{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/351 Esas<br>KARAR NO: 2024/1068 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 07/09/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2018/1126 Esas - 2021/635 Karar <br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/06/2021<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili ... Tic. A.Ş. (...) akaryakıt, LPG ve madeni yağ satış faaliyetini gerçekleştirdiğini, davalının müvekkilinin sözleşmesi münfesih bayisi olup taraflar arasında Bilecik ili Bozüyük ilçesi ... köyü ... parselde kayıtlı taşınmazda kurulu akaryakıt + LPG istasyonunun ... markası altında işletilmesi amacıyla 31.03.2015  tarihli  5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve  aynı tarihli Bayilik Protokolü  akdedilerek taraflar arasında bayilik ilişkisi kurulduğunu,  taraflar arasında imzalanan bayilik protokolünün 3.2.2 maddesinde Demirbaş Eşya Teslimi Yükümlülüğü başlığı altında yer alan ... marka Modem, Kurumsal Kimlik, Fiyat panosu davalı bayiye teslim edildiğini, müvekkil şirketin imzalanan sözleşmeler uyarınca üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak bayilik sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce tek taraflı olarak Bozüyük Noterliği'nin 31.03.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi  ile haksız  sebeple feshedildiğini ve ticari ilişki 31.03.2017 tarihi itibariyle sona erdiğini, taraflar arasında imzalanan protokol gereğince ariyet olarak yapılacağı/verileceği kararlaştırılan malzeme ve ekipmanların hiç birisinin davalı tarafça müvekkil şirkete iade edilmediğini, müvekkil şirketin kurumsal kimlik ürünlerinin sökümü için istasyona gittiğinde sadece kanopi alınlarının sökümünün yapılıp bir kenara bırakıldığını, kalan malzemelerin ise başka bir dağıtım şirketinin renklerine boyandığını görüldüğünü, sökümü yapılan malzemeler alınmak istendiğinde ise sökümü yapılan malzemelerin verilebileceği belirtildiğini, söküme giden ekip tarafından bayi yetkilisine alınan malzeme ne ise ilgili malzemenin yazılıp bu şekilde tutanak imzalanabileceği aksi durumun mümkün olmadığının belirtilmesi üzerine ise davalının bu durumu hiçbir haklı neden olmaksızın kabul etmediğini ve böylelikle mülkiyeti müvekkil şirket ait olan  malzeme ve ekipmanların istasyondan alınamadığını ve tüm bu nedenlerle ariyet olarak davalı tarafa verilen demirbaşların  aynen ve hasarsız şekilde iadesine, aynen ve hasarsız  iade mümkün değilse tespit edilecek olan rayiç değerlerinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı şimdilik 14.250,00 USD tutarındaki kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davacı tarafça ariyet sözleşmesi ve sözleşmeye konu menkullere ilişkin olarak düzenlendiğini iddia ettiği tutanak sunulduğunu beyan etmekte ise de taraflarınca yapılan incelemede davacı tarafın iddia ettiği şekilde müstakil bir sözleşme ya da tutanak sunmadığının tespit edildiğini, davacının ddia ettiği ariyete konu menkullerin varlığını ve  niteliklerini yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesine müteakip müvekkil şirket tarafından keşide olunan Bozüyük Noterliği'nin 20.04.2017 tarih ve ... yevmiye no lu ihtarnamesi ile Bayilik Sözleşmesinin 3.2.2 maddesine konu menkullerin geri alınması istenmiş olup, söz konusu ihtarnameye rağmen davacı tarafın aradan 1 yıl gemesine rağmen 11.05.2018 tarihine dek menkullerini geri almamış olması, müvekkil şirketin EPDK kayıtları ile de sabit olduğu üzere BAY/... no lu lisansının akaryakıt istasyonunun devri nedeni ile ve müvekkil şirketin  isteği üzerine 22.05.2017 tarihli 23148 sayılı Kurul kararıyla sonlandırılmış olması nazara alındığında basiretli bir tacir gibi davranmış olduğundan bahsedilmek mümkün olmadığını, davacı tarafın 11.05.2018 tarihli ve davacı şirket çalışanı/yetkilisi dahi olmayan 3. kişi/lerce düzenlenmiş olan ve daha önemlisi açık kimliği dahi belli olmayan ve müvekkil şirket yetkilisi olduğu iddia olunan kişinin imzasını da taşımayan bir tutanak üzerinden talepte bulunmakta ise de bu nitelikteki bir tutanak içeriğine dayalı olarak talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki ariyet sözleşmesinde dava konusu ariyet menkullerin değeri amerikan doları cinsinden belirlenmediği gibi ödemenin bu şekilde yapılacağına dair bir kayıt da bulunmadığını, davacı tarafça Amerikan Doları cinsinden fatura düzenlenmediği  gibi, söz konusu bedel ticari kayıtlara da Türk Lirası cinsinden işlendiğinden davacının USD olarak talepte bulunamayacağını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  07/09/2021 tarih  2018/1126 Esas - 2021/635 Karar  sayılı kararında; \"...Tarafların iddia ve savunmalar ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporları ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 31/03/2015 tarih ve 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolü imzalandığı, beş yıllık süre dolmadan davalı tarafından 31/03/2017 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, Bayilik Protokolü'nün 3.2.2. maddesi gereği davacı tarafça ... Marka Modem, Kurumsal Kimlik ve Fiyat Panosu teslim edilmiş ve buna istinaden fatura tanzim edilmiştir. Demirbaş eşyanın davacı tarafından teslim edilmemesi üzerine işbu dava açılmıştır. Talimat yoluyla mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuyla, demirbaş eşyaların yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın eşyaların bulunması halinde iadesi, bulunamaması halinde ise Amerikan doları üzerinden bedelini talep ettiği, taraflar arasında Amerikan doları üzerinden bedelin ödeneceğine dair bir anlaşma bulunmadığı, mahkememizce hükme esas alınan 24/05/2021 tarihli bilirkişi raporuyla davacı tarafın talep edebileceği demirbaş eşyaların ikinci el değerinin tahminen ve takdiren 47.325,00-TL olarak tespit edildiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.''gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 47.325,00 TL'nin dava tarihi olan 28/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,...'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketinin Bilecik ili Bozüyük ilçesi ... köyündeki akaryakıt + LPG istasyonunun işletilmesi amacıyla davalı ile 31.03.2015 tarihinde 5 yıl süreli bir Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Bayilik Protokolü imzaladığını, ancak bu sözleşmenin davalı tarafından 31.03.2017 tarihinde haksız sebeple feshedildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği davalıya teslim edilen ... marka Modem, Kurumsal Kimlik ve Fiyat panosunun iade edilmediği ve bu nedenle müvekkil şirketin zarar gördüğünü, söküm işlemleri sırasında malzemelerin alındığına dair tutanak imzalanmadığını ve malzemelerin başka bir dağıtım şirketinin renklerine boyandığını, Davalı ise, ariyete konu malzemelerin teslim edilmediğini ve 3. kişilerce düzenlenmiş olan bir tutanağa dayanarak talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, ancak davalının, bayilik protokolündeki imzayı inkar etmediğini, İlk derece mahkemesinin, davanın kısmen kabulüne karar verdiğini ve demirbaş eşyaların yerinde olmadığını tespit ettiğini, mahkemenin, taraflar arasında Amerikan doları üzerinden bedelin ödeneceğine dair bir anlaşma bulunmadığı gerekçesiyle TL cinsinden karar verdiğini, ancak, müvekkil şirketin ariyete konu malzemeleri USD cinsinden aldığı ve bu hususun fatura ile de kanıtlandığını, Mahkemenin TL cinsinden karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkil şirketin hak kaybına uğradığını, kararın USD cinsinden verilmesi gerektiğini, Ayrıca, davalı tarafın istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığını ve reddedilmesi gerektiğini beyanla, davalı tarafın istinaf isteminin reddi ile İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.09.2021 tarihli kararına yönelik istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın USD tutarı dikkate alınmak sureti ile kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davacının, akaryakıt istasyonunda bulunduğu iddia edilen ariyetlerin aynen iadesini veya iadesi mümkün değilse 14.250,00 USD ödenmesini talep ettiği ancak Yerel Mahkemenin, dava tarihindeki USD-TL kuru hesaplamasına gidilmeksizin 47.325,00 TL olarak kısmen kabul kararı verdiğini, bu kısmi kabul kararının, davacı tarafın ariyete konu menkullerin varlığını ve niteliklerini ispat edememiş olması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davaya konu ariyetler açısından, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler dikkate alındığında, bayilik sözleşmesinin sona ermesinden sonra Bozüyük Noterliği’nin 20.04.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile menkullerin geri alınmasının istendiği, ancak, dava tarihi itibarıyla ihtarname keşidesinin üzerinden 1 yıl geçmiş ve istasyonda başka bir bayinin faaliyet göstermeye başlamış olması davacı tarafın basiretli tacir davranışına uymadığını gösterdiği, davacı tarafın 1 yıldan fazla süredir aramadığı, terk ettiği menkuller açısından talepte bulunmasının kötü niyetli olduğunu,Davacının, 11.05.2018 tarihli ve davacı şirket çalışanı veya yetkilisi dahi olmayan üçüncü kişilerce düzenlenmiş, kimliği belirsiz bir kişinin imzasını taşıyan tutanak üzerinden talepte bulunduğunu, bu tutanağın hukuken geçersiz olup, mahkemece hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket yetkilisinin, bayilik sözleşmesinin sonlandırılması nedeniyle ilgili istasyonda bulunmasının mümkün olmadığını, Ariyetlerin yalnızca boyama yöntemi ile durumunun değiştirilmesinin ve müvekkil davalı açısından kullanılabilir hale getirilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenle, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel anlamda yeterli olmadığını, hükme itibar edilecekse dahi taraflar arasındaki kusur ancak müterafik kusur olarak değerlendirilebileceğini, Yerel Mahkeme kararında, davanın USD cinsinden ikame edildiği, ancak yabancı para cinsinden ikame edilen davalar açısından karar tarihindeki TCMB kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin dikkate alınmadığı, bu nedenle, vekalet ücretine karar tarihindeki kur üzerinden hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla,  İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1126 Esas 2021/635 sayılı kararının istinafen incelenerek ortadan kaldırılmasını, eksik hususların değerlendirilmesi suretiyle davanın tümden reddine, bu itirazın yerinde görülmemesi halinde ise vekalet ücreti yönünden yabancı paralara ilişkin hususların dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen 31/03/2015 tarihli \"Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi\" ve \"Bayilik Protokolü\" nün davalı tarafından feshedilmesi sebebiyle davacı tarafından davalıya sözleşme kapsamında teslim edilen demirbaşların aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde rayiç değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında 31/03/2015 tarihli 5 yıl süreli \"Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi\" ve \"Bayilik Protokolü\" akdedildiğine, söz konusu sözleşme ve protokolün davalı tarafından 31/03/2017 tarihli ihtarname ile süresinden önce feshedildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki istinafa da gelen temel ihtilaf; dava konusu demirbaşların davalıya teslim edilip edilmediği, edilmiş ise sözleşmenin feshi üzerine davalı tarafından davacıya iade edilip edilmediği, aynen iadesinin mümkün olup  olmadığı, mümkün olmaması halinde rayiç değeri, rayiç değerin hangi para cinsinden belirlenmesi gerektiği, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır. Taraflar arasında akdedilen 31/03/2015 tarihli \"Bayilik Protokolü\"nün 3.2.2 maddesinde ... marka Modem, Kurumsal Kimlik, Fiyat panosu demirbaş eşyanın davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından protokolün imzalandığı ve inkar edilmediği, kaldı ki davalı tarafından davacıya gönderilen Bozüyük Noterliği'nin 20.04.2017 tarih ve 4318 yevmiye no lu ihtarnamesi ile ariyet olarak teslim edilen menkullerin iade alınmasının ihtar edildiği ve bu hususun davalı tarafından beyan dilekçesi ve istinaf dilekçesinde kabul edildiği, bu haliyle davacı tarafından dava konusu demirbaşların davalıya tesliminin sabit olduğu anlaşılmıştır. Protokolün 5.3 maddesine göre; akaryakıt bayilik ilişkisinin feshi halinde ... firmasının hiçbir kanuni merasim yürütmesine gerek olmaksızın; ... bayi ve /veya istasyon’a sağlanan ve sabit nitelikte olmayan her türlü demirbaş eşya, ekipman ve malzemeyi ... firmasına iade etmeyi, sabit nitelikte olmayan bu demirbaş eşyanın iade edilememesi halinde ise bunların bedellerini ...’e iade etmeyi; kabul beyan ve taahhüt etmiştir. Bu hükme göre sözleşmenin feshi halinde demirbaşları iade yükümlülüğü davalıda olup, davalı tarafından demirbaşların iade edildiği hususu ispat edilmemiştir. Dolayısıyla demirbaşların iade edilmemesinde davacının müterafik kusurundan söz edilmesi de mümkün değildir. Mahkemece TL üzerinden hüküm kurulmuş olup, davacının talep ettiği USD bedelinin karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL değeri üzerinden vekalet ücreti takdirine karar verilmesi mümkün değildir. Kaldı ki Mahkemece USD bedel üzerinden hüküm kurulması halinde dahi USD bedelin karar tarihindeki değil, dava tarihindeki  Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL değeri üzerinden vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekmektedir. Bu sebeple davalı  vekilinin bu yönlerdeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekili tarafından dava konusu demirbaşların bedelinin USD olarak ödenmesi talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmadığından Mahkemece TL üzerinden hüküm kurulması isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının ve davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 3.232,77-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 809,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.423,77‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fe45af0c8e73253","SID":"72ad008def3f4590"}}