{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/50 <br>KARAR NO: 2024/956<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/09/2021<br>NUMARASI: 2017/1053 Esas - 2021/741 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 03/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/10/2015 günü Küçükçekmece ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucu davacının yaralandığını, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma açıldığını,  müvekkilinin bacaklarında meydana gelen kırıklar ve duygu dünyasında meydana getirdiği olumsuzluklar ve davalının da kusurlu olduğu gözetilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla manevi tazminat talebinde bulunduğunu belirlenecek maddi tazminat ile zarar ve sorumluluk sahası belirlendikten sonra açıklanacak maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte sürücü ve araç sahibinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 18/09/2015-2016 vadeli ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, yetkili mahkemenin davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olup yetki yönünden davanın reddi ile davacı yanın talep ettiği tazminat kalemlerini hukuki sebepleri ile birlikte açık ve net bir şekilde belirtmesi gerektiğini davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın tek isteğinin kazayı bahane ederek kendisinden para kopartmak ve kazanç sağlamak olduğunu, kaza ile alakalı olarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini,  davada suçsuz olduğunu, şahsın trafiğe çıkması sakıncalı olan sigortası bile yapılmamış bir araçla trafiğe çıktığını ve motor kullandığı için üzerinde olması gereken zorunlu kıyafetlerini de giymediğini, kask ve dizlik gibi olmazsa olmaz kıyafetlerin üzerinde olmadığını, bu nedenle kazada yaralandığını, kendisinin çarpmadığını, davanın  reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"maddi tazminat talebi bakımından; davanın kabulü ile 8.213,29 TL maddi tazminatın davalılardan ... kaza tarihi 12/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer devalı ... Şirketinden dava tarihi 20/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi bakımından; davanın kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... kaza tarihi 12/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Şirketi vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı yan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmeden huzurdaki davayı ikame ettiğini, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, Poliçe Genel Şartlarında yapılan değişiklik ve 6111 sayılı yasa kapsamında geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarının ödendiği tedavi gideri teminatı tamamen işlevsizleştiğini, bu nedenle kabul edilen geçici iş göremezlik taleplerinin müvekkil şirket açısından reddi gerektiğini, değişen poliçe genel şartları ile tedavi gideri teminatındaki geçici iş göremezlik zararları teminat kapsamı dışında bırakıldığını, reddedilen sürekli iş göremezlik taleplerine karşın lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargılama gideri davanın kabul ve ret oranına göre değerlendirilmediğini, davacı SGK'dan geçici iş göremezlik ödemesi almış olup bakiye zarar söz konusu olmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından,12.10.2015 tarihinde saat 12:50 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletle, Avcılar istikametinden İstanbul caddesini takiben Küçükçekmece istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, karşı yön şeritinden sola doğrultu değiştirerek önünü kapatan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobile (sağ ön yan kesiminden) çarpması ile meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan  Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 27/03/2019 tarihli raporunda özetle; davalı sürücü sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde bulunduğu yolun sağından  U dönüşüne geçmeden evvel; dönüş sinyalini yakması ile birlikte gerek arka trafiği gerekse karşı yön trafiğini gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra harekete geçip sola doğrultu değiştirmesi gerekmekte iken bu hususlara gerektiği şekilde riayet etmediği, karşı yönden gelen ve ilk geçiş hakkına sahip davacı sürücü yönetimindeki motosiklete rağmen kısa mesafede sola doğrultu değiştirdiği, bu tavrı ile motosikletin önünü kapatarak meydana gelen kazada asli  %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü yönetimindeki motosiklet ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, görüş alanını gerektiği şekilde kontrol etmediği, teyakkuzla seyrini sürdürmeye itina göstermediği, mevcut hızı ile mahale yaklaştığı, karşı yön şeritinden sola doğrultu değiştirerek önünü kapatan otomobili zamanında farkedemeyip tedbirsizce çarptığı olayda tali %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş yine davalı sürücünün yargılandığı Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/173 E. sayılı dosyasında da aynı kural ihlallerinden davacı tali, davalı sürücü ise asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda raporların birbiriyle örtüştüğü dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu görülmekle kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı  kararında;  \"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir\" yönünde; 14.10.2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330  K. sayılı kararında ise \"Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez\" yönünde  karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin   2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararı). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan  değişiklik yürürlüğe girmiştir. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemede dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın  97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan 20/09/2016 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketlerine başvurulmadığı halde mahkemece HMK'nın 115/2. maddesine aykırı şekilde tamamlanabilecek nitelikteki dava şartının tamamlanması için davacı tarafa kesin süre verilmeksizin yargılamaya devamla karar verİlmesi doğru olmamıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde dava değerini 3.000,00 TL olarak göstermiş ancak maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ayrıştırma yapmamıştır. Mahkemenin 22/01/2018 tarihli  ara kararı gereği verilen sürede; davacı vekilince  750,00 TL'nin bedensel, 750,00 TL'nin iş gücü kaybı zararına ilişkin olduğu, manevi tazminat talebinin ise 18.500,00-TL arttırılarak 20.000,00-TL olarak talep ettiğini bildirmiştir. Hükme esas alınan maluliyet raporunda davacıda kalıcı maluliyet bulunmadığı tespit edilmiş, mahkemece geçici işgöremezlik yönünden yapılan hesaplamaya göre tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda sürekli maluliyet yönünden davanın reddine şeklinde hükümde belirtilmemesi ile, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamıştır. Ayrıca davacıya SGK'dan geçici ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı  ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a94a16d2cb4d1aa","SID":"e90d2c1cdfccf039"}}