{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/281 <br>KARAR NO: 2024/368<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/12/2019<br>NUMARASI: 2017/425 Esas - 2019/494 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali iken iflasta kayıt kabul davasına dönüştü (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı).<br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tic. AŞ' nin davalı firmanın  mallarını deniz yolu ile taşıdığını ve taşıma işinin davalı borçlunun kabulünde olduğunu, tüm faturaların davalı borçluya tebliğ edildiğini ve herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, 1.357 TL + 6.147,26 USD tutarındaki alacağın ödenmediğini, yapılan görüşmelerden sonuç elde edilemeyince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi  başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini, davalının  yetki itirazında bulunduğunu,  fatura alacağının götürülecek borç olması sebebiyle alacaklının yerleşim yeri icra dairesinin ve mahkemelerinin  yetkili olduğunu, borca itirazın da haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin  devamına, % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili savunmasında özetle; gerek  huzurdaki davanın gerekse davaya dayanak icra takibinin yetkisiz merci müdürlüğünde açılmış olduğunu,  icra takibinden doğan davalarda yetkili mahkemenin, yetkili icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, bu itibarla huzurdaki davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket ile davacı arasındaki hukuki ve ticari  ilişkiden doğan tüm borçların halihazırda ödenmiş olduğunu savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerine yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarında, davalı ile düzenlenen navlun ve tahliye fatura bedellerinin ABD Doları para birimi cinsinden olduğu, davalının takip tarihi itibariyle fatura bedelleri olarak davacıya 22.161,50 TL. borcunun bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 1.357,+ 23.938,66 TL. olmak üzere toplam 25.295,66 TL. alacaklı olduğu, davacının sunulan cari hesap özetine göre yabancı para olarak düzenlenen faturalar nedeniyle davalıdan toplam 6.147,26 USD alacaklı olduğu, dolayısıyla 25.295,66 TL. alacağın 23.938,66 TL.  (6.147,26 USD) kısmının yabancı para alacağı olduğu, davalının, davacının yabancı para cinsinden düzenlediği faturaları kendi yasal defterlerine TL. ye çevirerek kaydettiği ve yabancı para cinsinden borçlu olup olmadığına ilişkin detaylı kayıt tutmadığı, oluşabilecek kur değerlemelerini de yapmadığı, tarafların ticari defterlerindeki alacak miktarına ilişkin farklılığın davacının cari hesap kayıtlarında üçer aylık dönem sonlarında cari hesap kur değerlemesi yapılması sonucu oluşan kur farklılığından kaynaklandığının tespit edildiği görülmekle, yurt dışına yapılan deniz taşımaları nedeniyle bedeli yabancı para olarak gösterilen faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun kabulü gerektiği, yurt dışına yapılan deniz taşımaları nedeniyle takibe konu faturaların ABD Doları döviz para biriminden düzenlendiği, ticari ilişkinin yabancı para ile gerçekleştiğinin faturalardan  anlaşıldığı, davalı tarafından ödeme iddiasında bulunulmuş ise de ödemeye ilişkin delil sunulmadığı dikkate alınarak, davanın kabulüne  karar verilmiş, asıl alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerektiği...\"gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı İcra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 6.147,26 USD + 1.357,00 TL asıl alacak üzerindne devamına, 6.147,26 USD asıl alacağa takip tarihindne itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/ a md. Ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, 1.357,00 TL asıl alacağa takip tarihindne itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden  5.059,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İş bu davada ve davaya konu icra takibinde uygulanacak özel hüküm İcra ve İflas Kanunu’nun 50. maddesi olduğunu, bahse konu hüküm uyarınca “ilamsız takiplerde yetkili icra dairesi, borçlunun takip tarihindeki ikametgahının bulunduğu yer icra dairesidir” hükmü gereği müvekkili şirketin merkezi Ankara İli Çankaya İlçesinde olup, iş bu takibin yetkisiz İstanbul ... İcra Müdürlüğünde başlatıldığını, huzurdaki davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğini, Müvekkili şirket ile davacı arasındaki hukuki ve ticari ilişkiden doğan tüm borçların halihazırda ödendiğini, müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafın aksi yöndeki iddia ve beyanlarının, gerekse huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın hukuken kabulünün mümkün olmadığını, Huzurdaki davada davacı tarafça iddia olunan borçların ödenmediğini ispat külfeti davacıya ait olmakla birlikte müvekkili şirketin ise borcunun olmadığını ispat külfeti bulunmadığını, davacının ise davaya konu borcun ödenmediğini ispat edemediğini, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Huzurdaki davada dosyaya sunulan kök ve ek bilirkişi kurulu raporlarının ise eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmelere dayanmakta olup, hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, deniz yoluyla eşya taşımasından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi gereğince iptaline ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili  tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstinaf incelemesi sırasında davalı şirketin iflasına karar verilmiş olmakla eldeki dava, İİK'nın 235.maddesi anlamında sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına dönüşmüştür. İİK'nın 194. maddesi uyarınca, davalı hakkındaki iflas kararının kesinleşmesini takip eden on gün sonrasına kadar yargılama durdurulmuş ve yasal şart gerçekleştikten sonra yargılamaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir.Davalının istinaf sebeplerinin incelenmesinde;Davalı vekili, takibin yapıldığı icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür. Davaya konu alacak, deniz yoluyla eşya taşıma sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmaktadır.  İlk derece mahkemesinin karar gerekçesinde de isabetle belirtildiği üzere, taraflar arasındaki akdî ilişkinin varlığı ihtilafsız olup, davala konu alacak sözleşmeden kaynaklanan para alacağıdır. İİK'nın 50, TBK'nın 89 ve HMK'nın 10.maddeleri uyarınca davacı alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemeleri yetkili olduğundan, davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin savunmasının içeriğine göre, taraflar arasındaki akdî ilişkinin varlığı ve davacı taşıyanın kendi edimini yerine getirdiği hususları ihtilafsızdır. Davalı vekili, müvekkilinin tüm borçlarını ödediğini savunmuş olup, ödeme savunmasını ispat yükü davalının uhdesindedir. Davalı, ödeme savunmasını kanıtlayamadığından, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davalının aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Eldeki dava iflasta sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına dönüşmüştür. İflas tarihi itibariyle müflisin döviz borçları da Türk lirasına dönüşmüştür. İİK'nın 195.maddesi uyarınca, iflasın açıldığı tarihe kadar işlemiş temerrüt faizleri ve takip giderleri ana paraya eklenir. Bu ilkeler doğrultusunda, kayıt kabule esas alacak tutarının hesaplanması konusunda Dairemizce atanan bilirkişiden 07.02.2024 tarihli rapor alınmıştır. Raporda denetlenebilir şekilde hesaplama yapılmış ve davacının kayıt kabulü esas alacak tutarı 77.980,19 TL olarak hesaplanmıştır. Bu hesaplama doğrultusunda, davanın kayıt kabul davası olarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 356.maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, davalının istinaf incelemesi sırasında iflas etmiş olması nedeniyle dava iflasta sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davasına dönüşmüş olup bu konuda yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, kayıt kabul davası niteliği ile davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte; davalının istinaf incelemesi sırasında iflas etmiş olması nedeniyle dava iflasta sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davasına dönüşmüş olup bu konuda hüküm kurulması gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, kayıt kabul davası niteliği ile davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın kayıt kabul davası olarak kabulü ile iflas tarihine kadar işlemiş temerrüt faizleri ve icra takip giderleri ile birlikte hesaplanan toplam 77.980,19 TL alacağın, davalı müflisin masasına davacı alacağı olarak kaydedilmesine,  2-Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar harcın, peşin alınan 429,47 TL harçtan mahsubu ile artan  1,87 TL harcın, talebi hâlinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından harcanan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı olan toplam 2.854,12 TL yargılama giderinin davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Taraflarca yatırılan ve artan gider avanslarının, yatıran taraflara iadesine,6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,d-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, kararımızın mahiyetine göre, davalı üzerinde bırakılmasına,c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve tek duruşma icra edildiğinden; hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 10.200 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,9-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;Tarafların ve vekillerinin yokluğunda, dava değerine göre kesin olarak ve oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 06/03/2024<br>KANUN YOLU:  HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar, her iki taraf bakımından kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5a09bc7c93a7b0c","SID":"989ade878df4e14a"}}