{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/552 <br>KARAR NO: 2024/691<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/02/2024<br>NUMARASI: 2024/54 D.iş, 2024/66 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ: 11/06/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talebinde bulunan vekili talep dilekçesi ile, aleyhine ihtiyati tedbir istenilen firmanın taraflar arasındaki eser sözleşmesini haksız şekilde feshetmiş olması nedeniyle sözleşmeye konu güneş enerji tesisi sahasına sair üçüncü kişilerin girerek ihtiyati tedbir isteyen şirketin yapmış olduğu işlere zarar vermeleri ve ihtiyati tedbir isteyen şirketin ileride hak kaybı yaşamasına sebep olacak eylemlerde bulunmaları tehlikesine karşın sözleşme konusu sahadaki inşaat çalışmalarının dava sonuna kadar tedbiren durdurulması, sözleşme konusu sahaya davalı yetkili personeli haricinde hiçbir 3 kişinin girmemesi ve sahada hiçbir surette çalışma yapılmaması, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen firmanın Balıkesir İli, Altıeylül ilçesi, ... Mah., ... ada, ...parselde bulunan endüstriyel tesisinin çatısında herhangi bir surette Güneş Enerji Tesisi kurulumu teşkil edecek ve ... Enerji Tesisi kurulumu amacını taşıyan herhangi bir iş ve işlem yapılmaması, bu amaçla sahada halihazırda yapılan işlem varsa durdurulması konularında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince talep edenin dayandığı sözleşmenin, her iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğu, dolayısı ile her iki tarafın edimlerini yerine getirip getirmediğinin, hangi tarafın temerrüte düştüğünün, dolayısı ile karşı taraf yönünden fesih şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin çekişme konusu olduğu, bu çekişme konusunun ise yargılamayı gerektirdiği, buna göre, talep edenin ihtiyati tedbir istemekte haklı olduğunu bu aşamada yaklaşık olarak ispat edemediği gerekçesi ile İhtiyati tedbir isteminin REDDİNE, karar verilmiş karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili istinafa başvurmuştur. İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesi ile, taraflar arasında 27/01/2023 tarihinde eser sözleşmesi akdedildiğini, ilgili eser sözleşmesi uyarınca müvekkilinin yüklenici sıfatı ile, karşı tarafa ait Balıkesir İli, Altıeylül ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parselde bulunan endüstriyel tesisinin çatısına çatı üstü güneş enerji santrali (GES) kurulumu işini tamamlayacağını, sözleşme uyarınca işin başlangıç tarihinin sözleşme tarihi olan 15/12/2022, iş bitiş tarihinin ise 30/05/2023 olarak düzenlendiğini, ancak, tarafların daha sonra sözleşmenin eki niteliğinde olan iş değişiklik emir formunda da işin bitirileceği tarihi 31/07/2023 olarak kararlaştırdıklarını, ilgili sözleşmenin 14.2 maddesinde özetle, yüklenicinin işi süresinde yapmaması halinde yedi (7) günlük bir bildirim yapılacağı, yüklenicinin bu sürede yükümlülüklerini yerine getirmemeye devam etmesi halinde fesih yapılabileceğinin düzenlendiğini,  karşı tarafın ise, ilgili hükümde belirtilen 7 günlük mehil süresine uymaksızın müvekkiline tebliğ edilen Bursa .... Noterliği'nin 18/10/2023 tarih ve ... keşide nolu ihtarnamesi ile haksız ve usulsüz bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini, karşı tarafın sadece sözleşmeyi haksız feshetmekle yetinmeyerek, müvekkili tarafından davalı tarafa verilen sözleşme bedelinin %30'luk kısmına tekabül eden toplam 611.700,00 USD tutarındaki (218.048,02 USD + 393.651,98 USD) teminat mektuplarından, 218.048,02 USD'lik avans teminat mektubunu bankaya irat kaydedilmek suretiyle ibraz ettiğini, davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshetmesi üzerine müvekkili şirket personelinin sözleşme konusu GES sahasından çıkmak durumunda kaldığını, işbu davanın ikame edildiği tarihe kadar GES sahasının halen müvekkilin sahayı en son terk ettiği şekli ile durduğunu, şayet davalı tarafından GES sahasına üçüncü kişilerin dahil olarak projeyi kaldığı yerden tamamlaması durumunda müvekkilin davalıya karşı dava açma imkanının ortadan kalkacağını, bir diğer ifadeyle,  ileride müvekkili tarafından davalıya yöneltilmesi muhtemel hukuki taleplerde müvekkilinin haklarının korunması ve müvekkilinin fesih tarihi itibariyle sahada tamamladığı işlerin saptanması bakımından işbu ihtiyati tedbir talebinde bulunma zarureti hasıl olduğunu, kanunda belirtilen gerekli şartların oluşması durumunda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, önemli bir güvence sistemi olup, uygulanmaması halinde önemli hak kayıplarına sebebiyet verebileceğini, müvekkili şirketin Konkordato Sürecindeyken, karşı tarafça eser sözleşmesinin feshedilmesinin İİK 296. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin İİK kapsamında uğramış olduğu zararlarının tespiti ve karşı tarafın eser sözleşmesine konu GES Projesini dava dışı üçüncü kişiye taşere ettirmesinin müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşmasına sebebiyet vereceğini, bu nedenle mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Talep, taraflar arasında 27.01.2023 tarihinde davalı tarafın Balıkesir İli, Altıeylül ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parselde bulunan endüstriyel tesisinin çatısına çatı üstü güneş enerji santrali (GES) kurulum işinin yapılması amacıyla imzalanan \"Güneş Enerji Santrali Kurulum Sözleşmesi\" nin karşı tarafça haksız feshedildiğinden bahisle, karşı tarafın sahada yarım kalan işlerin devamı için 3. kişi yüklenicilerle sözleşme akdetmesi ve 3. Kişi yüklenicilerin sözleşmeye konu güneş enerji tesisi sahasına girerek müvekkili şirketin başladığı işlere devam etmesi, müvekkili şirketin şu ana kadar yapmış olduğu işlere zarar verilmesi, müvekkili şirketin şu ana kadar yapmış olduğu işlerin tespit edilememesi ve bu sebeple müvekkili şirketin ileride açacağı alacak ve sair tazminat davalarında hak kaybı yaşamasına sebep olacağı gerekçesi ile aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen karşı tarafın, Balıkesir İli, Altıeylül ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parselde bulunan endüstriyel tesisinin çatısında herhangi bir surette Güneş Enerji Tesisi kurulumu teşkil edecek ve Güneş Enerji Tesisi kurulumu amacını taşıyan herhangi bir iş ve işlem yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Aynı Kanun'un 390/3 maddesinde, ''Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandıgı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Somut olayda ihtiyati tedbir talep eden vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin karşı tarafça haksız olarak feshedildiğinden bahisle sözleşmeye konu güneş enerji tesisi sahasına üçüncü kişilerin girerek ihtiyati tedbir isteyen şirketin yapmış olduğu işlere zarar vermeleri ve ihtiyati tedbir isteyen şirketin ileride hak kaybı yaşamasına sebep olacak eylemlerde bulunmaları tehlikesine karşın sözleşme konusu sahadaki inşaat çalışmalarının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını talep edilmiş olup, dosyaya sunulan belge ve bilgiler talep edenin haklılığı konusunda yaklaşık ispata yeterli olmayıp, yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2024 tarih ve 2024/54 D.İş, 2024/66 Karar sayılı değişik iş kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,2-İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/06/2024 tarihinde oybirliği  ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4191170b48ae5f97","SID":"36900aea6a5092b1"}}