{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/2575 <br>KARAR NO: 2024/135<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/05/2022<br>NUMARASI: 2014/1178 Esas - 2022/471 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün idaresindeki ... plaka nolu araç ile davacı ...'nın yönetimindeki ... plaka nolu motosikletin yaptığı kazada, şimdilik 60.000 TL maddi tazminatın ve 500 TL motosiklet hasar bedelinin davalılardan, 20.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta hariç diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"davacının iş gücü kaybı ve çalışılmayan süreye ilişkin maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 1.097,58 TL geçici iş göremezlik ve 27.317,48 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 28.415,06 TL maddi tazminatın davalı sigortadan  03/07/2013  tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 06/02/2013 tarihiden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili ile davacıya verilmesine, davacının kendisine ait motosiklet hasar bedeline ilişkin açtığı maddi tazminat davasının ispatlamadığından reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekili; maluliyet oranına itirazı bulunmasına rağmen itirazlarının giderilmesi için yeni bir sağlık kurulu raporu alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  Adli Tıp Kurumu maluliyet raporunda davacının iyileşme sürecinin 9 ay olduğunu, bu süreç içerisinde %100 malul sayılması gerektiği belirlendiği halde, dava dilekçesinde  6 ay çalışmadığının beyan edilmesi nedeniyle sadece 6 aylık geçici işgöremezlik süresi üzerinden hesap yapıldığını, müvekkilinin ehliyetsiz oluşunun kazanın meydana gelmesinde hiçbir etkisi bulunmadığını, bu sebebe dayanılarak hükmolunan  maddi tazminatta müterafik kusur indirimi yapılamayacağını, sigorta poliçesi düzenleme işinin Ticaret Kanunu'nda sayılmış olan mutlak ticari işlerden olduğundan, aracın ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın davalı sigorta şirketi aleyhine yürütülecek faizin türünün ticari faiz olacağını, müvekkilinin 9 ay boyunca yatalak halde tedavi görmesi, uğradığı kalıcı bedeni zararın yüksekliği gözönünde tutulduğunda müvekkilinin lehine hükmedilmiş olan manevi tazminatın  oldukça düşük miktarda olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ve ... vekili; davacının trafik kurallarına uygun hiçbir önlem almadığını, ancak bu olayın kusur durumu belirlenirken dikkate alınmadığını, kazanın oluşumunda müvekkillerinin en ufak bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kaza 2013 yılında gerçekleştiğinden, bakiye kalan ömrün TRH 2010 tablosuna göre değil, PMF tablosuna göre hesaplanması gerektiğini, davacının aylık ücretinin 1.500 TL olmamasına rağmen, dosya kapsamında 3.000 TL olarak baz alındığını, SGK kayıtları celp edilmeden hüküm tesis edildiğini, SGK’den davacıya ödenmiş olan ödeneklerin kaydının celbi talep edilerek, ödenen miktarı oranında mahsup edilerek yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş olup davacının fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'de manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, dosya kapsamı, olay tarihi, davacının maluliyet oranı, kusur ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek, manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, takdir edilen manevi tazminatın  uygun olduğuna karar verilmiştir. Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. Somut olayda, 16/08/2016 ATK Trafik İhtisas Dairesince hazırlanan raporda davacı ...'nın motosikleti ile karıştığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi ile tali derecede %25 kusurlu olduğu tespitinin yapılması ile belirlenen tazminattan eyleminin gerektirdiği bu kusuru oranında indirim yapılmış olup ayrıca ehliyetsiz olması nedeniyle % 20 oranında tekrar müterafik kusur indirimi yapılması isabetsizdir. Bu husustaki davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde ise de davalılar vekillerinin  istinaflarının reddi gerekmiştir.Ayrıca, alınan aktüerya raporunda davacı motosikletindeki kaza sonrası oluşan maddi hasarın somut delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla, Mahkemece bu gerekçe ile hasara ilişkin davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Davacı dava dilekçesinde maddi tazminat yönünden \"şimdilik 60.000 TL'nin davalılardan sigorta şirketinden ticari, diğer davalılardan yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.  Bu nedenle davanın kısmen kabulü karşısında reddedilen kısım yönünden aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Yine,  davalı ile davalı sigorta şirketi arasında ticari nitelikte bir sözleşme ilişkisi bulunmayıp uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklandığına ve davalıya sigortalı aracın da ticari olarak işletilen araç olmadığına göre Mahkemece yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Bu itibarla davacı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  yaşam tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 08/04/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunun  davacı  için ATK Genel Kurulunca belirlenen %2.2  sürekli maluliyet oranına, kaza tarihindeki yaşı, net asgari ücret üzerinden geliri esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği, geçici iş görmezlik süresinde SGK tarafından yapılan ödemenin düşülerek,  kusur oranlarına göre tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun -9 ay olan geçici iş görmezliğinin 4 ay hesap edilmesi dışında- hükme esas alınmasında bir isabetsizlik yoktur. Mahkemece ATK Genel Kurulca alınan maluliyet raporunda 9 ay geçici iş görmezlik tespit edilmiş ise de, davacı vekilince davacının 4 ay işe gidemediğinin ifade edildiği gerekçesiyle 4 ay geçici iş görmezlik tazminatına hükmedilmesi hatalıdır. Davacının %100 malul olduğu dönem olan geçici iş gücü kaybının raporda belirtildiği üzere 9 ay üzerinden hesaplanmasıyla: Hükme esas alınan 08/04/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunun; 4 ay olan geçici iş görmezlik zararının 9 ay olarak 7.453,91 TL olarak  hesaplanarak %25 davacı kusur oranı ve 1079,14 TL SGK ödemesi düşülerek sonuç 4.511,29 TL olarak hesaplanıp hükmedilmesine, Geçici iş görmezlik tazminatının  9 ay hesaplanmasıyla, sürekli iş görmezlik tazminatından 5 aylık belirlenen 4.185,75‬TL tutar çıkartılıp (180.996.89 TL belirlenen bedelden çıkartılarak) sürekli iş görmezlik tazminatından %25 davacı kusur oranın düşülerek sonuç 34.077,79 TL olarak hesaplanarak hükmedilmesine karar verilmiştir. Son olarak, Mahkemece gerekçeli kararda 3.966,15 TL yargılama giderine hükmedildiği,  ancak Adli Tıp Rapor Ücreti  eklenerek toplam masrafın 5.816,15‬ TL  olduğu,  bu nedenle, davacının yargılama giderinin az hesaplandığına ilişkin iddiasının yerinde olduğu kabul edilmiş, hükmün bu yönüyle de düzeltilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalılar  ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacının iş gücü kaybı ve çalışılmayan süreye ilişkin maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 4.511,29 TL geçici iş göremezlik ve 34.077,79 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 38.589,08‬ TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden 03/07/2013  tarihinden; diğer davalılardan kaza tarihi olan 06/02/2013  tarihiden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının motosiklet hasar bedeline ilişkin açtığı maddi tazminat davası ispatlanamadığından reddine, 3-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.636,02 TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan ve maddi tazminat davasına denk gelen 206,21 TL peşin harç ile 25,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 231,41‬  mahsubu ile bakiye 2.404,61‬ TL'nin tüm davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 1.024,65 TL harçtan,  davacı tarafından peşin olarak yatırılan ve manevi tazminat davasına denk gelen 68,73 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.429,81‬ TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 25,20 TL başvurma harcı, 274,95 TL peşin harcın toplamı olan 300,15 TL'nin, 234,41 TL'sinin tüm davalılardan, 68,43 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Dosyada yapılan masrafların maddi tazminat davası yönünden sarf edildiği göz önüne alındığında, davacı tarafından sarf edilen 2.950 TL bilirkişi ücreti, 1.016,15‬ TL posta masrafı ve 1.850 TL Adli Tıp Ücreti olmak üzere toplam 5.816,15‬ TL yargılama giderlerinin  davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan  3.740,66 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ... Sigorta Şirketi  tarafından sarf edilen toplam 350 TL yargılama giderlerinin  davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 124,88‬ TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 8-Davalı ... tarafından sarf edilen toplam 150 TL yargılama giderlerinin  davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 53,52‬ TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Maddi tazminat davası yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Maddi tazminat davası yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Manevi tazminat davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 5.100 TL vekalet ücretinin  davalılar ... ve ...'dan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12-Manevi tazminat davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar ... ve ... vekili için takdir olunan  5.000TL  vekalet ücretinin  davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 13-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 186,5‬ TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.965,68 TL harcın davalılar ... ve ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd226facf6da3600","SID":"59dcbbd16dcf1eb2"}}