{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/649 <br>KARAR NO: 2024/299<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili;  müvekkilinin davalı ... AŞ'nin dava dışı bir firma ile yaptığı finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle yurtdışından alınacak emtianın taşınması ve zamanında ülkeye getirilmesini sağladığını, armatör ... A.Ş. tarafından 05/07/2016 tarihinde davalının gönderileni olduğu yüklerin Singapur Ancora Limanından DP Port Yarımca Limanına sorunsuz şekilde getirildiğini, ancak gönderilenden kaynaklanan teslim engeli ile karşılaşıldığını, davalıdan kaynaklı eksiklikler nedeniyle yüklerin süresinde çekilemediğini, bu nedenle armatöre ait konteynerlerin bekletilmesinden dolayı demuraj alacağı doğduğunu, armatör firmanın müvekkiline demuraj alacağını içeren fatura gönderdiğini, fatura bedelinin müvekkili tarafından 23/09/2016 tarihinde ödendiğini, demurajdan sorumlu olan davalı şirketin ise demuraj ücretini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle davacı tarafından armatör firmaya ödenen demuraj bedelinin davalıya rücu edilebilmesi için  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının icra takibine itirazının iptali ile 120.225,53-USD üzerinden icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili;  müvekkili ile dava dışı kiracı ... Ltd. Şti arasında 18/05/2016 tarihli finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, davacının müvekkili şirket ile ... Ltd Şti arasında kurulan finansal kiralama sözleşmesinden haberdar olduğunu, sözleşmede kiracının nakliye, navlun, ardiye vb gider ve masraflardan sorumlu olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle talep edilen alacaktan dava dışı ... Ltd Şti'nin sorumlu olduğunu, davacının demuraj alacağını satıcı ile imzaladığı navlun sözleşmesine dayandırdığını, ancak müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını,demuraj bedelinin müvekkili şirketten tahsil edilebileceği düşünülse dahi davacı ile satıcı arasında akdolunan konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,müvekkili şirketin gönderileni olmadığı konişmento hükümleri gereğince demuraj bedelinin TTK'nın 1203. maddesine göre müvekkilinden istenemeyeceğini, davacı şirketin alt yüklenici ile konişmento düzenlerken piyasadaki demuraj tarifelerine uygun rayiçten demuraj tarifesi belirlemesi gerekirken fahiş olan tarifenin uygulanmasıyla oluşan demuraj bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın husumet yokluğu ve esastan reddi ile davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davalı ... Finansal Kiralama A.Ş'nin yurdışında bulunan ... firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye'ye taşındığı, fiili taşınmayı yapan ... firmasının düzenlediği master konişmentolarda gönderilen olarak davacı ... AŞ'nin yer aldığı, satım konusu mallarla ilgili olarak ... ve ... firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği, buna göre taşımanın iki ayrı navlun ilişkisi üzerinden gerçekleştiği, davacının alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda gönderilen olarak yer alması nedeniyle fiili taşıyan ... firmasına konteyner bekleme ücreti ödediği belirli olup davacının ödediği konteyner demurajını malın alıcısı ... AŞ 'ye rücu edebilmesi için akdi taşıyan ya da TTK'nın 917. maddesinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerektiği, her ne kadar davacı ara konişmentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak yer almamış olsa da, davalının cevap dilekçesinde taşımayı davacının yaptığını kabul ettiği, bunun yanı sıra demuraj konusunda taraflar arasında karşılıklı olarak e-posta yoluyla yapılan yazışmalardan sonra davalının demuraj bedelinin bir kısmı 24.000-USD 'yi davacıya çek ile ödediği, bu hususlar ile taşımanın geneli birlikte değerlendirildiğinde davacının satım sözleşmesi ile malların taşınmasında alıcı-davalı... adına organizatörlük yaptığı, bu kapsamda fiili taşıyana ödediği demuraj ücretini davalıya rücu edebileceği, davalı vekili her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine göre konteyner demurajından finansal kiracı ... Ltd. Şti'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, finansal kiralama sözleşmesine taraf olmadığından işbu sözleşmeye konulan hükmün davacıyı bağlamayacağı, davacının ticari defter kayıt bilgilerine göre fiili taşıyan ... firması tarafından davacı adına düzenlenen 19/08/2016 ve 24/08/2016 tarihli demuraj faturaları nedeniyle davacının bu şirkete toplam 143.325-USD tutarında ödeme yaptığı, bu nedenle davacının davalı şirkete yansıtabileceği demuraj bedelinin en fazla 143.325-USD olabileceği, ancak bilirkişi raporları ile hesaplanan demuraj bedeli 141.600-USD olduğundan rücu edilebilecek tutarın 141.600-USD'yi geçemeyeceği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının demuraj borcu için çekle 24.000-USD ödeme yapması nedeniyle bakiye demuraj ücreti alacağının 117.600-USD olduğu, işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de takip öncesi dönemde davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptaline, 117.600-USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazla talebin reddine,icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; demuraj alacağının hesabında 143.325-USD'nin dikkate alınması gerektiğini,e-posta yazışmaları ile davalı ile yapılan görüşmeler nedeniyle fatura tarihlerinden itibaren faiz işleyeceğinden işlemiş faiz alacağı talebi yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, alacak likit olduğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; müvekkili şirketin finansal kiralayan olduğunu ve müvekkilinin finansal kiracı adına hareket ettiğini, müvekkili şirketin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını, söz konusu navlun sözleşmesinden dava dışı finansal kiracı ... Ltd. Şti. firmasının yararlandığını, müvekkili şirketin finansal kiracı şirketin talimatları ile hareket ettiğini, demuraj bedelinin yüksek tespit edildiğini, davacı şirket tarafından talep edilen yüksek tutarlı demuraj taleplerine karşı itiraz edildiğini ve indirim talep edildiğini, demuraj konusunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığından bahsedilmiş ise de  yazışmalarda demuraj için dava dışı kiracı şirketin onayının beklendiğini ve kiracı şirketin talebi doğrultusunda itiraz edildiğini, müvekkilinin demuraj sorumluluğunu üstlendiğine dair hiç bir beyanının bulunmadığını, kaldı ki gönderilenin TTK m.1203 kapsamında kalemlerden sorumlu tutulabilmesi için navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağına yer verilmesi gerektiğini, konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,hükmedilen demurajın tarifenin çok üzerinde olduğunu, TTK nın1203. madde  uyarınca müvekkilinden demuraj talep edilemeyeceğini, ilk iki bilirkişi raporlarında müvekkilinin gönderilen olmadığının açıkça belirtildiğini, son bilirkişi raporunun ihtimale dayalı olarak düzenlendiğini, davacının ödediği demuraj bedelini müvekkilinden talep hakkı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3-Feri müdahil vekili; bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, varış ihbarnamesinin 12/07/2016 tarihinde gönderildiğini, serbest sürenin de dikkate alınması ile demuraj ücretinin 20/07/2016 tarihte işlemeye başlayacağını, demuraj ücretinin hesabında hata yapıldığını,kullanılan konteynerin üstü açık olduğunu, bununla ilgili tarifede herhangi bir fiyat belirtilmediğini, demurajın rayice göre belirlenmesi gerektiğini demurajla ilgili dosyada hiç bir delil bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan konteyner demuraj alacağının  tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Konteyner demurajı; TTK'da düzenlenmemiştir. Uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu  kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan öğretide hukuki niteliği tartışmalı olan, bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşma olması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir.Ancak TTK'nın 1203. maddesinde \"Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur.\" hükmüne yer verilmiştir.Maddede bahsi geçen \"navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar\" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez. (Sami Aksoy, Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı,s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. Somut olayda; davalı ... AŞ'nin yurt dışından satın alarak finansal kiralama yoluyla dava dışı ... Ltd Şti'ne  kiraladığı emtiaların gemi ile Yarımca Limanı'na getirilmesinden sonra konteynerlerin zamanında boşaltılıp teslim edilmemesinden dolayı armatör tarafından davacı adına düzenlenen demuraj faturasının davacı tarafından ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili talep edilmektedir. Davalı ...AŞ'nin yurt dışında bulunan ... firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye'ye taşındığı, fiili taşımayı yapan ... firmasının düzenlediği konşimentolarda gönderilen olarak davacı... Taş A.Ş.'nin yer aldığı, bunun dışında ...  ve ... firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket ara konşimentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak gösterilmemiştir. Sadece malların teslimatında başvurulacak kişi olarak gösterilmiştir. Fiili taşıyan tarafından düzenlenen ana konşimentolarda ise davacı alıcı olarak gösterilmiştir. Her ne kadar davacı şirket alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda taşıyıcı olarak yer almamakta ise de davacının taşıma ilişkisinde yer aldığı davalının cevap dilekçesinde ve fer'i müdahil finansal kiracı firma tarafından beyan dilekçesinde ifade edilmektedir. Bunun dışında varış ihbarnamesi davalıya davacı tarafından gönderilmiş olup, demuraj ücreti ile ilgili pazarlık süreci de davacı tarafından yönetilmiştir. E-posta yazışmalarından sonra davalı tarafından kısmi olarak demuraj ödemesi de yapıldığı dikkate alındığında davacının taşıma ilişkisinde akdi taşıyıcı olarak yer aldığı, fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini davalıya rücu edebileceğinin kabulü gerekir.  Diğer taraftan davalı ...A.Ş. ara konşimentolarda ihbar edilecek kişi olarak yer almakta ise de davalının ... firmasından emtiayı CFR kaydı ile satın aldığı anlaşılmaktadır. CFR teslim türünde nakliye satıcı tarafından üstlenildiğinden satıcı taşıtan, alıcı ise gönderilen konumundadır. Davacı firma tarafından 12/07/2016 tarihinde varış ihbarnamesi gönderilmiştir. Emtiaların davalı tarafından teslim alındığı, 10 adet konteynerin 18/08/2016 tarihinde, 5 adet konteynerin 17/08/2016 tarihinde 4 adet konteynerin 19/08/2016 tarihinde iade edildiği, 7 günlük serbest sürenin 13/07/2016 tarihinde başladığı, 7 günlük sürenin bitmesi ile 20/07/2016 tarihinden itibaren demuraj işleyeceği açıktır. Davalı, demuraj tarifesinin bulunmadığını, bu nedenle rayice göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. Emtialar \"top over\" olarak tabir edilen üstü açık konteynerlerle taşınmıştır. Varış ihbarnamesinde sadece 20'lik ve 40'lık konteynerle ilgili fiyat belirtilmiş olup, üstü açık konteynerlerle ilgili fiyat belirtilmemiştir. Ancak bu fiyatların özel nitelikteki ekipmanlar için geçerli olmadığı hususunda ayrıca şerh düşülmüştür. Fiili taşıyan tarafından düzenlenen konşimentolarda da demuraj tarifesi yer almakta olup üstü açık (top over)  konteynerler için diğer tür konteynerlerin üç katı fiyat uygulanacağı açıkça gösterilmiştir. Bu durumda konşimentodaki tarifeye göre demuraj ücreti 8-14 gün arasında 120-USD, 15-21 gün arasında 240-USD, sonrasında ise 330-USD üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapılmış, tarife aşılmadığından davalı tarafın demuraj ücretinin miktarına ve rayice göre hesaplama yapılması gerektiğine yönelik istinaf nedenleri haklı görülmemiştir. Her ne kadar davalı tarafça demuraj bedelinden finansal kiracı ... Ltd Şti'nin sorumlu olduğu, davanın bu firmaya karşı açılması gerektiği ileri sürülmüş ise de finansal kiralama sözleşmesinin davalı ile dava dışı finansal kiracı firma arasında geçerli olması nedeniyle davacı bakımından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu nedenle husumetin davalıya yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı icra takibinden evvel davalıya temerrüde düşürmemiştir. Demuraj alacağı; tazminat kabilinden olup likit nitelikte değildir. Hesaplamalar konşimentoda yazıl tarifelere dayalı olarak 141.600-USD olarak hesaplanmış olup davacıya daha önceden ödenen 24.000-USD'nin düşülmesi ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle talep edebileceği demuraj alacağı 117.600-USD kalmaktadır. Davacı vekilinin red edilen kısma ve icra inkar tazminatına  yönelik istinaf nedenleri yerinde  görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 23.989,71-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 6.055-TLnin mahsubu ile kalan 17.934,71-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık  olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32e70870b4d1a807","SID":"84b1fe7c91d39440"}}