{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/290 - Karar No:2024/499<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2024/290 <br>KARAR NO\t: 2024/499<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/38 E-2022/248 K<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/06/2024<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasında mahkemece davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine, dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili, davacı ile dava dışı ... İnşaat Taahhüt Tic. ve San. Limited Şirketi arasında davadışı şirkete ait olan \"...\" markalı 27 Z 9319 plakalı beton pompası makinesi üzerine monteli, kule tamirinin yapılmasına dair sözleşme yapıldığını, ilgili sözleşme kapsamında beton pompası kule tamirinde makinenin borwerk, burç parçalarının değişimi ve kaide mil değişimi ve kaynağının yapılması gerekliliğinin hasıl olduğunu, borwerk ve pedastal burç parçalarınn değişimi davacı  tarafından gerçekleştirilmiş olmakla birlikte; kaide mil değişimi ve kaynağının yapılması için, farklı ekipmanlar ve uzmanlık gerektiğinden, ilgili tamirin yapılması için ... Makine'nin sahibi davalı ... ... ile 12.500,00 TL karşılığında anlaşma yapıldığını, 28/05/2019 tarih A-045951 seri ve 057493 irsaliye numaralı 14.750,0 TL tutarında fatura düzenlendiğini, anlaşma kapsamında kaide mili davalıya ait bulunan işyerine götürülüp, tamiratın  davalı tarafından gerçekleştirildiğini, kaide milinin içinden boru geçen kutu şeklinde, dört tarafı da kaynak yapılmak sureti ile kapatılmış bir kutu formunda olduğundan, teslim alındığı sırada metal kutunun içindeki hatalı imalatın ise  tespit edilemediğini, kaide milinin ... Limited Şirketi'ne, teslim edildiğini, 19/06/2019 tarihinde ... Limited Şirketi tarafından ilgili makine ile yapılan beton dökme işlemi sırasında, tamiri yapılan beton mikserine ait kaidenin milden yarıldığını  ve kaide kanağının  koptuğunu, kopan parçaların, üzerine düşmesi sonucu bir işçinin ölümüne sebebiyet verdiğini,  Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesi vasıtası ile;  2019/37 D. İş sayılı dosyasında kaide kısmında kaynak dolgusunun eksik ve yetersiz yapıldığı için mikserin kaide üzerine tam olarak kaynak yapılamadığı ve mikserin bu sebeple koptuğunun belirtildiğini,  davalı şirketin eser sözleşmesine bağlı ayıplı ifa sorumluluğunun doğduğunu bu ayıplı ifa sebebiyle dava dışı  ... Limited Şirketi'ne 45.359,20 TL olan anlaşma tutarını iade etmek durumunda kaldığını, ayrıca makinenin teslimi, pompa vinç masrafı, kaza sebebiyle gerçekleştirilen yargılama ücreti gibi sair masraflar sebebiyle müvekkilinin 50.695,00 TL maddi zarara uğradığını belirterek;  şimdilik 12.500,00 maddi zararının 28/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davanın reddini savunmuştur. <br>\tMahkemece; davanın, alacak davası olup, davadaki uyuşmazlığın, davacı tarafından davalıya teslim edilen ve bakım onarımı yapılması istenen araçla ilgili tamir ve onarımın ayıplı yapılmasından dolayı uğranılan zararın davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu, somut olayda davacı tarafın, tamir ve bakım(eser) sözleşmesinden kaynaklı olarak sözleşmenin ayıplı ifa edilmesinden kaynaklı zararın davalıdan tahsilini talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir nevi eser sözleşmesinden kaynaklandığı, o halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması gerektiği, davalı bakımından yapılan araştırmada tacir olmadığının anlaşıldığı,  davalı  tacir olmadığından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı gerekçesiyle; davalının 6102 sayılı TTK 12.  maddesi kapsamında kalan tacir  olmadığı ve eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından  açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; davacı tarafından görevli mahkemede açılmayan davaya karşı süre uzatım talepli dilekçesinde ve cevap dilekçesinde ile görev itirazı ileri sürüldüğünü 29/03/2022 tarihli duruşmada da mahkeme tarafından davaya bakmaya Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddedildiğini, bu yönden mahkeme kararının  dosya kapsamına, hukuka, usule ve yasaya uygun olduğunu, ancak mahkeme ret kararına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek; mahkemenin lehine vekalet ücretine hükmetmemiş olması ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmemesi nedeniyle mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine dair verilen karara karşı davalı vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t19/02/1986 tarih ve 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 25/01/1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK.nun 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir.  (21/07/2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 18/06/2007 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK.nun 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar  tespit edilmiştir.) Buna göre;<br>\ta-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 no'lu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,<br>\tb-Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci maddede belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.<br>\tHer ne kadar mahkemece davalının ticaret sicil kaydının bulunmadığı ve esnaf odasından gelen müzekkere cevabına göre Ankara Esnaf odasına kayıtlı olduğu, bu nedenle davalının tacir olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; dosyada bulunan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/02/2022 tarihli yazı cevabında, davalı ... ...'ün yazı tarihi itibariyle daireye vermiş olduğu son 3 dönem beyannamesinde bilanço usulüne göre beyanname verdiği bildirilmiş olup, yukarıdaki açıklamalar kapsamında bilanço usulü ile defter tutan davalının tacir olduğunun bu kapsamda da davanın görevli mahkemeden açıldığının kabulü gerekir. Mahkemece, işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,  mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekili istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarih ve 2022/38 Esas-2022/248 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın   ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KESİN olarak 29/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d003d86e2a34e980","SID":"d7870e1be997a965"}}