{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/230 <br>KARAR NO: 2024/664<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2020<br>NUMARASI: 2019/234 Esas -  2020/622 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmelerine istinaden lehine kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davacı tarafından kredi borçlarının ödenmemesi üzerine açılan ve kullandırılan kredi hesapları Gebze ... Noterliğinin 18/04/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin kat edildiğini, ihtarname ve eki hesap özetlerinin davalı kredi borçlusuna tebliğ edildiğini,  davacı şirket alacağının tüm bu gelişmeler karşısında borcunu ödememesi üzerine  davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalı borçlu yasal süresi içerisinde takibe itiraz ederek takibi durduğunu beyanla  icra dosyasına yapılan asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere üst hatten icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı ... arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden lehine kredi açılmış ve kullandırıldığını, davalı tarafından kredi borçlarının ödenmemesi üzerine açılan ve kullandırılan kredi hesapları Gebze ... Noterliğinin 18 Nisan 2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi kat edildiğini, ihtarname ve eki hesap özetleri davalı kredi borçlusuna tebliğ edildiğini,  davacı şirketin tüm bu gelişmeler karşısında ödenmemesi üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini,  müvekkilinin  yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu olmadığını, davacı tarafça istenilen faiz miktarının fahiş olduğunu, beyanla  davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, düzenlenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında akdedilen genel  kredi sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalıya kredi kullandırıldığı, davalının vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığı, davalı borçlu tarafından kredi borcunun ödenmediği sabit olduğundan düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan 47.810,35-TL asıl alacak,185,83-TL işlemiş temerrüt faizi, 9,18-TL BSMV, 525,60-TL masraf  alacağı olmak üzere toplam 48.530,96-TL olduğu ve takibin borçlu davalı yönünden belirtilen miktar yönünden takip tarihinden itibaren 46.409,30-TL asıl alacağa işleyecek yıllık  %46,80 oranında faiz ve bu faize %5 gider vergisi ,1.401,05-TL  asıl alacağa işleyecek yıllık  %31,80 faiz ve bu faize %5 gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamı gerektiği, davacının fazlaya ilişkin isteminin haksız olduğu  anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın  (47.810,35-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde Gebze ... Noterliği 18/04/2019 tarihli ve ... sayılı ihtarname ile hesap özetinin müvekkiline gönderildiğini, müvekkili tarafından itiraz öne sürülmediğinden ihtarrname, hesap özeti, sözleşmeler ile müvekkilinin belge ve  hesaplarının müvekkili açısından kesin nitelik kazandığını iddia ettiğini, 18/04/2019 tarihli hesap kat ihtarı müvekkiline tebliğ edilmediğinden davacı tarafın bu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın iddialarını dayandırdığı ihtarname ve hesap özetinin müvekkili tarafından bağlayıcı olmadığını, usulüne uygun tebligat yapılmadığından alacağın muaccel olmadığını ve müvekkilinin temerrüte düşmediğini, dolayısıyla yerel mahkemece usulsüz tebligat esas alınarak 24/04/2019 tarihi itibariyle muacceliyet şartının gerçekleştiği ve müvekkilinin temerrüte düştüğü tespitinin hukuka aykırı olduğunu, muacceliyet gerçekleşmediği ve müvekkilin temerrüte düşmediğinden temerrüt faizi işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tüketici sıfatına haiz olduğunu, müvekkilinin şirket ortağı ve yetkili temsilcisi olduğunu, gerçek kişi tacir olarak ticari sicil ve vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığını, müvekkilinin tüketici sıfatına haiz olduğundan  davanın görülmesinde İstanbul Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, bu sebeple söz konusu davanın genel mahkemede görülmüş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından istenen faiz miktarının da  hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tüketici olduğu gözetilmeden 6098 sayılı  TBK md. 88 ve 120'nci maddelerdeki kanuni sınırlamalara aykırı oranlarda akdi faiz ve temerrüt faizi işletildiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı tespitlerde bulunduğundan hüküm kurmaya everişli olmadığını, dosya incelendiğinde görüleceği üzere 18.06.2020 tarihli gerçeği yansıtmayan bilirkişi raporuna olan itirazlarının dikkate alınmadığını, yerel mahkemece söz konusu gerçeği yansıtmayan bilirkişi raporunun karara esas alınması hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça süresinde istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı banka ile davalı ... arasında 15/11/2018 tarihinde genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı banka tarafından davalı kredi borçlusuna çekilen Gebze ... Noterliği'nin 17/04/2019 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı kredi asıl borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"kredi taahhütnamesi/sözleşme, ihtarname ve hesap özeti\" sebebine dayalı olarak toplam 48.858,02 TL alacağın tahsili istemiyle 26/04/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı yan ise, davanın görevli mahkemede açılmadığını, banka tarafından gönderilen ihtarnamenin tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, faiz oran ve miktarının fahiş olduğunu savunmuştur. Davacı banka tarafından Gebze ... Noterliği'nin 17/04/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı borçluya gönderilen hesap kat ihtarnamesinin davalının 5 farklı adresine tebliğe çıkartıldığı, bu adreslerden birinin de taraflar arasındaki  15/11/2018 tarihli GKS de belirtilen '' ... mah. ... cad. No:... Kağıthane/İstanbul adresi'' olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin 13.2.a maddesinde ''Taraflar, işbu Sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu Sözleşmenin ilgili maddelefinde yazılı Türkiye içindeki adresi İİK 21 Maddesi ve 148/a maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanuni ikametgah ittihaz ettiklerini...İleride diğer bir mahali kanuni ikametga itlhaz edecek olurlarsa, bu yeni adresi derhal Noter aracılı ile bankaya bildirmeleri, bildirmedikleri takdirde bu Sözleşmede yazılı adreslerine gönderilecek her türlü tebligatıri bu adreslere ulaştığı tarihte kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve beyan ederler;..” şeklinde düzenleme olduğu ve bu hüküm gereği tebliğin muhataba yapıldığının kabulü gerektiği değerlendirilmiş dolayısıyla davalının 24/04/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğüne dair tespit yerindedir. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Faiz oranı ve miktarı yönünden istinaf isteminin incelenmesinde; Ticari kredi bakımından; Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi ile “Müşteri, Banka'nın bu sözleşmeye dayanarak açtığı ve açacağı her türlü nakdi ve gayrinakdi krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara yetkili merciler veya Banka tarafından saptanan en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeçeği oranlarda anapara faiz, temerrüt faizi ve her nevi komisyonları ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu ile Banka Sigorta Muamele Vergisi gibi yasal ve Banka düzenlemelerine veya) teamüllerine göre talep edilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri, Müşteriye ihbarda bulunmaksızın uygulayarak bunları, gider vergileri ve sair harçları ile birlikte Müşteri'nini cari hesabına borç yazabileceğini, bu hususlarda herhangi bir itiraz hakkının bulunmi diğini kabul ve beyan eder...” şeklinde olduğu ve bu madde kapsamında, davalıya kredi kullandırıldığı, tarafların serbestçe akdi faiz oranını belirleyebileceği değerlendirilmiştir. Temerrüt faiz oranı yönünden ise sözleşmenin 11.b Maddesinde, ''borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihtı itibaren, bunları BANKA'YA bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kullanmış olduğu tüm kredilere bankaca uygulanan kredi: faiz oranlarından muacceliyet tarihten itibaren... Bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın 30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini... \"şeklinde olduğu, kullandırılan ticari kredi bakımından TCMB bildirilen \"Azami Faiz Oranlar” cetveline göre Diğer Krediler Faiz Oranının %36 olduğu, %30 ilavesiyle 46,8 yıllık faiz aranı üzerinden temerrüt faizi uygulanması gerektiği, değerlendirilmiştir.  Kredili mevduat hesabından kullandırılan kredi bakımından ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği  üzere; TCMB nin yayınladığı tebliğ hükümleri nazara alındığında, kredi kartı ile  kredili mevduat hesabı kredilerine sözleşme ile belirlenen faizlerin değil, kredi kartları için TCMB yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının KMH kredilerinde uygulanacağı, TCMB tebliğlerine göre kat tarihini kapsayan dönemde kredi kartlarına uygulanan akdi faiz oranı % 25,80 oranında, temerrüt faizinin ise %31,80 oranında olduğu, dolayısıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunun emsal içtihatlara uygun olduğu değerlendirilmiş ve hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.Davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin itirazı bakımından yapılan değerlendirmede ise genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar TTK'nın 4/f maddesi uyarınca ticari dava olup, ticari davalara bakma görevi de aynı yasanın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine aittir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 19. HD'nin 2016/19652 E-2018/4779 K ve 2014/17510 E-2015/4731 K. Sayılı ilamları.) Açıklanan nedenlerle HMK' nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.315,15 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 828,79 TL harcın mahsubu ile eksik  2.486,36 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.07/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f50c57bd7c71f746","SID":"e2785330a119ea6e"}}