{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/705 <br>KARAR NO\t: 2024/358<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/03/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA\t:Davacı vekili; davalının Brezilya'dan ithal ettiği ürünlerin Mersin'e deniz yolu ile taşınmasının müvekkili tarafından üstlenildiğini, davalının ithal ettiği ürünleri Mersin Limanı'nda teslim almaması nedeniyle müvekkilinin bekleme ücreti ödemek zorunda kaldığını, ifa edilen taşıma hizmetinden doğan alacaklarını ve üçüncü şahıslara ödemek zorunda kaldığı bekleme ücretlerini davalıya fatura ettiğini, davalının faturalardan kaynaklanan borcunun bir kısmını ödediğini, kalan kısmını ödemediğini, müvekkili tarafından alacağın tahsili için davalı aleyhine 20/11/2015 tarihinde Bakırköy 2. İcra Dairesi'nin ... esas dosyasında ve 25/03/2016 tarihinde Bakırköy 2. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında icra takipleri başlatıldığını, davalının takiplere itiraz ettiğini ve takiplerin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takiplerin devamına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP\t:Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalının ikamet adresinin Mersin olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, emtianın zamanında teslim alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI\t:Mahkemece; davacının deniz taşımaları bakımından taşıma işleri organizatörü olduğu, taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıyıcı sayıldığı, bu halde fiili taşıyana, davalıdan kaynaklı sebeplerle geç teslim edilen konteynerler sebebi ile demuraj ödemesi yapmış ise davacının bunu davalıdan talep edebileceği,  Mersin Gümrük Müdürlüğü'nden celp edilen konteyner liman çıkış ve liman giriş kayıtları incelendiğinde sadece limandan davalı için dolu çıkış ve daha sonra başka müşteriler için dolu geri dönüş tarihlerinin olduğunun görüldüğü, davalının davacı tarafından düzenlenen faturaları kendi ticari defter kayıtlarına işlediği ve itiraz etmediği ölçüde kendi kayıtlarına göre hesaplama tarifesi ve demuraj miktarlarını kabul etmiş durumda olduğu, davalının yükünün Mersin Limanı'na geldiğini basiretli iş adamı özeni ile takip edebilecek ve bilebilecek durumda olduğu, bu hususun, faturaları alıp ticari defterlerine işlemiş olmasından da teyit edildiği, davacının kendisine fatura edilen demuraj ödemelerini kusur ve sorumluluk durumuna göre katlanmak veya yansıtmak durumunda olduğu, davalı yanın faturaları tebellüğ edip TTK m.21 gereği itiraz hakkını kullanmıyorsa, içeriği kabul etmiş sayılması gerekeceği, nitekim davacının da katlandığı bedelleri talep ettiği, katlandığı sabit olmayan faturaların ise davacı alacağında gösterilemeyeceği, teknik bilirkişi heyetince yapılan hesaplamada tespit edilen miktarların rayiçlere uygun görüldüğü, davalının sorumluluğunun dayanağının ticari defterleri olduğu, varış ihbarlarının da dosyaya sunulmadığı göz önüne alınarak, davalının ticari defler kayıt ve belgelerine göre 29.060,40-USD davacı yana borçlu olduğu, demuraj tarifesinin davalı tarafa tebliğ edilmemesi nedeniyle alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 29.056,40-USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, Bakırköy 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası yönünden davanın reddine, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacı vekili; bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede müvekkilinin davalıdan demuraj kaynaklı 36.256,40-USD alacağının tespit edildiğini, buna rağmen mahkemece davalının defterlerine göre karar verdiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan taşıma edimini yerine getirdiğini, e-postalardan da anlaşılacağı üzere davalıya varış ihbarlarının zamanında yapıldığını, ancak davalının yükü geç teslim alarak masrafa sebebiyet verdiğini, 31/08/2015 tarihli e-postadan da anlaşılacağı üzere gecikmenin davalıdan kaynaklandığını, hatta ücretten indirim dahi talep ettiğini, ayrıca davalının emtiayı süresinde aldığını kabul ettiğini, böylece ispat yükünün davalının üzerine geçtiğini, ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, ekteki e-postalardan da anlaşılacağı üzere davalıya demuraj tarifesinin iletildiğini, alacağın likit olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de reddinin doğru olmadığını, kaldı ki davalının ticari defterlerinde müvekkilinin 29.056,40-USD alacağının kayıtlı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>2-Davalı vekili; bilirkişi raporlarının tamamında beklemenin müvekkilinin sorumluluğunda gerçekleşmediğinin açıkça tespit edildiğini, davacının davasını ispat edememesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, faturaların kayda alınmasının davacının alacağının bulunduğu hususunun tek başına delili olmayacağını, konşimento üzerinde müvekkilinin demuraj birim bedeli ve hesabına ilişkin hiç bir açıklama ve müvekkilinin demuraj konusunda taahhüdünün bulunmadığını, konişmentoların hiç birinde demuraj tarifesinin yer almadığını, konteynerin liman çıkış ve boş olarak iade tarihlerini gösterir belge bulunmadığını, gelen yazı cevabında da beklemenin müvekkilinin kusurundan kaynaklandığına ilişkin bir bilgi bulunmadığını, müvekkilinin demuraj taahhüdünün bulunmadığını, varış ihbarının yapılmadığını, beklemenin müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, demuraj bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, talep edilen demurajın neye göre hesaplandığının açık olmadığını  belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından; Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında; 29/06/2015 tarihli 4.320-USD bedelli, 29/06/2015 tarihli  990-USD bedelli, 09/07/2015 tarihli 2.790-USD bedelli, 04/08/2015 tarihli 5.760-USD  bedelli, 06/08/2015 tarihli 4.590-USD bedelli, 06/08/2015 tarihli 9.180-USD bedelli, 27/08/2015 tarihli 1.530-USD bedelli, 03/09/2015 tarihli 5.040-USD bedelli, 03/09/2015 tarihli 2.700-USD bedelli, 16/09/2015 tarihli 1.550-USD bedelli, 23/09/2015 tarihli 1.260-USD bedelli demuraj faturalarından kaynaklanan bakiye 35.916,40-USD alacağın; Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında ise demuraj ücretine ilişkin 16/03/2016 tarihli 5.940-USD bedelli faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talep edilmektedir.Davalı her iki icrai takibine de süresinde itiraz etmiş olup, davacı iş bu davada ise 20/11/2015 tarihinde davalı tarafından yapılan 5.600-USD ödemenin düşülmesi ile Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında 30.316,40-USD; Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında ise 5.490-USD yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, müvekkilinin demuraj taahhüdünün bulunmadığını, varış ihbarının yapılmadığını, beklemenin müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, demuraj bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde 2015/17329 Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 23/09/2015 tarihli 1.260-USD bedelli fatura ile 2016/4987 Esas sayılı takip dosyasına konu 16/03/2016 tarihli 5.490-USD bedelli fatura dışında tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki farklılığın sadece bu iki faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu durumda demuraj ücretine ilişkin kendi defterinde kayıtlı olan toplam 29.056,40-USD bedelli faturalar bakımından davalı, hesaplama tarifesi ve demuraj miktarlarını kabul etmiş, demurajdan kaynaklanan sorumluluğu üzerine almış durumdadır. Davalının defterlerinde yer alan bu faturalara karşı süresinde itirazı bulunmadığından içerdiği bedeller yönünden davalıyı bağlayıcı hale gelmiştir. Bu nedenle davalının 29.056,40-USD alacağa yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalının defterlerinde yer almayan 23/09/2015 tarihli 1260-USD bedelli fatura yönünden; bahsi geçen faturanın TTNU/959256/8 nolu konteyner ile ilgili olarak düzenlendiği, TTNU/959256/8 nolu konteyneri taşıyan geminin varış yerine 18/05/2015 tarihinde ulaştığı, 21 günlük serbest süre tanındığı anlaşılmaktadır. Bu konteyner ile ilgili olarak davalı adına, önce 58 günlük süre için 06/08/2015 tarihli 4.590-USD bedelli faturanın, sonrasında ise 30 gün süre için 03/09/2015 tarihli 2700-USD bedelli demuraj faturalarının kesildiği, her iki faturanın da davalının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Fakat aynı konteyner ile ilgili son olarak 14 günlük süre için kesilen 23/09/2015 tarihli 1260-USD bedelli uyuşmazlık konusu fatura davalının defterlerinde yer almamaktadır. Ancak aynı konteyner ile ilgili ilk iki fatura ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin davalının defterlerine işlendiğine göre davalının konteyneri taşıyan geminin limana hangi tarihte girdiğini, bekleme süresini ve tarifeyi bildiği, davalının bahsi geçen taşıma için demuraj tarifesi ve gecikmeyi bu birim fiyatları üzerinden kabul ettiği sonucuna varılmaktadır. Gümrük kayıtlarında bahsi geçen konteynerin 17/09/2015 tarihinde davalı adına dolu olarak çıktığı 05/10/2017 tarihinde başka firma adına teslim edildiği anlaşılmakta ve mahkemece bu hususa işaret edilerek 23/09/2015 tarihli 1260-USD bedelli fatura yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de  23/09/2015 tarihli 1260-USD bedelli faturadaki süre 17/09/2015 tarihinden önceki 14 günlük süreye tekabül etmektedir. Bu durumda  23/09/2015 tarihli 1260-USD bedelli fatura yönünden de davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerekmektedir.Uyuşmazlık konusu 16/03/2016 tarihli 5.940-USD bedelli fatura yönünden; her ne kadar davalı tarafça bahsi geçen fatura iade edilmiş ise de bahsi geçen faturanın MSKU/890506 sayılı konteyner ile ilgili olarak düzenlendiği, konteyneri taşıyan geminin 12/09/2015 tarihinde limana girdiği, 20 gün serbest süre belirlendikten sonra 11/12/2015 tarihine kadar geçen süreye ilişkin olduğu, davalının konteynerin teslimindeki ve iadesindeki gecikmesinden dolayı oluşan  zarara konteyner işleticisine karşı davacının katlanmak zorunda kaldığı, buna ilişkin konteyner işleticisi tarafından gecikmeden kaynaklanan zararın 14/12/2015 tarihli 5.940-USD bedelli fatura ile davacıya yansıtıldığı, dolayısıyla davacının kendi katlanmak zorunda kaldığı bedeli davalıdan talep etmekte haklı olduğu sonucuna varıldığından 16/03/2016 tarihli 5.940-USD bedelli fatura yönünden de davanın kabulü gerekir.<br>Bununla birlikte talep olunan alacak, gecikme nedeniyle tazminat kabilinden olup, miktarı tarafların kusur durumları, taşıma kuralları, sözleşme hükümleri incelenerek belirlendiğinden likit nitelikte değildir. Bu itibarla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle; mahkemece 23/09/2015 tarihli 1260-USD ve 16/03/2016 tarihli 5.940-USD bedelli fatura alacakları yönünden de davalının itirazının iptali gerekirken bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davalının her iki icra dosyasında itirazının iptaline, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/447 Esas - 2020/59 Karar 20/02/2020 tarihli kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\"Davanın kabulüne;<br>1- Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 30.316,40-USD asıl alacak üzerinden iptali ile takibin 30.316,40-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren  3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>2- Bakırköy 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 5.940-USD üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren  3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;<br>\"Alınması gereken 7.917,92-TL harçtan davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 1.364,41-TL ile icra veznelerine yatırılan 604,12-TL olmak üzere toplam 1.968,53‬-TL harcın mahsubu ile kalan 5.949,39‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yatırılan toplam 1.997,73‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan 3.450-TL bilirkişi ücreti ve 255,70-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.705,70-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davacı lehine takdir olunan 18.443,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\"<br>Alınması gereken 6.345,54-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 1.432,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 4.913,24-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>Davacı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/03/2024<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b7d7902a002783f","SID":"35bd503014777cf7"}}