{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/288 <br>KARAR NO: 2024/172<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)<br>TARİHİ: 17.12.2020<br>NUMARASI: 2019/104 Esas - 2020/364 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A. Ş.'nin ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan, ... San. ve Tic, A,Ş'ye ait emtiaların Türkiye'den ABD'ye nakliyesinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, emtiaların, ... gemisi ile ABD'ye ulaşmasının ardından yerel taşıma öncesinde, nakliyeci deposundaki aktarma esnasında bazı paletlerin devrilmesi sonucu hasar meydana geldiğini ve emtiaların alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, taşıma konusu emtianın, alıcısına hasarlı teslim edildiğine dair yerel taşıma belgesi üzerine hasar notu düşüldüğünü, sigortalı emtianın taşınması işini nihai varış yerine kadar üstlenmiş olan davalı taşıyıcının dava konusu hasardan sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 8.671,81 TL sigortalı zararının tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri gereğince davalıya rücu hakkı doğduğunu iddia ederek borçlunun takibe, borca, faize ve fer'ilerine dair itirazının iptali ile icra takibinin devamına, sunulan ve sunulacak karşı delillerin kabulü ile esas alacağın %20'sınden az olmamak üzere icra inkar tazminatının hüküm altına alınması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının kötü niyetle dava açtığını, davaya konu hasardan sorumlu olmadığını hasara konu emtianın Türkiye'den alınıp, ABD'deki nihai alıcıya teslimine kadarki tüm nakliye işini üstlenmediğini, sadece ABD'nin New York limanına kadar taşınması işini üstlendiğini bunun davacı şirketin sigortalısı ile aralarındaki yazışmalar ve düzenlenmiş faturalar ile sabit olduğunu, verdiği teklife uygun olarak düzenlediği ilk fatura kapsamında mutabık kalındığı şekilde emtianın New York Limanı' na hasarsız bir şekilde ulaştırıldığını, bu limandan sonra emtiaların dava dışı yükleyici ... (\"...\") tarafından teslim alındığını ve nihai varış noktasına ulaştırılmak üzere aktarma sırasında, bu şirketin sorumluluğundayken hasara uğradığını, taşımaya konu emtianın sahibinin zararını kendilerinden tazmin edebilmek için düzenlediğini, faturanın değiştirilmesini talep ettiğini, muhasebe birimi çalışanlarının ilk faturayı iptal ettiğini, 03.10.2018 tarihli ikinci bir fatura düzenlediğini, bu faturada üstlendiği taşıma hizmetinin yükleme limanı Gebze, varış limanı ise New York olarak belirtildiğini, dava dışı sigorta lehtar şirketin, faturanın nihai varış yerinin ... olacak şekilde belirtilmesini yazılı olarak talep ettiğini, bunun üzerine nihai varış yeri ... olacak şekilde 10.10.2018 tarihli üçüncü faturanın düzenlendiğini, bu son faturaya dayanarak, müvekkilinin nihai varış yerine kadar taşımanın tüm aşamalarından sorumlu olduğu iddiası ile huzurdaki davanın açıldığı savunmasında bulunarak davanın reddine, davacı tarafından dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller ile dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde, dosyada bulunan ve dava dışı satıcı ... San. ve Tic. A.Ş.  tarafından, dava dışı alıcı, ... adına düzenlenen 28/06/2018 tarih ve ... numaralı faturadan, dava dışı satıcının dava konusu alüminyum profil amtiasını, toplam 64.736,97 USD bedel üzerinden, DAP teslim şekli ile sattığının anlaşıldığı, DAP tipi teslim şeklinde, emtianın alıcı ve satıcı tarafından belirlenmiş olan teslim yerinde boşaltma için hazır durumda nakliye aracının üzerinde alıcı emrine bırakılması ile teslimin gerçekleşeceği, DAP tipi teslim şeklinde, belirlenen teslim yerinde malın alıcı emrine bırakılmasına kadar yapılan tüm masraflar ve risklerin satıcıya ait olacağı,   belirlenen yerde malın teslim alınmasından sonra yapılacak tüm gümrük işlemleri, masrafları, gümrükte doğan vergi, resim, harçların ise alıcıya ait olacağı,  bu teslim şeklinde satıcının malları belirlenen varış yerine gelen aracın üzerinden boşaltmaz ve taşıyıcı/taşıyan ile aksine bir sözleşme yoksa malların boşaltılması ile ilgili olarak bir yükümlülüğü olmadığı, DAP teslim şeklinde satıcının, malları kararlaştırılan tarihte, kararlaştırılan yerde, gelen taşıma aracından boşaltılmaya hazır şekilde alıcının tasarrufuna bırakması gerektiği, bu çerçevede DAP tipi teslim şeklinde satıcının yükümlülüklerinin, sözleşme koşullarına uygun malı hazırlamak, hasarı ve masrafları kendisine ait olmak üzere malların ihracı için gerekli her türlü izni almak ve malların ihracı veya teslimden önce başka bir ülkeden geçişi için gerekli gümrük işlemlerini tamamlamak, masrafları kendisine ait olmak üzere, malların belirlenen varma noktasına kadar taşınması için taşıma sözleşmesini yapmak olduğu, satıcının, malları kararlaştırılan tarihte, varma yerinde, eğer varsa kararlaştırılan noktada, gelen taşıma aracından boşaltılmaya hazır şekilde alıcının tasarrufuna bırakarak teslim edeceği,  satıcının, teslim edildiği ana kadar mallara ilişkin bütün masrafları ve uygulandığı ölçüde, malların  tesliminden önce ihracat için gerekli gümrükleme masrafları ve ihracat için ödenmesi gereken bütün resimleri, vergileri ve diğer harçları, malların herhangi bir ülkeden geçişine ilişkin masraftan ödeyeceği, alıcının yükümlülüklerinin ise, sözleşme koşullarına uygun olarak mal bedelini ödemek; hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, her türlü ithalat iznini veya diğer resmi izinleri almak ve malların ithali için tüm gümrük işlemlerini tamamlamak olduğu, mallar teslim edildiği andan itibaren bu mallara ilişkin tüm masrafların alıcının sorumluluğunda olduğu, taşıma sözleşmesi uyarınca bu masrafların satıcıya ait olacağının düzenlendiği hâller dışında, malların belirlenen varma yerinde teslim alınabilmesi amacıyla gelen taşıma aracından boşaltılması için gerekli masrafları, malların ithali için ödenmesi gereken bütün resimleri, vergileri, diğer harçları ve masrafları alıcının ödeyeceği teslim şeklidir. DAP tipi teslim şeklinde, malların kararlaştırılan teslim yerinde teslimine kadar malla ilgili bütün masraflar ve riskler satıcıya ait olduğundan hasar ancak teslimden sonra alıcıya geçmektedir. Bu çerçevede taşıma sırasında hasar dava dışı sigortalı satıcıya ait olup, dava dışı satıcı ...'ın dava konusu yük bakımından sigortalanabilir menfaati bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ödemesi gereken sigorta tazminatını ödediği; dolayısıyla dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğu sonucuna varılmıştır. Teknik bilirkişi incelemesi neticesinde,  dava konusu yük hasarının deniz yoluyla taşıma sırasında değil; taşımanın deniz ayağı tamamlandıktan sonraki aşamada meydana geldiği sonucuna varmıştır. Dosyaya davalının taşımanın tamamını üstlendiğini ispata yarayacak bir belge veya bilgi sunulmamıştır. Aksine, davalı tarafından düzenlenen 03/10/2018 tarihli faturada varış limanının New York olarak gösterilmesi ve nihai varış yerinin boş bırakılması; daha sonra dava dışı sigortalı satıcının e-posta ile  faturada nihai varış yerinin ... olarak gösterilmesini talep etmesi üzerine, bu şekilde yeniden fatura düzenlenmesi; fatura bedelinin (3.200 USD), 24/05/2018 tarihinde, saat 10.36'da gönderilen e-postada C'Gebze - New York Deniz Navlun 401 $3200 (18 gun direk servis )\") belirtilen deniz navlunundan ibaret olması; 22/06/201W tarihinde saat 9.47'de ve aynı tarihte, saat 10.39'da yapılan yazışma ile \"port-port rezervasyonun teyit edilmesi\" birlikte değerlendirildiğinde, davalının dava konusu yük hasarının gerçekleştiği safhayı icra etmeyi üstlendiği ispatlanamadığından bu safhada meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı... \" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan raporu düzenlemiş olan bilirkişi raporunun, davalının dava konusu yük hasarının gerçekleştiği safhayı icra etmeyi üstlendiği ispatlanamadığından bu safhada meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı şeklindeki görüşüne dayanak olarak; dosyaya, davalının, taşımanın tamamını üstlendiğini ispata yarayacak bir belge veya bilgi sunulmamış olmasını gösterdiğini, oysa delil listeleri  kapsamında ek-5  olarak sunmuş oldukları navlun faturası ile davalının, nihai varış yeri olan ...'a kadar olan taşıma işini üstlenmiş olduğunu kanıtlandığını, buna rağmen bilirkişi heyetinin, davalı tarafın sunmuş olduğu bir takım yazışmaları esas alarak, davalının dava konusu yük hasarının gerçekleştiği safhayı icra etmeyi üstlendiğinin ispatlanamadığını söylemesinin ve mahkemenin de bu hususu davanın reddine gerekçe yapmış olması hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından sunulan 03.10.2018 tarihli, nihai varış yerinin boş bırakılmış olduğu faturanın iptal edilmiş olup herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, taraflarınca sunulan faturanın ise 10.10.2018 tarihli olup nihai varış yeri açıkça ... olarak belirtildiğini, resmi bir evrak olarak nitelendirilmesi gereken iş bu navlun faturası mevcut iken bir takım yazışmaların delil kabul edilerek davalı taraf iddialarının haklı bulunmasının mümkün olmadığını, navlun faturasını tanzim edip ardından fatura içeriğinden sorumlu olmadığını iddia eden davalının basiretli bir tacir gibi hareket ettiğinin söylenemeyeceği izahtan vareste olduğunu, nihai varış yeri ... olarak belirtilen navlun faturasını tanzim eden davalının, basiretli bir tacir olarak, faturaya konu taşıma işinden sorumluluğunun nihai varış yerine kadar devam edeceğini bilmesi gerektiğini, taraflarınca sunulmuş olan navlun faturası davalının sorumluluğunu ispatlamakta olup aksine beyan ve iddialar dikkate alınabilir olmadığını, netice olarak, davalı taşıyıcının dava konusu zarardan sorumluluğu sabit olup haksız ve hukuka aykırı olan mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalıya ait emtianın taşıma sırasında hasarlanması sonucu, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyıcının sorumlu olduğu iddiasıyla, davalıdan  rucuen tahsili için başlatılan ilamsız takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Yargılama sürecinde ilk derce mahkemesince taraflarca sunulan deliller ışığında uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, bilirkişi raporu içeriğindeki tespitler ışığında, konşimentoda yükleme limanı ... Kocaeli Merkez  ve tahliye limanının ... olarak kayıtlı olduğu,  emtianın ABD dahilinde ... firması tarafından taşındığı,   dava konusu yük hasarının deniz yoluyla taşıma sırasında değil; taşımanın deniz ayağı tamamlandıktan sonraki aşamada meydana geldiği sonucuna varmıştır. Davacı yanca taşımanın tamamının davalı yanca üstlenildiğinin navlun faturası içeriği  ile ispatlandığı ileri sürülmüş ise de;  davalı tarafından düzenlenen 03/10/2018 tarihli faturada varış limanının New York olarak gösterilmesi ve nihai varış yerinin boş bırakılması; hasar oluştuktan sonra dava dışı sigortalı satıcının e-posta ile  faturada nihai varış yerinin ... olarak gösterilmesini talep etmesi üzerine, bu şekilde yeniden fatura düzenlenmesi, yine dosyadaki mail yazışmaları ile Newyork limanına kadar taşıma bedelinin 3.200 USD olarak teklif verilmiş olduğu dikkate alındığında ve  22/06/2018 tarihinde saat 9.47'de ve aynı tarihte, saat 10.39'da yapılan yazışma ile \"port-port rezervasyonun teyit edilmesi\" birlikte değerlendirildiğinde, davalının dava konusu yük hasarının gerçekleştiği safhayı icra etmeyi üstlenmediği, dolayısıyla  bu safhada meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle kurulan hüküm isabetli olup, davacı vekilinin davalının taşıma navlun faturası kapsamında taşımanın tüm ayağından sorumlu görülmesi gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, istinafa konu ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 08.02.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6352fa4ef25d3bbd","SID":"1d849e9cced38275"}}