{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/242 Esas <br>KARAR NO: 2024/1012 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/1465 Esas -  2021/336 Karar <br>TARİHİ: 22/04/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  davalılar itiraz dilekçelerinde Bakırköy İcra Müdürlüklerinin yetki itirazında bulunmuşlarsa da icra takibi yetkili icra dairesinde açıldığını,  müvekkili bankanın Feneryolu Şubesinde borçlu ... A.Ş. Adına krediler açılıp kullandırıldığını, ...' nun bu borçtan müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, kredi borçlusu ve kefillere Gebze ... Noterliğinden keşide edilen 11/09/2018 tarihli ... sayılı hesap kat ihtarnamesiyle borcun ödenmesi ihtar edise de ihtarın sonuçsuz kaldığını, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalılar vekili tarafından 16/10/2018 tarihli dilekçesi ile borca ve tüm fer' ilerine itiraz edildiğini, yapılan bu itiraz sonucu takibin durduğu ve müvekkili bankanın alacağını tahsil edemediğini beyanla yapılan itirazın iptaline ve davanın kabulüne karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işbu davada yetkile yer mahkemesinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri  olduğunu, dava konusu kredi Kredi Garanti Fonu olarak kullanıldığını, davacı bankanın alacağına % 80' nine KGF kefaleti bulunduğunu, bu nedenle davacı bankanın % 80' lik miktarı KGF den rahatlıkla tahsil edebilme olanağına sahip olduğunu, HMK madde 193/2 hükmü gereğince taraflar arasındaki delil sözleşmesinin geçersiz olduğunu, temerrüt faizinin genel işlem koşullarına aykırı nitelikte olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/04/2021 tarih 2018/1465 Esas -  2021/336 Karar sayılı kararında;\"Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Davanın Hukuki Sebebi: İtirazın iptalini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67/1,2. Maddesindeki \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.  Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" şeklindeki düzenlemedir.<br>DELİLLER: Celp ve tetkik edilen İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 09/10/2018 tarihli takip talebi ile davalı takip borçluları hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlularına tebliği üzerine davalı takip borçlularının süresi içerisinde,  borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ... Bankası A.Ş.' den celp ve tetkik edilen Genel Kredi Sözleşmesi sureti incelendiğinde; ...  Bankası A.Ş. ile davalı  ... A.Ş.  arasında 11/05/2017 tarihinde  imzalandığı, diğer davalı ...' un müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı ve sözleşme miktarının 2.000.000,00 TL anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez davacı banka tarafından davalıya çekilen 10/09/2018 tarihli ihtarname incelendiğinde; kredi hesaplarının kat edildiğinden bahisle 400.443,30 TL' nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 iş günü içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi  14/10/2019 havale tarihli raporunda özetle; Davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan 650.000,00 TL tutarındaki taksitli kredinin Kredi Garanti Fonu(KGF) kredisi olduğunun anlaşıldığını, bankanın kredinin teminatı olarak diğer davalının yanı sıra KGF' nin müteselsil kefaletini de almış olduğu ve KGF' nin kefalet tutarı kredinin % 80' i ile sınırlandırıldığını, davalıların kredi borcu nedeniyle davacı banka tarafından KGF aleyhine icra takibi başlatılmadığı bununla birlikte kredi borcu için 15/02/2019 tarihinde KGF tarafından 327.727,59 TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, banka tarafından davalılara gönderilen kat ihtarnamesinin 13/09/2018 tarihinde tebliğ edildiğinin müşahede edildiğini, davalı borçluların temerrüt tarihinin 14/09/2018 olduğunun kabul edildiğini, icra takip talebinde  yer alması gereken alacak tutarının toplam 397.878,85 TL hesaplanmış olduğu, davacı alacaklının 24.015,44 TL fazla talep ettiği kanısına vardığını, davalılar vekilinin faiz oranının fahiş olduğu TBK' daki genel işlem koşulları yönetimine tabi olması nedeniyle makul düzeyde belirlenmesinin uygun olacağı yönündeki beyanı değerlendirildiğini, tarafların tacir olması ve tacirlerin basiretli davranması gerektiğine yönelik TTK hükümleri nedeniyle faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, bununla birlikte taksitli kredinin temerrüt faizi oranı taraflarca kararlaştırılmadığı gibi bu hususta bir sözleşme hükmü dava dosyasına davacı tarafından ibraz edilmediğini, davalı kefil ...' un KGF' nin kefalet nedeniyle davacı bankaya ödediği tutar ölçüsünde haklı itirazda bulunduğunu kabul etmek uygun olacağını, dolayısıyla KGF' nin ödediği 327.727,59 TL için kefil ... hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin uygun olacağını düşündüğünü, öte yandan taksitli kredinin kalan takip alacağı ve likit olduğu düşünülen diğer kredi alacakları hakkında kefil ...' un icra inkar tazminatı sorumluluğunun devam ettiği kanısında olduğunu, KGF' nin 15/02/2019 tarihinde kendi payına düşen borç tutarını ödediği tespit edilmiş olup ödenen 327.727,59 TL için asıl borçlu ve diğer kefilin davacı bankaya karşı sorumluluğunun sona erdiği, ancak kefil KGF' nin asıl borçlu ve diğer kefile rücu hakkının doğduğu düşünüldüğünü, davacı banka ile KGF arasındaki protokolde KGF adına davacı bankanın takibi yürüteceği belirtilerek bir nev' i vekalet verildiğini, dolayısıyla 15/02/2019 tarihinden itibaren işbu davanın KGF' nin ödediği tutar kadar olan kısmının KGF adına davacı banka tarafından takip edildiği kanısında olduğunu, bu hususa ilişkin vekaletname ibrazı gibi usul hukukuna yönelik kuralların uygulanma durumunun mahkemenin takdirinde olduğunu beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi  13/03/2020 havale tarihli ek raporunda özetle; kök raporda değişiklik yapılmasına gerek duyulmadığını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT: Davaya konu kredi borcunun icra takibi ve takibe itirazdan sonra Kredi Garanti Fonu tarafından ödendiği, Kredi Garanti Fonu ile yapılan protokol gereği Kredi Garanti Fonu tarafından ödenen bedelin de davacı tarafından takip edilmesi hususu kararlaştırıldığından davacının eldeki itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu ( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. H.D. 2018/806 Esas ve 2019/1465 Karar sayılı ilamı), kredi garanti fonu tarafından ödemenin takipten ve davalıların takibe itirazından sonra yapılmış olması nedeniyle davalıların kabul edilen asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatından sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, Genel Kredi Sözleşmesi,  Hesap Kat İhtarı, bilirkişi raporu, icra dosyası, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... A.Ş.  'nin Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ile kredili mevduat hesabı kullanmaya başladığı, davalı  ...'un krediye kefil olduğu, davalının kredili mevduat hesabından kaynaklı borcunu ödemediği iddiasıyla davacı banka tarafından davalılara 10/09/2018 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek gönderildiği, ihtarnamenin 13/09/2018 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, davalıların ihtarname ile kendilerine verilen bir günlük sürenin geçmesi ile 14/09/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafça icra takibi yapıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle davalılardan  392.548,29 TL ana para, 684,95 TL akdi faiz, 34,25 TL akdi faizin BSMV'si, 4.391,77 TL temerrüt faizi, 219,59 TL temerrüt faizinin BSMV'si, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 571,98 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam; 398.935,83 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla itirazın kısmen iptaline, kredi alacağının likit olması nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluştuğu(İİK m. 67/2) sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile, \"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,2-Davalı/takip borçlularının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının 392.548,29 TL ana para, 684,95 TL akdi faiz, 34,25 TL akdi faizin BSMV'si, 4.391,77 TL temerrüt faizi, 219,59 TL temerrüt faizinin BSMV'si, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 571,98 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam; 398.935,83 TL bakımından  İPTALİNE,3-Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranıda icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Davalı/borçluların borca itrazları üzerine İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1465 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, Hükümde alacağa uygulanacak temerrüt faiz oranının  belli olmadığını; bu haliyle uygulanabilir olmamakla beraber  takip dayanağı genel kredi sözleşmesi olup bilirkişi raporunda yer alan temerrüt faiz oranının  esas almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Gerekçeli kararın hüküm kısmında takibe uygulanacak temerrüt faiz oranının belli olmadığını; yine dosya kapsamında, bilirkişi raporunda tespit edilen temerrüt faiz oranalrının hukuki olarak kabulü mümkün olmadığını; TBK 120.mddeye göre temerrüt  faiz oranını belirlediğini; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi borcun doğumunun asıl kaynağı olduğunu; dayanak icra dosyası incelendiğinde görüleceği üzere  takip dayanağı  asıl belgenin genel kredi sözleşmesi olduğunu; iş bu nedenle GKTS’ de yer alan temerrüt faiz oranın esas alınarak karar verilmesi gerektiğini; buna göre, TCMB’ ye bildirilen oranların %50 fazlasının esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini; ilk derece mahkemesince dosyanın atandığı bilirkişi tespitinde hatalı olduğunu; bu bağlamda, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında esas aldığı faiz oranı GKTS hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiğini, Tarafların tacir olması sebebiyle müvekkili bankanın sözleşme serbestisi iradesi sakatlandığını, Genel kredi ve Teminat sözleşmesi madde 11 incelendiğinde görüleceğini, faiz oranının sözleşme serbestisi çerçevesinde ve TCMB’ ye bildirilen faiz oranın %50 fazlasını uygulayarak tespit edileceğini; bu bağlamda, tarafların tacir olması nedeniyle müvekkili bankanın sözleşme serbestisi çerçevesinde  temerrüt faizi alacağının hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını,  Temerrüt tarihi yönünden müvekkili bankanın talepleri yerinde olup temerrüt faizinin de buna göre hesaplandığını; görülen davanın krediden kaynaklı olup vadesinin belli olduğunu; vadenin tahakkuku ile temerrüdün başladığının kabulü gerektiğini; bu nedenle davanın reddedilen kısım yönünden de kabulü gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile; yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle  ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısmının  kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava genel kredi sözleşmesi, kredi kartı sözleşmesi ve kefalet sözleşmesine dayalı  kredi alacakların tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; bilirkişi raporunda genel kredi sözleşmesine dayanmaksızın farazi olarak ve akdi faiz oranında olduğu tespit edilen temerrüt faiz oranını, buna dayalı yapılan hesaplamayı kabul etmedikleri,  temerrüt tarihinin de hatalı tespit edildiği, hükümde alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faiz oranının da belli olmadığı yönündedir. Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının davalılar aleyhine; ticari krediler için 373.190,03-TL asıl alacak, 18.759,02-TL muacceliyet ve takip tarihi arası yıllık %62,4 oranında işletilmiş temerrüt faizi, 937,94-TL BSMV, 485,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti toplamı 393.371,99-TL ile kredili mevduat hesabı ve kredi kartı için 27.523,27-TL asıl alacak, 663,88-TL , muacceliyet ve takip tarihi arası yıllık %62,4 oranında işletilmiş temerrüt faizi, 33,17-TL BSMV, 571,98-TL ihtar masrafı toplamı 28.522,30-TL olmak üzere toplam 421.894,29-TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, toplam asıl alacağın 27.523,27-TL'sına 09/10/2018 tarihinden yıllık %30,24, kalan asıl alacak kısmına ise yıllık 62,4 oranında temerrüt faizi talep edildiği anlaşılmıştır. Dava 421.894,29-TL üzerinden açılmıştır. Dosya kapsamında,  11/05/2017 tarihli 2.000.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesinin ön sayfası ile kefalet sayfası, kredi kartı sözleşmesinin ise tamamı,  taksitli ticari kredi ödeme planı, davalılar ile davacı arasında yapılan kredi kullandırım protokolü, kat ihtarı ve tebliğ şerhleri, davacı banka ile dava dışı Kredi Garanti Fonu arasında yapılan hazine destekli kredilere ilişkin kefalet protokolü mevcut olmakla birlikte, genel kredi sözleşmesinin uyuşmazlığa uygulanacak hükümlerini içeren tam metni mevcut değildir. Mahkemece davacı bankaya müzekkere yazılmış ise de, müzekkere cevabının yukarıda açıklandığı üzere genel kredi sözleşmesi bakımından eksik verildiği, bu eksiklik giderilmeden mahkemece dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, öte yandan bilirkişiye  bankaya ait tüm yasal defter kayıt ve belgeler ile gerektiğinde bilgisayar kayıtlarının ulaşımının davacı tarafından sağlanmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen, bilirkişinin yalnızca dosyadaki deliller üzerinde ve eksik inceleme yaparak, davalı kredi lehdarı şirkete kullandırılan ticari kredinin akdi faiz oranının yıllık %15,24 olduğu, temerrüt faiz oranını gösteren sözleşme maddesi dosyaya sunulmadığından temerrüt faiz oranının da TBK'nun 120/3 fıkrası uyarınca yıllık %15,24 oranında kabul edilmesi gerektiği kabul edilerek, hem kredili mevduat hesabı kredisi hem kredi kartı hem de taksitli ticari krediye temerrüt tarihine dek yıllık %15,24 oranında akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine dek ise ticari kredi için yıllık %15,24 oranında, kredili mevduat hesabı kredisi ve  kredi kartı alacağı için yıllık %22,08 oranında temerrüt faizi işletildiği, davacı tarafından rapora tespit edilen temerrüt faizi oranları yönünden itiraz edildiği, mahkemece itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verildiği ve yine bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiği, buna rağmen  bilirkişinin dosya üzerinden yaptığı ek inceleme ile düzenlediği ek raporda kök rapordaki kanaatlerin değişmediğini belirtmekle yetindiği, ek rapora da davacı tarafça temerrüt faizi yönünden itiraz edildiği, mahkemece bu itirazlar hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı gibi, gerekçeli kararda da bu itirazlar karşılanmaksızın, mahkeme ve kanun yolu denetimine açık olmayan eksik incelemeye dayalı kök ve ek rapor doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği, öte yandan ne gerekçeli kararda ne de hüküm fıkrasında kabul edilen temerrüt faiz oranı belirtilmediği gibi, takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiz oranının da tespit edilmediği anlaşılmış olup, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde bulunmuştur. Mahkemece öncelikle yapılması gereken iş taraflar arasındaki genel kredi ve teminat sözleşmesinin tamamının dosyaya celbini sağlamaktır. Akabinde bir bankacı bilirkişi marifetiyle yerinde inceleme yaptırılarak,  sözleşmede temerrüt faiz oranının açıkça kararlaştırılıp kararlaştırılmadığını, kararlaştırılmamış ise ne şekilde tespit edileceğinin düzenlenip düzenlenmediğini, buna göre takip talebinde taksitli ticari kredi için talep edilen yıllık %62,4 temerrüt faiz oranının sözleşmeye uygun olup olmadığını, uygun değilse, sözleşmeye uygun temerrüt faiz oranının talep aşılmamak kaydıyla ne olduğunu Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar sayılı ilamında belirtilen ilkeler çerçevesinde tespit ettirip ticari krediler yönünden bu oran esas alınarak faiz hesabı yaptırmak, yine 5464 Sayılı Kanunun kredi kartlarında faiz hesaplanmasına ilişkin 26/4 maddesi uyarınca; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etmeye yetkili olduğu, Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)' de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2014/6) gereğince; \"kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen azami oranları geçemez\" hükmü gereği kredili mevduat hesabı borçlarına da TCMB tarafından  belirlenen kredi kartlarına uygulanan faiz oranlarının uygulanması gerektiği nazara alınarak, hem kredi kartı hem de kredili mevduat hesabı alacağı yönünden,  kat tarihi ile  temerrüt tarihinde yürürlükte bulunan TCMB'nin tebliğlerini belirleyip, kat ve temerrüt tarihleri arasında bu kalemlere talep aşılmamak kaydıyla tebliğde belirlenen azami akdi faiz oranını, temerrüt ve takip tarihleri arasında ise yine talep aşılmamak kaydıyla tebliğde belirlenen azami temerrüt faiz oranını esas alarak hesaplama yaptırmak, oluşacak sonuca göre hükümde takip tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiz oranını da belirtmek suretiyle bir karar vermekten ibarettir. Sonuç itibariyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda tahkikat yürütülmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/04/2021 tarih ve 2018/1465 Esas -  2021/336 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/06/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb392022530a3ac4","SID":"a1f26794ff988db7"}}