{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1103 <br>KARAR NO: 2024/184<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı malların bedelini ödememesi nedeniyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasıyla 40.662,03-TL asıl alacak talepli ilamsız takip başlatıldığını ve davalının takibe  haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davacının müvekkiline 03/05/2017 tarihinde tebliğ ettiği 11/04/2017 tarihli ... seri nolu 24.548,18-TL ve 12/04/2017 tarihli ... seri nolu 21.997,44-TL bedelli iki adet faturanın gerçeğe aykırı düzenlendiğini, faturalara konu ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, faturaların ihtarnameyle iade edilerek itiraz edildiğini, daha sonra davacının gönderdiği ihtarnameyle malların teslim edildiği iddia edilerek irsaliyelerin tebliğ edildiğini, ihtarnamede müvekkilinin yetkilisinin imzasının bulunmadığını, faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını ve  sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümünde herhangi bir imzanın da bulunmadığını, malların tesliminin ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin gıda toptancılığı işi yaptığını, bu kapsamda davalı şirketle aralarında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan teslim alıp bedelini ödemediği bir mal olmamasına rağmen, davalı tarafından 11/04/2017 ve 12/04/2017 tarihli faturaların müvekkiline gönderildiğini ve bedellerinin talep edildiğini ancak faturaların müvekkilince kabul edilmeyerek noterden gönderilen 10/05/2017 tarihli ihtarnameyle iade edildiğini, müvekkilinin cari hesaplarında görünen alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla 5.884,46-TL asıl alacak talepli ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile  icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin birleşen davacıdan asıl davaya konu olan 40.662,03-TL alacaklı olduğunu, asıl davanın incelenmesi sonucunda söz konusu alacak sabit olduğunda birleşen davanın da konusuz kalacağından reddi gerekeceğini,müvekkilinin diğer tarafa borcu bulunmadığını belirterek, birleşen davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre asıl dava davacısı şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davalıdan 40.662,03-TL alacaklı göründüğü ,davalı ...'ın usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davacıdan 5.884,42-TL alacaklı göründüğü, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 12/04/2017 tarihli 21.997,44-TL ve 11/04/217 tarihli 24.548,18-TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, asıl dava  davacısı tarafından bu iki faturaya ilişkin sevk irsaliyesi sunulmadığından, malların teslim edildiğinin ispatlanamadığı, birleşen dava davacısının birleşen dava davalısı şirketten 5.884,46-TL alacaklı olduğu ve bu alacağın da likit olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine; birleşen davanın kabulüne, birleşen davada davalının itirazının iptali ile %20 oranda hesaplanan 1.176,89-TL icra inkar tazminatını davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili; iki adet faturanın 25/04/2017 tarihinde davalı ...'e teslim edilen faturalara itirazının olmadığını; taraflar arasındaki ihtilaftan önceki dönemde davalının iş yerinin İstanbul/Kartal’da olması nedeniyle mal tesliminin hiçbir zaman Kartal adresine yapılmadığını, davalının talebi ile öteden beri satın aldığı malların İstanbul/Bayrampaşa (...) adresinde bulunan ve davalı ile uzun süreden beri çalışan . ... Ltd. Şti.'ye ait soğuk hava deposuna teslim edildiğini, davalının da bu adresten aldığı malları müşterilerine servis ettiğini; yargılama aşamasında bu hususta dava konusu faturalar da eklenerek adı geçen şirkete müzekkere yazıldığını, müzekkerelere şirketin kendisi tarafından değil Avukatı marifetiyle cevap verildiği, verilen cevapta ilgisiz bir şekilde \"kumanya yapmadıklarını, yaptıkları kumanyalarda satın aldıkları malların bedelini ödedik gibi,” cevap verildiğini, bunun üzerine depoya giren ve çıkan malların kayıt defterinin ibrazının istenildiğini ancak  yine ilgisiz bir cevap verildiğini ve en son olarak da kendilerine mal teslim edilmediğini söylediklerini, mahkemeden depo giriş çıkışlarının gerek bilgisayar gerekse depo kayıt defteri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması istenilmiş ise de bu taleplerinin reddedildiğini; faturaya konu malların ... firmasında ... isimli çalışana teslim edildiği ve bu kişinin de davalının değil ... firmasının elemanı olduğunun SGK kayıtlarına göre sabit olduğunu; dava konusu malların ... firmasına teslim edilmesini isteyen davalının sigortalı elemanı olan ...’ın, müvekkili şirketin satış temsilcisi ... ile yaptığı whatsapp mesajlarında da bu malların ...’a (yani ... teslim edilmesinin istenildiğini, bu mesaj üzerine ve taraflar arasındaki bu konuda teamül haline gelmiş uygulamaya göre malların ... deposuna teslim edildiğini, davadan önce dava konusu malların davalı tarafından müvekkiline iadesinin gündeme geldiğini ve bu konuda da 09/05/2017 tarihinde yine ... arasında mesajlaşmalar olduğunu, hazırlanan teslim evrakı whatsapp üzerinden davalıya gönderildiğini fakat bir müddet sonra davalının verdiği cevapta bu belgeyi kabul etmediklerini, belgeyi avukatın mı hazırlayıp hazırlamadığı gündeme geldiğini ve anlaşma olmayınca da bu davanın açıldığını; HMK 199'a göre dosyaya sundukları mesaj ve yazışmaların davada delil değeri taşıdığı, teslim vakıası hakkında tanık dinletme taleplerinin mahkemece hatalı olarak reddedildiğini; istinaf incelemesinde talepleri haklı görülüp karar kaldırıldığında, müvekkilinin belirtilen faturalara ilişkin alacağı sabit olacak ve cari hesabına aynen yansıyacağından, karşı davanın konusu da takas ve mahsup ile ortadan kalkacağını belirterek, kararın kaldırılmasına asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için, birleşen davada açık hesapda doğan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.Taraflar arasında ticari mal alım satımı nedeniyle açık hesap ilişkisi içerisinde oldukları anlaşılmış, asıl davaya konu icra takibinde 13/09/2017 tarihi itibariyle asıl alacağın tahsili talep edilmiştir. Asıl davada davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde ticari ilişki kabul edilmekle birlikte, taraflar arasındaki açık hesap ilişkisindeki farkın sebebini teşkil eden 11/04/2017 tarihli 24.548,18-TL ve 12/04/2017 tarihli 21.997,44-TL bedelli faturalara konu mallar teslim edilmediğinden, faturaların itiraz edilerek Kadıköy ... Noterliğinden gönderilen 10/05/2017 tarihli ihtarla iade edildiği ve birleşen davada açık hesap kapsamında asıl dava davacısından olan 5.884,46-TL alacağın konu edildiği beyan edilmiştir. Asıl davada davacı vekili; 15/03/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesi ve aşamalardaki tüm beyanlarında, müvekkilinin davalıya 2016 yılından beri mal sattığını, bu davada uyuşmazlığın dayanağını teşkil eden her iki faturadaki satılan mallar da dahil olmak üzere malların teamül olarak davalının Kartal'daki iş yerine değil, davalının isteğiyle dava dışı .... Ltd. Şti.'ye ait olduğu belirtilen ...ismiyle anılan Bayrampaşa'da ki soğuk hava deposuna teslim edildiğini ileri sürmüştür.Söz konusu dilekçenin ekinde, bu iddialarına dayanak olarak davalının kardeşi ve çalışanı olduğunu belirttiği ... isimli şahısla, müvekkilinin çalışanı ...) isimli şahıs arasındaki 27/02/2017 ve 01/04/2017 tarihli whatsapp yazışmalarını, 06/03/2017 tarihli iki adet fatura ile sevk irsaliyelerini ve uyuşmazlık konusu olan iki adet fatura ile sevk irsaliyelerini sunmuştur. 27/02/2017 pazartesi tarihli whatsapp yazışmalarında davacının çalışanı ...'e hitaben yazılan mesajda 10.000 adet 500 gr krem  peynir ve 4.900 adet üçgen peynir siparişinin perşembe günü  ... gıda deposuna sevk edilmesinin istenildiği, 5.130 adet 500 gr krem peynir ve 1.890 adet üçgen peynir için 06/03/2017 tarihli 21.533,38-TL, 2.592 adet 500 gr krem peynir için 06/03/2017 tarihli 9.854,40-TL ve 2.430 adet 500 gr krem peynir için 06/03/2017 tarihli 9.242,04-TL bedelli üç adet faturanın davalı adına düzenlendiği, bu faturalara ilişkin aynı tarihli üç adet sevk irsaliyesinde teslim yerinin Megacenter olarak yazıldığı ve malların ... isimli şahsa teslim edildiği görülmüştür. Davalı tarafından işbu fatura, sevk irsaliyeleri ve teslim işlemlerine itiraz edilmeden ticari defterlerine kaydedildiği  anlaşılmaktadır. Ancak 01/04/2017 tarihli whatsapp yazışmalarında davacının çalışanı ...e hitaben yazılan mesajda ...gıdaya 10.000 adet 500 gr krem  peynir ve 5.000 adet üçgen peynir siparişi verildiği, uyuşmazlık konusu 5.010 adet 500 gr krem peynir ve 4.752 adet üçgen peynir için 11/04/2017 tarihli 24.548,18-TL, 5.400 adet 500 gr krem peynir için 12/04/2017 tarihli 21.997,44-TL bedelli iki adet faturanın davalı adına düzenlendiği, bu faturalara ilişkin aynı tarihli iki adet sevk irsaliyesinde ...isminin yazılı olduğu altında da imzanın bulunduğu görülmüştür. Asıl davada davacı vekili, bu ürünlerin de aynı şekilde . ... Ltd. Şti. çalışanı ....isimli şahsa teslim edildiğini iddia etmektedir. Ancak  davalı taraf ise davacıyla aralarındaki ilişkide satın alınan malların dava dışı  ... Ltd. Şti.'ye tesliminin teamül olduğu veya .... isminde bir çalışanı olup siparişlerin davacıya onun tarafından verildiği hususunda müspet-menfi hiç bir beyanda bulunmamış, whatsapp yazışmalarının da kimler tarafından yapıldığının belli olmadığını ve sadece teslim fişlerindeki imzaların müvekkili şirket yetkilileri tarafından atılmadığını beyan etmiştir. Yargılama aşamasında, mahkemece dava dışı ... Ltd. Şti.'ye 4 kere müzekkere yazılmış, anılan şirket avukatının sunduğu cevaplarda belirtilen tarihlerde kumanya yapımı olmadığından belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilince daha önce kumanya yapımı için mal satın alındığı ancak onun parasının ödendiğini, mahkemece istenilmiş depo mal giriş-çıkış kayıt defterinin bulunmadığı bildirilmiş ve Nisan 2017 dönemine ilişkin mal giriş-çıkış kayıtlarını sunmuştur. Söz konusu kayıtlarda taraflara ilişkin bir bilgi görülememiştir. Bilirkişi raporunda da, uyuşmazlık teşkil eden iki adet faturanın davalının ticari defterinde ve BA formunda kayıtlı olmadığı ancak davacı şirketin defterlerinde ve BS formunda kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda, yukarıdaki açıklamalarda da görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ihtilafsız dönemde whatsapp kayıtlarındaki tarihler ve miktarlarla da uyumlu olarak asıl dava davalısının davacıya verdiği siparişlerin dava dışı ... firmasının soğuk hava deposunda anılan firma çalışanı ...e teslim edildiği, o teslimat ile ilgili faturaların kabul edilerek defterlerine kayıt edildiği anlaşılmıştır. İhtilafa dayanak teşkil eden faturalara ilişkin malların da  aynı yöntemle davacıya sipariş verildiği, yine aynı firmanın deposuna ve çalışanı...'e teslim edildiği, dosyadaki whatsapp yazışmalarından, faturalar ile irsaliyelerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının asıl davada iddiasını ispat ettiği ve faturaya dayalı alacağın likit olduğu benimsenerek karar verilmesi gerekirken, asıl davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Öte yandan birleşen davada davacının talep ettiği açık hesaptan kaynaklanan 5.884,42-TL alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Fakat asıl davada davacının davalıdan 40.662,03-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından, açık hesap ilişkisi kapsamında birleşen dava davacısının alacağının, asıl dava davacısının 40.662,03-TL alacağından mahsup edilmesi gerektiğinden, birleşen dava davacısının işbu itirazın iptali davası kapsamında hükmedilecek bir alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması isabetli olmamıştır.Ayrıca asıl davada, davalının alacağının açık hesap kapsamında yapılan mahsup işlemi sonucunda reddedilen; birleşen davada da aynı nedenle reddedilen, kısımlar için davacıların takip yapmakta kötüniyetli olduğu tespit edilemediğinden, davalılar lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine ve birleşen davanın da reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,  asıl davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, 34.777,61-TL alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, 6.955,52-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötüniyet tazminatı isteminin reddine; birleşen davanın reddine ve kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2020 Tarih 2017/925 Esas  2020/685  Karar sayılı asıl ve birleşen davaya ilişkin kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Asıl davada; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptaline, 34.777,61-TL alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, %20 oranında hesaplanan 6.955,52-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötüniyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine\" \"Birleşen davanın REDDİNE, Davalının kötüniyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine\" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Asıl dava yönünden; alınması gereken 2.375,65-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 491,10-TL ve icra dosyasına yatırılan 203,31-TL olmak üzere toplam 694,41-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.681,24‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 725,81‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 600-TL bilirkişi ücreti ve 127,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 727,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 622,20-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 5.884,42-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Kullanılmayan gider avansının talep halinde yatırana iadesine\" \"Birleşen dava yönünden; alınması gereken  427,60-TL karar ve ilam harcından yatırılan 100,50-TL yatırılan peşin harcın mahsubu ile kalan 327,1‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,Davalı lehine taktir olunan 5.884,46-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının talep halinde yatırana iadesine,\" Asıl davada davacı/birleşen davada davalı tarafından yatırılan 159,79‬-TL (59,30-TL +100,49-TL) peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Asıl davada davacı/birleşen davada davalı tarafından yapılan 53,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 46,54-TL'sinin asıl davada davalı/birleşen davada davacıdan alınarak asıl davada davacı/birleşen davada davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29c6d32059aace08","SID":"a1240d81ce369b6c"}}