{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/337 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/278<br>DAVA\t:Genel Kurul Kararlarının Mutlak Butlanla Malul Olduğunun Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 12/05/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 09/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nün ... sicil numarasına kayıtlı davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin mahkeme kararıyla vesayet altına alınan pay sahibi mahcur ... ... ...'nun usulsüz temsili nedeniyle 25/12/2020 tarihli 2019 Yılı (Ertelenen) Olağan Genel Kurul Toplantısında aldığı kararların TTK'nın 447. maddesi uyarınca butlanının tespitine ilişkin işbu davanın açıldığını, davacı müvekkili ... ...'nun şirket pay sahibi olduğunu ve Genel Kurul Kararının butlanla malul olduğunun tespiti için işbu davayı açmakta meşru menfaatinin bulunduğunu, davaya konu genel kurul kararının butlanla malul olduğunu, ... şirketinin pay sahibi sayısı birden fazla olan bir aile şirketi olduğunu, pay sahiplerinin, mahcur ... ... ..., kızı davacı müvekkil ... ..., oğlu ... ... ..., oğlu ... ... ... ve küçük kızı ... ... ile mahcurun erkek kardeşi 75 senelik ortağı ... ... olduğunu, şirkette %16 oranında pay sahibi olan mahcur ... ... ...'nun 2016 yılından beri Alzheimer ve demans nedeniyle tedavi gördüğünü, nitekim, süre gelen sağlık durumu nedeniyle .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde ... ... ...'na vasi tayin edildiğini, böylece ... ... ...'nun mümeyyiz olmadığının mahkeme kararıyla da sabit hale geldiğini, mahcur ... ... ...'nun sağlık durumu tüm aile tarafından bilindiği gibi davalı tarafça da bilindiğini, mahcur ... ... ... hakkında 08/12/2020 tarihinde açılan vesayet davası devam ederken, geçersiz vekaletname vasıtasıyla 25/12/2020 tarihli şirket genel kurul toplantısında ... ... ... tarafından temsil edildiğini, mahcur ... ... ... 20/10/1920 doğumlu olup halihazırda 100 yaşını geçtiğini, sırf bu husus dahi temyiz kudretine yönelik soru işareti meydana getirmekteyken yeterli inceleme yapılmaksızın vekaletname düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere Noterin ilgilinin irade beyanı bakımından araştırma yapması gerektiğini, düzenlenen vekaletnamenin geçersiz olduğunu, öte yandan Noterin bu görevi ihmalinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 257 anlamında görevi kötüye kullanma suçu olarak değerlendirildiğini, mahcur ... ... ... adına noterde düzenlenen vekaletnamenin doktor raporu eksikliği nedeniyle geçerli olmadığı hususunun, pay sahiplerinden davacı müvekkilinin talebi üzerine toplantı tutanağına da geçirildiğini, bunun da ötesinde, değişen şirket yönetim kurulunun göreve başladığı tarihten bu yana şirket varlıklarını elden çıkardığını, şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, davacı müvekkilinin de aralarında bulunduğu bir kısım pay sahiplerinin tüm çabalarına rağmen, şirketin önemli varlıklarından biri olan Ferizli Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan parsellerin elden çıkarılmasına yönelik işlemler yürütüldüğünü, nitekim bu minvalde alınan yönetim kurulu kararlarının iptali için ikame edilen; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/ ... E., ...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/ ...  E., .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... E. sayılı dosyalarında davaların derdest olduğunu, geçersiz vekaletnameye dayanılarak alınan genel kurul kararlarının butlanla malul olduğunu, butlanla malul genel kurul kararlarının yürütülmesinin geriye bırakılması gerektiğini beyanla TTK'nın 447. maddesi uyarınca 25/12/2020 tarihli 2019 Yılı (Ertelenen) olağan genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlan ile malûl olduklarının tespiti ile dava kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar 25/12/2020 tarihli 2019 Yılı (Ertelenen) olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin geriye bırakılması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davamızın kabulüne, TTK m. 447 uyarınca, 25.12.2020 tarihli 2019 Yılı (Ertelenen) Olağan Genel Kurulu Toplantısı'nda alınan kararların mutlak butlan ile malûl olduklarının tespitini, şirketin 2019 Yılı (Ertelenen) Olağan Genel Kurulu Toplantısı'nda alınan kararların mutlak butlan ile malûl olduklarının tespitine karar vermesi halinde Yönetim Kurulu usulüne uygun teşkil etmemiş olacağından ve bu sebeple şirket organsız kalacağından hükümle beraber şirkete kayyım tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; butlan nedeni olarak 25.12.2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların 1920 doğumlu ortaklardan ... ... ...'nun vesayet altına alınmasına ilişkin ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/...  E.sayılı dosyasında verilen kısıtlama ve vasi atama kararı dayanak gösterildiğini,  davacının, babasının hisselerine egemen olmak ve bu suretle şirket hisse dengelerini lehine (azlığı çoğunluğa dönüştürmek) değiştirmek amacıyla, bütün aile bireylerini karşısına alarak vesayet ihbarında bulunduğunu,  ....Sulh Hukuk Mahkemesince aileye öncelik verilmeden 3.bir kişinin vasi atandığını, baba ... ... ...'nun Yönetim Kurulu Başkanı olan büyük oğlu ... ... ...'na verdiği genel kurul temsil vekaletnamesinin 03.11.2020 tarihli olup, Vesayet davasının ise 03.12.2020 tarihinde açıldığını, vesayet kararları geçmişe etkili olmadığını, ... ... ...nun yaşı ve kalça kırığı nedeniyle tekerlekli sandalyede olması göz önünde tutularak; şirketin aile şirketi olması da dikkate alınarak; davacı dahil dört çocuğunun birlikte \"aile meclisi\" oluşturularak, özel vesayet kurulması istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/...  E.sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan Mahkemece, Sulh Hukuk Mahkemesince dört çocuğunun birlikte vasi atanmasının mümkün olabileceği gerekçesine de yer verilerek; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, davanın reddine karar verildiğini, istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49.Hukuk Dairesinin 26.05.2020 günlü ve 2021/ ...  E., 2021/ ...  K.sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabul edilerek, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kaldırıldığını, dava dilekçesinde dayanak olarak gösterilen 20.06.2016 tarihli ve 5838 sayılı ilaç raporunun alzheimer, bunama ve demans raporu niteliğinde olmadığını, kısıtlı adayının Dalaman da ikamet etmekte iken (panik atak geçirdiği takdirde) 1/4 dozda kullanmak üzere hekim tarafından yazılmış bir ilaç olduğunu, davacı Dalaman da bu ilacı tavsiye edilen dozdan fazla babasının kullanmasını sağladığını, kardeşi ... ...'nun babasını ziyaret için  ... 'a gittiğinde durumu farkederek ilacı kestiğini ve iyileşme görüldüğünü , davacının asıl amacı ve butlan iddiasının dayanağının babası ... ... ... adına temsilen kullanılan oyun iptalini sağlamak olduğunu,  Genel kurul kararlarından da anlaşılacağı üzere, alınan kararların tamamı (baba ... ... ...'nun oyu dışlansa dahi ) %48 oy toplamına sahip olan ... ... ..., ... ... ... ve ... ...'nun oylarının, çoğunluğu teşkil ettiğini,  davacı ile amcasının oy toplamı ise %36 olduğunu,  Hisse adetlerine göre çoğunluğun hisse toplamı 8.800x3=26400 adet, azlığın oy toplamı 11.000+8.800=19.800 adet olduğunu, baba ... ... ...'nu temsilen kullanılan oy geçerli olmakla birlikte, bir an için söz konusu oy dışlansa dahi genel kurul kararının çoğunlukla alınması yönünden sonuca etkili bir durum söz konusu olmadığını, ... ... ... adına temsilen oy kullanılması ile butlanı istenilen karar arasında sebep-sonuç ilişkisi (uygun nedensellik bağı) bulunmadığını, butlanı talep edilen genel kurulda nitelikli çoğunluk gerektiren herhangi bir karar alınmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini,  şirkete ait ileriye dönük bir yatırım yapmak üzere satın alınan taşınmazların, yatırım kararından vazgeçilmesi, atıl duruma gelmesi, ileriye dönük OSB aidat ve giderlerinin yüksekliği, şirketin ana faaliyet konusu olan tuğla üretimi için gerekli ham madde kapasitesinin yetersizliği, yeni bir yatırımın yüksek maliyeti, şirketin son yıllarda zarar etmiş olması, yüksek faizli kredi kullanmak durumunda kalması vb.nedenleriyle kamulaştırma- resmi satım yoluyla OSB yönetimine devredildiğini ve elde edilen güncellenmiş gelirin şirket varlığına intikal ettiğini, bu işlemin şirket bilançocunun iyileştirilmesi yönünde kullanıldığını ve kullanılmaya devam ettiğini, dava dilekçesinde %52 oy oranından söz edilerek %36 oya sahip bulunan azlığın vesayet yoluyla veya başka bir şekilde ... ... ... oylarını (%16) kendi oylarına katmış olmasının özel bir beklentiden başka bir anlam taşımadığını, bağlı şirketlerden ... AŞ. ile ...  AŞ. arasındaki protokol hükümleri çerçevesinde, şirketin ana faaliyet konusu olan tuğla üretimi dışında zarar ettiğini, tali derecedeki ve şirketin asıl faaliyet alanı dışındaki kiremit üretiminin sonlandırılması kararının da, ana şirket konumundaki müvekkili şirketin varlığını ve bilançosunu olumluya dönüştürmek amacını taşıdığını, şirket ve ortakların menfaatine yapılmış bir olduğunu,  butlan hallerinin sınırlı sayıda olduğunun kabulünün, sayının gereksiz şekilde genişletilmemesi, koşulları varsa iptal yaptırımının uygulanması gerektiğini, dava konusu genel kurul kararında iptal edilebilirlik koşulları dahi bulunmadığını, davanın iptal davası olarak açılmamış olması karşısında kaçırılan iptal davası süresinin butlan davası ile ihya edilmesinin mümkün olmadığını,  iptal davası süresinin  de dolmuş olması nedeni ile davanın süre yönünden de reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>            DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. <br>Mahkememizde açılan işbu dava ; davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin mahkeme kararıyla vesayet altına alınan pay sahibi kısıtlı ... ... ...'nun usulsüz temsili nedeniyle 25/12/2020 tarihli 2019 Yılı (Ertelenen) Olağan Genel Kurul Toplantısında aldığı kararların TTK'nın 447. maddesi uyarınca butlanının tespitine ilişkindir.<br>Davacı ... ..., ...nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı  ... ... Anonim Şirketi'nin, ortağı kısıtlı  ... ... ...'nun kızı olarak mirasçısı olduğu gibi aynı zamanda şirketin genel kurul hazirun cetveline göre de davalı şirketin 8.800.000,00-TL itibar değerli payına sahip olup, şirketin % 16 sının hissedarı olduğu dosyadaki kayıt ve belgelerle sabittir. Bu nedenle davacının 6102 Sayılı TTK 'nın 447.maddesi gereğince dava konusu 25/12/2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısındaki alınan kararların butlanla malul olduğunun tespiti ve kararların batıl olduğuna karar verilmesini talep etme hakkının bulunduğu tartışmasızdır. <br>Dava konusu edilen davalı şirketin 25/12/2022 günlü genel kurul kararına ekli hazirun cetvelinde kısıtlı  ... ... ...'nun 8.800.000,00-TL itibarlı değerli davalı şirketin % 16 hissesine sahip olup, kendisini vekaleten ... ... ...'nun temsil etmek suretiyle genel kurul toplantısına katıldığı ve genel kurul sonrasında ... ... ...'nun 24/12/2022 tarihinde vefat ettiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı şirketin toplam 55.000 adet paya ayrılmış 55.000.000,00-TL nominal değeri pay sahipliği yapısı ve pay oranlarına göre, şirketin diğer ortakları ... ... 11.000 hisse, ... ... ..., ... ... ..., ... ... 8.800'er hisseye sahip olup, ... 'nin hissesinin şirketin % 20 diğer tüm ortakların ( 5 ortak kısıtlı ve sonrasında muris dahil ) % 16 'şar hisselerinin bulunduğu tartışmasızdır. <br>Mahkememize açılan davada, davacı kısıtlı ... ... ...'nun 2016 yılından itibaren Alzheimer ve demans hastası olduğunu, alınan sağlık kurulu raporları ile 01/02/2021 günlü sağlık kurulu muayenesi sonucunda tanzim edilen rapor ile kendisine vasi tayini zorunlu olduğu belirtilerek ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dosyasında, ... ... ...'na vasi tayin edildiği ve bunun tüm aile fertleri tarafından bilinmesine rağmen 08/12/2020 tarihinde açılmış bulunan işbu vesayet davası devam ederken kısıtlı  ... ... ...'nu 25/12/2020 tarihinde yapılan genel kurulda ... ... ... temsil etmek suretiyle genel kurulun yapıldığı , 20/10/1920 doğumlu olan mahçur  ... ... ... 'nun, Noterlik Kanununun 91.maddesi gereğince \" yaşlılık, hastalık ve dış görünüm itibariyle yeteneğinde şüphe edilmesi ve bu konuda ihbar ve şikayet bulunması halinde, vekalet tanzim edilecek şahıs için temyiz kudretinin varlığı doktor raporu ile saptanmalıdır\" düzenlemesine aykırı olarak ilgilinin raporu alınmaksızın tanzim edilen vekaletin kullanılması suretiyle yapılan dava konusu 25/12/2020 tarihli genel kurulda, davacının bu husustaki itirazlarına rağmen vekaleten  ... ... ... adına şirket genel müdürü ... ... ...'nun vekaleten oy kullandığı, vekaletnamenin düzenlendiği tarihte mahçur ... ... ...'nin temyiz kudreti ve fiil ehliyetinin bulunmadığı davacı tarafından iddia edildiğinden murisin vekaletin düzenlendiği 03/11/2020 tarih ve 25/12/2020 genel kurul tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıptan rapor alınması gerektiği mahkememizce tespit edilmiştir. <br>Mahkememiz tarafından taraf delilleri toplandıktan sonra usulüne uygun olarak dosya adli tıp kurulu başkanlığına gönderilerek; Mahkememizce Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'ndan rapor aldırılmış olup; işbu raporda özetle \"... tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Genel Kurul Kararlarının Butlanla Malul Olduğunun Tespiti” davası nedeniyle “03/11/2020 günlü vekaletname tanzim tarihi ve 25/12/2020 günlü genel kurul yapılması tarihleri itibariyle hukuki haklarını kullanmasında fiil ehliyeti-mümeyyizi bulunup bulunmadığı” sorulan ... oğlu, 1920 doğumlu, 24/12/2022  tarihinde ölen ... ...  ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinde; murise ilk kez sorulan tarihlerden  yaklaşık üç buçuk yıl önce  ... Hastanesi’nin  20/06/2016 tarihli epirkrizinde ;’’Tanı:Alzheimer hastalığında bunama’’ tanısının konulduğunun yine aynı hastanenin sorulan tarihlerden yaklaşık bir buçuk yıl öncesine ait 05/04/2019 tarihli nöroloji poliklinik epikrizinde ;’’Tanı:Alzheimer hastalığında bunama. Saat çizme planlama ve organizasyon iyi, soyut kavram zayıflamış’’ şeklinde belirtildiği, vekaletname tanzim tarihi olan 03/11/2020 tarihinden yaklaşık üç ay, genel kurul yapılma tarihi olan 25/12/2020 tarihinden yaklaşık bir ay sonrasına ait Prof. Dr.  ...  Şehir Hastanesi’nin 29/01/2020 tarihli kurul muayenesinde “Noroloji:Bilinç açık koopere oryantasyon zaman ve yer oryantasyonu bozuk ve kişi oryantasyonu normal. Ruhsal durum; Bilinç açık, koopere, oryantasyonu kısmen bozulmuş, yaşında görünümde. Psikomotor aktivitesi yavaşlamış, öz bakımı doğal, mood ötimik, affekti doğal, mimik ve jestleri mizacına uygundu. Konuşma hızı ve miktarı yavaşlamıştı. Yeme ve uyku  düzeni doğal. Algı bozukluğu saptanmadı. Muhakeme ve soyutlama klinik olarak yetersizdi. Minimental test (MMT) 17/30 puan. Tanı:Orta derecede kognitif bozulma ” olarak tespit edildiği ve daha sonra aynı hastane tarafından düzenlenmiş 01/02/2021 tarihli 203 nolu sağlık kurulu raporunda;’’ Ruhsal durum muayenesi, psikometrik inceleme ve geçmiş tıbbi kayıtlarının incelenmesi sonucunda orta derecede kognitif bozulmanın olduğu, kendisine bir vasi atanmasının uygun olduğu, mahkemede dinlenmesinde fayda olmadığı tıbbi kanaatine varıldığı’’ dikkate alındığında murisin fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan (Demans) denilen bunama halinin klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici vasfı dikkate alındığında sorulan işlem tarihinde de mevcut olduğu tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre, ... ...  ...'nun Genel Kurul Kararlarının Butlanla Malul Olduğunun Tespiti” davası nedeniyle “03/11/2020 günlü vekaletname tanzim tarihi ve 25/12/2020 günlü genel kurul yapılması tarihleri tarihilerinde fiil ehliyetine haiz olmadığının kabulünün uygun olduğu\" yönünde  oy birliği ile mütalaada bulunulduğu görülmüştür. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davalı şirketin  25/12/2020 tarihli 2019 Yılı (Ertelenen) Olağan Genel Kurul Toplantısında aldığı kararların TTK'nın 447. maddesi uyarınca butlanının tespitine ilişkindir. <br>Mahkememiz dosyası içerisinde celp edilen bilgilerden ve alınan bilirkişi raporu ile, muris ... ... ... adet hisse senedine sahip olup toplam şirketin %16 hisselerin bulunduğu davacı ... ... yine 8800 adet hissenin  sahibi olduğu, şirketin %16 hissesine sahip olup diğer ortaklar ... ... 11.000 hisse ve şirketin %20sine, ... ..., ..., ... ...'nun da 8800'er hisse senedi sahibine %16'şar oranda şirkette pay sahibi oldukları dosya kapsamında anlaşılan bilgilerde sabittir. <br>Mahçur ... ... ... 2016 yılından beri alzeihmer ve demans tedavisi gördüğü 29/01/2021 tarihli ve 01/02/2021 günlü vasi tayinin zaruri olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporları gereğince ... Sulh Hukuk Mh. 2020/... sayılı dosyasında, ... ... ...'na,  vasi tayin edildiği halde, 25/12/2020 tarihli genel kurula 08/12/2022 tarihinde açılan işbu vesayet davası devam ederken geçersiz vekaletname vasıtası ile 25/12/2022 tarihli genel kurulunda ... ... ... tarafından temsil edilerek genel kurulda ... ... ...'na ait oylar kullanılmıştır.<br>Mahkememiz tarafından ... ... ...'nun , ... ... ...'na verdiği, .... Noterliği'nin 03/11/2020 günlü ve ... yevmiye nolu vekaletname tanzim tarihi ve işbu vekaletin 25/12/2020 tarihinde yapılan genel kurulunda ortak kısıtlı ... ... ...'nun 8800 adet oyunu kullandığı, bu sırada ... SHM'nin 2020/... esas sayılı dosyasında ... ... ...'nun kısıtlanması ve kendisine vasi tayin ettiği  anlaşılmakla, mahkememizce adli tıp kurulundan kısıtlı dava devam ederken 24/12/2022 tarihinde vefat eden ... ... ...'nun fiil ehliyetine vekalet tanzim ve genel kurul itibari ile sahip olup olmadığının tespiti olan adli tıp kurulundan alınan ve yukarıda incelenen Adli tıp kurulunun 13/12/2023 gün ve 11.422 sayılı raporunda 03/11/2020 vekalet tanzim ve 25/12/2020 genel kurul tarihi itibari ile ... ... ...'nun fiil ehliyetine (hukuki işlem ehliyetine) sahip olmadığı ve kendisine vasi tayin edildiği anlaşılmıştır. <br>6102 sayılı TTK'da butlan sebepleri TTK'nın 447 maddesinde düzenlenmiş olup, TTK 1 md. Gereğince 4721 sayılı TMK'nın TBK 27. Md'deki hükümsüzlük halleri ve TBK 646. Md göre TBK'nın , TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu düzenlenmiş olup, işbu yasal düzenlemeler dava konusu uyuşmazlıkta düzenlenen vekaletnamenin hükümsüzlüğü yönünde dikkate alınması gerekmektedir. <br>Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü hakkında yukarıda bahsi geçen düzenlemelerden TBK 27 ile TTK 447. Md sadece butlan sebepleri sayılmakla yetinilmiş, butlanın özellikleri üzerinde durulmamıştır. Genel olarak hukuken butlan, batıl bir hukuki işlemin unsurları itibari ile şeklen ve fiilen mevcut olmak ile beraber konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları daha başlangıcından itibaren hiç kimseye karşı meydana getirmeyen yani kesin hükümsüzlük hali olarak mahkeme ve Yüksek yargı uygulamasında kabul edilmektedir. Bu kesin hükümsüzlük hali, kural olarak düzeltilmesi mümkün olmayan ve hakim tarafından tespit edilemediğinde ileri sürülmese dahi rezen göz önünde tutulması gereken bir durumdur. Kesin hükümsüzlüğü gerektiren sebepler, irade beyanında bulunanın tam ehliyetsizliği, işlemin emredici hukuk kurallarına genel ahlak ve adaba aykırı veya imkansız olması, işlemin muvazaalı olması hukuki işlemin geçerliliği için arınan şekle uyulmaması olarak mutlak butlan sebepleri olarak kesin hükümsüzlükte özdeş olarak kullanılmaktadır. Nispi butlanda ise iptal edilebilirlik söz konusu olup, iptal edilene kadar yapılan işlem hukuki sonuçlarını doğrulamaya devam eder.<br>Mahkememiz TTK 447/1 md gereğince, gerçek pay sahibi ... ... ...'nun gerçek iradesi ve kendisinin temsil hakkına sahip kişi tarafından, işbu şahsın oyunun dava konusu genel kurulda kullanıldığı, genel kurul kararlarının 19.800 olumsuz, 35.200 olumlu oy ile alındığı;<br> Muris kısıtlı ... ... ...'nun 8800 adet oyu düşüldüğü takdirde, olumlu oy sayısının 26.400 adet olumlu oya düştüğü, olumsuz 19.800 olduğu halde bu şahsın bizzat genel kurula katılması veya başka bir kişi aracılığıyla oyunu kullanması durumunda olumsuz oy verebileceği kabul edilerek olumsuz oya 8800 oy ilave edilmesi takdirde (19.800 + 8.800 = ) 28.600 olumsuz oya ulaşacağı, bu durum karşısında murisin oyunun alınan kararın sonucunu etkilemesi sebebiyle, kararın iptal edilebilir olduğu, (yasal karar alma sayısına ulaşılamadığı için) ancak davacının talebinin mutlak butlanın tespitine ilişkin olması ve alınan kararların bu nedenle batıl olduğunun tespitine yönelik olması nedeniyle, öncelikle butlan ilişkisinin incelenmesi gerekmesi karşısında TTK 447/1 md gereğince kısıtlı murisin oy hakkını yasal düzenlemeye uygun kullanılmaması ve gerçek iradesini yansıtmaması karşısında, TBK 27. Md göre emredici hükümlere aykırı işlerin kesin hükümsüz olduğu, TBK'nın 1. Md gereğince sözleşme kurulması için taraf iradelerinin arandığı 4021 sayılı TMK'nın 9. Md gereğince ayırt etme gücüne sahip kimsenin kendi iradesi ile hak sahibi olamayacağı ve borç altına giremeyeceği ve bu nedenle ehliyetsizlik nedeni ile hukuki işlemlerin kesin hükümsüzlük olarak sakat olduğunu ve herkese karşı ileri sürülebileceği mahkememizce benimsenmiş olup,  dava konusu genel kurulda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun kabulü gerektiği, alınan kararların batıl olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, dava konusu 25/12/2020 günlü genel kurul kararlarının mutlak butlan ile malul olduğuna 6102 sayılı TTK 'nun 447.maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği tespit edilmekle aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kabulü ile davalı şirketin (  ... MÜDÜRLÜĞÜNÜN ... ticaret sicilinde kayıtlı ... ...   SANAYİ VE  AŞ) 2019 yılına ait (ertelenmiş) 25/12/2020 günlü genel kurul kararlarının MUTLAK BUTLAN İLE MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE, <br>2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın düşümü sonucu kalan 368,3‬0 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir KAYDINA, <br>3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ÖDENMESİNE,<br>4-Davacı tarafından yapılan 3.290,05‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, <br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 118,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, <br>7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.  maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,<br>Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere , verilen karar açıkça okunup , usulen anlatıldı.09/05/2024<br><br><br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır   <br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aee151333f70c46e","SID":"9d86eb4903153ff4"}}