{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/913 <br>KARAR NO: 2024/341<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:  Davacı vekili;  davacı  ...'ın .... A.Ş.'nin % 39, ...'ın ise % 9 paydaşı olduğunu , davalı ... 'nun  ise ... A.Ş.'nin  YK Başkanı olduğunu,2018 yılı mali tablolarında görülen davalı tarafça kullanılan faizsiz kredi gibi  bazı  şirket işlemleri için  bilgi istediklerini,  davalının  şirketin en büyük hissedarı iken zararda olunan yıllarda şirkete borçlanma yasağı kapsamında olup hiçbir şekilde borçlanma yapmaması, zarar olmayan yıllarda ise Adatlandırmalı şekilde borçlanması gerekirken buna uyulmadığını anladıklarını,şirketin 29.05.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda Bağımsız Denetçi Raporunda da bu konuya yer verilmediğini,genel kurulda 2018 yılı finansal tabloların görüşülmesinin davacı talebiyle  müzakerenin 1 ay süre ile ertelendiğini, 01.07.2019 ertelenen toplantı  gününden önce  ticari defter ve kayıtları detaylı inceleme talebinin de şirket yönetim kurulunca rededildiğini, yönetimin ibra edildiğini,  ancak davalı ...'nun ibra edilmediğini, açılan  İstanbul 21. ATMnin 2019/136 esas sayılı davada  şirkete özel denetçi atanmasına kesin olarak karar verildiğini, davalının  yasaya aykırı borçlanmak suretiyle şirketi zarara uğrattığına bir şekilde vakıf olduklarını ileri sürerek davalının  TTK 553 ve devamı  maddeleri uyarınca  2015-2016-2017-2018 faaliyet yılları içinde şirket yöneticisi olan davalının TTK. 358 maddesine aykırı olarak adatlandırmadan (faizsiz bir biçimde) şirkete borçlanmak suretiyle şirketin uğrattığı zararın tespiti ve şimdilik 70.000-TLzararın davalıdan usulsüz işlem tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile  ... AŞ ye ödenmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; TTK nın 553 madde uyarınca sorumluluk davası açılabilmesi için  TTK nın 560 maddesi uyarınca zararı ve sorumluluğu öğrendiği tarihten 2 yıl içinde davanın açılması gerektiğini, ... 'ın  ilk kez 12.10.1993 de  Yönetim Kurulu Başkanı, ... 'ın ilk kez 21.10.2018 tarihinde yönetim kurulu  üyesi seçilip 29.5.2019 tarihli genel kurula kadar kesintisiz görev yaptıklarını, davacıların 2015-2016-2017-2018 yıllarında şirketi yönettiklerini, tüm işlemlerden ve borçlanmalardan bilgi sahibi olduklarını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu,personel avansının tüm çalışan personel maaşlarına mahsuben kullanılan  ücret, prim ödemesinin ise  tüm personele performansı dikkate alınarak yönetim kurulunca taktir edilen bir ödeme olup TTK nın 358.maddesine aykırı bir durum olmadığını ,davacıların da avans kullandıklarını , maaş avansları dahil personel avanslarına faiz işletilmediğini,şirketin SPK nın özel izniyle kurulduğunu, Borsa İstanbul'a kote olduğunu,genel kurullarının tamamının her yıl yasal süresi içinde yapılıp davacıların da olumlu oyları ile ibra edildiğini, TTK nın 558.maddesi uyarınca ibraya olumlu oy veren davacıların dava hakkı bulunmadığını, 29.5.2019 tarihinde yönetime seçilemediklerini,davacıların 29.5.2019 tarihine kadar şirket yönetiminde olduklarını,savcılıkta davalıya ücret avansı adı altında ödeme yapıldığı, davalı ... ' a da benzer ödemeler yapıldığını,  bunun şirket borç kalemi kapsamında olmadığının tespit edildiğini, öncelikle zamanaşımı ve  derdestlik itirazı  ileri sürülerek  aksi durumda  davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece  davalı tarafça  derdestlik itirazında bulunulan  davaların  konularının ve netice-i taleplerin farklı olduğu, ceza soruşturmalarının derdestlik veya kesin hüküm itirazına konu olamyacağı,  2015,2016,2017 yılı faaliyet raporlarını onaylayan ve ibraya olumlu oy kullanan davacıların bu dönemler yönünden yönetici sorumluluğu davası açma hakkı bulunmadığını, İstanbul 21 ATM'nin 2019/136 esas sayılı dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi heyet raporlarının hükme esas alınmasına elverişli olduğundan yeniden bilirkişi incelemesi yapılmadığını, 29/05/2018-01/07/2019 tarihleri arasında, şirketin yönetimsel anlamda herhangi bir eksiği olmadığı,davalının 29/05/2018-31/12/2018 tarihleri arasında personel maaş hesabı avansından toplam 246.038-TL maaş ve iş avansı kullandığı, 31/12/2018 tarihine kadar bu tutarı geri ödediği, 01/01/2019-01/07/2019 tarihleri arasında toplam 107.778,71-TL maaş ve iş avansı kullandığı ve bu tutarı da bu tarihler arasında geri ödediği, aynı dönemde ...'ın da aynı hesaptan 34.326,01-TL maaş avansı kullandığı, şirkette çekilen maaş avanslarına da faiz uygulaması olmadığı,iş ve seyahat avansları tamamlandıktan sonra masraf fişleri ibraz edilerek kapatıldıkları, bu işlemlerin davacıların(İstanbul 21 ATM dosyasının davacıları ... ve ...) yönetici oldukları zamanlar da da sistematik olarak bu şekilde yapıldığı, avans prosedürünün bu şekilde işlediği, 2018 yılı için davacıların olumlu oy kullanmadıkları ve dava açma hakkını haiz oldukları davalının kusuruyla şirketi zarara uğrattığı ispatlanamadığından davacıların 2015, 2016,2017 yılları faaliyet dönemlerine ilişkin TTK nın 558/2 fıkrası uyarınca dava hakları bulunmadığından reddine, 2018 yılı faaliyet dönemine ilişkin yönetici sorumluğu nedeniyle tazminat taleplerinin esastan reddine,  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacılar vekili; şirket tarafından 11.03.2019 tarihinde KAP’a yüklenen \"31.12.2018 tarihinde sona eren hesap dönemine ait \"Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim raporu\"nda 2018 yılının zarar olması sebebi ile 2019 yılında TTK 358. madde kapsamında pay sahiplerinin şirkete borçlanmaması gerektiğinin tespit edildiği ve ... tarafından şirketten avans kullanıldığından şüphelenilerek, ihtarname çekildiğini, işlemlerin kayıtlarda gizlendiğini, şirketin 29.04.2019 tarihinde KAP’a yüklediği  \"31.03.2019 tarihinde sona eren ara döneme ait finansal tabloları ve dipnotları\" incelendiğinde davalının şirkete borçlandığının tesbit edildiğini,yapılan borçlanmanın 2018 yılı ve öncesi dönemler için de geriye dönük olarak saklandığı,kayıtlara girilmediği anlaşılmakla,  ...'nun avans kullanım miktarlarının bilançoda  hiç veya gereği gibi belirtilmediği veya bilançonun şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içerdiği ve bu hususta bilinçli hareket edildiğini, ibra oylamasında açıkça görüşülmeyen hususların ibra kapsamında kabul edilemeyeceğini, 2015-2106 ve 2017 yıllarında davacıların ibraya olumlu oy kullanmalarını gerekçe göstererek karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, TTKnda YK üyelerinin üst gözetim yükümlülükleri, kontrolleri dışında olan ihlaller veya yolsuzluklar bakımından sınırlandırıldığını,  TFRS kayıtlarında var olan işlemlerin, yasal kayıtlara farklı kalemler altında geçirilerek gizlenmesi marifetiyle yapılan usulsüzlükler ile şirketin gelir kaybına uğratıldığını, ortaklara verilen her türlü borcun, TTK’nın 358. maddesindeki şart ve kısıtlamalara tabii olduğudavalının  \"ücret avansı\" adı altında borçlandığını ikrar ettiğini , bu kayıtlara erişim için bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasının yeterli olacağını, KAP’ta yayınlanan Finansal tablolarında açıkça görülen davalının şirkete borçlarını gösteren kayıtların incelenerek  günlük olarak işletilmesi gereken faizlerin (adatlandırma)yapılmadığını,şirketin uğradığı zararın da faiz kaybı olduğunu,  İstanbul 21. ATM nin 2019/136 sayılı dosyası ile görülen davanın konusunun bu dava ile  aynı olmadığını vurgulayarak derdestlik ve kesin hüküm itirazlarını reddederken öte yandan bilirkişi heyetine incelettirmek yerine konusunun aynı olmadığını kabul ettiği İstanbul 21. ATMnin 2019/136 sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunu hükme esas alarak hatalı yargılama yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılarak bilirkişi incelemesi yapılarak dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, Anonim Şirket Yönetici sorumluluğu nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. TTK 358. Maddesi uyarınca\" Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe  ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz. \"hükmü bulunmaktadır.Davacılar vekili, 2015-2018 yıllarında yönetim kurulu başkanı olan davalının  yasaya aykırı  faizsiz  borçlanmak suretiyle şirketi zarar uğrattığını ileri sürmüş ; davalı vekili iddiaların doğru olmadığını, aralarında pek çok davanın olduğunu,  davacıların husumet nedeniyle eldeki davayı açtıklarını  bildirmiş;  Mahkemece İstanbul 21. ATM nin 2019/136 sayılı dosyasında açılan  özel denetçi davasında alınan  bilirkişi raporunun hükme yeterli olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Dosyaya celp edilen 2015-2016-2017-2018 yılları  olağan genel kurul toplantı tutanaklarında Yönetim Kurulu Başkanının ... olduğu, 2015-16-17  yılları  faaliyet raporlarının oy birliği ile onandığı, Yönetim kurulu üyelerinin ibra edildikleri, toplantılarda toplam payın temsil edildiği davacıların da olumlu oy verdikleri görüldüğünden bu dönemle ilgili  davacıların dava açma hakları olmadığına ilişkin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.2018 yılı mali yılın görüşüldüğü 01.07.2019 tarihli erteleme toplantısında davalı ibra edilmediği , davacıların olumsuz oy kullandıkları tespit edildiğinden bu yıla ilişkin olarak davacıların dava açma hakkı mecuttur..  İstanbul 21. ATM nin  2019/136 esas  sayılı dosyasında davacı tarafça  özel denetçi tayini ile şirket   ticari defterlerinin ve mizanın incelenmesinin istendiği, mahkemece 2018 yılı esas alınarak özel denetçi tayini ile rapor alınmasına karar verildiği, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında; şirketin yönetimsel anlamda eksiğinin olmadığı, şirket zararına sebebiyet verecek herhangi bir aksamanın bulunmadığı, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile yakınlarına herhangi bir haksız menfaat sağlanmadığı, davalının 29.5.2018/ 1.7.2019 arasında davalıya personel maaş hesabı ve avansından küçük miktarlar halinde toplam 246.038- TL maaş ve iş avansı kullandırıldığı, bu tutarın aynı tarihler arasında geri ödendiği, davacı ... 'ın da aynı hesaptan 34.326,01- TL maaş avansı kullandığı, şirkette diğer personeller tarafından çekilen maaş avanslarına da faiz uygulanmadığı, TTK nın 358.maddesine aykırı borçlanma yapılmadığının tespit edildiği,  şirketin Finansal Tablolarının  üçer aylık dönemler halinde  SPK ya gönderildiği, bunların KAP da yayınlandığı, vergi Dairesi ve SGK ya tüm döküman ve belgelerin verildiği, özel denetim kapsamında usulsüzlüğe rastlanmadığı,  davacı tarafça kasıtlı muhasebe hatalarının görülmediği itirazında bulunulduğu, İstanbul C. Savcılığı 2019/85702 sayılı soruşturma dosyasında davacılar tarafından davalı ve şirket yönetim kurulu üyeleri ile şirket temsilcileri hakkında borçlanma yasağına aykırılık nedeniyle yapılan şikayet nedeni ile yapılan incelemede davalının sermaye taahhüdünden kaynaklı vadesi gelmiş  borcunun olmaması ,şirketin geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra öz kaynaklarının miktarına göre karda olması nedeniyle borçlanma yasağına aykırı durumun bulunmadığı, ...'na ücret avansı altında yapılan ödemenin  müşteki ... ' a da yapıldığı, bunun şirket borç kalemi kapsamında kalmadığı, şirketin bağımsız denetim kurumları ve YMMD tabi olduğu gözetilerek takipsizlik kararı verilmiş olduğu , SPK incelemelerinde bağımsız denetimden geçmiş mali tabloların incelendiği gerçeğe aykırı bir açıklama ya da yanıltıcı olması sonucunu doğuracak herhangibir eksiklik bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Ortağın şirkete borçlanma yasağı TTK'nın  358. ve 395. maddelerinde düzenlenmiştir. Davalı şirketten aldığı avansların faiz gerektirmediğini savunmaktadır.Her ne kadar şirket içinde  faizsiz avans çekilmesi ile ilgili  uygulama olduğu savunulmuş ise de ; davalı tarafından kanuna aykırı  yapılan borçlanma nedeniyle faiz işletilmesi gereken bir borçlanma olup olmadığı hususunda bilirkişi  incelemesi yaptırılmadığı ,özel denetçi atanması talepli davada alınan bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Özel denetçi atanması talepli dava dosyası getirtilerek davalı tarafça kullanıldığı kabul edilen avansların niteliği tesbit edilerek  TTKnın 358. maddesi uyarınca borçlanma yasağına aykırılık teşkil edip etmediği ,şirketin kayıtlarında ve finansal tablolarda davacıların iddiası gibi gizlenme durumunun  sözkonusu olup olmadığı,şirketin  faiz zararına uğratılıp uğratılmadığı  hususunda bilirkişi kurulu oluşturularak bir sonuca varılması gerekirken , dosyada bir başka davada alınan rapor ile yetinilerek mevcut emsal  raporlar da değerlendirilmek suretiyle  tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmaksızın  karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle , dava dışı şirketin 2018 yılı  ticari defter ve kayıtlarında bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak KAP da yayınlanan finansal tablolar ile şirket ticari defter ve kayıtları karşılaştırılarak davalının şirkete usulsüz borçlanıp borçlanmadığı ,şirketi faiz zararına uğratıp  uğratmadığı hususunda  bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  15/12/2020 Tarih 2020/385 Esas - 2020/783 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74bcd70b1cdc51f5","SID":"ed4cbb49f12d3b87"}}