{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2023/272 <br>KARAR NO\t: 2024/786<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/480 Esas 2022/1130 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: .<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02/07/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.02.2021 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı İETT otobüsünün park halindeki aracın yanında duran ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, ...'un kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, müvekkilleri ... ile ...'un, ...'un anne ve babası olduğunu, davacıların çocuklarının desteğinden mahrum kaldığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu, davalıya müracaat etmelerine rağmen zararlarının karşılanmadığını, ...'un vefatından önce muhasebe personeli olarak çalıştığını, 3.960,89 TL gelir elde ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 20.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 06.04.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili 11/10/2022  tarihli miktar artırım dilekçesi ile davacı ... için talebini 40.476,31 TL'ye, davacı ... için talebini 34.024,75 TL'ye artırmıştır.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine davacılar vekili ... hesabına 17.06.2021 tarihinde toplam 29.487,03 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, davacı tarafın zararının karşılandığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hesabın ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, faiz başlangıcına ilişkin talebin yerinde olmadığını, poliçeden doğan sorumluluklarını yerine getirdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, 24/02/2021 tarihinde, davalı ... şirketince sigortalı olan, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile park halinde bulunan aracın yanında duran müteveffa ...'a çarpmasıyla meydana gelen kazada davacılar miras bırakanı ...'un vefat ettiğinin anlaşıldığı, davacıların davadan önce davalı ... şirketine destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle başvurdukları, başvuru üzerine davalı ... şirketince davacılar vekiline 17/06/2021 tarihinde 29.487,03 TL (... için 14.303,24 TL, ... için 15.183,79 TL) ödeme yapıldığının tespit edildiği, meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti yönünden alınan kusur raporunda, müteveffa yaya ...'un %60 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...'ın %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, soruşturma aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ise, sürücü ...'ın asli, yaya ...'un tali düzeyde kusurlu olduğunun rapor edildiği, mahkemece alınan kusur raporu ile soruşturma aşamasında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan rapor arasında kusur tespiti yönünden çelişki oluştuğu görülmekle Karayolları Fen Heyetinden resen seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan gerekçeli ve denetime elverişli olduğu tespit edilen 29/07/2022 tanzim tarihli rapor ile çelişkinin giderildiği, bu itibarla kazanın meydana gelmesinde, müteveffa yaya ...'un %60 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek raporun hükme esas alındığı, davacıların müteveffa ...'un anne ve babası olduğu, ölenin desteğinden mahrum kaldıkları, alınan aktüer hesap raporunda davacı baba ... için bakiye 40.476,31 TL, davacı anne ... için bakiye 34.024,75 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacı tarafın bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarını talep etmekte haklı olduğu, hüküm altına alınan tutara kısmi ödeme tarihi olan 17/06/2021 tarihinden itibaren avans faizi gerektiği gerekçesiyle;<br>“1-Davanın kabulü ile, Davacı ... için 40.476,31 TL, davacı ... için 34.024,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, hüküm altına alınan tutara kısmi ödeme tarihi olan 17/06/2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,” karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, ceza dosyasında alınan raporda sigortalı araç sürücüsü asli kusurlu iken, dosyada alınan kusur raporunda ölenin %60 kusurlu kabul edilmesi nedeniyle raporlar arasında çelişki oluştuğu, çelişki giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmeyeceğini, bilirkişi raporuna esas gelirin uygun olmadığını, ölenin SGK meslek koduna göre “bütçe uzmanı” olduğunu, gelirinin bir kısmını elden aldığını ve bu şekilde işverenlerin çalışanların gelirini düşük gösterdiğini, TUİK kazanç sorgulamasına göre gelirinin asgari ücretin 3,85 katı olması gerektiğini, bu nedenle bilirkişi tarafından asgari ücretin 1,096 katı üzerinden yapılan hesaplamanın uygun olmadığını, ayrıca hesap raporunda desteğin, ölmeseydi 2 yıl sonra evleneceğine ilişkin değerlendirmenin uygun olmadığını, müteveffanın kaza tarihinde 49 yaşında olduğunu, evlenme ihtimalinin %4 olduğunu, buna göre evlenme ihtimali bulunduğunun kabulünün hatalı olduğunu, ödeme tarihine göre yapılan hesaplamada, ölenin gelirinin 3.100,00 TL alındığını, oysa ki rapor tarihinde asgari ücretin 4.253,40 TL olduğunu, bu nedenle de hesaplamanın uygun olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili tarafından 17/06/2021 tarihinde yapılan ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, dolayısı ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti ve kusur ile sınırlı olduğunu, Kaza Tespit Tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde vefat edenin %75 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, vefat edenin araçlara ayrılan yolda eşyalarını almak için eğildiği sırada kazanın meydana geldiğini ve kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazayı önlemesinin mümkün olmadığını, bu nedenle kusur raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, aksi yönden yapılan hesaplamanın Genel Şartlara ve yasalara aykırı olduğunu,  davacının ölüm tarihi itibariyle desteğin gelirinin kanıtlanması gerektiğini, müvekkilinin usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden temerrüdünün söz konusu olmadığı halde müvekkilinin temerüdüne karar verilmesinin, yargılama gideri ve masraflardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen karar kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenlerin sıfatlarına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceme neticesinde;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde desteğin asli %60 oranında, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise tali %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, yapılan aktüer hesaplama çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı vekil tarafından istinaf edilmiştir.<br>24/01/2021 tarihinde saat: 06.12 sıralarında davacıların desteğinin ve yanındaki arkadaşının Kelle İbrahim Caddesinin orta refüjle bölünmüş kısmın sona erdiği ve aynı istikamette olan orta refüje ayrılan yolların birleştiği noktanın 7 m. kadar ilerisine araçlarını gidiş istikametine göre caddenin sağ tarafında durdurarak, yaya olarak yol içerisinde durarak açtıkları araç kapısından araç içerisinden eşyalarını aldıkları esnada, orta refüjle bölünen yolun sağ tarafındaki ve genişliği 7 metre olduğu belirtilen yoldan gelen sigortalı aracın, refüjün sona ererek yolların birleştiği noktadan 7 metre kadar ileride yol içerisinde bulunan davacıların desteğine çarparak vefatına neden olduğu, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağında bu oluş şekline göre kazanın meydana gelmesinde, sigortalı araç sürücüsünün hızını yol ve hava durumuna uydurmadığından kusurlu olduğu, desteğin ise yaya kusurlarından taşıt yolunda yürümek kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği görülmüştür. Kazaya ilişkin soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27/04/2021  tarihli raporda ise, Kaza Tespit Tutanağı ve ifadeler, olay anına ilişkin araç kamera kayıtları ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu, davacıların desteğinin ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Eldeki dosyada mahkemece bilirkişi ...'den alınan 15/05/2022 tarihli raporda ise, Kaza Tespit Tutanağı, kolluk ifadelerinden hareket ile yapılan değerlendirmede kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tali %40, desteğin asli %60 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Raporlar arasındaki çelişki nedeniyle Karayolları Trafik Fen Heyetinde görev yapmış bilirkişilerden alınan raporda da ... tarafından tanzim edilen rapordaki kusur oranına iştirak edilmiş, rapora her iki tarafça itiraz edilmiş ise de mahkemece de söz konusu raporun yeterli olduğundan bahisle hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davacıların aynı kazaya ilişkin Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/64 E. sayılı dosyası ile sürücü ve işletenden manevi tazminat talepli dava açtığı, söz konusu dosyada raporlar arasındaki çelişki çerçevesinde Karayoılları Trafik Fen Heyetinden görev yapmış bilirkişilerden alınan raporda ise araç sürücüsünün %70 oranında, desteğin ise %30 oranında  kusurlu olduğu tespit edilmiş, söz konusu rapora göre ilk derece mahkemesi tarafından karar verildiği, Dairemiz ve UYAP kayıtlarından anlaşılmıştır. <br>Haksız fiil nedeniyle tazminat davasında kusur durumunun doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Her ne kadar ceza dosyasında tespit edilen kusur durumu TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza dosyasında tespit edilen kazanın oluş şekline yönelik olarak maddi vaka hukuk hakimi bağlar. Bu açısından ceza dosyasındaki delillerle de değerlendirilerek, ceza dosyasında kesinleşmiş maddi vaka çerçevesinde kusur durumu belirlenmelidir. Somut olayda, ceza mahkemesinde alınan kusur raporunda kazaya ilişkin olarak kamera kayıtlarının da incelenerek rapor hazırlanmış olup ilk derece mahkemesi tarafından tanzim edilen raporda ise Kaza Tespit Tutanağı ve ifadeler çerçevesinde kusur oranı belirlenmiş olup, bu nedenle hükme esas alınan kusur raporunun raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, meydana gelen kazaya ilişkin olan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/353 E. 2022/81 K. Sayılı (UYAP Sisteminden kesinleştiği anlaşılmakla) dosyası, tüm delilleri ile özellikle kaza anına ilişkin görüntüler ile birlikte kazandırılarak, ayrıca Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/64 E. 2023/583 K. Sayılı dosyası da dosya içerisine kazandırılmak suretiyle, İTÜ Öğretim Üyelerinden seçilecek makine mühendisi kusur bilirkişilerden oluşturulacak heyetten kaza anına ait görüntülerin de değerlendirildiği denetime elverişli, mahkemece alınan raporlar, Ağır Ceza Mahkemesi ve Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi raporları arasındaki çelişkinin giderildiği rapor alınarak, bu şeklide kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun tespit edildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kaza anına ilişkin görüntüler değerlendirilmemesi nedeniyle raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeye yeterli olmayan rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf sebeplerinin kabulü ile uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, açıklandığı üzere eksiklikler giderilerek ve kaza anına ait görüntüler dosyaya kazandırılmak suretiyle belirtildiği şekilde kusur raporu alınarak, kusur durumu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.   <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/11/2022 tarihli 2021/480 Esas 2022/1130 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istekleri halinde yatırana iadesine,  <br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/321 D.iş 2023/325 K. sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2023/2278 E. sayılı dosyasına depo edilen 145.000,00 TL bedelli teminat mektubunun isteği halinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec03350902da79e7","SID":"22595f187d7e020d"}}