{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1050 <br>KARAR NO: 2024/934<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/01/2021<br>NUMARASI: 2018/1002 E. - 2021/53 K.<br>DAVANIN KONUSU İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... Limited Şirketi vekili, ...  ve  ... Ltd. Şti vekili, Davalı ... AŞ vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili,  dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin dava dışı sigortalısı olan ... Limited Şirketinin Almanya'da yerleşik ... firmasından 28/07/2017 tarihli ve ... sayılı fatura ile satın aldığı emtianın Türkiye'ye nakliyesi için ana taşıyıcı olarak davalı ... Limited Şirketi ve alt taşıyıcı olarak da ... Limited Şirketi ve davalı ... AŞ ile anlaştıklarını; taşıma işleminin de davalı ... AŞ'nin teminatı ile gerçekleştiğini belirterek; sigortalı emtianın 01/08/2017'de Almanya'dan tam ve eksiksiz olarak ... plakalı yarı römorka yüklendiğini, aracın 07/08/2017'de varış yeri olan Sienzi Antrapo'da tahliyesi sırasında sevk edilen emtianın bir kabında ambalaj hasarı görülerek CMR üzerine not düşüldüğünü; depoda tahliye sonrası yapılan kontrolde gümrüklü antrepo yetkilileri tarafından da tutanak düzenlendiğini; müvekkilinin bu durumdan haberdar edilmesinden sonra görevlendirilen bağımsız eksperin 15/08/2017'de hasarlı makinenin bulunduğu antrepo da kapsamlı ekspertiz çalışması yaptığını ve nakliye sürecinde oluşan aracın 26/08/2017 tarihli ... nolu ekspertiz raporunda sovtaj tenzili ile zararın 88.239,52 Euro  olarak belirlendiğini; teslim aldıkları yükü o haliyle teslim edemeyen,  zararın gerçekleşebileceği bilinciyle hareket eden ve bu nedenle mesuliyetlerine sınırlama getiren haklardan yararlanamayacak olan davalıların tazminden sorumlu oldukları bu bedeli; müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya ödediğini ve böylece TTK 1472'ye göre halef olduklarını belirterek; hasar bedelinin rücuan tahsilini temin için Anadolu .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını; davalıların haksız itirazıyla takibi durdurduğunu iddia ederek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ...  Ltd. Şti vekili savunmasında özetle; taşıma işinin CMR konvensiyon hükümlerine tabi olduğunu; davacının bu taşıma işinde oluşan hasar nedeniyle öncelikle sigortalısına ödeme yapması ve onun haklarına halef olması gerektiğini; davacının sigortalısına ödeme yaptığını ispatlayamaması halinde davanın aktif dava ehliyetinden reddi gerektiğini; kaldı ki, hasarında malın taşıyıcılar tarafından teslim alınmasından önce gerçekleştiğini; malın hasarlı olarak taşıma aracına yüklendiğini, oluşan hasarın nakliye sürecinde meydana geldiğinin kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla bir an için müvekkilinin oluşan hasardan sorumlu olduğu var sayılsa bile her halükarda mesuliyetin ve mesuliyet sınırının davacı tarafın talebine göre değil, taşımanın tabi olduğu CMR konvansiyon hükümlerine göre belirlenebileceğini; oysa davacının hasara uğrayan emtianın rayiç bedeli üzerinden icra takibi başlattığını; icra takibine konu miktarın hasarlı malın satış faturasındaki değeri olduğunu belirterek, hasarlanan kolinin ağırlığına göre mesuliyetin 17.035 SDR'yi aşamayacağını; hasarlı makinenin tüm bedelinin de istenemeyeceğini zira tamir edilip edilmeyeceğinin belli olmadığını; ekspertiz tarafından belirlenen sovtaj bedelinin de çok çok düşük olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili savunmasında özetle; söz konusu taşıma işleminin Almanya'nın Duisburg şehrinden başlayıp İstanbul'a kadar süreceğini; malın ön taşıma ile göndericinin kapısından alınıp, ara nakliyesi gerçekleştirildikten sonra ... Şirketleri tarafından Almanya'daki acentenin deposundan Türkiye'ye gidecek araca yüklendiğini, ara nakliye sırasında hasarın oluştuğuna ya da dava konusu yükün ambalajının yetersiz olduğuna dair müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini; müvekkilinin yükleme boşaltma yapmadığı gibi fiili taşıyıcı da olmadığını; malın ara taşıması ve İstanbul'a yapılan taşıma işini alt taşıyıcılar olan ... Otomotiv ve ... şirketlerinin gerçekleştirdiğini; müvekkilinin dava konusu emtianın taşıma belgesinin tarafı da olmadığını, iş bu davanın müvekkile yöneltilemeyeceğini somut olayda ana taşıyıcı olarak müvekkiline sorumluluk yüklenmek istense de taraflar arasındaki anlaşma gereği müvekkilinin meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını; kaldı ki, bir an aksi kabul edilse dahi hasarlı makinenin 4.100 Euro olarak belirlenen sovtaj bedelinin çok düşük olduğunu makinenin değerinin çok daha yüksek olduğunu; zarar sorumlusu olmayan müvekkiline tazminat mesuliyeti yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili savunmasında özetle; davacının dava dışı sigortalısının Almanya'dan aldığı emtianın nakliyesi için ana taşıyıcı ... Ltd. Şti ve müvekkili ile davalı ... Ltd. Şti ile anlaştığını; emtianın Almanya'da 01/08/2017'de yüklendiğini; 07/08/2017 tarihinde İstanbul Esenyurttaki antrepoya tahliyesi sırasında sevk edilen emtianın bir kabında ambalaj hasarı olduğu belirtilerek CMR üzerine not düşüldüğünü; söz konusu taşıma işi esnasında meydana geldiği belirtilen hasarla ilgili olarak müvekkiline yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını; hasarın müvekkilinin bilgisi dahilinde gerçekleşmediğini savunarak, aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Taşımanın yurt dışı taşıması olması ve niteliği itibarıyla  CMR konvansiyonuna tabi olduğu şüphesizdir. Hasar incelenmiş olup, bilirkişilerin fotoğraflamış olduğu ve kök raporun 5. Sayfasında yer alan anlatımdan da anlaşılacağı üzere; yüzeye monte teknolojisi ile bileşenlerin doğrudan basılı devre kartlarının yüzeyine monte edilen robotlar niteliğindeki emtianın son derece hassas ayarlar içeren teknolojik makineler olduğu; bu nedenle de normal şartlar altında sevkiyat için özelliklerine uygun bir şekilde ambalaj yapılsa dahi, sevkiyat sürecinde araç içi sabitleme, başka yüklerle birlikte hatalı tertipleme veya aktarma esnasında kaba elleçlemeden dolayı sürtmeye / düşmeye / darbeye bağlı ambalajında hasar oluşması durumunda; bu unsurlar şiddetine göre benzeri teknolojiyle çalışan makinelerin amacına uygun kullanma özelliğini kaybetmesine sebep olacağı; üretici firmanın 92.339,52 Euro bedelle sigortalıya satışını yaptığı dava konusu  ... Marka ... model kart dizgi makinesi üzerinde oluşan hasarın da nitelik ve niceliği itibariyle makinenin tahliye edildiği antrepo da yapılan teknik incelemeyle belirlenmiş hasarının bu tip bir hasar olduğu; ekspertiz raporunda da bunun uzun uzun incelendiği; .bu nedenle dava konusu olan ve hasar gören makinenin artık amacına uygun olarak kullanılabilme özelliğini tamamen kaybettiği; bu sebeple üretildiği fabrika ortamında onarılsa bile tamirinin ekonomik olamayacağı; makineden tam randuman alınmasının teknik olarak tamirden sonra da mümkün olamayacağı nedeniyle; dizgi makinesinin mevcut halinin bir işe yaramayacağı ancak aynı türdeki bir makinenin belirli bir tipte hasarı halinde davamıza konu olan makinenin hasarlanmayan parçalarının ona aktarılması halinde bir işe yarayabileceği; bunun da çok düşük bir ihtimal olduğu; bu nedenle sovtaj bedelinin sadece 4.000 Euro olarak belirleyen ekspertiz raporunun olaya uygun düştüğü; bunu tespit eden bilirkişi rapor ve ek raporunun gerekçelerinin yerinde olduğu mahkememizce kabul görmüştür.  Yargılama devamında, davalılar vekilleri her ne kadar hasarın taşıma işi başlamadan evvel meydana geldiği, söz konusu  emtianın hasarlı bir biçimde taşımayı gerçekleştiren araca yüklendiğini iddia etmişler ise de, buna ilişkin bir belge mevcut değildir. Öte yandan taşıyıcının aracına yüklenen emtiayı kontrol etmesi; somut olayda nasıl İstanbul'da antrepoya tahliye edilirken dıştan bu hasar görülmüş ve CMR'ye hasar şerhi düşülmüşse;  Almanya'daki aracı yükleme esnasında da NEZARET YÜKÜMLÜLÜĞÜ bulunan taşıyıcılar tarafından aynı özenin gösterilmesi, ambalaj hasarının görülüp, şartlı ve şerhli olarak taşınmak için emtianın teslim alınması gerekirdi. Bu nedenle nezaret yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve emtianın da hasarlı yüklendiğine dair bir delil ibraz edemeyen davalıların bu savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı taşıyıcıların yüklemeye nezaret görevi esnasında yapması gereken kontrolde, ambalajında bariz hasar olan yükü fark edememesi de fiilen mümkün kabul edilmemiştir.  CMR konvansiyonuna tabi taşımalarda taşıyıcı konvansiyonda ön görülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı eşyayı \" teslim aldığı haliyle \" varma yerinde alıcısına veya onun temsilcisine TESLİM BORCUNU ÜSTLENİR. Yükün güzergah üzerinde yaptığı aktarmalarda dahil olmak üzere taşıma süresi içinde eşyayı gözetim sorumluluğu mevcut olup, bu kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zarardan, gördüğü hasardan bozulmadan veya kaybolmasından sorumluluğu objektif sorumluluk niteliğindedir. Bunun istisnası taşıyıcıların kendilerini mesuliyetten kurtarabilecek olan CMR 17. Madde ve devamındaki beyyinelerden birinden faydalanabilmek için; tahdidi olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi gerekir ki, bilirkişi raporu ve ek raporunda bahsedildiği gibi bu tür bir halde mevcut olmadığından davalı yükleniciler ve dolayısıyla davalı ... hasardan sorumlu tutulmuştur. Ancak, davacının davalılar aleyhine yapmış bulunduğu icra takibi ekspertiz tarafından belirlenen malın rayiç değeri üzerinden yapılan bir icra takibidir. İcra takibinde malın fatura bedelinden sovtaj bedeli düşülmek suretiyle icra takibi 88.239,52 Euro asıl alacağın Euro'ya Merkez Bankası'nca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranıyla birlikte tahsili şeklinde gerçekleştirilmiştir. Oysa, CMR konvansiyonuna göre, taşıyıcının sorumluluğu \" özel çekme hakkı \" ( SDR ) ile sınırlandırılmış olup; özel bir hesaplama şekliyle hesaplanmaktadır. Yükün bürüt ağırlığı 2.185 kg olduğu için CMR 23/3 maddede ön görülen mesuliyet üst sınırı olan 8,33 ile bu ağırlığın çarpılması ile sorumluluğun taşıyıcılar ve davalı ... yönünden 18.201,05 SDR ile sınırlı olacağı hesaplanmıştır. Bu bilirkişi raporuna davacı itiraz etmiş olup, olayda davalı taşıyıcıların ağır kusuru bulunduğunu, CMR hükümleri gereğince ağır kusur halinde söz konusu sınırlamaya göre hesaplama yapılamayacağı; hesaplamanın hasara uğrayan emtianın rayiç bedeli üzerinden yapılması gerektiğini iddia etmiş ise de; bu hususta alınan ek raporda açıkça anlatıldığı gibi CMR 29. Maddeye göre taşıyıcıların görevlerini ifası esnasında bilerek işledikleri kötü hareket veya kusur ya da kasıtlı eylemleri halinde söz konusu sınırlamanın ortadan kalkacağı ve malın değeri üzerinden hasarı gidermesi gerektiği; olayımızda meydana gelen hasarın açıkça taşıma esnasındaki istifleme / ambalaj / kabaca elleçleme sebebiyle meydana gelmesi karşısında CMR 29. Maddedeki hallerin söz konusu olmadığı; bu nedenle sınırlamadan da davalılarımızın faydalanması gerektiği kanaatine varılarak hüküm oluşturulmuştur. İcra takibi  88.239,52 Euro asıl alacak üzerinden gerçekleştirilmiş olup; emtianın hiç kullanılmaz hale geldiği, bu nedenle enkaz ( sovtaj bedeli ) düşülmek suretiyle gerçek zararın bu miktar olduğu; takibin de bu miktar üzerinden başlatıldığı nazara alınarak; öte yandan gün gün belirlenen SDR bedelinin takibin sonunda gerçekleşecek tahsil anı itibariyle ne miktara ulaşılacağı şuan bilinemeyeceğinden mahkememizce davacı tarafın gerçek zarar üzerinden takipte bulunduğu; bu sebeple takibin talep edilen bedel üzerinden devamı gerektiği fakat tahsil anında 18.201,05 SDR ile sınırlı tahsilin gerçekleştirilmesi; bir başka deyişle tahsil anında 18.201,05 SDR 88.239,52 Euro'dan daha fazla ederse o takdirde 88.239,52 Euro'nun işlemiş faiziyle tahsiline; tahsil tarihinde 18.201,05 SDR şayet 88.239,52 Euro'nun altında kalırsa o taktirde 18.201,05 SDR'nin tahsil tarihindeki Euro karşılığı üzerinden hesaplama yapılması gerekeceğinden aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Taşıma akdinden kaynaklanan alacaklar likit olduğu ve takibe itirazda haksız bulunduğundan davacı inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş; davanın reddedilen bir kısmı bulunmadığından haksız takip tazminatına hükmedilmemiş; icra inkar tazminatının hesaplanması yönünden de 18.201,05 SDR'nin takip tarihindeki değeri üzerinden (18.201,05 SDR x 11.1265 ( birim SDR'nin takip tarihindeki TL karşılığı ) = 202.513,90 TL olmaktadır) inkar tazminatına karar verilmek suretiyle hüküm oluşturulmuştur...\" gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı yanca davalılar aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında yaptığı takibin aynen devamına, ancak, bu takip sonunda davacının ( alacaklının ) bu takip sonucu tahsil edeceği bedeli 18.201,05 SDR ile (tashih tarihinde) sınırlı olmasına, 202.513,90 TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı şirketler vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... ve ... Ltd. Şti vekili,  istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul yönünden hatalı olduğu gibi esas yönünden de çelişkili  ve tereddüt uyandırıcı olduğunu, mahkemenin hem davacının sınırlı sorumlu olduğunu kabul ettiğini, hem de davanın kabulü kararı ile icra takibinin aynen devamına karar verilerek çelişkiye düştüğünü, mahkeme kararının trafik kazası neticesinde sigortacının poliçedeki belli bir limitle sorumlu olmasını andırdığını, oysa ortada poliçe limitinin söz konusu olmadığını, CMR 23/7 maddesi gereği karar tarihindeki SDR karşılığı TL hesaplanarak çıkan sonucun davacının talebi EURO cinsinden olduğundan karar tarihindeki EURO kuruna bölmesi ve bu şekilde davacının EURO cinsinin hesaplanması gerektiğini, hem davanın kabul kararı verilip hem de anlaşılmaz biçimde alacağın belirli bir limit ile sınırlandırılmasının ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmetmeyip davacı lehine de sanki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş gibi vekalet ücretine hükmedilmesinin CMR konvansiyonuna aykırı olduğu gibi son derece çelişkili ve tereddüt uyandırıcı olduğunu, mahkeme tarafından sınırlı sorumluluğu aşan bölüm açısından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, HMK 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen kararın açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğini, alacağın likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, taşıyıcının sorumlu olduğu meblağın yargılama çerçevesinde alınan bilirkişi raporları ile hesaplandığını, emsal Yargıtay kararları kapsamında alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin tümünün davalılara yüklenmesinin hatalı olduğunu, davanın tamamen kabulüne karar verilmiş gibi harç hesaplanmasının hatalı olduğunu, hasarın malın teslim alınmasından önce oluştuğunu, malın davacının sigortalısına 4.100,00 EURO bedel ile bırakılmasının kabul edilemeyeceğini, bu durumun malın gerçekten kullanılabilir olup olmadığı ve son derece değerli olan malın sovtaj değerinin sadece 4.100,00 EURO olup olmayacağı konusunda şüphe uyandırdığını iddia ederek, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan  ... AŞ vekili 04.03.2021 tarihli istinaf dilekçesi daha önceden dosyaya ibraz edilen ve yukarıda yer verilen istinaf dilekçesi ile benzer olup , kararın kaldırılmasını ve davanın esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Davanın 18.201,05 SDR ile sınırlı olmak üzere kabulüne karar verildiğini, kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, müvekkili yönünden ret kararı verilmesi gerektiğini, davacının sigortalısı tarafından meydana gelen hasar yönünden yapılmış bir bildirimin söz konusu olmadığını, bu hususun yargılama aşamasında ve raporlara beyan dilekçesinde de belirtildiğini, mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, ekspertiz raporununda müvekkiline tebliğ edildiğine dair bir delilin sunulmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve de hüküm kurmaya uygun rapor  olmadığı halde rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, gerçek zararın belirlenmesi istenmiş ise de bilirkişi heyeti tarafından davacının sigortalısı tarafından alınan raporlar çerçevesinde rapor tanzim edildiğini, meydana gelen hasarın bilirkişiler tarafından bizzat görülmediğini, yükteki hasarın ne şekilde oluştuğuna dair bir değerlendirme aydınlatmanın söz konusu olmadığını, kök ve ek raporda hasarın nasıl oluşmuş olabileceği, yükleme esnasında düşme veya taşıma esnasında doğru sabitlenememe gibi veya makinenin tamir edilerek kullanıma hazır hale getirilip getirilmeyeceğinin belirlenmemiş olması nedeniyle yapılan değerlendirmenin teknik altyapıdan yoksun olduğunu, ek raporda hasarın ambalaj ya da gönderenin yaptığı yükleme, sabitleme, tertipleme hatasından kaynaklanmadığının yazılmış olduğunu, makine incelemeden bu tespite nasıl varıldığının anlaşılamadığını, kabul halinde yükleme ve boşaltmadan sorumlu şirketin hasardan da sorumlu olacağını, diğer davalı ... Otomotivin taşıyıcı olarak tarafı olduğu CMR belgesi ile taşıyıcının araca yüklenen mallardan ambalaj, istifleme, yükleme ve boşaltma hatasından dolayı meydana gelecek hasarlardan sorumlu olmadığının kararlaştırıldığını, CMR konvansiyonunun 17.maddesi bağlamında yapılan değerlendirmede pervasız davranış ve kast ayrımının tartışılması gerektiğinin belirtildiğini, taşımaya ilişkin CMR belgesindeki özel şartlar bölümündeki sorumsuzluk kaydı doğrultusunda müvekkili şirketin kusursuz sorumluluğununda bulunmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili,  istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece, bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve hüküm kurmaya uygun bir rapor olmadığı halde rapora göre karar verildiğini, taşıma gerçekleştirilmiş olan malda meydana gelen hasarın malın teslim alınmasından önce meydana geldiğini, maldaki hasar ve orjinal kartonda meydana gelen yırtılmanın başka bir karton ve akabinde streçleme ile kapatıldığını, malın bu şekilde hasarlı olarak taşıma aracına yüklendiğini, malın taşıyıcının malı teslim almadan evvel hasarlanması nedeniyle taşıyıcıya bir kusurun atfedilemeyeceğini, dava dışı alıcı şirket tarafından alınan rapor ve fotoğraflar doğrultusunda inceleme yapılmış olmasının kabulünün mümkün olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtia, abonman sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... Limited Şirketi vekili, ...  ve  ... Ltd. Şti vekili, Davalı ... AŞ vekilleri yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacının dava dışı sigortalısı şirketin Almanya'daki firmadan satın aldığı emtiayı Türkiye'ye nakledilmesi için ana taşıyıcı ... Ltd Şirketi ve alt taşıyıcı ... Ltd Şirketi ile anlaşmış olduğu, emtianın hasarlandığı, hasar bedelinin davacı ... tarafından dava dışı sigortalıya ödendiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, meydana gelen hasarda davalıların kusurlu bulunup bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporun dosya kapsamına uygun olup olmadığı, sınırlı sorumluluk kapsamına göre verilen hükmün usul ve yasaya uygun olup olmadığı, icra inkâr tazminatına karar verilmesinin, davalılar yararına vekalet ücreti verilmemesinin ve tam kabul edilerek yargılama giderlerinin tamamından davalıların sorumlu tutulmuş olmasının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı ... ile dava dışı ... Tic Ltd Şirketi arasında başlangıç tarihi 14.11.2016, bitiş tarihi 14.11.2017 olan nakliyat emtia abonman sigorta poliçesinin düzenlendiği, davalılardan  ... Ltd Şirketinin taşıyıcı, dava dışı Almanya'daki yerleşik şirketin gönderen, dava dışı sigortalı şirketin alacaklı olduğu, 01.08.2017 tarihli CMR belgesinin düzenlendiği, sigortalı emtianın 01.08.2017 tarihinde Almanya'dan ... plakalı araca yüklendiği, 07.08.2017 tarihinde varış yeri olan Sizenze Antrepo Esenyurt İstanbul adresinde tahliye işlemi sırasında sevk edilen emtiadan 1 kapta ambalaj hasarı olduğu görülerek CMR üzerine not düşüldüğü ve depoya alındığı, depoya tahliye sonrasında gümrük yetkililerince teslim tesellüm tutanağı düzenlendiği, gümrük müsteşarlığı Halkalı Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen teslim tesellüm tutanağında el yazılı olarak, 1 kap ambalajın hasarlı olarak teslim alındığının belirtildiği, antrepoda 07.08.2017 tarihinde aracı tahliye etmek üzere orjinal mührün sağlam görülerek açıldığı, eşyaların tahliye edildiği ancak ... Motor göndericili... Elektronik Firması adına gelen 7 kap 2730 kg evsafındaki eşyanın tahliye edildiği, aracın en son kısmına ... Firmanın eşyası üzerinde bulunan eşyanın alınmasında eşyanın ön kısmında ambalajı deforma teslim alındığı, nakliye firmasının bilgilendirilerek CMR üzerine not yazıldığı, detaylı inceleme yapıldığında eşyanın ilk seferde belirtilen ambalaj hasarı kısmındaki gözlemleri eşyanın diğer kaplarında orijinal karton ambalajlı hasarlı olanın ise hasarlı deforma kısmındaki orijinal karton kısmın yırtılarak atıl bir kaç karton ile bantlanarak üstü de streç ile kaplanmış olduğu, strecin açılıp kartonların arka kısmına bakıldığında makinenin ön kısmının gözükmediği ve deforme olmuş, kontrol düğmelerinin yamulmuş, eşyanın  metal  palet kısmı ile makine arasında şasi ambalajı şasinin görevi gören demirin yamulduğu, eşyanın metal palet kısmının aynı şekilde yamulduğu, fotoğraflanarak eşyanın antrepoya alındığına dair dava dışı antrepo görevlileri tarafından tespitlerde bulunulduğu,  07.08.2017 Halkalı Gümrük Müdürlüğüne gelen tır aracına vurulan orijinal mühürlerin sağlam olduğunun görüldüğü, 9 kap eşyanın antrepoya boşaltıldığı, bir kap eşyanın hasarlı olarak teslim alındığı, 26.08.2017 tarihli ekspertiz raporunda sigortalı emtianın metal koruma kafesinin merkezine naylon muhafazaya sarılı olarak yerleştirildiği ve metal koruma bantlarına sabitlenmiş şekilde görüldüğü, metal kafesin karton ambalaj ile sarılı olduğu, karton ambalajın ön yüzündeki tabakanın iptidai olarak harici bir karton ile takviye edildiği, takviye edilen karton ambalajın dikkat çekmemesi amacıyla streç ile sarılarak sabitlendiği, bahse konu karton muhafaza kaldırıldığında makinenin metal kafesinin gönyesini kaybettiğini, ön metal panellerin eğildiği, makinenin ağırlık merkezini yitirerek ön kısma doğru geldiğinin tespit edildiği, makinenin sol ve sağ yan duvar saclarının dalgalı şekilde ezik ve eğik olduğu, 2 adet Linear Motorunun hareket eksenini oluşturan yatakların çıkmış ve eğimli olduğu, makine ön kapağının derin şekilde ezik ve açılmadığı, sonuç olarak makinenin taşıma paletleri, dış kaportası ve iç aksamına bakıldığında makinenin ön kısmı üzerine en az 2-3 metre yükseklikten ve düz olmayan bir zemine sert şekilde düştüğünün öngörüldüğü, makinenin onarım, parça değişimi, ayar ve kalibrasyon işlemleri ile tamir edilmesinin ... Servisinde ne de ... fabrikasında mümkün olmadığı, hasarlı emtianın toplam fatura bedeli tutarının 92.339,52 EURO olduğu, 4.100,00 EURO sovtaj tenzili neticesinde 88.239,52 EURO hasarın olduğu, rücu muhatabının sigortalıya nakliye faturasını düzenleyen ana taşıyıcı ... Ltd Şirketi olduğu, ana taşıyıcı firmaya nakliye hizmeti veren ve fiili nakliyeyi gerçekleştiren ... Ltd Şirketinin ise ana nakliyeci firmaya karşı yükleme sırasında not edilen ve tutanak ile kayıt altına alınan bir hasar bulunmadığından fiili nakliyeci firmanın sevkiyatı  araçtan tahliye öncesinde hasar tespitinin bulunarak CMR'ye hasar notu düşüldüğünden hasardan sorumlu olduğu, fiili taşıyıcı  ... firmasının  ... AŞ tarafından tanzim edilen CMR poliçesinin bulunduğunun öğrenildiğinin belirtildiği, davacı ... tarafından 88.239,52 EURO tutarındaki hasar tazminatının dava dışı sigortalıya ödendiği ve ödemeye ilişkin olarak ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzunun düzenlendiği, makbuzda davacı ... şirketinin ödediği hasar kadar TTK'nın 1472 ile TBK'nın 183 maddesi gereğince alacağın temlik edildiğinin belirtildiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından davalılardan ... ve ... Ltd Şirketine Kartal ... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile 07.08.2017 tarihinde konşimento/fatura muhteviyatı olarak 146.472,00 EURO değerinde 7 kap halinde taşınmak üzere teslim edilen ... Dizgi Makinesi cinsi emtianın 92.339,52 EURO değerindeki bir kapta bulunan ... Dizgi Makinesinin 11.08.2017 tarihinde gümrükte antrepo şirketine hasarlı olarak teslim edildiği, hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinden sorumlu olduklarının sigorta işlemlerinin yerine getirilmesi ve zararın derhal giderilmesi için ihtarname tarihinden itibaren bir gün içerisinde tazmin talebinde bulunulduğu, davacı ... tarafından davalılar hakkında İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 30.07.2018 tarihinde 88.239,52 EURO asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların icra takibine karşı itirazı üzerine davacı şirket tarafından İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince bilirkişi kök ve ek raporları alınmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dava konusu emtianın Almanya'dan Türkiye'ye taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin  hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesinin karar gerekçesinde, bilirkişi heyeti tarafından davalıların sorumlu olacağı  miktar  olarak  davanın kabul edilmesi gerektiğine vurgu yapılmakla birlikte, tahsil anında SDR'nin EURO karşılığı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen, davanın kabulüne karar verilerek çelişki yaratılmıştır.  Bilirkişi raporuna göre  davanın tümden kabulü şeklinde hüküm tesis edilmiş, ardından sınırlı sorumluluk uyarınca hüküm çelişkili hâle getirilmiştir. Diğer taraftan, davacının takip tutarındaki alacak miktarının,  hasarın  SDR karşılığına göre fazla miktar  olmasına rağmen davanın kabulü yönünde hüküm tesisi dosya kapsamına uygun düşmemiştir.  SDR'nin takip tarihindeki karşılığı üzerinden %20  oranında icra inkar tazminatının kabulü ile buna yönelik karar verilmiş olması ve yine davanın tümden kabul edildiği gerekçesi ile yargılama giderinin ve vekalet ücretinin mevcut kabul şekline göre berilenmiş olması da anlaşılamamıştır.Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi hükmü denetime elverişli bir karar olmadığı gibi infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Mahkeme, önce itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermiş, akabinde bu hükmü etkisiz bırakacak şekilde SDR üzerinden sınırlama yapılmıştır. Oysa mahkeme hükmünün tereddüte mahal vermeyecek açıklıkta olması gerekir. Mahkeme, hangi miktarda alacak bakımından itirazı iptal ettiğin açıkça kararında göstermelidir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK’nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalılarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davalılarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66d23ddad16e0693","SID":"9b5321f900672880"}}