{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/274 <br>KARAR NO: 2024/1058 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 25/03/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2018/960 Esas - 2021/221 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 10/06/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili Banka'nın Batı Ataşehir Şubesi ile kredi borçlusu ... arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden firmaya krediler açılıp kullandırıldığı, davalılar ... VE ... ise söz konusu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarım,kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek nakit kredi borcunun ödenmesi, gayrinakit kredi borcunun ise rıakdi teminat olarak depo edilmesi suretiyle ödenmesini ,Gebze .... Noterliğinden keşideli 30 Ocak 2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtamamesiyle ihtar edilmişse de borcun ödenmediğini. Davalı-borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip başlatılmış ise de borçlular tarafından yapılan haksız itiraz ile icra takibinin durduğunu,davah-borçlular, itiraz dilekçesi ile takibe, anapara, faiz ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, Yukarıda açıklanan nedenlerle; Fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile ;Davalı/borçluların İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlannm iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla ve tabsıl edilmemiş olan alacak yönünden devamı na,Davalı-borçl uların nakit alacakları üzerinden %20,den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ne,yargı lama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davah-borçl ulara yükletil meşine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, Davacı Banka tarafından açılan İtirazın İptali davasına karşı davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde/' İcra Dosyasında Ödeme Emri Tebliğ Edilirken, Dayanak Belgeler Müvekkillerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle ödeme Emrinin İptali gerektiğini,llK/nun 58/3. maddesi gereğince; alacak bir belgeye dayanmakta ise, belge aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine verilmesi ve aynca Hukuk Genel Kurulunun 02.02 2000 tarih ve 2000/12-50 Esas, 2000/47 sayılı kararında da açıklandığı üzere ÎİK'nın 61/1. maddesi (2), cümlesi gereğince de belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesinin zorunlu olduğunu,ancak müvekkillerine ödeme emri tebligat parçasından görüleceği üzere dayanak belgeler gönderilmediğini,bu sebeple, borcun dayanağı bilinmediği ve anlaşılmadığından müvekkillerinin ödeme emrine yapmış olduğu itirazın haksız olmadığını, Müvekkillerinin öncelikle temerrüde düşürülmesi, ardından hesap kat ihtarnamesinin müvekkillere tebliğ edilmesi gerekirken usulüne aykın şekilde gönderilen ihtarnamenin geçerliliği bulunmamaktadır.davacı banka» davalı müvekkillerini kredi borcunu ödemediğinden bahisle, borcun tamamının muaccel olduğu iddiasına dayanarak, asıl alacağın tamamı ve fertlerine ilişkin takıp başlattığım,. Borçlar KanumTnun 117/1, maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer Bu nedenle öncelikle alacaklının temerrüt ihtarnamesi göndermesi gerekir ve bu ihtann tebliği ile muacceliyet şartı gerçekleşeceğinden bu tarihten itibaren faizin uygulanması gerektiğini, Muacceliyete ilişkin ihtarnamenin borçluya tebliğ edilmesinden sonra» ihtarnamenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde ise, borçluya hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmesi gerektiğini, Ancak somut olayda» bu usulün uygulanmadığı ortadadır. Sözleşmeler, müvekkile tebliğ edilmediğinden, sözleşmelerde muacceliyet şartının olup olmadığı tespit edilemediğini .Davacı mn delil olarak göstermiş olduğu ihtarname şeklen incelendiğinde, yukarıda belirtmiş olduğumuz usule riayet edilmediği ve ihtarnamelerin hukuken hiçbir geçerliliği olmadığı anlaşılmıştır, Şöyle ki; Gebze ... Noterliği'nin 30.01.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde» 22.11.2017, 22.12.2017, 22.01.2018 vadeli taksitlerin müvekkillerce vadesinde ödenmediği, bu sebeple tüm borcun muaccel bale geldiği, hesabın kat edildiği bildirilmiştir. İhtarnamede verilen 24 saatlik süre ise yasal yollara başvurulmadan Önce müvekkile verilen süredir, muacceliyet ihban değildir. Zaten ödeme için verilmiş olsa dahi makul bir süre olarak kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla müvekkilimin borcu muaccel hale gelmeden hukuka aykırı şekilde hesap kat edilmiştir. İhtarnamenin tebligat akıbetine bakıldığında müvekkil şirkete tebliğ edilemediği, iade olduğu da görülecektir. Görüleceği üzere, davacı tarafından sunulan ihtarnamenin hukuken hiçbir geçerliliği olmamakla birlikte, huzurdaki davaya da bir etkisi bulunmadığım,borç muaccel hale gelmediğini,borç muaccel hale gelmediğinden faizi o de işlemeye başlamaması gerektiğini,bu sebeple, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte takip talebinde belirtilen faiz başlangıç tarihleri hatalı ve faiz oranlan fahiştir. Ayrtca, takip sonrasında işleyecek temerrüt faizi oranı takip talebinde açıkça belirtilmediğinden takip sonrasına ilişkin faize de itiraz ettiklerini, talep edilen %29,47 faiz oram fahiştir. Kaldı ki, bu oranın neye göre belirlendiği, nasıl hesap edildiği de tarafımızca anlaşılabilmiş değildir Bu sebeple faiz oranına da itiraz ettiklerini, Geçerli Bir Kefalet Sözleşmesi Bulunmadığı m.6098 S.lı Türk Borçlar Kanunu 583 maddesi;\"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır..\" görüleceği üzere kefalet sözleşmesinin yazılı olması şarttır ve bu kefalet yükümlülüğü altına girildiğinin el yazısı ile yazılması gerekmektedir Müvekkil şirket yetkilisinin kefalete ilişkin açıkça yükümlülük altına girdiğine dair bir elyazısı ile ifadesi olmadığına göre kefalet sözleşmesi geçersizdir ve müvekkil şirkete hiçbir şekilde bir talep yöneltilemez. Davacının, müvekkil aleyhine başlattığı icra takibi vc açtığı itirazın iptali davası haksız ve kötü niyetlidir. Muaccel hale gelmeyen alacakları kötü niyetli olarak tahsil etmeye çalışmaktadır. İşbu sebeple, meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu iddia ve talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  25/03/2021 tarih ve 2018/960 Esas - 2021/221 Karar sayılı kararı ile; \"Dava, kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.  İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı İcra Dosyasının İncelenmesinde; davacı bankanın 178.578,80 TL asıl alacak, 10.379,25 TL işlemiş faiz alacağı, 518,94 TL BSMV ve 358,44 TL masraf olmak üzere toplam 189.835,43 TL alacağın %29,47 oranlarında temerrüt faizi ve 14.690,00 TL çek depo talebinde bulunduğu, davalı borçluların takibe itirazı üzerine takibin durduğu ve davacının \"1\" yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle ikame edilen icra takibine yönelik itirazın iptalini konu edinmektedir. Bu çerçevede davacı banka ile davalı asıl borçlu ... TÎC.LTD.ŞTL arasında GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİ imzalandığı, Davalı kefilller ...-...  iş bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları görülmüştür. Yasaya uygun olarak davalı kefillerin sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen ibarenin yazılı olduğu ve kefaletin geçerli olduğu anlaşılmaktadır. İhtarname; Davacı banka tarafından davaîı asıl borçluya ve davalı kefile Gebze ö.Noterliğinin 30.01.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek\" Bankamızla imzalamış olduğunuz sözleşme/sözleşmeler uyarınca ticari kredili mevduat hesabı ve şirket kredi kartı kredilerine konu borçlarınız 29.01.2018 tarihi itibarıyla kat edilerek muaccel hale gelmiştir. Muaccel hale gelen ve aşağıdaki tabloda ayrıntısı belirtilen anapara, faiz, kur farkı, KKDF, BSMV ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer kalemlerden oluşan toplam 159.843,49 TL'yi 24 saat içinde ödemenizi, Aksi halde, borçlu/kefıl sıfatıyla hakkınızda yasal yollara başvuracağımızı, ihtarında bulunduğu, görülmektedir. Davalı/borçluların 30.01.2018 tarihli Hesabın Kesilmesi ve Kafi ihtarnamesine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde itiraz ettiğine dair dosya içeriğinde herhangi bir belge ve bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle en son gönderilen hesap kat ihtarı ile talep edilen alacağın/borcun kesinleşmiştir. (İİK 68/b-2 m.)Davacı banka tarafından sunulan kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı bankanın davalı asıl borçluya kullandırılmış olduğu krediler nedeniyle 29.01.2018 kat tarihi itibarı ile işlemiş faizler de dahil olmak üzere bilirkişi kök raporunun 8. Sayfasının 1.tablosunda belirtildiği üzere toplam 178.578,80 TL olduğu, yine 8.sayfasının 2.sayfasında belirtildiği üzere takip tarihi itibarı ile toplam 204.876,59 TL olduğu anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere davacı bankanın icra takibinde  178.578,80 TL asıl alacak, 10.379,25 TL işlemiş faiz alacağı, 518,94 TL BSMV ve 358,44 TL masraf olmak üzere toplam 189.835,43 TL talep etmiştir. ÇEK DEPO TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporundan da anlaşılacağı üzere Takip tarihi 20.07.2018 olup takip öncesi 2018 yılı için her bir çek karnesi sorumluluk bedellerinin 1.600.00 TL olduğu, 3 adet çek karnesi için sözleşme şartlarına göre asıl borçlu ve kefillerden 3x1.600.00=4.800.00 TL çek depo talebinde bulunabileceği anlaşılmaktadır.Bu kapsamda gerek Genel Kredi Alacağı gerek ise de Çek depo talebine ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde her bir alacak kalemi için talep ile bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.  \" gerekçesi ile;  \" 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE A-) Davalıların borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 178.578,80 TL asıl alacak, 10.379,25 TL işlemiş faiz alacağı, 518,94 TL BSMV alacağı, 358,44 TL masraf olmak üzere toplam 189.835,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağa borç tamamıyla ödeninceye kadar %29,47 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, B) 4.800,00 TL gayrinakdi alacağın davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta davalı tarafça depo edilmek suretiyle devamına, 2-Asıl alacağın likit olması nedeniyle 178.578,80 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi kök raporuna ve ek raporuna gayrinakit alacakları yönünden itirazlarının yargılama sürecinde sunulduğunu, gerek takip dosyasına gerekse huzurdaki dava dosyasına gayrinakit alacaklarına ilişkin bilgi ve belgelerin sunulduğunu, 03.12.2019 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı gereği iade edilmeyen çek yapraklarına ilişkin beyan ve itirazlarının 06.12.2019 tarihli dilekçeleri ile sunulduğunu, dilekçe ekine iade edilmeyen çek yapraklarına ilişkin çek raporu, çek numaralı ve tüm bilgi/ belgelerin sunulduğunu, buna rağmen bilirkişi ve mahkeme tarafından itirazlarının dikkate alınmadığını, dava tarihi itibariyle talep edilen gayrinakit alacaklarının depo edilmesine karar verilmediğini, sadece 4.800,00- TL'lik gayrinakit alacakları yönünden depo kararı verildiğini, Kesin delil niteliğinden olan banka kayıtları ve sundukları bilgi ve belgelerden de gayrinakit alacaklarının 14.260,00- TL olduğunun anlaşılabileceğini, gayrinakit alacaklarının tamamının deposuna karar verilmesi gerektiğini, Ayrıca; 03.12.2019 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi edilmeden gayrinakit alacaklarına ilişkin bilgi ve belgelerin tekrar UYAP marifetiyle dosyaya sunulduğunu, çek raporunun işbu dilekçeleri ekinde yeniden sunulduğunu, Bilirkişinin eksik inceleme ile yalnızca 4.800,00- TL gayrinakit riskin depo edileceği yönünde değerlendirmede bulunduğunu, açıklanan nedenlerle kararı istinaf kanun yoluna taşıma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; Açıklanan nedenlerle; Fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile, - İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/960  E - 2021/221 K sayılı kararının istinaf itirazları ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini,  Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda nakit alacağa ilişkin davanın kabulüne, gayrinakdi alacağın depo edilmesi talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, gayrinakdi alacağın depo edilmesi talebi yönünden verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından mail yolu ile iletilen bilgilere göre üç adet çek yaprağına göre davalılardan 4.800,00 TL çek depo talebinde bulunulabileceği tespit edilmiş, Mahkemece de bu tespit dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak davacı vekili tarafından dosyaya sunulan banka kayıtları ve daha sonra beyan dilekçeleri ekinde sunulan bilgilere göre davalılar tarafından iade edilmeyen çek yaprağının 10 adet ve gayrinakdi alacağın 14.690,00 TL olduğu anlaşılmasına rağmen Mahkemece söz konusu kayıtlar dikkate alınmaksızın gayrinakdi alacağın depo edilmesi talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde gayrinakdi alacaklarının 14.260,00 TL olduğu belirtilmiş ise de, aynı dilekçede gayrinakdi alacakların tamamının depo edilmesi talebinde bulunduğu, dava dilekçesinde ve eklediği belgelerde gayrinakdi alacağı olan  14.690,00 TL bedelin depo edilmesi talebinde bulunduğu, istinaf dilekçesinde belirtilen bedelin maddi hata sonucunda belirtildiği anlaşılmakla davacının gayri nakdi alacak bedeli olan  14.690,00 TL bedel üzerinden talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  25/03/2021 tarih ve 2018/960 Esas - 2021/221 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; Açılan davanın KABULÜ İLE; a-Davalılar borçluların İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış oldukları itirazın iptali ile icra takibinin 178.578,80 TL asıl alacak, 10.379,25 TL işlemiş faiz alacağı, 518,94 TL BSMV alacağı, 358,44 TL masraf olmak üzere toplam 189.835,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağa borç tamamıyla ödeninceye kadar %29,47 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, b-Asıl alacağın likit olması nedeniyle 178.578,80 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, c-Davacının gayrinakdi alacak yönünden itirazın iptali talebinin kabulü ile davalılar tarafından 14.690,00 TL çek depo bedelinin davacı nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta  depo edilmek suretiyle devamına, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Harçlar Kanununa göre nakdi alacak yönünden alınması gerekli 12.967,65 TL harç ile gayrinakdi alacak yönünden alınması gereken 427,60 TL harç toplamı 13.395,25‬ TL' den, davacı tarafından yatırılan 2.219,29 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.175,96‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 2.219,29 TL peşin harç toplamı olan 2.255,19 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 1.154,50TL  yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen nakdi alacak yönünden hesap ve takdir edilen 21.738,48 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve tarifenin 13/2 maddesi de dikkate alınarak kabul edilen gayrinakdi alacak yönünden takdir edilen 14.690,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 10-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50,00 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere; toplam 212,10TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2906a33c6ca0024c","SID":"aa641a25c4ba5acb"}}