{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL  <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/120 Esas<br>KARAR NO: 2024/735<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2020<br>NUMARASI: 2018/657 Esas, 2020/454 Karar<br>DAVA: ALACAK (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kooperatifin ortakların işyeri ihtiyaçlarını karşılama amacının yanında, ortaklara arsa temin ederek parselasyon ve altyapı çalışması yapılması amacı ile de kurulduğunu, kooperatifin ferdi mülkiyete geçerek tüm ortaklara tapularını dağıtmasına rağmen tasfiye edilmediğini, müvekkilinin kendisine verilen işyeri arsasına herhangi bir bina inşa etmemesine ve güvenlik ve temizlik gibi işletmeye yönelik hizmetlerden yararlanmamasına rağmen aidat ödemeye devam ettiğini, ortakların parsellerine kadar yeterli güç ve kapasitede sanayi elektrik hattı çekme yükümlülüğünü, ücreti kooperatif tarafından karşılanmak üzere yerine getirdiğini, müvekkilinin de hak sahibi olduğu parsellere kadar trafodan elektrik kablosu çekilmesini talep ettiğini, ancak kooperatifin, kooperatif adına alınacak fatura ile elektrik kablolarının üyeler tarafından çekilmesi gerektiğini belirterek, altyapı hizmetlerine dahil olan elektrik hattı çekme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, tüm ortaklara sunulan bu hizmetten müvekkilinin yararlandırılmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek trafodan parsellere kadar çekilmesi lazım gelen sanayi tipi elektrik kabloları bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve  dava etmiştir. Davalı kooperatif, süresinde davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının 1163 sayılı Kanunun 23. maddesi hükmü gereği davalı kooperatiften kablo bedelini talep edebilmesi için, kendisi ile aynı konumda olan, diğer bir deyişle üzerinde yapı olmadığı halde diğer üye parsellerine elektrik kablosunun çekildiğini ispat etmesi halinde, yeraltı elektrik kablo bedellerinin tahsilini eşitlik ilkesi gereği davalı kooperatiften talep edebileceği, incelenen defter ve belgelere göre davalı kooperatifin  üzerinde hiçbir yapı ve faaliyet olmayan boş bir araziye elektrik teli ücreti ödemesi yapmadığı, bu hali ile eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; kök raporda eşitlik ilkesi gereği kablo bedellerinin talep edilebileceği belirtilmiş iken, ek raporda kablo bedelinin talep edilebilmesi için bazı şartların mevcut olması gerektiğine değinildiğini, ancak mahkemenin raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verdiğini, kooperatifin diğer ortaklara 1998 - 2013 yılında dava konusu hizmeti sağladığını, dolayısıyla mevcut incelemenin de o dönem yürürlükte olan mevzuata göre yapılması gerekirken, 2014 yılında yürürlüğe giren mevzuatın dikkate alındığını, 1998 yılında inşaat ruhsatı alan bir çok üyenin kablo çekim işlerini gerçekleştirdiğini ve sonrasında inşaata başladığını, bu iddialarına ilişkin tanıklarının dinlenmediğini,  müvekkilinin arsasına kablo çekilmesi talebi olmadığını, mevcut binası olmaması nazara alınarak eşitlik ilkesi gereği elektrik kablo bedellerinin davalı kooperatif tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, elektrik hattı çekme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İlk derece mahkemesinde kooperatif uzmanı ve mali müşavirden alınan 10/05/2019 tarihli raporda; davacının maliki olduğu parsellere işyeri yapmamasına rağmen, Kooperatifler Yasası'nın 23. maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi prensibine göre, her bir parseli için sanayi tipi yer altı kablolarının çekilmesini talep etmesinde haklı olduğu, bilirkişiler arasında elektrik mühendisi bulunmaması nedeniyle kablo ve kablo çekim bedeli toplam tutarının ne olacağı konusunda bir değerlendirme yapılamadığı belirtmişlerdir. Elektrik mühendisi dahil edilerek oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 13/01/2020 tarihli raporda; ortaklar tarafından sunulan faturalara istinaden binasını yapan üyelere, sadece yer altı kablo bedellerinin ödendiği, sanayi tipi elektrik kabloları bedelinin davalı kooperatiften talep edilebilmesi için, diğer ortaklarla aynı şart ve koşulda bulunması gerektiği, mevzuat gereği üzerinde hiçbir yapı ve faaliyet olmayan boş bir araziye elektrik enerjisi bağlanmasının ve taşınmaza elektrik verilmesinin teknik yönden mümkün olmadığı, bu nedenle davalı kooperatiften kabloların çekilmesinin talep edilemeyeceği, kablo bedellerinin talep edilebileceğinin kabul edilmesi halinde, en düşük bağlantı gücü alınarak yapılan hesaplamaya göre kablo bedeli alacağının 90.628,86 TL olacağı belirtilmiştir. 1163 Sayılı Kanun'un 23. maddesinde; \"Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler\" düzenlemesine yer verilmiştir. Kooperatifler Hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Yapı kooperatiflerinde, ortak peşin bedelli üye ise peşin ödemeli üyeler ile, normal statüde üye ise normal statüde olan üyeler ile karşılaştırma yapılarak eşitlik,  üyeliğin kendi statüsü içerisindeki emsal üyeler esas alınarak sağlanmalıdır. (Mahmut Coşkun,  Kooperatifler Hukuku, 2019 baskı, sh, 395) Buna göre arsalarında yapı bulunmadığı anlaşılan davacının eşitlik ilkesi gereği davalı kooperatiften kablo bedelini talep edebilmesi için, kendisi ile aynı konumda olan, başka bir deyişle üzerinde hiç yapı olmayan diğer üye parsellerine elektrik kablosu bedelinin kooperatif tarafından ödendiğini ispat etmesi gerekir. Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre ise, davalı kooperatifin kablo bedelini ödediği diğer ortakların taşınmazları üzerinde yapıların bulunduğu, yerinde yapılan incelemede, üzerinde yapı bulunan parsellere teknik şartların yerine getirilmesi neticesinde elektrik kablolarının döşenmiş olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceğinden, davacının kablo bedelini talep etmesi mümkün olmayıp, mahkemece davanın reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Kök raporun elektrik bilirkişisi olmadan hazırlanması ve bilirkişi heyetinin,  üzerinde yapı bulunan parsellere teknik şartların yerine getirilmesi neticesinde elektrik kabloları döşendiğini tespit etmesi karşısında, kök ve ek raporun çelişkili olmadığı ve ayrıca tanık dinlenmesine gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir.  Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/657 Esas, 2020/454 Karar ve 21/09/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/06/202 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af6d987d02280158","SID":"570cde64b0cfbf3b"}}