{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/428 Esas<br>KARAR NO: 2024/744<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t       <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/10/2020<br>NUMARASI: 2017/608 Esas, 2020/501 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 13/05/2013 ve 29/06/2015 tarihli ve çeşitli tarihli ek protokoller ile Güvenlik Hizmetleri Sözleşmeleri imzalandığını, sözleşme gereğince davalının müvekkili şirkete yönlendirdiği işçilerle güvenlik hizmeti sağladığı ve bunun karşılığında da müvekkili tarafından davalıya işçilerin ücretleri, kıdem tazminatları da dahil olmak üzere tüm özlük hakları peşin olarak hizmet bedeli adı altında aydan aya ödendiğini, son zamanlarda davalının işçilerle yaşadığı maaş ile alakalı problemleri nedeniyle ve müvekkili şirketin de güvenlik hizmetini kendi bünyesinde yürütmek istemesinden dolayı müvekkili tarafından davalıya Üsküdar ... Noterliğinin 07/11/2016 tarihli ve .. yevmiye numarası ile gönderilen ihtarname ile taraflar arasında imzalanan güvenlik sözleşmesinin 16/01/2017 tarihinde sona erdiğini, müvekkili şirketin işçilerin kıdem tazminatlarını peşin olarak davalıya ödemesine rağmen davalının bu ödemeleri işçilerine yapmadığını, ödenen bedelin davalının sebepsiz yere zenginleşmesine neden olduğunu, bu nedenle ödenen kıdem tazminatı bedellerinin şimdilik 100.000,00-TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, Yasal mevzuat ve dosya kapsamına uygun denetime elverişli asıl ve ek bilirkişi raporu birarada değerlendirildiğinde; taraflar arasında özel güvenlik hizmet alımı sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içerisinde, davacı tarafça özlük haklarına ilişkin ödemelerin, davalıya faturalandırıldığı, bu bedelin tekrar ödenmediği dolayısıyla da mükerrer bir ödemenin gerçekleşmediği gerekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da kıdem tazminatının müvekkili şirket tarafından davalıya ödendiğinin ve tekrar ödenmesi halinde mükerrer ödeme olacağının tespit edildiğini, ilk derece Mahkemesinin dava konusunu tamamen yanlış anlayarak hatalı değerlendirmede bulunduğunu, iş bu davanın rücu alacağı nedeniyle değil, davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle açılmış bir alacak davası olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya tüm işçiler için ayrı ayrı ödemiş oldukları kıdem tazminatlarının iş akdi feshedilirken davalı tarafından işçilere ödenmesi gerekirken ödenmemesi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini ve müvekkili şirketi aleyhine işçiler tarafından kıdem tazminatı davalarının açılmasına sebep olduğunu, iş bu dilekçenin yazıldığı tarih itibariyle davaların bir çoğunun sonuçlandığını ve müvekkili şirketin iş bu dosyalara yüksek meblağlar ödediğini, bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıya ödenen kıdem tazminatlarının tespiti ile taraflarına iadesini talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında, dava dışı işçiler için davalıya peşin olarak ödenen kıdem tazminatlarının, davalı tarafından işçilere ödenmemesi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin Personel Ücret Ödemeleri, Ücret Değişmesi ve Mali Sorumluluk başlıklı 14.1 maddesinde:\"...iş bu sözleşmenin bedeli taraflarca üzerinde mutabık kalınan ve tanımlanan işe özgülenecek özel güvenlik görevlisi adet ve niteliğine göre aylık olarak ödenir. Kişi başı hak ediş ve fatura tutarı Ek-1'deki fiyat analiz tablosunda belirtilmiştir...\" denilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, ödenen kıdem tazminatının, işçilere kıdem tazminatı ödenmemiş olması halinde iade edilmesi gerektiği yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. TBK 77.maddesine göre haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının mal varlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.Sözleşmeye göre peşin olarak ödenmiş kıdem payının iadesine ilişkin herhangi bir sözleşme hükmü bulunmadığından sebepsiz zenginleşmeye göre iadesi mümkün değildir. Davacı ancak dava dışı işçilere kıdem tazminatını  ödemesi durumunda, TBK 167. Maddesi uyarınca rücuen tazminat isteminde bulunabilecektir. Bu nedenle davacının, dava dışı işçilere yapacağı ödeme ile birlikte davalıdan talep hakkı doğacağından yalnızca zarar doğması ihtimali nedeniyle bir borç ilişkisinden söz edilemeyecektir. Mahkemece mükerrer bir ödemenin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.  Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/608 Esas, 2020/501 Karar sayılı ve 06/10/2020 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1.b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c6707c30788995f","SID":"f1750f109e6b757a"}}