{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/80 <br>KARAR NO: 2024/913<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 23/06/2021<br>NUMARASI: 2018/825 Esas - 2021/512 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay günü olan 30/06/2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Bandırma istikametinden Çanakkale istikametine doğru seyrettiği esnada yol çalışması sebebiyle gerekli trafik işaretlerine uymayarak yanlış yola girmesi neticesinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpması sonucunda tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin bu kazada yolcu konumunda olduğunu, kaza nedeniyle uğradığı iş gücü kaybından doğan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatları için huzurdaki davanın açılması zaruretinin doğduğunu belirterek şimdilik 3.500,00 TL  sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.600,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 17/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; geçerli bir başvuru olmadığından davanın öncelikle dava şartları yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise dava konusu kazada yaralandığı belirtilen davacının daimi sakatlığa maruz kalıp kalmadığının, kalmış ise derecesinin, müvekkili şirkete sigortalı olan aracın kusur oranının ve davacının gerçek zararının ancak yargılama ve uzman bilirkişilerce yapılacak hesaplama neticesinde tespit edilebileceğini, davacının yolcu olması sebebi ile gerçekleşen tek taraflı kazadaki müterafik kusurunun araştırılması ve hatır taşımasının da değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezliğe ilişkin tazminatlardan SGK'nın sorumlu tutulabilmekte olduğunu, öte yandan müvekkili şirketçe geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat tutarlarının doğrudan sorumlu tutulamayacağını, dava konusu kaza sonucu daimi sakatlığa uğradığı, belirtilen davacıya bu kaza sebebiyle SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, maaş bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; 92.609,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.612,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 99.221,52 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Özürlülük Ölçütüne Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranı esas alınarak yapılan tazminat hesabının hükme esas alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini,  tazminat hesabına esas alınan geliri kabul etmediklerini, esas alınacak gelirin vergilendirilmiş olması gerektiğini, davacının ev hanımı olup olmadığının tespit edilmesi ve ev hanımı olması halinde AGİ hariç asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin teminat dışında olduğundan kabulünün mümkün olmadığını, tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatalı ve eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılarak yeniden incelenmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih,  2022/312  E. ve 2022/3685 K. sayılı  kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiği yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı tazminatına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin  2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı kararları). Kaza tespit tutanağında dava konusu trafik kazasında emniyet kemeri takılıp takılmadığının belirsiz olduğu gibi aksi durumun davalı tarafından  ispat edilmediğinden  müterafik kusura  ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına alınan ceza yargılamasına ilişkin evraklarda davacının Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde ev hanımı olduğunu beyan ettiği görülmekle tazminat hesabında agisiz asgari ücretin dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmamıştır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince, tazminatın belirlenmesinde 30/06/2018  kaza tarihinde yürürlükte bulunan   Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında  Yönetmelik  hükümleri yerine  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).  O halde İlk Derece Mahkemece yapılması gereken davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında  Yönetmelik  hükümlerine göre tespit edilen maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu  tablosu, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak,  ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporu tarihindeki veriler ( AGİ'siz asgari ücret) esas alınarak  hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış hakların da gözetilerek karar verilmesi  olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e699445dfe602084","SID":"1f858e65e337708e"}}