{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1454 <br>KARAR NO: 2024/190<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2023<br>NUMARASI: 2023/197 Esas -  2023/285 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;  müvekkili şirkete ... numara, 31.03.2021 - 2022 vade tarihli Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ve ... Tic. A.Ş. tarafından satılan gıda emtiası Gebze Yılport Limanı’ndan ... isimli gemiye yüklenerek Almanya’ya sevk edildiğini, emtiaların 31.05.2022 tarihinde Almanya’daki alıcı firmanın adresine ulaşması akabinde tahliye öncesi yapılan kontrollerde konteyner içindeki emtianın erime sonucu hasar gördüğünün tespit edildiğini, 31.05.2022 tarihinde tutanak altına alınan hasar, 02.06.2022 tarihinde davalıya ihtar edildiğini, yapılan ödeme nedeniyle karşı tarafın sorumluluğu bulunduğu iddiası ile başvuruda bulunulmuş ise de rücu başvurularının yanıtlanmadığını, müvekkili şirketin ödemiş olduğu tazminatın ferileri ile birlikte davalıdan tazmini amacıyla İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu ... Arabuluculuk ... Başvuru numaralı dosyada uzlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.142,78.-EUR sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 07.09.2022 tarihinden itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; dava konusu ihtilafın ve taşımanın Danimarka'lı ... ile hiçbir ilgisi ve alakasının bulunmadığını, itirazın iptali davalarında takip borçlusundan farklı bir tarafa itirazın iptali isteminin yöneltilmesinin mümkün olmadığını, milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sigorta poliçesinin geçersiz olduğunu, sigortalının sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığını, sigortalının mal bedelinin tam ve eksiksiz olarak tahsil ettiğini, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, taşıyana süresinde hasar ihbarını yapılmadığını, hasar ihbarının hatalı yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalı ... vekili tarafından konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dava konusu taşımanın ... sayılı konişmento tahtında Gebze Limanından  Bremerhaven Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, \"yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği\"  düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde yetkili olacağının belirtildiği, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun ve navlun faturasının taşıyan ... tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletler arası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın milletlerarası yetkiye ilişkin itirazı TTK 105/2 madde kapsamında geçersiz olduğunu, TTK'da yer alan açık hükmün yanı sıra konşimentoda yer alan tahkim şartının müzakere edildiğinin belirsiz olduğunu, hatta konşimento arka yüzünün sigortalıya teslim edildiğinin dahi ispata muhtaç olduğunu, zira sigortalı tarafından temin edilen evraklar arasında konşimento arka yüzünün bulunmadığını, bunun yanı sıra her halükarda TBK ve MÖHUK Genel İşlem Koşuları gereği davalının itirazının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ile Yüksek Yargıtay'ın emsal kararları doğrultusunda değil, aynı zamanda pek çok hukuki gerekçe karşısında tacirler arasındaki ilişkilerde hele ki kıymetli bir evrak olan konşimentolara TBK m 20 ve devamı hükümleri uyarınca Genel İşlem Şartı Denetimi yapılabilmesinin mümkün olmadığını, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini talep ve dava etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketince Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalanan emtianın davalı sorumluluğunda gemi ile taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; dava konusu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinde kalıp kalmadığı ve konişmentodaki yetki şartının geçerli olup olmadığı noktasındadır.Dosyaya ... numaralı konşimento tahtında dava dışı ... A.Ş. Ye ait emtianın Gebze/Tükiye'den Almanya langenbah bölgesine taşıma işinin davalı yabancı uyruklu şirket tarafından üstlenilmiş taşıma esnasında ürünlerin zarar gördüğü iddiasıyla davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin davalı taşıyıcıdan tahsili  talep edilmektedir. Dosyaya bahsi geçen konişmentonun Türkçe tercümesi sunulmamış,  konişmentonun arka sayfası olduğu iddia edilen bir metin ve bunun tercümesi sunulmuştur. Davacı taraf bahsi geçen konişmentoya dayanak navlun sözleşmesinin davalının Türkiye  acentesi ... A.Ş tarafından yapıldığını, yetki itirazının TTK 105/2 maddesi gereği geçersiz olduğunu ileri sürmektedir. TTK'nın 105/2-3. Maddesine göre, acentenin, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz. Anılan kanuni düzenlemeler karşısında acenteye, acentelik sıfatından dolayı doğrudan dava açılması mümkün olmayıp ancak müvekkiline izafeten dava açılabilir. TTK 105/2 son cümlesi ile açıkça, bu hükme aykırı sonuç doğuracak sözleşme şartlarının geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesinde de rastlanmaktadır. Gerek Kanun'da yer alan düzenlemelerden, gerekse de Kanun’un gerekçelerinden, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. (emsal Yargıtay 11 hd. 2020/8347 e. 2022/3672, 2021/3359 E. 2022/7726 K, 2020/8089 E. 2022/3191 K, 2019/3799 E. 2020/3051 K sayılı ilamları) 6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı' öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu, a.g.e, s.193).  TTK'nın 1228 Maddesine göre; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun  ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi şirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdiği, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildiğini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Yetki şartının bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzası yer almadığı gibi ayrı bir navlun sözleşmesi de bulunmamakla birlikte konişmento yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan Taşıma Şartlarına itiraz edilmemiş olması nedeniyle, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken navlun sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak uygulanacak olup Maersk A/S tarafından imzalanan konişmentoda yer alan yetki şartı dava doğrudan acentenin şahsına da açılmadığından gönderici yükleten ve onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcıdır. Ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığa dayanak taşıma sözleşmesinin davalı şirketin Türkiye'deki acentesi  ... A.Ş' tarafından yapıldığı iddia edilmektedir. Dosya arasına sunulan navlun faturasında \"faturanın ... adına Türkiye Acentesi ... A.Ş nin İstanbul adresinde düzenlendiği kaydı bulunmaktadır. Davalı taraf konişmentonun Bombay/ Hindistan'da düzenlendiğini savunmaktadır. Dosyaya sunulan konişmento fotokopi olup orijinal suret olmadığı gibi arka sayfasında olduğu iddia edilen yetkiye ilişkin kayıtların bahsi geçen konişmento arka sayfasında bulunup bulunmadığı denetlenememektedir.Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olan konişmentonun aslı ve yeminli tercümesi dosyaya kazandırılmalı, davacı tarafın navlun sözleşmesinin acente ile yapılığına ilişkin  delilleri ile davalının karşı delilleri toplamalı ve yapılacak değerlendirme ile milletler arası yetki konusunda hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2- Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8bf172c6cd13928","SID":"342afbbbe53a38ff"}}