{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/334 <br>KARAR NO: 2024/1065<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 07/10/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2020/148 Esas - 2021/677 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 10/06/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı temlik alan davacı/davalı ...Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı ile ... işletim A.Ş. tarafından 07.07.2017 tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kredi sözleşmesini ..., ... Holding A.Ş., ... San. Türk A.Ş. ile ... Dan. İnş. Ve Tic. A.Ş., ... Paz. Yönetim ve İşletim A.Ş. ve ... Tic. A.Ş.'nin garantör sıfatıyla imzaladığını, borçlunun kredi şartlarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara Beşiktaş ... Noterliği'nin 22.02.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek 63.736.587,46 USD borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtarname rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle İstanbul 18. Asliye ticaret Mahkemesi 2019/1529 değişik iş sayılı dosya ile ihtiyati haciz kararı alındığı ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden 16.12.2019 tarihinde esas takibe geçildiği, takibe itiraz edildiğini beyanla, davanın kabulüne,  davalıların alacağın %20 'sinen az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. Vekilinin savunmasının özeti; Davaya konu kredi sözleşmesinin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1529 D.iş sayılı dosyasına sunulduğu haliyle incelenen suretinde, söz konusu kredi sözleşmesinin müvekkili şirket adına ... tarafından imzalandığını, ancak  vekiledeni şirketin dava konusu kredi sözleşmesinin imzalandığı dönemi de kapsayan dönemde, 24.07.2015 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile rakamsal sınırlama olmaksızın tek imza ile münferiden en geniş şekilde temsil ve ilzam yetkilisi ve yönetim kurulu başkanının Sn. ... olduğunu, ... tarafından 07.07.2017 tarihinde Ankara ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ...'ün vekaletname de belirtilen yetkilerle sınırlı olmak üzere vekil tayin edildiğini,  ilamsız takip ve dava dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesinde müvekkil şirkete garantör sıfatıyla taraf olduğundan bahisle husumet yöneltilmiş olsa da söz konusu kredi sözleşmesi müvekkil şirket yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığı ve imza atan kişiye verilen vekaletnamede bu hususta açık bir yetki verilmemiş olması karşısında sözleşmenin müvekkil şirket bakımından herhangi bağlayıcılığı bulunmadığını, davanın esası bakımından da davacının alacağının karşılanması noktasında risk bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar ... Holding A.Ş. , ... Türk Anonim Şirketi ve ... vekilinin savunmasının özeti; Davacı taraf dava dilekçesinde Müvekkillerinin kredi sözleşmesinde garantör olduğunu belirttiğini, ancak, garantörlüğü kefaletten ayıran unsurun garantörün garantörlük nedeniyle  menfaatinin bulunması olduğunu, vekiledenlerinin herhangi bir menfaatlerinin bulunmadığını, bu itibarla hukuken müvekkillerinin garantör olduğundan bahsedilemeyeceğini, ancak, Borçlar Kanunu kapsamında geçerli olarak kabul edilebilecek şekil şartlarına haviyse kefalet olarak değerlendirilebileceğini, dolayısıyla, müvekkilleri tarafından asıl borçluların öne sürebileceği tüm itiraz ve defilerin ileri sürülebileceğini,  tek taraflı olarak kredi cari hesabının kat etmesi yetkisinin bankaya tanınması hükmü genel işlem koşulu sayılır ve kötüniyetin göstergesi olduğunu, vekiledenlerine hesap kat ihtarnamesi gönderildikten sonra müvekkilleri tarafından alacaklı banka ile görüşmeler yapılarak ödemeler yapıldığını ve kredi sözleşmesinin aynı koşullarda devamı konusunda zımni kabul oluştuğunu,  ancak, şubat ayında gönderilen hesap kat ihtarnamesi nedeniyle 10 ay sonra alacaklı banka tarafından icra takibi başlatıldığını,  hesap kat ihtarnamesinden 10 ay sonra alacaklı banka tarafından başlatılması teamüllere uygun olmayıp, bu durum kredinin kat edilmesinden banka tarafından vazgeçildiğinin ve müvekkiller ile banka arasında kredi ilişkisinin devam ettirilmesi yönünde zımni kabul oluştuğunun kanıtı olduğunu, banka tarafından talep edilen faiz miktarının da fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/10/2021 tarih 2020/148 Esas- 2021/677 Karar sayılı kararında; \"Dava; Taraflar arasında katılım tadil ve yeniden düzenleme sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı banka ile davalı kredi lehtarı ... Yönetim ve İşletim A.Ş. arasında,  07.07.2017 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer  davalıların ve dava dışı ... İnş.ve Tic. A.Ş.'nin sözleşmeyi garantör sıfatıyla imzaladıkları, Beşiktaş ... Noterliğinin 22/02/2019 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kredi hesaplarının kesilerek 63.736.587,46 USD borcun ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 26/02/2019 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda davalıların temerrüde düştükleri  hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. TBK'nın 128. Maddesi; \"Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Belirli bir süre için yapılan üstlenmede, sürenin bitimine kadar üstlenene edimini ifa etmesi için yazılı olarak başvurulmaması hâlinde, üstlenenin sorumluluğunun sona ereceği kararlaştırılabilir.\" hükmünü içermektedir. Buna göre, üçüncü kişinin sözleşmeden doğacak borçlarını herhangi bir süre sınırı olmaksızın üstlenen (garantör) kişinin sözleşmenin devamı boyunca, sözleşmeden doğacak borçlardan sorumlu olduğu, somut olayda dosya kapsamına göre davalılar genel kredi sözleşmesini garantör olarak imzaladıklarından, önce rehne başvuru zorunluluğunun bu kişiler için geçerli olmadığı, dolayısıyla bu kişiler hakkında ilamsız takip yapılabileceği, davalı yan takibe itiraz etmiş ise de; itirazlarının yerinde olmadığı, mahkememizce hükme elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre de davalıların itirazının yersiz olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullar ile devamına, likit olan takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;\"gerekçesi ile, ''1-)Davanın KABULÜ ile, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullar ile devamına, 2-)Takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı verilmesine,....''  karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Temlik alan davacı/davalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/148 E. ve 2021/677 K. sayılı kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesini, Davacı ile ... AVM arasında 07.07.2017 tarihli kredi sözleşmesi imzalanmış olup, davacı, ... AVM’nin kredi koşullarına uymadığı ve borcunu zamanında ödemediği gerekçeleriyle dava konusu kredi sözleşmesinin garantörleri olarak ..., ... Holding A.Ş., ... Sanayi Türk A.Ş., ... İnşaat, ... İnş.ve Tic. A.Ş.’ye Beşiktaş ... Noterliğinin 22/02/2019 tarihinde ... yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide ederek 63.736.587,46 USD’nin ödenmesini talep etmiş ve borç ödenmediği gerekçesiyle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/1529 D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden 16/12/2019 tarihinde 5.000.606,00 TL alacağın ödenmesi talebiyle esas takibe başlanıldığını, takibe itiraz üzerine ikame edilen, itirazların iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talepli İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/148 E. sayılı dosyasından verilen 07.10.2021 tarihli karar doğrultusunda davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve takibin devamına karar verildiğini, yerel mahkeme kararında, üçüncü kişinin sözleşmeden doğacak borçlarını herhangi bir süre sınırı olmaksızın üstlenen (garantör) kişinin sözleşmenin devamı boyunca, sözleşmeden doğacak borçlardan sorumlu olduğu ve somut olayda dosya kapsamına göre davalıların genel kredi sözleşmesini garantör olarak imzaladıklarından dolayı önce rehne başvuru zorunluluğunun bu kişiler için geçerli olmadığı, dolayısıyla bu kişiler hakkında ilamsız takip yapılabileceği belirtildiğini, davalı yan takibe itiraz etmiş ise de; itirazlarının yerinde olmadığını, mahkemece hükme elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre de davalıların itirazının yersiz olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiğini, ancak, müvekkil şirketin dava konusu uyuşmazlık bakımından taraf sıfatı ve husumeti bulunmadığı, davanın müvekkil şirket bakımından reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu kredi sözleşmesinin müvekkil şirket adına yetkisiz kişi tarafından imzalandığı, müvekkil şirketin münferiden temsil yetkilisi ve yönetim kurulu başkanının ... olduğu, ...ün ise yetkisiz olduğu ve vekaletnamede bu hususta açık yetki bulunmadığı, bu nedenle kredi sözleşmesinin müvekkil şirketi borç altına sokamayacağını, Garanti sözleşmeleri, rizikonun doğması ile garantörün malvarlığında eksilmeye yol açan borçlandırıcı nitelikte sözleşmeler olduğundan, söz konusu sözleşmenin imzalanmasında vekaletnamede bu hususta açık yetki bulunması gerektiğini, ayrıca, hukukçu bilirkişi tarafından hukuki inceleme ve tespit yapılması suretiyle rapor düzenlenmiş olup bu hususun HMK’ya aykırılık teşkil ettiğini, işbu bilirkişi raporunda yer alan hukuki tespitlerin geçerliliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağını, husumet itirazı baki kalmak kaydı ile davanın esası bakımından da davacının alacağının karşılanması noktasında risk bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının alacağının ipotekle teminat altına alındığını ve alacağın karşılanması noktasında herhangi bir riskin bulunmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takip sebebiyle müvekkil şirket lehine alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/148 E., 2021/677 K. ve 07.10.2021 tarihli kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile müvekkil şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Anonim Şirketi, ... Türk Anonim Şirketi ve ... vekili tarafından da karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş, ancak istinaf peşin ve nispi karar harçlarının eksik yatırılması sebebiyle davalılar vekiline harcın tamamlanması için Mahkemece HMK'nınn 344. maddesi uyarınca tebligat çıkarılmış, çıkarılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalılar vekili tarafından eksik istinaf peşin ve nispi harçlar tamamlanmadığından Mahkemece 20/01/2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar verilmiş ve verilen ek kararın davalılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Bu sebeple davalılar vekilinin gerekçeli karara karşı istinaf başvurusu incelenmemiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; temlik eden davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen 07/07/2017 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzalayan davalılardan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı ... Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6098 Sayılı TBK'nın 135/1 maddesinde alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borcun sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Davalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili tarafından dosyaya sunulan ve davacı banka ile akdedilen 03/06/2022 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile dava konusu davacı alacağının davalıya temlik edildiği, davalı vekili, alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi sebebiyle borcun sona erdiğini, davanın davalı şirket yönünden konusuz kaldığını ve istinafa sadece davalı şirket tarafından başvurulduğundan istinaf başvurusunun da konusuz kaldığını ve bu yönde karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davacı alacağı davalı tarafından temlik alındığından alacaklılık ve borçluluk sıfatları bu davalıda birleşmiş ve bu davalı yönünden davanın istinaf aşamasında konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, davalının istinaf başvurusu usulen kabul edildiğinden ve kaldırma kararının niteliğine göre istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına,  karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Temlik alan davacı/ davalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.' nin istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 07/10/2021 tarih ve 2020/148 Esas - 2021/677 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle;  Davacı tarafından davalılar ... Holding Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ... aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE; davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yaptıkları itirazların iptali ile takibin takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, -Takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalılar ... Holding Anonim Şirketi, ... Sanayi Türk Anonim Şirketi ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile temlik alan davacıya verilmesine, -Davacı tarafından davalı ... Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş. aleyhine açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalının istinaf başvurusu usulen kabul edildiğinden ve kaldırma kararının niteliğine göre istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 341.591,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 60.394,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 281.196,58-TL harcın davalılar ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ...' den müştereken ve müteselsilen  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan  60.394,82-TL peşin harç,  54,40-TL başvurma harcı,  7,80-TL vekâlet suret harcı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve  189,00-TL davetiye gideri olmak üzere toplam 63.646,02-TL yargılama giderinin davalılar ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile temlik alan davacıya verilmesine,  6-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 138.631,06-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsili ile temlik alan davacıya verilmesine, 7-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde Temlik alan davacı/ davalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.' ye iadesine, 9-Temlik alan davacı/ davalı ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 11-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde yatıran ilgili tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9fb8cdc7945f3db","SID":"f997dc7b9b6c4f5a"}}