{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/283 <br>KARAR NO: 2024/283<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: İtirazın İptali(Kaptanın Yetki ve Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024<br>Mahkemenin görevsizliğine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, davalının ... isimli teknesine bağlama hizmeti, karapark, çekme atma hizmeti verilmesi hususunda müvekkili ile davalı arasında hizmet sözleşmesi akdedildiğini, 2021-2022 yılına ait hizmet sözleşmesinin 06/05/2022 tarihinde sona erdiğini, ancak sözleşmenin sona ermesine rağmen teknenin marinada tutulduğunu, 01/06/2023 - 06/05/2023'e kadar otomatik faturalandırma yapılmak suretiyle hizmet bedeli talep edildiğini, davalının bizzat aldığı hizmete ilişkin herhangi bir itirazı yokken fatura bedelini ödemediğini, ödenmeyen bedellerin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline  ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında 2015 yılından bu yana sona erdikçe yenileme şeklinde devam eden bağlama hizmeti, karapark, çekme atma hizmet verilmesine dair hizmet sözleşmeleri bulunduğunu, müvekkilinin teknesini davacıya ait marinada tutmak istediğini ve 2021-2022 yıllarına dair sözleşmenin bitim tarihi olan 06.05.2022 tarihinden başlamak ve bir yıl geçerli olmak üzere yeni hizmet bedeline dair teklifin kendisine iletilmesini talep ettiğini, davacının ise bu talep üzerine 06.05.2022'den 06.05.2023 tarihine kadar geçerli olacak ve bedeli 333.577,86-TL olan teklifini müvekkiline ilettiğini, müvekkilinin de bu teklifi sözlü olarak kabul ederek kendisinden talep edilen hizmet bedelini 12.05.2022 tarihinde tam ve eksiksiz olarak davacının banka hesabına ödediğini, ancak daha sonra davacının müvekkiline ikinci bir fiyat bilgisi ilettiğini, bu kez fiyatın 400.271,89-TL olduğunu, aradaki fark olan 66.694,03-TL'yi müvekkilinin ödemediğini, müvekkilinin hizmet bedelini eksiksiz bir şekilde davacıya ödediğini belirterek, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin marina bağlama hizmet sözleşmesine dayandığı, İstanbul Liman Başkanlığının yazı cevaplarından teknenin davalı adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, buna göre davalının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden  reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; TTK hükümlerine göre taraflardan sadece biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, diğer taraf için de ticari iş sayıldığını, yine, bir ticari işletmeyi ilgilendiren tüm işlem ve fiillerin ticari iş olduğunu, bu bilgiler doğrultusunda müvekkil şirket yönünden davalı ile yapmış olduğu sözleşme ve sözleşme ile ilgili iş/ işlemler ticari nitelikte olduğundan davalı yan yönünden de bu iş/ işlemlerin ticari nitelikte olduğunun kabulü gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme deniz ticaretini ilgilendiren nitelikte bir sözleşme olduğundan söz konusu yargılamaya denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatına sahip asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olduğunu, nitekim denizcilik ihtisas mahkemesinin aslî görevi, deniz ticaretiyle ilgili uyuşmazlıklara bakmak olan mahkemenin eldeki davaya bakmakla görevli olduğu ileri sürülerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" tüketici, 3/ı bendinde ise \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceği\" düzenlenmiştir.Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı(sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanıyor olması gerekmektedir. Somut olayda uyuşmazlığın Marina Bağlama Hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı, elde ki dava ile davalıdan bağlama ücreti talep edildiği  davacı tarafın, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan  hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır. Davacının verdiği hizmeti ilişkin hükümlerin TTK nın deniz ticaretine ilişkin 5.kitapda düzenlenmesi davanın bir tarafının tüketici bulunması nedeniyle tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceği kanunda açıkça düzenlendiğinden davacı vekilinin göreve ilişkin aksi yöndeki  istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın açılma tarihi itibariyle taraflar arasındaki davaya  bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurunun esastan  reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.21/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0f50af1109c9fda","SID":"aee172f6b683bf70"}}