{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/433 <br>KARAR NO: 2024/1010<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/12/2023<br>NUMARASI: 2022/432 Esas - 2023/842 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava açan dilekçesinde; 31/03/2022 kaza tarihinde, davalılardan ...'in sürücüsü ve maliki olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigorta poliçeli ... plakalı araç ve bağlı dorsenin, el freninin çekili olmaması nedeniyle kontrolsüz bir şekilde hareket ederek İran vatandaşı olan ...'ın kendi aracı ile davalıya ait ... plaka sayılı araç arasında sıkışarak hayatını kaybetmesine neden olduğunu, meydana gelen kazada davalı ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ve ölüm nedeniyle manevi acı duyduklarını, tazminat ödenmesi hususunda sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere (-belirsiz alacak-) müteveffanın eşi ... için 1000,00-TL, müteveffanın çocuklarından ... için 1000,00-TL, ... için 1000,00-TL, babası ... için 1000,00-TL, annesi ... için 1000,00-TL tutarındaki destekten yoksun kalma maddi tazminatının haksız fiil tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından poliçe limitinin göz önüne alınmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere (-belirsiz alacak-) 1.000,00-TL cenaze ve defin giderlerinin haksız fiil tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,  sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından poliçe limitinin göz önüne alınmasına, davalı sigorta şirket bakımından 62.500 TL manevi tazminat klozu ile sınırlı olmak üzere; müteveffanın eşi ... için 150.000,00-TL, çocuklarından ... için 100.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL, babası ... için 75.000,00-TL, annesi ... için 75.000,00-TL, kardeşleri; ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL tutarındaki manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, müteakip davacılar vekili 08/08/2023 tarihli talep artırım dilekçesiyle, destekten yoksun kalma tazminatı alacak taleplerini toplamda 2.964.332,63 TL olarak artırdıklarını belirterek, bu miktarın haksız fiilin meydana geldiği tarih olan 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat miktarı ile sınırlı sorumlu tutulmasına, toplam 650.000-TL manevi tazminat talebinin kabulü ile 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat miktarı ile sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından, dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından ve zararın İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden karşılanması gerektiğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, kazaya karışan aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı olduğunu, sorumluluğun poliçe teminat üst limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru nispetinde olduğunu, kazanın iş kazası olması nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini, müterafik kusur durumunun gözetilmesi gerektiğini, manevi tazminatların fahiş olduğunu, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, aktüer hesaplama yapılırken 1,65 oranındaki teknik faizin gözetilmesi gerektiğini, cenaze ve nakil giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeniyle aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"trafik kazasının oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün aynı zamanda işleten olması nedeniyle ceza yargılama davasının sonucunun görülmekte olan davayı etkilemeyeceği, aktür bilirkişi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınmaya uygun olduğu, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulünün gerektiği\" gerekçesiyle, -Davanın maddi tazminat yönünden  kısmen kabulü ile; -Davacı ... yönünden 1.916.499,18-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) -Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 323.256,82 TL ile SINIRLI OLMASINA -Davacı ... yönünden 155.303,86 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) -Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 26.195,86 TL ile SINIRLI OLMASINA -Davacı Ada yönünden 257.692,34 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) -Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 43.466,42 TL ile SINIRLI OLMASINA -Davacı ... yönünden  377.144,91 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) -Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 63.614,87 TL ile SINIRLI OLMASINA -Davacı ... yönünden 257.692,34 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) -Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 43.466,42 TL ile SINIRLI OLMASINA -Davacıların fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE -Davanın MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN  KISMEN KABULÜ ile; -Davacı ... yönünden 75.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 50.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 50.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 30.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 30.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 20.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 20.000,00 TL, -Davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatların olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ve faiz başlangıcı 28.04.2022)karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru nedenleri; Kazaya sebebiyet veren aracın ticari olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatların fahiş derecede düşük olduğu, manevi tazminatların reddedilen miktarları yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken hükmedilmesinin, en azından tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir. Davalı ... vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru nedenleri; 01.02.2023 tarihli adli tıp raporuna dayanılarak müvekkili ...'in  asli ve tamamen kusurlu olduğuna kanaat getirildiği, karara dayanak yapılan 01.02.2023 tarihli Adli Tıp Raporunda; müvekkili ...in  idaresindeki aracını yük ve mahal özelliklerini dikkate alıp, uygun vites ve fren tedbirini alarak park etmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, aracının teknik özelliklerini dikkate almadan gerektiğinde takoz kullanarak aracını uygun şekilde park etmemesi sonucu meydana gelen olayda, asli derecede ve % 100 kusurlu olduğu, mütevaffa ...'nın, park halinde duran aracın hareket ederek kendisine çarparak iki araç arasında sıkışması ile meydana gelen olayda, hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz olduğu şeklinde ibarelere yer verildiği, raporda ileri sürülen hususların dosya muhteviyatı ile örtüşmediği, hukuki dayanaktan da yoksun olduğu, Adli Tıp Raporu incelendiğinde, ceza soruşturması sırasında hazırlanan 20/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ile yetinildiği, başkaca hiçbir araştırma yada bilimsel açıklamaya yer verilmediği, yargılama konusu olan  kazanın meydana gelmesinde müvekkili ...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığı gibi, aksine kaza ile meydana gelen neticeye davacıların murisi mütevvaffa ...'nın kusurlu hareketlerinin sebep olduğu, Adli Tıp tarafından sunulan raporda her ne kadar\" müvekkili ...'in   idaresindeki aracını yük ve mahal özelliklerini dikkate alarak uygun vites ve fren tedbirini alarak park etmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, aracının teknik özelliklerini dikkate almadan gerektiğinde takoz kullanarak aracını uygun şekilde park etmediği\" ileri sürülmüş ise de, müvekkili ...'in, kazanın meydana geldiği gün, adına kayıtlı ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı dorse ile birlikte D100 karayolu yanyolunda faaliyet gösteren ... isimli firmaya yük almaya gittiği ve aracının boş olduğu, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/9580  soruşturma sayılı dosyasında yer alan tanık ifadelerinin yeterince incelenmediği ve kazanın nasıl olduğunun araştırılmadığı, zira araştırılmış olsa, aracın hareket etmesinin mekanik bir arazından meydana geldiğinin ortaya çıkacağını, aracın mekanik bir arızadan dolayı kendi kendine hareket edip etmediği hususunun mahkemece araştırılmadığı ve bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, kaldı ki;  müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın soruşturma dosyasında  muhafaza altına alınan  takograf cihazı incelendiğinde,  aracın park edildikten sonra kaç dakika içerisinde kendi kendine hareket ettiğinin kolaylıkla anlaşılabileceği, ancak bu hususta bir araştırma yapılmadığı,  müteveffa ...' ya ait olan ... plakalı sayılı aracın park edildiği yerin park yasağı kapsamında olduğu, vefat edenin bulunduğu yerin yayaların geçmesine uygun olmadığı, Olay Yeri İnceleme Tutanağında, kazanın meydana geldiği ... Garaj Önü yan yolun tek gidiş tek gelişli yol olduğu yolun Kocaeli istikametine doğru sağ tarafında çekici ve çekiciye bağlı dorselerin park halinde olduğunun görüldüğü, yol üzerinde park yerinin bulunmadığının açıkça belirtildiği, ayrıca mütevveffa ...'nin park yerinin bulunmadığı bir noktada aracının ve kendisinin güvenlik önlemlerini almadan aracının farlarını tamir etmek için arkası dönük bir şekilde aracının önünde bulunarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, vefatı ile sonuçlanan olayda tam kusurlu olduğu, soruşturma dosyasında yer alan  olay yeri inceleme tutanağından anlaşılacağı üzere, müvekkilinin aracını park ettiği yerin eğimli olduğuna dair herhangi bir tespit bulunmadığı,  bir başka anlatımla eğimli olan yer kazanın meydana geldiği yol olup, müvekkiline ait aracın park edildiği yer de herhangi bir eğim bulunmadığı, müvekkilinin ... plakalı sayılı aracını park ettiği yerin  park yasağı kapsamında olmadığının dosyada yer alan  tutanak ile sabit olduğu, araç boş olduğundan, yükün ağırlığı nedeniyle kaymasının söz konusu olmadığı, aracın mekanik bir arıza sebebiyle hareket etmiş olmasının muhtemel olduğu, mahkemece bu hususta keşif yapılmadığı, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/9580 soruşturma sayılı dosyasındaki bilirkişi tespit ile, \"Müvekkili ...' in, olay günü aracını park ettikten sonra imdat frenini çektiğinin, aracını stop ederek anahtarı aldığının\" anlaşıldığı, olay yeri inceleme tutanağında da görüleceği üzere, \"El Freninin( İmdat Freni) aşağıya doğru çekilmiş vaziyette olduğu, aracın kontak anahtarının üzerinde taklı olmadığı\" bu tür araçlarda el freninin aşağıya doğru çekilmiş olmasının, imdat freninin kurulmuş olduğu anlamına geldiği, araç stop ettitirilip imdat kolu çekildiğinde havaların tamamen boşalmadığı, araçta bulunan hava tüplerinin uzun bir süre havayı sakladığı buna göre ancak araçta mekanik bir hata olması dumunda aracın stop halinde hareket etmesinin mümkün olduğu, zira müvekkilinin aracını park ettiği yerin eğimli olmadığı gibi, aracın yüklü olmadığı, boş olduğu, müvekkilinin alınması gereken tüm tedbirleri aldığı, Türkiye' de çekicilerin park frenindeki mekanik arızalara illişkin yıllar içerisinde bir çok yaralamalı, ölümlü kazalar meydana geldiği, bu kazaların sürücü kusurundan kaynaklandığına ilişkin bir önyargı söz konusu olduğu için ne kadar frenden kaynaklanan teknik kusur olduğunun bilinmediği, mahkemeye sundukları CD içerisinde yer alan videolar incelendiğinde tır garajında park halinde bulunan araçların kendi kendilerine hareket ettiklerinin görülebileceği, buna rağmen yeniden bilirkişi incelemesi yapılması ve  ek rapor alınması yönündeki taleplerinin reddine karar verildiği, yine aracın hareket etmesinin  park eden  başka bir aracın çarpmasından kaynaklanmış olabileceği, kaza sonucunda  müteveffanın ölümüne de yine müteveffanın kendi kusurlu hareketleri sebep olduğundan, müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, müteveffanın kusurlu hareketlerinin, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağını kestiği, sonuç olarak; kazanın meydana geldiği yerde keşif yapılmadan, müvekkilinin aracını park ettiği yerin meyilli olup olmadığı tespit edilmeden,  takograf kayıtları incelenmeden, aracın kendi kendine hareket etmesinin mekanik bir problemden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu araştırılmadan, araç üzerinde fiziki inceleme yapılarak kusur durumu saptanmadan, denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporu ile yetinilerek alınan kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve kaldırılması gerektiği, hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazasına bağlı ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyada yapılan incelemede; Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Makine Yüksek Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı Adli Trafik Bilirkişisi Araştırma Görevlisi ... tarafından düzenlendiği anlaşılan 20/06/2022 tarihli raporda; kazanın oluşumunda davalı ...'in % 100 kusurlu olduğu, vefat eden ...'ya atfı kabil kusur bulunmadığı yönünde görüş açıklandığı, Emekli Polis memuru Trafik Bilirkişisi ... tarafından düzenlendiği anlaşılan 04/07/20222 tarihli raporda; kazanın oluşumunda davalı ...'in % 100 oranında kusurlu, vefat edenin kusursuz olduğu yönünde görüş açıklandığı, Gebze 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/1040 esas sayılı dosyasında icra olunan keşfi müteakip Trafik Bilirkişisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından düzenlendiği anlaşılan 03/07/2023 tarihli raporda; kazanın oluşumunda davalı ...'in % 100 kusurlu olduğu, vefat eden ...'ya atfı kabil kusur bulunmadığı yönünde görüş açıklandığı, Görülmekte olan davada alınan ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlendiği anlaşılan 01/02/2023 tarihli raporda; sürücü ...'in, idaresindeki aracını yük ve mahal özelliklerini dikkate alarak uygun vites ve fren tedbirini alarak park etmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, aracının teknik özelliklerini dikkate almadan gerektiğinde takoz kullanarak aracını uygun şekilde park etmemesi sonucu meydana gelen olayda, asli derecede kusurlu olduğu, ...'nın, park halinde duran aracın hareket ederek kendisine çarparak iki araç arasında sıkışması ile meydana gelen olayda, hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil kusurunun bulunmadığı yönünde görüş açıklandığı,Olaya ilişkin ceza yargılamasının sürdürüldüğü Gebze 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/1040 esas sayılı dosyasında, mahkemesinden alınan inceleme izni gereğince yapılan incelemede; yargılamanın devam ettiği, anlaşılmıştır. Somut olayda, tüm bilirkişi raporlarında, davacıların desteğinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, davalı ...'in tam kusurlu olduğu belirtilmiş, davalı ... vekili ise; trafik kazasının araçtaki mekanik eksiklik/hatadan kaynaklandığını ve müvekkilinin kusursuz olduğunu, ayrıca sonucun, vefat edenin kusurundan kaynaklandığını savunmuştur.Gerek görülmekte olan davada toplanan deliller, gerek Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ceza soruşturması aşamasında toplanan deliller, gerekse ceza yargılamasının sürdürüldüğü Gebze 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/1040 esas sayılı dosyasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacıların desteği ...'nın, park halinde duran aracın hareket ederek kendisine çarparak iki araç arasında sıkışması ile meydana gelen olayda, park halindeki aracın kendiliğinden hareket edebileceğini ön görmesinin mümkün olmaması, objektif olarak böyle bir ön görünün vefat edenden beklenemeyecek olması göz önüne alındığında, vefat edenin; kazanın oluşumunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, kullandığı aracın niteliğine uygun ehliyetnamesi olduğu anlaşılan davalı ...'in ise; sürücüsü ve maliki olduğu, ... plakalı araç ve bağlı dorseyi, aracın özelliklerini gözetip, aracın ön tekerleklerini kaldırıma doğru çevirmeyerek, aracını az yada çok meyilli yolda park etmesi sebebiyle takoz koymayıp bu hususlarda ihmal göstererek, (-davalı vekili tarafından iddia edildiği gibi aracın kendi kendine hareketinin, mekanik bir arıza yada üretim hatasından kaynaklanması durumunda dahi-) az yada çok kusurlu olduğu hususunda tereddüt bulunmamakta olup, az yada çok kusurlu olduğu anlaşılan davalı ...'in kusur oranının ne olduğunun, görülmekte olan dava yönünden bir önemi de bulunmamaktadır. Zira; uğranılan zararın tek bir olaydan kaynaklandığı durumlarda, 2918 sayılı KTK'nın 88 ve TBK'nın 61 ve devamı madde hükümleri ile  yine TBK'nın 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlüdürler. Kusursuz veya bir miktar kusurlu olan davacı taraf, yasanın verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe, kendi kusuru dışında kusur sorumlularının tamamına veya bir kaçına ya da birine karşı dava açarak uğradığı zararın tamamının giderilmesini isteyebilir. Davacı taraf dışında kalan diğer kişi veya kişilere ait kusur oranları, zarar sorumlularının kendi iç ilişkilerini ilgilendiren bir husus olup, rücuda dikkate alınabilecek bir durum olup, kusursuz olan yönünden davalının (kusursuzluk hali hariç) ne kadar kusurlu olduğunun bir önemi yoktur.Davalı ..., yargılamaya konu kazanın oluşumunda az yada çok kusurlu olduğuna göre, az yukarıda açıklanan müteselsil sorumluluk prensibi gereğince davacılara karşı tam tazminle sorumlu olduğundan, davalı ... vekilinin tüm istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusuna gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi (-31/03/2022-) olayın meydana geliş şekli, kusur durumu (-müteveffanın kusursuz, davalı sürücünün kusurlu olması-) kaza tarihindeki paranın alım güçü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları, manevi tazminatın bir tarafın fakirleşmesine neden olmaması gerektiği ve yararına tazminata hükmedilen davacıların sayısı dikkate alındığında, ölüm ile sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle, davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere  ve  4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala göre, az yada çok olmamasına göre, davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun ve ihtiyari dava arkadaşlarının maddi ve manevi tazminat davalarının kabul edilen değerine göre her bir davacıya ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi karşısında, manevi tazminatların reddedilen bölümleri için davalı yararına her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde bir hata bulunmadığından, davacılar vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun da HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.Ne var ki; kazaya karıştığı belirlenen ... plaka sayılı aracın, ticari amaçla kullanılan bir araç (çekici) olduğu ve kazanın da ticari faaliyet sırasında (-yükleme için kayıt işlemleri yapıldığı sırada-) meydana geldiği konusunda herhangi bir duraksama bulunmadığından, avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmiş olması isabetsizdir. Hal böyle olunca da, davacılar vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince, usuli kazanılmış haklara riayet edilerek davacılar lehine hükmedilen tazminatlara avans faizi uygulanması suretiyle esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, kısmen reddine, a/İstinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatıran davacıya iadesine, b/İstina yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 222.645,01-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 55.661,25‬-TL istinaf karar harcının mahsubu ile eksik kalan 166.983,76‬-TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irad kaydına, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerilerinde bırakılmasına, 2/İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2022/432 esas, 2023/842 karar sayılı ve 20/12/2023 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince KALDIRILMASINA, <br>--İSTANBUL ...İCRA DAİRESİ'NİN ... SAYILI TAKİP DOSYASINDA ... SİGORTA ŞİRKETİ'NDEN YAPILAN TAHSİLATLARIN İNFAZ AŞAMASINDA GÖZETİLMESİ VE TÜM DAVACILAR YARARINA HÜKMEDİLEN TAZMİNATLAR BAKIMINDAN MÜKERRER ÖDEME VE TAHSİLATA SEBEP OLUNMAMASI KOŞULUYLA; a/Davanın MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN  KISMEN KABULÜ ile; 1/Davacı ... yönünden 1.916.499,18 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 323.256,82 TL ile SINIRLI OLMASINA 2/Davacı ... yönünden 155.303,86 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 26.195,86 TL ile SINIRLI OLMASINA 3/Davacı ... yönünden 257.692,34 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 43.466,42 TL ile SINIRLI OLMASINA 4/Davacı ... yönünden  377.144,91 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 63.614,87 TL ile SINIRLI OLMASINA 5/Davacı ... yönünden  257.692,34 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının davalı ...'dan olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş’den 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine. (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu) Davalı sigorta şirketini sorumluluğunun 43.466,42 TL ile SINIRLI OLMASINA Davacıların fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE b/Davanın MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN  KISMEN KABULÜ ile; 1/Davacı ... yönünden 75.000,00 TL 2/Davacı ... yönünden 50.000,00 TL 3/Davacı ... yönünden 50.000,00 TL 4/Davacı ... yönünden 30.000,00 TL 5/Davacı ... yönünden 30.000,00 TL 6/Davacı ... yönünden 20.000,00 TL  7/Davacı ... yönünden 20.000,00 TL 8/Davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatların olay tarihi 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ve faiz başlangıcı 28.04.2022) c/Başlangıçta peşin olarak alınan 80,70 TL harcın  ıslah/tamamlama harçları toplamı 12.411,70 TL ile birlikte alınması gerekli olan 222.645,01 TL harçtan mahsubu ile bakiye 210.152,61 TL karar ve ilam harcının -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 32.697,11 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, d/Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.680,00 TL'nin davacılar davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı bulunan 1.514,57 TL'sinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 235,64 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hazineye irat kaydına, redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 165,43 TL 'sinin davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, e/Davacılar yargılama sırasında yapmış olduğu  başvuru harcı 80,70 TL, posta ve tebligat gideri 261,25 TL, bilirkişi ücreti 2.500,00 TL, Adli Tıp Kurumu(Kusur) fatura bedeli 1.578,00 TL olmak üzere toplam 4.419,95 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 3.984,72 TL yargılama masrafına,  peşin harç 80,70 TL, ıslah/tamamlama harçları toplamı 12.411,70 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 16.477,12 TL'nin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 2.563,63 TL ile  sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 435,23 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına, f/Davalı ... tarafından yapılan 66,00 TL tebligat masrafının davanın reddedilen kısma oranı sonucu bulunan 6,49 TL'sinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiye 59,51 TL'sinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN; 1/Maddi tazminat davası yönünden davacı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 225.319,93 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 50.488,52 TL ile  sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2/Maddi tazminat davası yönünden davacı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 24.848,62 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 17.900,00 TL ile  sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 3/Maddi tazminat davası yönünden davacı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 40.653,85 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 17.900,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 4/Maddi tazminat davası yönünden davacı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 58.571,74 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 17.900,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 5/Maddi tazminat davası yönünden davacı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 40.653,85 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 17.900,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı davacı ...'ye verilmesine, 6/Maddi tazminat (cenaze ve defin) davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ...'e verilmesine, 7/Maddi tazminat davası yönünden davalı sigorta şirketine poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile dava yöneltilmiş olup, sigorta şirketi yönünden reddedilen bir kısım bulunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8/Manevi tazminat davası yönünden davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca; a/Davacı ... lehine 17.900,00 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 15.889,83 TL ile sınırlı olmak kaydıyla-, b/Davacı ... lehine 17.900,00 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 10.593,22 TL ile sınırlı olmak kaydıyla-, c/Davacı ... lehine 17.900,00 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 10.593,22 TL ile sınırlı olmak kaydıyla-, d/Davacı ... lehine 17.900,00 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 6.355,93 TL ile sınırlı olmak kaydıyla-, e/Davacı ... lehine 17.900,00 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 6.355,93 TL ile sınırlı olmak kaydıyla-, f/Davacı ... lehine 17.900,00 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.237,28 TL ile sınırlı olmak kaydıyla-, g/Davacı ... lehine 17.900,00 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.237,28 TL ile sınırlı olmak kaydıyla-, h/Davacı ...lehine 17.900,00 TL avukatlık ücretinin -davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.237,28 TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, 9/Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 10/Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 11/Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 12/Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 13/Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 14/Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 15/Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 16/Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden davalı ... yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... 'e verilmesine, 17/Manevi tazminat davası yönünden davalı sigorta şirketine poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile dava yöneltilmiş olup, sigorta şirketi yönünden reddedilen bir kısım bulunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 18/Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; artan delil avansının davalı ...'e iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1401424e079e9e1d","SID":"299f780eda2d9b13"}}