{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1567 <br>KARAR NO: 2024/203 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024 <br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH: 12/02/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı yanın ...A.Ş' nin Türkiye Genel Acenteliğini yaptığı yabancı taşıyan ... Ltd vasıtası ile ... numaralı konişmento tahtında ... numaralı 1 adet 40'lık konteyner muhteviyatı yükünü Savannah Limanından istanbul Ambarlı Limanına denizyolu ile taşıttığını, bu taşımalarda davalı yanın ithalatçı ve taşımaya İlişkin konişmentoya göre yük alıcısı konumunda olduğunu, 1 adet 40 'lık konteyner muhteviyatı emtianın 05.03.2017 tarihinde yükleme limanında gemiye yüklendiğini ve 03.06.2017 tarihinde istanbul Ambarlı Limanında gemiden tahliye edildiğini. \"Varış İhbarnamesi\" gönderildiğini ve davalıya bu yüklerinin 03.06.2017 tarihinde Ambarlı Limanına ulaşacağının ihbar edildiğini, davalının 14 günlük serbest ve ücretsiz süre içinde bu yüklerini konteynerden boşaltmasının bildirildiğini, yabancı taşıyan ... Ltd'nin tahliye limanında 40' lık konteyner için uyguladığı demuraj tarifesinin 0-7 Gün Serbest Süre, 08 - 14 Gün 41 USD / Beher Gün, 15 ve devamı Günler 61 USD / Beher Gün şeklinde olduğunu, davalı yana emtialarının 03.06.2017 tarihinde Ambarlı Limanına ulaşacağı ve burada gemiden tahliye edileceği, yüklerin 14 günlük serbest ve ücretsiz süre içerisinde teslim alması gerektiği ihbar edilmiş ve davalı yanın 09.06.2017 tarihinde teslim ordinosu almış olsa da fiilen yükü teslim almadığını ve konteyneri işgal etmeye devam ettiğini, yüklerin davacı tarafından fiilen teslim alınmamakla birlikte yükün ithalatına ilişkin gerekli Gümrük prosedürlerinin de gerçekleşmediğini ve konteyner muhteviyatı yükün millileştiğini, yükün millileşmesi sebebi ile 16.05.2018 tarihinde konteynerin Gümrük Müdürlüğü tarafından boşalttırıldığını ve konteynerin Gümrük Müdürlüğü tarafından boş olarak kendisine iade edildiğini, 17.06.2017 - 16.05.2018 tarihleri arasında konteynerin fiızulen işgal edildiği 334 gün için davalı aleyhine demuraj ücreti işletildiğini, ... numaralı 1 adet konteyneri serbest sürenin sonu olan 17.06.2017 ile 16.05.2018 tarihleri arasında davalı tarafından fuzuli işgal edildiğinden bahisle yabancı taşıyan şirketin davalıya 01.06.2018 tarihli, ... numaralı, 20.374 USD bedelli demuraj faturası gönderdiğini, bu faturanın davalı tarafından tebliğ alındığım, kabul edildiğini, taşımaya ilişkin konişmentoda da navlun, navlun teferruatları, demuraj ücretleri ve sair giderlerin ödenmesi konusunda gönderilenin sorumlu olacağının düzenlendiğini ileri sürerek itirazın iptali ile demuraj bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat gönderilmiş olup, davalı tarafça davaya cevap verilmediği, delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  27/04/2021 tarih ve 2019/278 Esas - 2021/224 Karar sayılı kararı ile; \" Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davalının taşımaya ilişkin konişmentoda gönderilen olarak kayıtlı bulunduğu, konişmento şartlarından gönderilenin konteyner demurajından sorumlu olduğunun anlaşıldığı, dosyaya sunulan taahhüt belgesi ile de davalının konteyner gecikme bedeline ilişkin sorumluluğu Üstlendiğinin anlaşıldığı, konişmento hükümlerine göre ödenmesi gereken demuraj bedelinin 20.600 USD olarak hesaplandığı ve davalının bu bedelden sorumlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş olup dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu karara esas alınarak hüküm tesis edilmiştir. Dava konusu ... numaralı 1 adet 40'lık konteynerin taşınmasına ilişkin ... numaralı konişmento dava dışı ... Ltd. tarafından düzenlenmiş olup davalı konişmentoda gönderilen olarak kayıtlıdır. Dava konusu talebin dayanağı olan \"konteyner demurajı\", sözleşme ile kararlaştırılan sürede veya bir süre kararlaştınlmamışsa boşaltılıp iade edilmesi beklenebilecek makul bir sürede konteynerin boşaltılıp iade edilmemesi halinde ödenmesi kararlaştırılan konteyner işgaliye bedelidir. Konteyner demurajı, navlun sözleşmesi veya konişmentoda konteyner demurajı ödeneceğine dair bir kayıt bulunması koşuluyla taşıyan tarafından talep edilebilir. Kural olarak navlun sözleşmesinden kaynaklanan alacakların borçlusu sözleşmenin tarafı olan taşıtan olmakla birlikte belli hallerde gönderilenin belli borçlardan sorumlu tutulması mümkündür.Konteyner demurajından davalının gönderilen sıfatıyla sorumlu tutulabilmesi için TTK m. 1203 hükmündeki şartların gerçekleşmesi gereklidir. TTK m. 1203'e göre eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur. Hükme göre, gönderilenin demuraj ücreti ödemekle yükümlü olması için eşyanın teslimini talep etmiş olması ve ilgili konişmento veya navlun sözleşmesinde bu ücretin gönderilen tarafından ödeneceğine ilişkin kayıt bulunması gerekmektedir.Dolayısıyla bu şartların dava konusu taşıma ve konişmento bakımından yerine gelip gelmediği değerlendirilmelidir. Dava konusu konişmentonun ilk sayfasında \"clauses asper att. list\" ifadesiyle kabul olunan şartların listede yer aldığı belirtilmiştir. Söz konusu listenin bulunduğu ikinci sayfada \"Klozlar/Clauses\" başlığı altında \"demurragepayable at port of discharging\" ifadesiyle demurajın varma limanında ödeneceği belirtilmiş ve ayrıca demuraj tarifesine de yer verilmiştir. Öte yandan dosyaya tercümesi sunulan konişmento hükümlerinden \"Tanımlar\" başlıklı 1. madde ile \"Navlun, Masraflar ve Ücretler\" başlıklı 17. madde birlikte değerlendirildiğinde tanımlara göre \"m ere hant/tacir\" olarak değerlendirilmesi gereken gönderilenin m. 17 uyarınca konteyner demurajı dahil her türlü demurajdan sorumlu olduğu kabul edilebilecektir. Diğer bir anlatımla konişmentoda konteyner demurajından gönderilenin sorumlu tutulacağına dair şart olduğu kabul edilmelidir.Öte yandan dosyaya sunulan 09.06.2017 tarihli belgede ...- ... anteti ve ...'nun kaşesi ile imzası yer almakta ve belgede dava konusu konteyner boşaltıldıktan sonra Mardaş liman sahasına iade edileceği, iade edilmemesinden kaynaklanan ceza veya gecikme bedelinin derhal ödeneceği taahhüt edilmiştir. Bu belge konişmento şartlarından dahi bağımsız şekilde konteynere ilişkin gecikme bedelinden sorumluluğun davalı tarafından üstlenildiğini ortaya koymaktadır. Davalıya gönderilen Varış İhbarnamesi ve Teslim Ordinosu dava dosyasına sunulmuştur. Davacı ... tarafından düzenlenen 09.06.2017 tarihli teslim ordinosundan davalının teslimi talep ettiği ve anılan tarih itibariyle teslim alma yetkisini de kazandığı anlaşılmaktadır. Gümrük Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelerden ise davalının yükü teslim almaması nedeni ile yükün tasfiyeye girdiği anlaşılmaktadır. T.C. Ticaret Bakanlığı Ambarlı Gümrük Müdürlüğü Sayın Mahkemenizin müzekkeresine cevaben ... sayılı yazısında \"Konuya ilişkin olarak, ilgide kayıtlı yazınızda talep edilen belgeler yazımız ekinde gönderilmiş olup ... numaralı konşimento tahtında 03.06.2017 tarihinde Ambarlı Limanında gemiden tahliye edilen ... tescil numaralı özet beyana bağlı ... nolu konteynerde bulunan eşyaların 16.05.2018 tarihinde boşaltıldığı... A.Ş, firmasının 25.09.2020 tarihli ... sayılı yazılarından anlaşılmış olup söz konusu yazının bir örneği ilişikte sunulmuştur.\" ifadesine yer vermiştir. ...A.Ş. ise ... sayılı 25.09.2020 sayılı yazısında \"..İlgi: 24.09.2020 tarih, ... sayılı yazınız. İlgide kayıtlı yazmız konusu, Müdürlüğünüzce tescilli ... sayılı özet beyanın ... numaralı taşıma senedinde kayıtlı, ... tanıtıcı nolu konteynerin 16.05.2018 tarihinde boşaltıldığı kayıtlarımızın tetkikinden anlaşılmıştır..\" denilmiştir. Dava dosyasına ayrıca tasfiye ile ilgili teslim fişi, tasfiye tespit ve tahakkuk belgesi gibi diğer belgeler de sunulmuş bulunmaktadır. Şu halde anılan belgelerden davalının kendisine varış ihbarı yapılmış ve eşya varma limanına ulaşmış olmasma rağmen eşyayı teslim almaktan kaçınarak tasfiye sürecine girmesine ve millileştirilmesine sebep olduğu, eşyanın bu sebeplerle ve belirtilen sürelerde konteynerden tahliye edilmediği ve konteynerin işgal edildiği anlaşılmaktadır.Dava dosyasına sunulan konişmentodaki demuraj tarifesine göre eşyanın teslim alınmaması ve konteynerin boş şekilde taşıyana teslim edilmemesi sebebiyle oluşan demuraj alacağı aşağıdaki gibi hesaplanmalıdır. 03.06.2017-10.06.2017 : Serbest Süre, 11.06.2017-17.06.2017\t: 41 USD/ 7gün= 287USD, 18.06.2017-16.05.2018, 61 USD / 333 gün =20.313 USD, Toplam Demuraj = 20.600 USD' dir. Açıklanan  nedenlerle, davalının taşımaya ilişkin konişmentoda gönderilen olarak kayıtlı bulunduğu, konişmento şartlarından gönderilenin konteyner demurajından sorumlu olduğunun anlaşıldığı, dosyaya sunulan taahhüt belgesi ile de davalının konteyner gecikme bedeline ilişkin sorumluluğu üstlendiğinin anlaşıldığı, konişmento hükümlerine göre ödenmesi gereken demuraj bedelinin denetime açık bilirkişi raporuna göre 20.600 USD olarak hesaplandığı ve davalının bu bedelden sorumlu olduğu kanaatine varılarak haklı ve yerinde davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacı yanın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde ise; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için  alacağın likit bir alacak niteliğinde olması gerekir. Genel bir kavram olarak, likit alacak tutarı belli, muayyen, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır. Likit bir  alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek, miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yok ise likit bir alacaktan söz edilemez. (YHGK 17/10/2012gün 2012/9-838-715 sayılı İlam) Somut olayda, davalı tarafından tespit edilebilir bir alacak söz konusu olduğundan, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Asıl alacağın %20'sine tekabül eden 19.531,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/278 Esas- 2021/224 Karar sayılı ve 27.04.2021 tarihli kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, Davanın, dava dışı ... A.Ş.'nin Türkiye Genel Acenteliğini yaptığı yabancı taşıyan ...Ltd vasıtası ile ... numaralı konişmento ile ... numaralı 1 adet 40'lık konteyner muhteviyatı yükü Savannah Limanından istanbul Ambarlı Limanına denizyolu ile taşınan 7.06.2017 - 16.05.2018 tarihleri arasında konteynerin fiızulen işgal edildiği 334 gün için davalı müvekkil  aleyhine, ... numaralı 1 adet konteyneri serbest sürenin sonu olan 01.06.2018 tarihli, ... numaralı, 20.374 USD bedelli demuraj alacağının tahsili olup  İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını içermekte olduğunu, Yerel Mahkemenin usul ve yasaya aykırı olarak davayı kabul ettiğini ve müvekkil aleyhine haksız icra inkar tazminatına hükmetmiş olduğunu, Müvekkilin deniz taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını ve hukuki sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple davacı yanın aktif ehliyeti, müvekkilin de pasif ehliyeti bulunmadığını, bilirkişi raporunda beyan edilen 09.06.2017 tarihli teslim ordinosu üzerindeki imzanın müvekkil ...'na ait olduğunu, Gönderilenin navlun, navlun teferruatı ve diğer masraflardan sorumlu olmasının koşulunun  TTK.m.1203  hükmünde düzenlenmiş olduğunu, MADDE 1203- (1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğerbütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur. Müvekkilin TTK.m.1203 kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesinin, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılındığını, buna göre konşimento veya konşimentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından teslim alınması gerektiğini, oysa müvekkilin malı teslim almadığını, TTK' da gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde taşıtanın  sorumlu olduğu hususunun açıkça belirtilmiş olduğunu, MADDE 1207- (1) Gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. (2) Eşyanın taşıtan tarafından teslim alınmasında boşaltmayla ilgili hükümler, gönderilen yerine taşıtan geçmek suretiyle uygulanır. Demuraj ücretinden müvekkil ...' nun sorumlu olmadığını, zira müvekkilin malı kabul etmediğini, imzanın da kendisine ait olmadığını, müvekkile tebliğ edilmiş ticari defterine işlenmiş fatura olmadığını, davacının bu yöndeki beyanlarının gerçek dışı olduğunu, ... T.A.Ş. firmasının anılan tarihte konşimento düzenleyicisi ... Ltd firmasının acentesi de olmadığını, Yükleyici firmanın müvekkilin bilgisi dahilinde olmadan farklı bir malı yüklediğini, yüklenen mal müvekkilin talep ettiği ürün olmadığından teslim alınmadığını, geri alınmasının istendiğini, ...Tic A.Ş.  firmasına da malın geri iade olacağının bildirildiğini, tüm sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğunu, Davacı tarafından talep edilen demuraj bedelinin fahiş olup müvekkilin hiçbir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, tek taraflı olarak  belirlenen  adil olmayan demuraj bedelinin müvekkilden istenmekte olduğunu, ayrıca konteyner boş olduğu halde tüm konteyner bedelinin istenmekte olduğunu, hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak müvekkil aleyhine haksız işlem yürütülmekte olduğunu, talep edilen demuraj bedelinin gelen malın kat kat üzerinde olduğunu, müvekkil aleyhine dürüstlük kuralına aykırı şekilde dengesiz ve hakkaniyete aykırı bir durum yaratılmış olduğunu, hakkaniyet indirimi de yapılmadığını, Konteyner demuraj tarifesinin, konşimentoda kayıtlı olmaması halinde, varış ihbarında bu tarifenin yer alması veya gönderilenin, konteyneri zamanında boşaltıp iade etmemesi sebebi ile demuraj ödeyeceğinin belirtilmesi, gönderilenin demuraj ödemesi konusunda ihbar edildiğinin de kanıtlanması gerektiğini, müvekkile yapılan hiçbir ihbar olmadığı gibi farklı bir mal gönderilmiş ve müvekkilin de teslim almamış olduğunu, 09.06.2017 tarihli teslim ordinosu üzerindeki imzanın müvekkil ...' na ait olmadığını, teslim ordinosunda bizzat kendisine teslim edildiğine ilişkin şerh olduğunu, davacı vekilinin 01.04.2021 tarihli celsede \"imzanın ...'na ait  olmadığını , 09/06/2017 tarihli teslim ordinosundaki imzanın davalının isme vekalet verdiği ... isimli kişiye ait\" olduğunu beyan etmiş olduğunu, buna rağmen imza itirazlarını yerel mahkemenin haksız olarak reddettiğini, gerekçede dahi değerlendirilmediğini, <br>İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davanın icra takibinin bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiğini, bu sebeple mahkemenin yetkisine de itiraz edilmişse de haksız olarak reddedildiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın haklı olup müvekkilin üçüncü şahıs olması sebebiyle akdin tarafı olmadığını, bu sebeple icra takibindeki alacağın müvekkil yönünden likit belirlenebilir olmadığını, yerel mahkemenin \"borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. \" gerekçesine de katılmadıklarını, afaki bir değerlendirme olduğunu, müvekkilin yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu bilmediğini, sunulan evrakların tamamının Türkçe çevrisinin de yapılmadığını, müvekkile tebliğ edilmiş ve ticari defterlere kayıtlı fatura da olmadığını, karşı yan lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL  Arabuluculuk  ücretinin alınmasına ilişkin kararın da taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davalının dava dilekçesinde talebinin olmadığını, İşbu sebeplerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiklerini beyanla; Açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/278 Esas - 2021/224 Karar sayılı ve 27.04.2021 tarihli kabul kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının konteyner demuraj alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, acentesi olduğu şirket vasıtası ile dava konusu konteyner muhteviyatı emtianın Savannah Limanı'ndan Ambarlı Limanı'na taşındığını, konşimentoda davalının gönderilen olup yük alıcısı konumunda olduğunu, konteynerin Ambarlı Limanı'na varmasına müteakiben davalıya varış ihbarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafından teslim ordinosu alınmasına rağmen davalının 14 günlük serbest süre içerisinde konteyneri boşaltmadığını, konteynerin boşaltılmaması sebebiyle Gümrük Müdürlüğü'nün yükü millileştirme suretiyle konteyneri tasfiye ettiğini, konteynerin limanda serbest bekleme süresinden sonra oluşan demuraj alacağından davalının sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ve vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamış ve yargılama aşamasında verilen beyan dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde; davacının aktif husumetinin, davalının pasif husumetinin bulunmadığını, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, davalının yük alıcısı konumunda olmadığını ve demuraj alacağından sorumlu olmadığını, teslim ordinosundaki imzanın davalıya ait olmadığını, yükün davalı tarafından teslim alınmaması sebebiyle demuraj alacağından sorumlu olmadığını, söz konusu alacaktan taşıtanın sorumlu olduğunu, demuraj alacağına ilişkin faturanın davalı defterlerine işlenmediğini, gönderici tarafından aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak farklı bir mal gönderildiğinden yükün davalı tarafından teslim alınmadığını, demuraj ücretinin fahiş olduğunu, demuraj alacağının belirlenebilir olmaması sebebiyle icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını, arabuluculuk ücretinin davalıya yüklenmesinin davacı tarafından talep edilmemesine rağmen talep aşılmak suretiyle davalıya yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacının acentesi olduğu dava dışı şirket aracılığı ile davalının gönderilen olduğu dava konusu konteyner muhteviyatındaki emtia Savannah Limanı'ndan 05/03/2017 tarihinde teslim alınarak Ambarlı Limanı'na taşındığı, 03/06/2017 tarihinde varma limanında gemiden tahliye edildiği ve davalıya varma ihbarnamesinin gönderildiği, davalı tarafından vekili aracılığı ile teslim ordinosunun alındığı, ancak konşimentonun atıf yaptığı klozlarda belirlenen 14 günlük serbest süre içerisinde yükün davalı tarafından teslim alınmaması üzerine 16/05/2018 tarihinde Gümrük Müdürlüğü tarafından millileştirme işlemleri yapılmak suretiyle tasfiye edildiği anlaşılmıştır.  6100 Sayılı HMK'nın 116/1-a maddesi uyarınca kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itiraz olarak düzenlendiği, HMK'nın 117/1 maddesi uyarınca ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmesinin zorunlu olduğu, aksi halde dinlenemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile ileri sürülen ve usulüne uygun olmayan yetki itirazının dinlenmesi mümkün olmadığı gibi, itirazın iptali davasında yetkili mahkemenin genel ve özel yetki kurallarına göre belirleneceği ve icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin kesin yetkili olduğuna dair yasal bir düzenlemenin bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 325 sayılı HUAK'nun 18/A-13-14 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayıldığı, suç üstü ödeneğinden karşılan ücretin talep olmaksızın Mahkemece resen gözetileceği ve hüküm altına alınacağı, Mahkemece bu husus gözetilmek suretiyle arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan davalı taraftan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu vekaletnamede, faturalarda davacının taşımayı yapan ...Ltd.nin acentesi olduğu ve aktif husumetinin bulunduğu, konşimentoda davalının gönderilen sıfatına sahip olduğu, konteynerin beklemesinden doğan sorumluluğu bizzat verdiği taahhütname ile üstlendiği, teslim ordinosunu vekalet verdiği kişi aracılığı ile aldığı ve pasif husumetinin bulunduğu, teslim ordinosundaki imzanın davalıya ait olmadığının ileri sürüldüğü, ancak davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, süresinden sonra bulunulan imza itirazının savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup davacı tarafından açıkça muvafakat edilmediği, kaldı ki teslim ordinosunun davalının vekaletname verdiği kişi tarafından alındığı ve imzalandığı, teslim ordinosunun bizzat davalı tarafından imzalandığının da davacı tarafından iddia edilmediği, bu sebeple imza incelemesi yapılmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, dava konusu yüke ilişkin konşimentoda demurajın varma limanında ödeneceğinin, gönderilenin sorumlu olacağının  belirtildiği ve demuraj tarifesine de yer verildiği, bizzat davalı tarafından verilen taahhütnamede de konteynere ilişkin doğacak tüm sorumlulukların kendisi tarafından ödeneceğinin kabul edildiği, konşimentonun atıf yaptığı klozlarda demuraj tarifesine yer verildiğinden alacağın belirlenebilir nitelikte ve likit olduğu, dava dışı gönderen tarafından davalıya aralarındaki anlaşmaya konu ürün dışında farklı ürün gönderilmesinin sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince davacıya karşı ileri sürülemeyeceği ve davalının konteyner demuraj alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla Mahkemece bu hususlar gözetilmek suretiyle davanın kabulüne ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki tüm bu istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  7.877,30 TL nispi istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.667,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.209,5‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01424f914f3d727b","SID":"4608cfb69dac777e"}}