{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/602 <br>KARAR NO: 2024/442<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24.11.2020<br>NUMARASI: 2019/249 E. - 2020/318 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kuruluş ... A.Ş.'nin 233 sayılı KHK ile kurulduğunu, sermayesinin tamamının devlete ait bir kamu kuruluşu olduğunu, davalıya bağlı TCDD Haydarpaşa 1. Bölge Yük Müdürlüğü' nün müvekkili kuruluşa ait Tekirdağ Liman İşletmesi Müdürlüğü' nden almış olduğu liman hizmetlerinden dolayı davalıya gönderilen 27/12/2016 tarih ... nolu 9.846,12 TL ve 31/12/2016 tarih ... nolu 9.878,39 TL fatura bedellerinin davalı tarafından 06/04/2017 tarihinde gecikmeli olarak müvekkili kuruluş hesaplarına yatırıldığını, Tekirdağ Liman Tarifesi' nin 1.4 ücretlerin ödenmemesi veya geç ödenmesi başlıklı maddesine göre hesaplanan gecikme cezasına ait 16/05/2017 tarih 281796 nolu 5.557,02 TL tutarlı faturanın davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafın fatura bedelini ödemediğini, ilgili faturanın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu belirterek, davalının Tekirdağ  Liman Tarifesi gereği ilk 30 gün için  %25 gecikme zammı 5.557,02 TL alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine davalının itirazının iptalini ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; Davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davanın İcra Hukuk Mahkemesi' nde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin 17/06/2016 tarih ve 9099 sayılı TTSG'nde yayınlanarak ... A.Ş. Tüzel kişiliğinin kazandığını, 6461 sayılı Kanun gereğince devirler yapılırken davacıya ait faturaların şirkete intikal ettiğini ve akabinde hemen ödendiğini, davacı Kurum ile TCDD Genel Müdürlüğü arasında 05/08/2013 tarihinde imzalanan TDİ Tekirdağ Liman Tren Ferisi Rıhtımı ve Geri Sahasının Kullanımına ait Protokolde ödenmiş faturalara gecikme cezası yada faiz uygulanmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını savunarak, davanın reddine, %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde, taraflar arasında yapılan TDİ Tekirdağ Limanı Treni Ferisi Rıhtımı ve Geri Sahasının Kullanımına Ait Protokol incelendiğinde, 05.08.2013 tarihinde 3 yıl süre ile akdedildiği, taraflar arasında tablo 1 ve tablo 2 deki fiyatların uygulanacağının kararlaştırıldığı ek protokol ile sürenin 05.08.2017 tarihine kadar uzatıldığı, davacı tarafından verilen hizmetin davacı ile davalı arasında yapılan protokol içeriği tarife uyarınca davalıya fatura edildiği, fatura üzerinde de protokol fiyatının uygulandığının açıklamada yer aldığı, davalı tarafın geç ödemesi sebebiyle davacının gecikme zammı/cezası hesap ederek davalıya hesapladığı 5,557,02 TL tutarı fatura ettiği, davalının protokolde hüküm bulunmadığı itirazı yanı sıra gecikme cezası oranları yerine yasal faiz oranları uygulanmasını  talep ettiği, tarife hükümlerinin ücretlendirme kısmında protokolde yer alanlar kapsamında ayrı bir kararlaştırma içerdiği, ancak 1.4 maddesine ilişkin taraflar arasındaki protokolde tarifenin uygulanmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm içermediği, dolayısıyla davacının gecikme zammı talebinin tarife hükümleri kapsamında olduğu ve alanında uzman mali müşavir bilirkişi raporuna göre takibe konu 5.557,02 TL gecikme cezası-zammı talebinin hesaben yerinde olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekilince icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.06.2004 tarihli ve 2004/19-357 E. - 2004/360 K. sayılı ve 10.10.2012 tarihli ve 2012/7-502 E. - 2012/707 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; gecikme zammının aslında bir temerrüt faizi olduğu, asıl alacak olmadığı, yalnızca asıl alacak hakkında  icra inkar tazminatına hükmedilebileceği göz önüne alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin talep gibi devamına, alacak miktarı yargılamaya gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin özelleştirme kapsamına alınan bir kamu kuruluşu olduğunu, davalıya bağlı TCDD Haydarpaşa 1. Bölge Yük Müdürlüğü kuruluşun müvekkiline ait Tekirdağ Liman İşletmesi Müdürlüğünden almış olduğu liman hizmetlerinden dolayı davalıya gönderilen fatura bedellerinin davalı tarafından gecikmeli olarak müvekkili şirkete ödendiğini, Tekirdağ Liman Hizmet Tarifesinin 1.4 maddesi gereğince geç ödenmesi durumunda uygulanacak gecikme cezasının belirtildiğini, gecikme cezasına ait faturanın davalı tarafa gönderildiğini, davalının ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine iş bu davanın açıldığını, takibe konu alacağın davalının almış olduğu liman hizmetlerinden kaynaklı tarife gereğince hesaplanan gecikme cezasına ilişkin alacak olduğunu, alacağın likit bir alacak olduğunu iddia ederek, kararın icra inkar tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını ve icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiğini, şirketin 17.06.2016 tarihinde Türkiye Sicil Gazetesi'nde yayınlanarak tüzel kişiliğini kazandığını, 01.01.2017 tarihi itibariyle faaliyetine başladığını, kanun gereğince devir yapılırken davacıya ait faturaların intikal ettiğini ve hemen ödendiğini, davacı kurum ile TCDD Genel Müdürlüğü arasında 05.08.2013 tarihinde imzalanan TDİ Tekirdağ Liman Terin Ferisi Rıhtımı ve Geri Sahasının Kullanımına Ait protokolde ödenmiş faturalara gecikme cezası ya da faiz uygulanmasına ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığını, kurumlar arasında imzalanmış olan özel bir protokolün varlığının sabit olduğunu ancak bu protokolün göz ardı edildiğini, iki kurum arasında protokol imzalandığını ve protokole gecikme zammına ilişkin bir hüküm konulmamış ise tarafların gecikme zammını talep edemeyeceklerini iddia ederek,  kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, gecikme cezası fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından,  davacı şirket tarafından davalı adına takip konusu 16.05.2017 tarihli ceza ve faiz alacağına ilişkin faturanın düzenlendiği, gecikmeye konu olan faturaların ise 27.12.2016 ve 31.12.2016  tarihinde davacı şirket tarafından TCDD işletmesi genel müdürlüğü adına düzenlenmiş olan faturalar olduğu, ... AŞ Genel Müdürlüğünün Liman Hizmetleri Ücret Tarifesinin 1.4.maddesinde, davacı şirket tarafından ödemenin gecikmeli olarak 06.04.2017 tarihinde yapılmış olması gerekçesiyle toplam 5.557,02 TL tutarlı 16.05.2017 tarihli gecikme cezasına dair fatura düzenlendiği, fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 25.07,2017 tarihide ilamsız icra takibi başlatıldığı , davalı şirket tarafından 02.06.2017 tarihinde gecikme faizi ile ilgili olarak verilen cevabı yazıda, 6441 sayılı demir yollarının serbestleştirilmesi ile ilgili kanun uyarınca kurumun 01.01.2017 tarihinde kurulduğundan söz konusu faturanın 2016 yılına ait olması nedeniyle  ödemeyle ilgili hesapların şirket hesaplarına geç aktarılması sonucunda  fatura ödemesinde  gecikme yaşandığını, Tekirdağ/Derince Ferisinin Tekirdağ Limanı kullanımı ile yapılan protokolle ilgili gecikme cezası ve faizi uygulanmasına dair hüküm bulunmadığı ve  faturanın ödenmeyeceğinin belirtildiği, icra takibine karşı yapılan itirazda da takibe konu borç ile ilgili sorumluluklarının bulunmadığının ifade edildiği, takibe itiraz üzerine davacı tarafça İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, dava konusu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalı şirketin takip konusu faturadan dolayı sorumlu olup olmayacağı, alacağın likit olup olmadığı, mahkemenin icra inkar tazminat talebini ret kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. 22.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında yapılan protokolün 05.08.2013 tarihinde 3 yıl süre ile akdedildiği, taraflar arasında tablo 1 ve tablo 2 deki fiyatların uygulanacağının kararlaştırıldığı, ek protokol ile sürenin 05.08.2017 tarihine kadar uzatıldığı hususlarına yer verildiği, davacı tarafından verilen hizmetin, davacı ile davalı arasında yapılan protokol içeriği tarife uyarınca davalıya fatura edildiği, fatura üzerinde de protokol fiyatının uygulandığının açıklamada yer aldığı, davalı tarafın geç ödemesi sebebiyle davacının gecikme zammı/cezası hesap ederek davalıya hesapladığı 5.557,02 TL tutarı fatura ettiği, davalının protokolde hüküm bulunmadığı itirazı yanı sıra gecikme cezası oranları yerine yasal faiz oranları uygulanmasını 02.06.2017 tarihli yazısında davacıdan talep ettiği hususlarının belirlenmiş olduğu, öncelikle davacının 5.557,02 TL ilk 30 gün için  %25 gecikme cezası ve sonrası için gecikme zammı talebini bildirdiği dayanaklar kapsamında tutar olarak hesaplama yapıldığı, davacının tarifenin 1.4 kapsamında geç ödenen faturalar için  hesaplaması gösterildiği gibi ,5.557,02 TL gecikme cezası-zammı hesaplanabileceği belirlendiği, taraflar arasındaki protokol incelendiğinde, tarife hükümlerinin ücretlendirme kısmında protokolde yer alanlar kapsamında ayrı bir kararlaştırma içerdiği ancak 1.4 maddesine ilişkin taraflar arasındaki protokolde tarifenin uygulanmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm içermediğinin belirlendiği, dolayısıyla davacının gecikme zammı talebinin tarife hükümleri kapsamında olduğunun değerlendirilerek talep edilebilirliği sonucuna varılmakla birlikte bu hususta nihai takdirin mahkemeye ait olacağı, davalının zaman aşımı itirazının ne şekilde zaman aşımı oluştuğuna ilişkin açıklamanın dosya tespit edilemediği,  faturalar, tarafların ilgili dosya içeriği belge ve kayıtları kapsamında davacının takibe konu 5.557,02 TL gecikme cezası-zammı talebinin hesaben yerinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden  davanın kabulüne,  icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Fatura tarihinde yürürlükte olan TBK'nın 146. maddesinde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan aynı Yasa'nın 147. maddesinde ise beş yıllık zamanaşımının uygulanacağı hususlarına yer verilmiştir. Somut olayda, ilk  fatura tarihinin 2016, takibe konu edilen gecikme fatura tarihinin ise 2017 yılına ait olduğu, takip tarihinin ise yine 2017 yılı içerisinde gerçekleştirildiği  göz önünde bulundurulduğunda davacı alacağının zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış, davalı vekilinin zamanaşımına dayalı istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Diğer taraftan, Liman Hizmetleri Ücret Tarifesi gereğince düzenlenen faturadan dolayı davalı şirketin  sorumlu tutulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Aksi iddia edilmediği üzere, davalı şirket her ne kadar fatura tarihlerinden sonra 01.01.2017 tarihinde kurulmuş ise de fatura tarihleri 27.12. 2016 ve 31.12.2016 olup   faturalarının ve   hesaplarının tümü davalı tarafa aktarılmıştır. Bu durumda  ödemenin sürelere riayet edilerek gerçekleştirilmesi mümkün iken  06.04.2017 tarihinde gecikmeli olarak yapılması yerinde olmamıştır. Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. İİK'nın 67/2. maddesinde, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlunun, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna göre davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere uygun tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. Somut davada, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiştir. İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın haksız, alacağın likit olması gerekir. Takip konusu alacak faturaya dayanmaktadır. Her ne kadar alacak hesabı ücret tarifesi gereği belirlenmiş ise de taraflarca ücret tarifesinin biliniyor olması gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, alacağın likit olduğunun kabulü ile alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatının kabulüne karar verilmesi gerekir iken bu talebin reddedilmiş olması isabetli olmamış, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçelerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın  iptali ile takibin talep gibi devamına, 2-Alacak likit ve bilinir olduğundan İİK'nın 67. maddesi gereğince, takdiren % 20 oranında hesaplanan1.111,40 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 462,20 TL harçtan, peşin alınan 67,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 395,08 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (108,22 TL  ilk harç  210,4 TL posta ücreti ve 900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam)1.218,62 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 5.557,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Bakiye gider avanslarının, yatıran taraflara iadesine, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, b-İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğundan, taraflarca yatırılmış olan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince, yatıran taraflara iadesine, c-Davacı tarafından harcanan 162,10 TL başvuru harcı gideri ve 51,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 213,60 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, d-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 10-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;  HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 14.02.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca miktar itibariyle karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"205b4226e1fc0640","SID":"f34ba3301f452921"}}