{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/307 Esas <br>KARAR NO: 2024/1061 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2021 <br>DOSYA NUMARASI : 2016/677 Esas - 2021/780 Karar <br>DAVA: Sigorta (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/06/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  Müvekkili firma tarafından, dava dışı ... A.Ş. Adına, 30.09.2012 ila 30.09.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu blok emtia abonman sigorta poliçesi tanzim edilmiş olduğunu, Dava dışı sigortalı şirket, ... firmasının ürünlerinin nakliyesi hususunda alt nakliyeci olarak davalılardan ... ile anlaşmış olup, Toplam 33 palet olarak ambalajlanan emtianın, 04.06.2013 tarihinde ... Kocaeli Çayırova” da bulunan tesisinden, davalı ...” un maliki ve işleteni olduğu, diğer davalı ...”un sevk ve idaresinde bulunan ... Çekici) — ... ( Y. Römork) plakalı TIR'a yüklenmiş ve alıcı firmanın Trabzon ilinde mukim deposuna sevk edilmiş olduğunu, Söz konusu taşımada ana nakliyeci sigortalı şirket olan ... A.Ş., alt nakliyecinin (fiili taşıyan) ise davalı ... olduklarını, Davalı ...” un sürücüsü olduğu nakliye aracı 05.06.2013 tarihinde saat 15:00 sularında Samsun İli sınırlarında tek taraflı trafik kazası yaptığını, Davalı sürücü tarafından kaza tarihinde ilgili kolluk biriminde verilen ifade tutanağı incelendiğinde, kazaya davalı sürücünün tek taraflı olarak kusuru ile sebebiyet verdiği görülmekte olup, Kazaya kusuruyla sebebiyet veren ... ve aracın işleteni ...' un zararın tazmininden birlikte ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Taşıma sırasında emtiası hasara uğrayan dava dışı şirketin, sigortalı firmaya yaptığı başvuru üzerine, ekspertiz raporu doğrultusunda emtia abonman sigorta poliçesine istinaden, sigortalıya 05.02.2014 tarihinde 102.408,04 TL ödeme yapılmış olduğunu, Ödeme yapılmasını müteakiben sigortalı tarafından müvekkili şirket ibra edilmiş ve ödenen miktarın temlik edildiğini, 6102 s. T.T.K. nun 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet kuralı uyarınca, hasar rücu bedelinin tazmini amacıyla davalılar aleyhine İst. And. ... İcra Md. ... E.s. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalıların takibe itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların kazadan kısa süre sonra mallarını devrettiklerini tespit ettiklerinden olası tazminat alacakları nedeni ile davalıların menkul/gayrimenkul malları ve 3.şahıslarda nezdindeki hak ve alacaklarına da şamil olmak kaydıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile,  Dosya kapsamında bulunan Expertiz raporu incelendiğinde, ilk tespitin kazadan 5 gün sonra, ikinci tespitin de kazadan | İgün sonra yapılması nedeni ile söz konusu expertiz raporunun gerçeği yansıtmadığı , depoya sevk edilen ürünler üzerinde yapılan incelemeye göre 3794 paket ürünün 1102 adetinin eksik olduğu tespitinin yapıldığını belirtildiği, oysa kaza anında aracın şoförü ... ve yanında bulunan ... ile ürünlerin depoya taşındığı esnada depoda bulunan ... tanık olarak dinlendiğinde, kaza sonrasında hasarlı ve hasarsız ürünlerin hepsinin depoya sevk edildiğinin anlaşılacağı, ilgili depo çalışanları tarafından kazadan tam bir yıl sonra ürünlerin çoğunun depo çalışanları tarafından evlerine götürüldüğü, davacı ... şirketinin Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi “nin 2015/595 D.İş sayılı dosyası ile talep ettiği ihtiyati Haciz başvurusunda talep ettiği hasar tutarlarını delilleri ile ispat edemediği, davacının müvekkillerinden talep ettiği bedelin, kazanın hemen sonrasında yaptırılması gereken ürün hasar tespitini yaptırmadığı, expertiz raporunun günler sonrasında zabıt altına alınmış olması nedeni ile gerçeği vansıtmadığından tazmın edilemeyeceğini, müvekkilin önüne aniden çıkan hayvana çarpmamak adına kazanın meydana geldiği, kaza sonrası tanzim edilen tutanağın incelenmesi ile, kazanın kaçınılmaz olduğu, bu hususun jandarma tutanağı ile sabit olduğu, Sürücü müvekkilin B ve D sınıfı sürücü belgesine sahip olması , genel adli muayene sonrası sürücünün alkollü olmadığının anlaşılması nedeni ile müvekkilinin bir kusuru olmadığına binaen Davacı ... Şirketinin müvekkillere karşı rücu hakkı bulunmadığından, yapılan icra takibinin iptali ile hukuka aykırı ve haksız olarak yapılan icra takibi sonrası uğradığı ve uğrayacağı muhtemel tüm zararların temini için %20 tazminat hükmedilmesini ve huzurdaki davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  03/11/2021 tarih 2016/677 Esas - 2021/780 Karar sayılı kararında;\"Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Celp edilen İst. And. ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 102.408,04 TL asıl alacak, 14.499,15 TL faiz olmak üzere toplam 116.907,19 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlular tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, ihtilafın davalı ...'ın Sürücü diğer davalının işleteni olduğu araç ile dava dışı Balmak İle nakliye sözleşmesi yapıldığı hususu taraflar arasında ihtilafsız olup, ihtilafın davacının yine dava dışı firmaya ödemiş olduğu hasar bedelini Davalılardan talep edip edemeyeceği , miktarı ve davalıların kazada ki kusuru oranında rücuen tazmin edilecek miktar noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davalının göstermiş olduğu tanıklar Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle talimat mahkemesince dilenmişlerdir.Tarafların delilleri toplanmış, dosya kusur bilirkişi ile  sektör bilirkişisine tevdi edilerek rapor alınmıştır. Kusur ve Sektör Bilirkişileri ortak raporunda; Davalı sürücü ...'un yönetimindeki ... — ... plakalı TIR aracı “ile seyrederken, hızını aracının teknik özelliklerine, görüş, yol ve trafik şartlarına göre  ayarlamayarak tek taraflı kazaya karışarak devrildiği için Karayolları Trafik Kanununun 52/b ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve 0100 kusurlu olduğu; Davalı ...'un Karayolları Trafik Kanununun 85/1-5 maddesi gereğince sahibi olduğu ... plakalı TİR aracının sürücüsü ...'un kusurundan kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve Müteselsilsen sorumlu olduğu; Davacı ...'nin zararını ... plakalı TIR aracının davalı sürücüsü ...'a ve sahibi ...'a ödeme tarihi 05.02.2014 itibariyle avans faizi ile rücu edebileceği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti Ek raporunda; Kök rapor sonuç ve kanaatlerinin aynen devam ettiği, kanaatlerini değiştirmeyi gerektirir ek bir değerlendirme ve sonuca ulaşılmadığı , dosyaya KÖK rapor hazırlama süresinden sonra yeni bir delil de sunulmadığı sonuç ve tespitine varıldığını bildirmişlerdir. Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınmıştır.Bilirkişi heyeti 2.Ek raporunda; Kök rapor sonuç ve kanaatlerinin aynen devam ettiği, kanaatlerini değiştirmeyi gerektirir ek bir değerlendirme ve sonuca ulaşılmadığı , dosyaya KÖK rapor hazırlama süresinden sonra yeni bir delil de sunulmadığı sonuç ve tespitine varıldığını bildirmişlerdir. İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/595 D.iş sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilip incelenmiştir. Mahkememizin 09/03/2021 tarihli ara kararı ile Dava dışı ....A.Ş.'nin kazanın olduğu tarih ve öncesi kayıtlarının belirlenen inceleme günü bilirkişi mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiş, inceleme günü dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştır. Mali müşavir bilirkişi raporunda; Dava ve İcra Takip Dosyası, Dava Dışı ... Şirketinin Usul ve Yasaya uygun tutulmuş Ticari Defter ve Kayıtları ile Dayanak belgeleri üzerinde Görev tanımıyla sınırlı yapılan inceleme sonucuna göre, Hasar/Zayi Konusu Ürünlerin Kaza Tarihi öncesi Dava Dışı ... Şirketin Stok Envanterinde kayıtlı bulundukları ve Dava dışı Müşterisi ... VE DAĞITIM A.Ş.” ne satışı sonrası Trabzon'a Nakli için Ana Taşıyıcı konumunda olan ... LOJİSTİK Şirketinin alt Taşıyıcısı Davalılara teslim edildikleri, Dava Dışı ... Şirketince Dava Dışı Ana Taşıyıcı/Sigortalı Balnak Nakliyat Şirketi adına düzenlenen Hasar Yansıtma Faturalarının Malların sahibi konumunda olan Dava Dışı ... şirketinin Ticari Defter Kayıtları ve Ekspertiz Raporundaki tespitler ile çelişmediği, Dolayısıyla Davacı ... tarafından dava dışı Sigortalı ... A.Ş.” ne 1.000,00 TL Muafiyet Sonrası ödenen 102.408,04 TL Hasar Bedelinin Yansıtma Faturaları ve Yansıtma Faturalarını Düzenleyen Dava Dışı ... Şirketinin Ticari Defter Kayıtlarıyla çelişmediği ve Kadri Maruf bulundukları sonuç ve kanaatlerine varıldığını bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava  hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanmış, dosya kusur bilirkişi ile  sektör bilirkişisine tevdi edilerek rapor alındığı, Davalı sürücü ...'un yönetimindeki ... — ... plakalı TIR aracı ile seyrederken, hızını aracının teknik özelliklerine, görüş, yol ve trafik şartlarına göre  ayarlamayarak tek taraflı kazaya karışarak devrildiği için Karayolları Trafik Kanununun 52/b ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101/b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Davalı ...'un Karayolları Trafik Kanununun 85/1-5 maddesi gereğince sahibi olduğu ... plakalı TİR aracının sürücüsü ...'un kusurundan kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve Müteselsilsen sorumlu olduğu; Davacı ...Ş.'nin zararını ... plakalı TIR aracının davalı sürücüsü ...'a ve sahibi ...'a ödeme tarihi 05.02.2014 itibariyle avans faizi ile rücu edebileceği,  Dava Dışı ... Şirketinin Usul ve Yasaya uygun tutulmuş Ticari Defter ve Kayıtları ile Dayanak belgeleri üzerinde Görev tanımıyla sınırlı yapılan inceleme sonucuna göre, Hasar/Zayi Konusu Ürünlerin Kaza Tarihi öncesi Dava Dışı ... Şirketin Stok Envanterinde kayıtlı bulundukları ve Dava dışı Müşterisi ... A.Ş.” ne satışı sonrası Trabzon'a Nakli için Ana Taşıyıcı konumunda olan ... Şirketinin alt Taşıyıcısı Davalılara teslim edildikleri, Dava Dışı ... Şirketince Dava Dışı Ana Taşıyıcı/Sigortalı Balnak Nakliyat Şirketi adına düzenlenen Hasar Yansıtma Faturalarının Malların sahibi konumunda olan Dava Dışı ... şirketinin Ticari Defter Kayıtları ve Ekspertiz Raporundaki tespitler ile çelişmediği, Dolayısıyla Davacı ... tarafından dava dışı Sigortalı ... A.Ş.” ne 1.000,00 TL Muafiyet Sonrası ödenen 102.408,04 TL Hasar Bedelinin Yansıtma Faturaları ve Yansıtma Faturalarını Düzenleyen Dava Dışı ... Şirketinin Ticari Defter Kayıtlarıyla çelişmediği ve Kadri Maruf olduğu kanaatine varılarak varılarak işlemiş faiz açısından takip öncesi temerrüt ihtarı bulunmadığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Davalının İst.Anad. ....İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 102.408,04 TL asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı tarafın Köte niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,Davalının İst.Anad. ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 102.408,04 TL asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Davalı tarafın köte niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalılardan Tahsin adına kayıtlı araç ile davalılardan ... gerçekleştirdiği tek taraflı trafik kazası nedeniyle sigortalı hak sahibine 05.02.2014 tarihinde 102.408,04 TL ödeme yapıldığı, ödemeyi müteakiben 04.05.2015 tarihinde davalılar aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, 102.408,04 TL asıl alacak ve bunun ödeme tarihinden itibaren işleyen 14.436,03 TL işlemiş faizi talep edildiği, ödeme emrine itiraz edilmesi üzerinde de davalılar aleyhine itirazın iptali davası ikame edildiği, yerel mahkemede yapılan yargılama neticesinde de davalıların meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu ve müvekkil tarafından yapılan ödemenin kadri marufunda olduğu tespit olunduğu,  takip öncesinden temerrüt ihtarı bulunmaması nedeniyle talep ettikleri işlemiş faiz taleplerinin reddolunarak davalılar vekili lehine 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmolunduğu, Davalılardan Savaş'ın, davaya konu trafik kazasında tam ve asli kusurlu olduğuna, diğer davalı ...'in de ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğuna; yapılan defter incelemesi neticesinde de ödemenin kadri marufunda olduğuna hükmolunduğu, kazanın, haksız fiil nedeniyle meydana geldiği, haksız fiile nedeni ile yapılan ödemelerin rücu talebinde ise temerrüt tarihinin, ödeme tarihi olduğunu, davaya konu olayda hak sahibine yapılan ödemeden sonra davalı tarafa rücu edildiği, zarara uğrayana ödemede bulunan sigortacının, üçüncü kişilere karşı ödeme tarihinden itibaren faiz talebine de hak kazandığı, dolayısıyla zarar sorumlusunun faiz ödeme yükümlülüğünün, rücu davası bakımından sigorta sirketinin, sigortalısına ödeme yaptıgı tarihten itibaren başladığı, ayrıca bir ihtara gerek olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmeksizin ayrıca bir ihtar aranmasının hatalı olduğunu, sigortalının gönderdiği ihtarın dikkate alınmadığını, ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğine yönelik Yargıtay kararları ve istinaf gerekçelerinin sunulduğunu, Meydana gelen kazadan sonra, dava dışı sigortalı tarafından davalılara yönelik Bakırköy ... Noterliğinin 26.06.2013 ve ... yevmiye numaralı ihtarı gönderildiğini, gönderilen ihtarnamede de meydana gelen kaza nedeniyle uğranılacak her türlü zararın rücu edileceğinin belirtildiği, ayrıca bir ihtarın aranmasına gerek olmadığını düşünmekle birlikte müvekkil sigorta şirketinin, yaptığı ödeme ile birlikte sigortalısına tümden halef olduğundan sigortalı tarafından gönderilen ihtarname de davalılar için temerrüt ihtarnamesi olarak kabul edilebileceğini, taraflarınca açılan emsal nitelikli bir davada, Yerel Mahkeme kararında (alacak davasıdır) dava öncesi işlemiş faizimiz yönünden ret kararı verilmiş olup yaptıkları istinaf başvurusu sonucunda \"temerrüdün ödeme ile başlayacağı ve zaten ihtarnamenin gönderilmiş olduğu\" nedenleri ile istinaf başvurularının kabul edildiğini, anılan nedenlerle, itirazın iptali davasından işlemiş faiz yönünden verilen ret kararının (ve dolayısıyla davalılar vekili lehine hükmolunan vekalet ücreti kararının) kaldırılmasını beyanla, istinaf başvurularının kabulünü, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yapılacak değerlendirme neticesinde davalarının tamamen kabulüne karar verilmesini, tamamen kabul doğrultusunda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/677 E. Sayılı dosyası ile; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, İst.Anad. ....İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin 102.408,04 TL asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildiği, verilen kararın hukuka, içtihatlara ve en önemlisi vicdani kanaate aykırı olması nedeni ile itiraz etme zarureti hasıl olduğu, dosya muhteviyatında bulunan Ekspertiz raporu incelendiğinde, ilk tespitin kazadan 5 gün sonra, ikinci tespitin de kazadan 11 gün sonra yapılması dahilinde söz konusu expertiz raporunun gerçeği yansıtmaması, dahası yansıtmasının mümkün olmaması, Kaza anında aracın şoförü müvekkil ... ve yanında bulunan ... ile ürünlerin depoya taşındığı esnada depoda bulunan ... anlatımları ile ispat olduğu üzere;  kaza sonrasında hasarlı ve hasarsız ürünlerin hepsinin depoya sevk edilmesi ile , ilgili depo çalışanları tarafından kazadan tam bir yıl sonra ürünlerin çoğunun depo çalışanları tarafından evlerine götürüldüğü,Davacı ... şirketinin Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi “nin 2015/595 D.İş sayılı dosyası ile talep ettiği ihtiyati Haciz başvurusunun, herhangi bir delilinin olmadığı gerekçesi ile reddedildiği,Davacı şirketin, kazanın hemen sonrasında yaptırılması gereken ürün hasar tespitini yaptırmaması,Müvekkilin önüne aniden çıkan hayvana çarpmamak adına kazanın meydana geldiği, kaza sonrası tanzim edilen tutanağın incelenmesi ile, kazanın kaçınılmaz olduğu, bu hususun jandarma tutanağı ile sabit olduğu, Sürücü müvekkilin B ve D sınıfı sürücü belgesine sahip olması , genel adli muayene sonrası alkollü olmadığı, müvekkillerin herhangi bir kusurlarının olmadığından cihetle, davacı Davacı ... Şirketinin müvekkillere karşı rücu hakkı bulunmadığından, yapılan icra takibinin iptali gerektiğini,Yargıtay 17. hukuk dairesi'nin 2016/3908 e. 2019/2076 k. ve 26.02.2019 tarihli kararında ' Kazanın meydana gelmesinde başıboş köpeğin aniden yola çıkmasının %100 oranında etkn olduğu kabul edilmiş olmakla, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğu ' hüküm altına alındığı, Hal böyle iken, somut olayda müvekkilin önüne bir anda çıkan hayvana çarpmamak adına kazanın meydana geldiği ile kazanın bizzat görgü tanığı olan ...’in beyanı ile de ispat göreceği üzere müvekkilin kusurunun olmadığı, bu yönüyle sigorta şirketi’nin ödemiş olduğu bedelin ancak ‘işletenin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucu meydana gelmiş ise’ rucu davası ile geri isteyebileceği noktasında; müvekkilin yapılan kazada herhangi bir kusurunun olmamasından cihetle yapılan icra takibinin iptali ile huzurdaki  davanın reddi gerektiği,  Yargıtay !7. Hukuk Dairesi'nin 2013/6915 E. ,2013/8891 K. Ve 11.06.2013 tarihli kararında, tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olan kişilerin kasti bir hareketi veya agır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının rucu hakkının olabileceği, 'tam kusur' dan değil , 'kasıt' veya 'ağır kusur' dan söz edilmekte olup, yüzde yüz kusurun olması yeterli görülmeyip, kazanın meydana gelmesinde kasıt arandığı,Emsal kararlar dahilinde, müvekkilin önüne aniden çıkan hayvana çarpmamak adına kazanın olduğu göz önüne alınarak, müvekkilin kasti bir hareketinin olmadığı, sürücünün kasta dayanmayan hareketi nedeni ile kusurlu olsa bile ki somut olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı,  müvekkillerin sigorta şirketinin rucu hakkına ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmayacağı, Dosya münderecatında bulunan fotoğraf ve cd görüntülerinden ürünlerin büyük kısmının hasar görmediği;hasar gören ürünlerde de sigortalı işyerinde geri kazanım işlemi yapıldığı sabit olduğu, bu durum dahilinde; bir an olsun  yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığında,  müvekkillerin hasarlı ürünlere karşılık ödeme yapacağından, ürünleri almaya hak kazanacağı, aksi halde sebepsiz zenginleşme hükümlerine binaen hukuka aykırılık oluşacağı, zira, ürünlerin büyük kısmının hasar görmediği, hasar gören ürünlerin de dış ambalajları değiştirilmek sureti ile piyasaya sürüldüğü, hal böyle iken, sigortalı şirket olan ... A.Ş hem ürünlerden para kazanmış, hem de sigorta şirketinden  hasarlı ürünlere ait sigorta  bedelini tahsil ettiği,  hal böyle iken, müvekkillerin hasarlı, hasarsız kazaya karışan tüm ürünler ile ilgili sorumluluğunun olduğu kanatine varıldığında, bedellerini ödediği tüm malların da kendilerine verilmesi gerektiği,ni beyanla, Anadolu 7. Asliye Ticaret  Mahkemesi’nin  2016/677 E. 2021/780 K. Sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde lehlerine bozularak; haksız ve usulsüz açılan davanın reddine, Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasının iptaline;  Müvekkiller aleyhinde haksız ve hukuka aykırı olarak yapılan icra takibi sonrasında  uğradığı ve uğraması muhtemel maddi ve manevi tüm zararların tazmin edilmesi sebebi ile %20 tazminata hükmedilmesine; Yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ... nezdinde blok emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan emtiada, trafik kazası sonucu meydana gelen hasar bedelinin fiili taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. TTK'nın 876. maddesine göre de; zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda; davacı ile dava dışı akdi taşıyıcı ... A.Ş. arasında blok emtia abonman sigorta poliçesi akdedildiği, dava dışı akdi taşıyıcı ile dava dışı gönderici firma arasına taşıma sözleşmesi, dava dışı akdi taşıyıcı ile davalı fiili taşıyıcı ... arasında alt taşıma sözleşmesi akdedildiği, emtianın 04/06/2023 tarihinde Kocaeli ilinden teslim alınarak Trabzon ilindeki alıcısına teslim edilmek üzere fiili taşıyıcıya teslim edildiği, davalı ...'un emtianın taşındığı aracın şoförü olduğuna, emtianın taşınması sırasında 05/06/2013 tarihinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiği hususlarına ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında istinafa gelen temel ihtilaf; dava konusu kazada davalıların kusurlu olup olmadığı, emtianın hasarlanıp hasarlanmadığı, zayi olup olmadığı, ne kadarı hasarlandığı ve zayi olduğu, zarar miktarı, davalıların sorumlu olduğu miktar ve davalıların hangi tarihte temerrüte düştüğü ve temerrüt faizi başlangıç tarihi hususlarındadır. Davalılar vekili, davalıların dava konusu tek taraflı trafik kazasında aracın önüne aniden hayvan çıktığı ve hayvana çarpmamak adına kazanın meydana geldiğini, kazanın kaçılmaz olduğunu ve bu sebeple meydana gelen trafik kazasında davalıların kusurlu olmadığını ileri sürmüştür. Ancak davalı sürücü ... 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 101/b maddesi uyarınca \"Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak,\" kuralını ihlal ettiği anlaşıldığından kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu, TTK'nın 876. maddesi uyarınca zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmediği, bu sebeple davalı sürücünün haksız fiil hükümlerine göre, taşıma sözleşmesinin tarafı olan diğer davalının taşıma hükümlerine göre sorumlu olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  TTK'nın 882.  maddesine  göre,  880.  ve  881.  maddeler  uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Mahkemece somut olayda davalıların sınırlı sorumlu olup olmadığı, sınırlı sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu, sınırlı sorumluluğunu kaldıracak davranışın olup olmadığı, gerçek zarardan sorumlu tutulup tutulmayacağı ve taşıma sözleşmesine ilişkin tüm mevzuat hükümlerinin tartışılmaması ve taşıma bilirkişisinden rapor alınmaması isabetli olmamış, davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davalıların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının istinaf başvurusu sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2021 tarih ve 2016/677 Esas- 2021/780 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Davacının istinaf başvuru sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran taraflara iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f5238ec73565706","SID":"913c00e02d964445"}}