{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/665 <br>KARAR NO: 2024/699<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/646 <br>KARAR NO: 2021/105<br>KARAR TARİHİ: 16/02/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya YouTube kanalı reklam satın alma, internetteki tüm korsan sitelerdeki ve sosyal medya platformlarındaki kaçak yayınları koruma ve telif hakkı koruma hizmeti verdiğini, bu hizmet karşılığında davalı yana 26/10/2018 tarihli 94.836,60 TL tutarındaki faturanın kesildiğini, davalının faturaya karşılık 14.945,19 TL kısmi ödeme yaptığını, bakiye 79.891,41 TL'lik kısmın ise ödenmediğini, davalı ile yapılan görüşmelerin neticesiz kalması üzerine noter kanalı ile 29/07/2019 tarihli ihtarın gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçtiklerini, takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu beyan ile itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yapılan takibe itirazın borca değil faize yönelik bir itiraz olduğunu, dolayısı ile ödeme emrinde belirtilen asıl alacak bakımından takibin kesinleştiğini ve alacaklının takibine devam etmesine engel bir durum bulunmadığını, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Davanın icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, takip konusu alacağın davacının davalıya sunduğu hizmet karşılığında kestiği 26/10/2018 tarihli 94.836,60 TL bedelli faturanın ödenmeyen bakiye 79.891,41 TL lık kısmından kaynaklandığı, davalının takibe itirazında ve davaya cevabında asıl alacağa yönelik bir itirazının bulunmadığı, dolayısı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip ile talep edilen 11.524,06 TL tutarındaki işlemiş faize ilişkin olduğu bildirilmiş olmasına karşın, icra dosyasında davalının alacak muaccel olmadığından alacağa da itiraz etmiş olduğu görülmüş, mahkememizce yaptırılan muhasip incelemesinde, davacının ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasa hükümlerine tutulup tasdik ettirilmekle, tarafı lehine yasal delil vasfı taşıyan ticari kayıtlar olduğunun ve davalıdan takip tarihi itibariyle 79.891,41 TL alacaklı olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacının takipten önce davalıya gönderdiği 29/07/2019 tarihli ihtar ile 79.891,41 TL nın 3 gün içinde ödenmesini ihtar etmiş olduğu, ihtarnamenin 30/07/2019 tarihinde davalı yana tebliğ edilmiş olduğu ve böylece davalının 03/08/2019 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmış, davalının temerrüt tarihinden, takip tarihi olan 23/08/2019 tarihine kadar davacının davalıdan 768,27 TL faiz alacağının doğduğunun yapılan inceleme ve aldırılan ek rapordan anlaşılmış olmakla, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 79.891,41 TL asıl alacağının bulunduğu, icra takibinde bu meblağın ve temerrütten takibe kadar işlemiş 768,27 TL faiz talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmış, davacının davasının kısmen kabulüne\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Asıl alacağa yönelik bir itiraz ileri sürülmediği, itirazın sadece faize ilişkin olduğu, itiraz dilekçesinde de bu hususun belirtildiği, talep edilen faiz miktarının hatalı veya fahiş olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, asıl alacağa itiraz edilmediği açık olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İstanbul ...İcra Dairesinin ...E. sayılı takip dosyası ile davacı tarafça davalı aleyhine 79.891,41 TL asıl alacak, 11.524,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.415,47 TL'nin tahsili talepli 23.08.2019 tarihli ödeme emri düzenlenmiştir. İş bu ödeme emrinin davalıya 27.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu vekili tarafından 29.08.2019 tarihinde sunulan itiraz dilekçesinde davacıya alacağının henüz muaccel olmadığı bu nedenle faiz miktarı ile faiz oranına itiraz edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemli dava dilekçesinde harca esas değer 91.415,47 TL olarak belirtilmiş, dava dilekçesinin içeriğinde icra takip dosyasında düzenlenen ödeme emrine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Davacı tarafça Beyoğlu ... Noterliği vasıtasıyla davalıya gönderilen 29.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede, 94.836,60 TL tutarındaki faturaya istinaden davalının 14.945,19 TL kısmi ödeme yaptığı ve bakiye 79.891,41 TL bedelin ödenmediği, faturaya 8 günlük itiraz süresi içerisinde herhangi bir itiraz yapılmadığı, iş bu nedenle muaccel hale gelen 79.891,41 TL bedelin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde ödenmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı belirtilmiş olup, işbu ihtarnamenin 30.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi Raporları: Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: taraflar arasında 2017 yılından itibaren ticari ilişki bulunduğu, davacının incelenen ticaret defterleri nazara alındığında asıl alacağının 79.891,41 TL olduğu, alacak tutarına herhangi bir itiraz yapılmadığı, takip tarihine kadar taraflar tacir olduğundan dolayı avans faiz uygulanması gerektiği ve takip sonrasında da kademeli avans faizi uygulanması gerekeceği belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda ise, davacının davalıya yapmış olduğu ihtar esas alınarak, ilamsız icra takip tarihine kadar talep edebileceği temerrüt faizinin 768,27 TL olarak hesaplandığı görüşünde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının kısmen kabulüne ; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe itirazının iptaline, takibin 79.891,41 TL asıl alacak, 768,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.659,68 TL alacak üzerinden devamına, dair karar verilmiş olup davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Yukarıda yer alan bilgilerden de anlaşılacağı üzere; davalı hakkında 79.891,41 TL asıl alacak, 11.524,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.415,47 TL'nin tahsili talepli 23.08.2019 tarihli ödeme emri düzenlenmiş ise de, davalı tarafça işbu ödeme emrinde yer alan işlemiş faiz miktarı ve türüne yönelik itiraz dilekçesi sunulmuştur. Yani ödeme emrinde yer alan asıl alacak miktarı (79.891,41 TL)'na yönelik itiraz ileri sürülmemiştir.  Sunulan dava dilekçesinde ise; gerek asıl alacak ve gerekse işlemiş faiz yönünden takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Ancak, bilindiği üzere davacının, borçlunun itiraz etmediği alacak iddiasına ilişkin dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle ; dava konusu edilen alacak miktarına yönelik açılan dava hakkında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle red kararı verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek asıl alacak miktarı yönünden hesaplama yoluna gidilmesi yerinde değildir. Emsal mahiyette yer alan Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 21.05.2015 T. 2014/20029;7538 sayılı kararında ''...Davacı bankanın kredi kartı alacağı için başlattığı icra takibinde, davalı işlemiş faize ve faiz oranına itiraz etmiş, asıl alacak üzerinde itirazda bulunmamıştır. İtirazın kısmi yapılmış olması nedeniyle itiraza uğramayan asıl alacak yönünden icra takibi kesinleşmiştir. Asıl alacak miktarı üzerinden itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararı yoktur. Mahkemece itiraz nedeniyle kesinleşmeyen işlemiş faiz ve faiz oranı üzerinden inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken icra takibine konu kesinleşen miktarlar üzerinden hüküm oluşturulup inkar tazminatına ve masraflara hükmedilip hüküm kurulması doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.'' belirtilmektedir. İşlemiş faizi yönünden ise; 29.07.2019 keşide tarihli ihtarnamenin davalı tarafa 30.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu ihtarnamede belirtilen tebliğden itibaren 3 iş günü sonra yani 03.08.2019 tarihinde davalının temerrüde düştüğü açıktır. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizi başlangıç tarihi olarak 03.08.2019 alınması gerekir iken 05.08.2019 tarihi esas alınarak, 05.08.2019 ile ilamsız takip tarihi olan 23.08.2019 tarihi arasındaki 18 gün için temerrüt faizi hesaplanmış ve 768,27 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı tarafça, bu kısma yönelik herhangi bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden dairemizce 03.08.2019 ile 05.08.2019 dönemine ilişkin faiz hesabı yapılmamıştır. Bu haliyle 79.891,41 TL x18/365 gün x19,50/100=768,27 TL işlemiş faiz yönünden, mahkemece kabul kararı verilmesi yerindedir.  İcra inkar tazminatı yönünden ise; mahkemece itiraz edilmeyen asıl alacak üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi yerinde olmadığı açık olup, icra inkar tazminat talebi yönünden talebin reddine dair karar verilmesi gerekmektedir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, \"Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ...\" duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. İş bu nedenle; davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2019/646 Esas, 2021/105 Karar sayılı ve 16/02/2021 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; A-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, B-Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı tarafça 768,27 TL işlemiş faize yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, C-79.891,41 TL asıl alacak miktarı yönünden talebin HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN REDDİNE, Ç-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, D- Fazlaya dair istemin REDDİNE  İlk Derece Mahkemesi Yönünden: a-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.104,07 TL harç ile icra veznesine yatırılan 457,58 TL harç toplamı 1.561,65 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.134,05‬‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından alınan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan toplam 945,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı gözetilerek 7,94 TL sinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,ç-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,d-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 166,40 TL'nin davacıdan, 1.153,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,e-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 768,27 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, f-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, <br>İstinaf Yönünden: a-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 1.562,00 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.134,4‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı tarafa iadesine,c-Davalı tarafça sarf edilen 162,10 TL başvuru +427,60 TL karar ve ilam harcı + 43,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 676,2‬0 TL harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine, d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"405b9277b8da00af","SID":"120adf0a0d3bc09d"}}