında 09.12.2015 tarihli gemi kiralama sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile davalıya ait \"...\" isimli ...'nin davacıya kiraya verildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davacı tarafından 29.02.2016 tarihli \"Protokol\" belgesi ile sona erdirildiği, taraflar arasında bila tarihli \"Ekipman Kira Sözleşmesi\" imzalandığı, imzalanan bu sözleşme ile davalının aktifinde olduğu anlaşılan \"...\" isimli geminin üzerine yerleştirilmiş ... KIRICILI EKSKAVATÖR ile birlikte davacıya kiraya verildiği, sözleşmeye konu gemilerin kiracı  davacıya teslim edildiği, davacı tarafından kullanılan ekipmanların 09.08.2016 tarihli tutanak ile kiraya veren davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki \"Ekipman Kira Sözleşmesi\"  olarak isimlendirilmiş olsa da, yüzer vincin  İstanbul gemi siciline kayıtlı olduğu anlaşılmakla vincin gemi niteliğinde olduğu,  taraflar arasındaki sözleşmelerin Gemi Kirası Sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının iddiası; davalının sözleşme gereği kira konusu ekipmanların çalışır durumda olmasını sağlamakla yükümlü olduğu, kiracı tarafından yapılacak masraflara ilişkin faturaların kiralama bedelinden düşüleceği, bu kapsamda yaptığı masrafların kiraya verenden tahsili istemidir. Davacının cari hesap alacağı sebebine dayanarak 447.179,85 TL tutarında alacak iddiasıyla İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... E sayılı dosya ile 04/03/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine  29/12/2020 tarihinde eldeki  itirazın iptali davasını  açıldığı görülmektedir. Davacı taraf icra takibinde cari hesap alacağı sebebine dayanmış dava dilekçesinde bir kısım faturaların davalı ticari defterlerine kaydedilmiş olmasına rağmen ödenmediğini, ayrıca ..., ... ve ... nolu toplam 71.333,36 TL tutarlı  faturaların ise davalı defterlerine işlenmediğini iddia etmiştir. Dosyada toplanan delillerden Uyuşmazlığa esas teşkil eden 3 adet futanın 24/11/2016, 10/11/2016 ve 10/11/2016 tarihli olduğu, taraflar arasındaki kiraya konu malların 09.08.2016 tarihli tutanak ile kiraya veren davalıya teslim edildiği, davacı ticari defterlerinde cari hesap alacağına kaynaklık eden kayıtların 31/12/2016 tarihi itibarıyla 447.179,85 TL olduğu, bu tarihten sonraki  davacı kayıtlarının kendi hesap takibine ilişen kayıtlar olduğu, borç doğuran bir kaydın bulunmadığı görülmektedir. 6098 sayılı TBK 90. Maddesi \" İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur.\" düzenlemesini içermektedir. 6102 sayılı TTK 1246. Maddesi \" (1) 1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.\" düzenlemesini içermektedir.Eldeki uyuşmazlık gemi kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak niteliğinde bulunduğundan zamanaşımı süresi TTK 1246 madde gereği bir yıldır. TBK 90. Maddesi gereği alacağın muaccel olduğu tarih ise davacının cari hesabına işlediği tüm faturaların 2016 ve önceki döneme ilişkin olduğu, davalı adına düzenlenen son faturanın 24/11/2016 tarihli olduğu, bu  durumda son fatura alacağının 24/11/2017 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramış olduğu, eldeki uyuşmazlıkta icra takibinin zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra 04/03/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davanın ise 29/12/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.Davalının istinaf istemi yönünden yapılan incelemede; zamanaşımı usule ilşkin bir mesele olmayıp esasa ilişkin bir meseledir. İlk derece mahkemesince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir. Bu durumda davalının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın zamanaşmı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak davalı yararına takdir edilen vekalet ücretine ilişkin hüküm isabetli görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 5.400,82 TL harcın, işin hitamında alınması gerekli olan 427,60 TL karar ve ilam harcından fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 4.973,22‬-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir edilen 68.605,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgilisine iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 23,50 TL olmak üzere toplam 172,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13be61b5e27c2fa7","SID":"2711cd47355224e2"}}