{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/230 <br>KARAR NO\t\t: 2024/917<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/05/2017 (Dava) - 20/10/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2017/602 Esas - 2021/875 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/602 Esas- 2021/875 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, 15/11/2015 tarihinde müvekkilinin yolcusu bulunduğu ... plakalı araç içinde seyir halinde iken aracın kaza yapması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kaza yapan ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi bulunmadığınından kaza neticesinde zarar gören müvekkili için davalı kuruma başvurulduğunu, kazaya ilişkin Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/4819 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yapıldığını, müvekkilinin bu kaza sonrasında hastanede tedavisinin yapıldığını, kaza sebebiyle müvekkilinde sıyrıklar ve yaralanmalar olduğunu, davanın safahatında rapor alındığında geçici iş göremezlik süresi ve maluliyet oranının açığa kavuşacağını, ...'na 20.04.2017 tarihinde başvuru yapmalarına rağmen eksik evrak vs. gibi gerekçelerle ödeme yapılmadığını belirterek, HMK 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL maluliyet tazminatının davalıdan başvuru tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, sonrasında ise maddi tazminat isteminin talep arttırım dilekçesi ile 57.877,80-TL'ye ve ıslah dilekçesi ile de 73.976,87-TL'ye çıkarıldığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruma dava tarihinden önce başvuru yapıldığını, ancak gereken evraklar istenilmesine rağmen eksikliklerin tamamlanmadığını, bu sebeple başvuru şartı yerine getirilmeden ikame edilen işbu davanın reddi gerektiğini, davanın kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni konumunda olan ...’e de ihbarını talep ettiklerini, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkilinin, teminat limitleri ve kazaya karışan aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi nezdinde kusur incelemesi yapılmasını talep ettiğini, maluliyet oranının kaza sonucu oluşan arazların kaza ile illiyetleri de tespit edilmek suretiyle belirlenmesi gerektiğini, yeni genel şartlara göre TRH 2010 tablosu baz alınarak ve 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasını, geçici iş göremezlik döneminin tazminat hesabına dahil edilmemesini, dolaylı zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, bunun yanında, davacının SGK’dan geçici iş görmezlik ödeneği alıp almadığının da tespitini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı, kaza esnasında insan taşımasında elverişli olmayan römorka herhangi bir tedbir almaksızın bindiğinden tazminattan ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 51.147,81 TL'nin 09/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili tarafından, \"...Dava konusu olayda, davacı vekili tarafından müvekkili kuruma yapılan başvuruda, davacının maluliyetine neden olduğu iddia edilen kazaya ilişkin olarak hiçbir belge ve beyan sunulmamış olması nedeniyle, bir değerlendirme yapılamadığını, davacı, müvekkili kuruma hiçbir başvuru yapmadan işbu davayı ikame ettiğinden davanın usulden reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, bu minvalde, davanın ikame edilmesine sebebiyet vermeyen müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti ve faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, kazanın plakası tespit edilemeyen araçtan kaynaklandığının ispatlanması gerektiğini, aracın varlığının/türünün ve kazaya kusuru ile sebebiyet verdiğinin ispatı şüpheye yer bırakmayacak şekilde sağlanmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının beyanı dışında hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadan davanın kabul edildiğini, nitekim, kazadan sonra zarar gören tarafından gerçekleştirilmiş bir savcılık şikayeti bulunmadığını, tazminat hesaplamasının KTK'de yapılan değişiklik kapsamında çıkartılan zorunlu mali mesuliyet genel şartları gereğince TRH 2010 tabloları ve 1,65 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiği halde yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, aksinin kabulünün davacı lehine sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, somut olayda hatır taşımasının şartları mevcut olduğu halde tazminattan indirim yapılmamasının hatalı olduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle geçici/sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının trafik sigortası olmayan  traktör römorkunda yolculuk ederken traktörün devrilmesiyle yaralandığı, davadan önce başvuru yapmış ise de, ... tarafından kesin maluliyet raporu istenerek gerekli ödemenin yapılmaması üzerine eldeki davayı ...na yönelttiği anlaşılmaktadır.<br>Davalı ... vekili her ne kadar usule uygun bir başvuru olmadığı, eksik evrak olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamındaki belgelerden davacının dava öncesinde usulünce başvuru yaptığının ve elindeki belgeleri sunduğunun görüldüğü, ...nın herhangi bir medikal rapor ya da aktüer incelemesi yaptırmadığının anlaşıldığı, davacının kesin maluliyet raporunun yargılama aşamasında mahkemece ATK'dan alındığı görülmekle, davalı vekilinin bu itirazının kabulü mümkün görülmemiştir. <br>Davalı vekilinin olayla ilgili savcılığa şikayette bulunulmadığı ve davacının trafik poliçesiz traktörle meydana gelen kazada yaralandığını ispatlayamadığına dair itirazının da, dosya içerisindeki jandarma tutanakları, olay yeri krokisi, davacının olay günü alınan adli muayene raporları ve savcılık tarafından şikayet yokluğundan dolayı verilen takipsizlik kararına göre, kabulü mümkün görülmemiştir. <br>Mahkemece aktüer bilirkişiden farklı seçenekli hesaplamalarla rapor alındığı görülmekle, hükme esas alınan hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve progresif rant usulünce yapılan hesaplama olduğu görülmekle, usul ve yasaya uygun bu kabulde de bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Olayda hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğine dair itiraz bakımından yapılan değerlendirmede; davalı tarafça cevap dilekçesinde bu yönde bir savunma yapılmadığı, bu hususun ileri sürülmediği görülmekle, HMK 357.maddeye aykırı şekilde istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün olmadığından, bu itirazın da reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-Davalı vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/602 Esas - 2021/875 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 3.493,90-TL istinaf karar harcından peşin alınan 873,25‬-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.620,65‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br> 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  29/05/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a079b6a54322aba0","SID":"4d83e800379c54df"}}