{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/752 - Karar No:2024/527<br>                       <br>                      T.C.<br>              ... <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2022/752 <br>KARAR NO\t: 2024/527<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ... 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/568 E-2022/323 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08/07/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; taraflar arasında 02/04/2013 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin konusunun Osmaniye ili ve çevresinde muhtelif mahallelerde bulunan doğalgaz ana hat ve boru imalatları ve servis hattı borularının döşeme işi ve hafriyat taşıma işi olduğunu, müvekkilinin üstlendiği işi 11/04/2013 ile 30/07/2013 tarihleri arasında yaparak düzenlediği faturaları davalıya tebliğ ettiğini, davalının 01/07/2013 tarih ve 044406 seri A nolu irsaliyeli faturaya kısmen ödeme yaptığını,  05/08/2013 tarih ve 044415 seri A sıra nolu faturaya ödeme yapmadığını, müvekkilinin alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde belirttiği ödemeleri kabul etmediklerini, söz konusu ödemelerin takip dışı, önceki faturalara ilişkin olduğunu, 044415 nolu faturaya ilişkin işlerin de müvekkilince yapılmış olduğunu, işin yapılmış olduğuna dair evrakların ... A.Ş.'de bulunduğunu, davalının ...AŞ.'de bulunan teminatının davalıya ödenmemesi için tedbir talep ettiklerini belirterek, davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2013/12564 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre işçi temini ve çalıştırılması giderlerinin taşerona ait olduğu halde davacı taşeronun işçi temin edememesi nedeniyle müvekkilinin adına çalışan işçilerin taşeronun üstlendiği edimin ifası amacıyla çalıştırıldığını, bu sebeple işçi maaşları ve SGK primlerinin müvekkili üzerinden ödendiğini ve davacının hakedişinden mahsup edildiğini, ayrıca davacının kullandığı iş makinelerinin yakıtının da müvekkilinin işin yapıldığı bölgede anlaşmalı olduğu istasyondan müvekkili adına alındığını ve yakıt bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, bu ödemenin de davacının hakedişinden mahsup edildiğini, davacının dava dışı ... Genel Müdürlüğü'ne yazdığı 29/08/2013 tarihli yazıda bunu beyan ettiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle, ... tarafından müvekkiline gönderilen şikayet yazısının davacıya ihtar edildiğini, davacının işi düzeltmemesi üzerine 20/07/2013 tarihinde sözleşmenin karşılıklı sonlandırıldığını, davacının 2013 Temmuz ayına ilişkin çalışması ile ilgili hak ettiğinin üzerinde 05/08/2013 tarihli, 04415 sayılı, 64.262,22 TL’lik fatura düzenlemesi nedeniyle faturanın kabul edilmediğini ve iade edildiğini, 01/07/2013 ile 20/07/2013 tarihleri arasında davacının gerçekleştirdiği toplam imalat bedelinin 16.865,38 TL olduğunu (vergi dahil), davacının düzenlediği faturanın 64.262,22 TL olduğunu, hesaplanan meblağ arasında 47.396,83 TL fark olduğunu, toplam davacı alacağının 322.184,49 TL olduğunu, müvekkilinin ise 326.562,57 TL ödediğini, sonuç olarak müvekkilinin 3.697,18 TL alacaklı olduğu belirtilerek, davanın reddini savunmuştur.<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen 05/05/2017 tarih ve 2014/610 Esas-2017/309 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin  08/10/2020 tarih ve 2018/885 Esas-2020/978 Karar sayılı kararı ile; “....Sözleşme kapsamında davacı taşeron tarafından çalıştırılacak olan tüm işçilerin işçilik ve SGK prim giderleri taşerona aittir. Davacı tarafından bu iş kapsamında SGK işyeri kaydı açtırılmadığı anlaşılmaktadır. Ancak sözleşme kapsamında yapılacak işler yönünden işçi temini ve çalıştırılması zorunluluğu gözetildiğinde, yapılacak iş kapsamında ve bu iş kolunda çalıştırılması gereken asgari işçi miktarının tespit edilmesi, çalıştırılması gereken asgari işçiler yönünden yine ödenmesi gereken asgari SGK prim ödemesi miktarının tespit edilmesi ve bu miktarın davacı tarafından ödenip ödenmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre davalının SGK prim ödemeleri yönünden mahsup talebinin değerlendirilmesi gerekirken, bu savunmaya yönelik deliller eksik toplanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacının istinaf başvurusunun ise, istinaf nedenlerinin esasa ilişkin olması nedeniyle Dairemiz kararının gerekçesine göre bu aşamada incelenmeksizin, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine gönderilmesine  karar verilmiştir.\t<br>\tDairemizin bu kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı taşeron tarafından çalıştırılacak işçilerin işçilik ve SGK prim giderlerinden davacının sorumlu olduğu, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen işçilerin davalı tarafça ödenen SGK primlerinin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, gerçekleştirilen imalat tutarının 340.529,17 TL olduğu, bu tutardan 190.508,66 TL ödenen, 105.000,00 TL akaryakıt bedeli, 23.246,90 TL SGK prim tutarının tenzili sonucunda davacının alacağının 21.773,61 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2013/12564 esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 21.773,61 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullar ile devamına , fazlaya dair istemin reddine alacağın likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle de icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; davalı-borçlunun sürekli olarak iddialarını değiştirdiğini, öncelikle iş bedelinin bir kısmını çeklerle ödediğini, kalan tutarı da iş tamamlanmadığı için ödemediğini iddia ettiğini, fakat dosyaya sunulan deliller sonucunda işin eksiksiz olarak yerine getirildiğinin anlaşılmasının akabinde işçi alacakları (maaş, sigorta primleri vb.), mazot vb. giderlerin davacı-alacaklı müvekkilinin hakedişlerinden kesildiğini iddia ederek  mahsup yoluna gitmeyi amaçladığını, ancak mahsubu kabul etmediklerini, böyle bir iddianın kabul edilmesi için hiç olmazsa bir yansıtma faturası düzenlenmesi gerektiğini, böyle bir fatura olmadığı gibi  davalı-borçlunun ticari defterlerinde de yaptığını iddia ettiği harcamalara ilişkin hiçbir kayda rastlanılmadığını, alınan bilirkişi raporunda da açıkça davanın yaptığını iddia ettiği ödemelerin söz konusu işe ait olduğunu ispatlayamadığının belirtildiğini, böylece davalının iddialarının hiçbir delil ile kanıtlanamadığının açıkça vurgulandığını, davalının tüm bu ispatlanamayan iddialarının sonucunda davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken, en son alınan bilirkişi raporu da göz önünde tutularak imalat tutarından, akaryakıt bedeli, SGK prim bedeli ve diğer alacaklar mahsup edilerek müvekkili alacağının icra dosyasında belirtilen tutardan çok daha aşağıda olduğunun kabulünün hatalı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl alacak, faiz ve fer’ilerine yönelik itirazın iptali ile takibin devamını, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; dosyada bulunan yazılı - sözlü tüm beyanlarını tekrarla; taşeronun çalıştırdığı işçilerin maaşları+SGK primleri ile akaryakıt giderlerinin davacı taşeronun yükümlülüğünde iken bu harcamaların davalı tarafından yapıldığını, yapılan ödemelerin de davacının hakdeşinden mahsup edildiğini, SGK prim ödemeleri yönünden daha önceki istinaf mahkemesi kararına katılmakla birlikte, gerek istinaf kararında gerekse de bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporunda taraflarınca işçilere ödenen maaşların hesaba katılmamasına yönelik itirazlarının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin ifası için işçi çalıştırılması gerektiği tespit edilmesine rağmen, mahsup edilmesi gereken tek kalemin işçilere ilişkin ödenen SGK primleri olduğu yönündeki kabulün anlaşılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin, davacının işçi çalıştıramaması sebebiyle yaptığı tüm giderlerin ( işçi maaşları, SGK primleri ve İş Kanunu uyarınca doğacak diğer tüm giderler), davacının üstlenmesi gereken kalemler olup, SGK primleri dışındaki kalemlerin ve özellikle işçi maaşlarının mahsup dışı bırakılmasının sözleşmeye, mantığa, hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, bu doğrultuda işçiler için ödenen SGK primlerinin gözetilmesi kabul edilirken ödenen işçi maaşlarının göz ardı edilmesinin çelişkili olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle mahkemesince Dairemizin kaldırma kararına uygun olarak inceleme yapılmış olmasına göre, taraf vekillerinin istinaf  başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının peşin alınan 371,84 TL'den mahsubu ile bakiye 55,76‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.487,36 TL istinaf karar harcının peşin alınan 372,00 TL'den mahsubu ile bakiye 1.115,36‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere  11/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br> <br>   <br> <br> \t<br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f61fb4648ae2bbf4","SID":"d2b70d7c5d5cdc9b"}}