{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1956 <br>KARAR NO: 2024/38<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 17.03.2022<br>NUMARASI: 2021/431 Esas - 2022/123<br>DAVA: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili  şirketin ... firmasına ait malları Türkmenistan a taşımak üzere anlaştığını,  söz konusu emtianın taşıma işini fiilen yapması konusunda  müvekkili firma ile davalı arasında akdedilen deniz taşıma sözleşmesi  gereği Türkmenistan'a götürülmek üzere anlaşma sağlandığını ve davalının taşıma navlun ücretinin müvekkili firma   tarafından ödendiğini, müvekkilinin  edimini yerine getirdiğini, davalı tarafın edimini geç ifa ettiğini söz konusu taşıma sözleşmesine konu  malları 15-20 gün içerisinde teslim etmesi gerekirken 56 gün gibi uzun bir süre geçmesine rağmen teslim etmediğini, teslim süresinin makul sayılabilecek süreyi kat kat aştığını, bu geç teslimden dolayı davalı tarafın dava dışı 3.kişi durumundaki firmaya  müvekkilinin 55.848,00 TL lik zarar ödemesini yapmadığını,  geç teslimden dolayı uğradığı zararın dava dışı  firmanın müvekkili firmadan  aldığını, davalı tarafın ağır kusurunun müvekkili firmanın  zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı hakkında Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın itirazının mesnetsiz olduğunu,  Arabuluculuk görüşmeleri aşamasında da söz konusu  zararın davalı tarafça kabul edilmediğini beyanla; davalının Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, % 20  den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu edilen olaydaki taşımanın deniz kısmının,  Bakü Limanı'ndan Türkmenistan Limanı'na Azerbaycan Devlet Demiryolları'na bağlı ...'e ait ..., 07.06.2020 tarih ve 279-20 nolu konşimento ve Azerbaycan Devlet Demiryolları'na bağlı ...'e ait ..., 17/06/2020 tarih ... nolu konşimentolar kapsamında yapıldığını, müvekkili şirketin dava konusu taşımada navlun komisyoncusu olarak faaliyet gösterdiğini, davacının icra takibi ile  TTK' nın 1188. maddesinde öngörülen bir yıllık dava açma süresinin  hak düşürücü süreyi kestiğini, bu nedenle  1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan bu davanın reddine ayrıca müvekkili şirketin dava konusu taşıma ile ilgili sorumluluğu bulunmadığından  davanın pasif husumet yokluğu  nedeniyle de reddine karar verilmesini, davacının her ne kadar dava dışı 3.firmaya gecikmeden kaynaklı olarak 55.848 TL ödeme yaptığını iddia etmekte ise de, işbu ödemeye ilişkin dekont sunmadığını, davacının işbu davayı açması için dava konusu taşımadan kaynaklı olarak  55.848 TL ödeme yaptığını ispatlaması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından, davacıya verilmiş transit süre taahhüdü bulunmadığını,  davacının da işbu hususa ilişkin herhangi bir delil ibraz edemediğini, kaldı ki deniz taşımalarında işin mahiyeti gereği bu yönde bir taahhüt verilmesinin  de mümkün olmadığını, davacının konteynerleri, deniz taşıması yoluyla azerbaycan devleti yasaları kapsamında, azerbaycan devleti'ne ait gemilerle yapıldığını,  Azerbaycan devleti, Bakü-Türkmenbaşı   limanları arasında yalnızca kendi gemilerini  kullandığından ve iddia edilen gecikme bu süreçten kaynaklandığından, resmi makamlardan kaynaklanan gecikmelerden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını beyanla; öncelikle hak düşürücü süre, pasif husumet ve aktif husumet nedeniyle davanın usul yönünden reddine karar verilmesini ayrıca davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davalı vekilince icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olduğundan öncelikle yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davaya konu taşımaya ait konşimentolar incelendiğinde; yükleyici-ihracatçı olarak dava dışı \"... San. Ve Tic. Ltd. Şti.\" , alıcı olarak dava dışı \"...\" firmasının, taşıyan olarak ise davalı ... Lojistik AŞ nin kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan e posta yazışmaları incelendiğinde ise, davacının taşıma işinin yapılması hususunda davalı ile iletişim kurduğu, taşımayı davalı ile organize ettiği anlaşılmakla, davacının da dava konusu taşıma bakımından, davalı karşısında taşıtan olduğu anlaşılmıştır. Yükün davacı tarafından taşıtılması ve gemiden tahliyesi bir sözleşmeye dayalı olarak yapıldığından ve dava geç teslime ilişkin olduğundan, icra dairesinin yetkisi sözleşmeye ilişkin yetki hükümlerine göre belirlenmelidir. HMK'nun 10.maddesinde \"sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, taşıma Derince-Ahılkelek istasyonları arasında TCDD tarafından gerçekleşmiş akabinde, Gürbulak Gümrük Müdürlüğü tarafından ihracat işlemleri tamamlanarak, davalının taşıyan olarak kayıtlı bulunduğu konşimentolar tahtında Bakü Limanı'ndan Türmenbaşı Limanı'na taşınmıştır. Buna göre sözleşmenin ifa yerinin ne yükleme aşamasında ne de boşaltma aşamasında İstanbul olmadığı, boşaltma limanına göre ifa yerinin yurt dışında, Türkmenistan olduğu anlaşılmaktadır.  Buna göre HMK'nun 10.maddesi gereğince yetkili icra dairesinin takibin başlatıldığı Büyükçekmece  İcra Daireleri olamayacağı dosya kapsamında sabittir.  Öte yandan, HMK'nun 6.maddesindeki genel yetki kuralına göre de, davalı borçlu vekilinin yetki itirazında belirtildiği üzere, davalının adresi İzmir olduğundan İzmir İcra Daireleri  yetkilidir. Davacı taraf  icra takibini Büyükçekmece İcra Dairelerinde başlatmış olup, takibin yapıldığı icra dairesi yukarıda açıklandığı üzere HMK'nun 10 ve 6.maddelerine göre yetkili olmadığı... \" gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin vermiş olduğu usulden red kararı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen yetkisizlik kararı ile birlikte hükmedilen yargılama masrafları ve davacı aleyhine verilen vekalet ücretide HMK 331'e aykırı olduğunu, Ekte belirtilen Yargıtay Kararında \"...Ancak, 6100 sayılı Kanun'un \"Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri\" başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasındaki \"görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder\" öncelikle taşıma sözleşmesi davacının ikametgahında kurulmuş olup HMK m.10 gereği yetkili mahkeme (Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)  İstanbul Mahkemeleri olduğunu, Verilen yetkisizlik kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, İzmir Mahkemeleri yetkisiz olduğunu, kısaca açıklanan nedenlerden dolayı mahkemenin kararını istinaf etme zarureti hasıl olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında, davacının akdî taşıyan sıfatıyla taşıtana ödediği tazminatın davalı alt taşıyandan rücuen tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda icra dairesinin yetkisiz olduğu ve böylece özel dava şartının mevcut olmadığı gerekçesiyle  davanın usulden reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere  HMK'nun 10. maddesinde \"sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, taşıma Derince- Ahılkelek istasyonları arasında TCDD tarafından gerçekleşmiş akabinde, Gürbulak Gümrük Müdürlüğü tarafından ihracat işlemleri tamamlanarak, davalının taşıyan olarak kayıtlı bulunduğu konşimentolar tahtında Bakü Limanı'ndan Türmenbaşı Limanı'na taşınmıştır. Buna göre sözleşmenin ifa yerinin ne yükleme aşamasında ne de boşaltma aşamasında İstanbul Büyükçekmece  olmadığı, boşaltma limanına göre ifa yerinin yurt dışında, Türkmenistan olduğu anlaşılmaktadır.  Buna göre HMK'nun 10.maddesi uyarınca   \"sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabileceği\" hükmü uyarınca takibin başlatıldığı Büyükçekmece  İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kabul edilemeyeceği gibi para alacağı sözleşmedeki edimlerden birine ilişkin olmadığından TBK'nın 89.maddesi atfıyla HMK'nın 10. maddesi de somut olayda uygulanamayacaktır.  HMK'nun 6. maddesindeki genel yetki kuralına göre de davalının adresi İzmir'de olup, davalı adresi itibariyle de Büyükçekmece  İcra Daireleri yetkili değildir. Buna göre takibin başlatıldığı anlaşılan  Büyükçekmece  İcra Dairelerinin yetkili olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince kurulan hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.İtirazın iptali davasında, takip yapılan  icra müdürlüğünün yetkisi özel dava şartı niteliğinde olup, ön sorun olarak karara bağlandıktan sonra esasa dair hüküm kurulmalıdır. İlk derce mahkemesince davalının, hakkında başlatılan takibine vaki itirazında icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, ilk derece mahkemesince de davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği dikkate alındığında,  HMK'nın 331/2. maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmadığından, mahkemece, kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine  hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda,  ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 24.01.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0d516e3dbe76794","SID":"3195fe3de29c8701"}}