{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 29/01/2024<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 03/06/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin son yönetim kurulu başkanı olduğu ...... A.Ş.nin sahibi olduğu taşınmazına rağmen davalı ..... tarafından TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tasfiyesi yapılmadan şirketin terkin edildiğini belirterek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca ihyası istenen şirketin 29/07/2013 tarihinde münfesih sayılmasına karar verildiği, kararın aynı tarihte ilan edildiği, 31/10/2013 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, terkinden itibaren 10 yıl geçen şirketin sahibi olduğu malların mülkiyetinin hazineye intikal edeceği, iş bu davanın 10 yıllık süre geçtikten sonra 06/12/2023 tarihinde açıldığı 5 yıllık hak düşürücü süre ile 10 yıllık mallarının hazineye intikaline ilişkin sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin üst üste 5 yıl olağan genel kurulunu yapamadığı gerekçesiyle davalı ....... tarafından 16/11/2013 tarihinde re'sen terkin edilmesine rağmen geçerli bir terkinden söz edebilmek için gerekli olan tasfiye kararının şirket yetkililerine tebliğ edilmesi şartının yerine getirilmediğini, bu sebeple terkin kararından müvekkilinin haberinin olmadığını, davaya konu şirketin adına sahibi olduğu bir taşınmaz tasfiye edilmeden tüzel kişiliğinin sona erdiğinden de söz edilmeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, TTK'nın geçici 7. Maddesi gereğince terkin edilen bir anonim şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığı olduğundan bahisle ihyasına ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>TTK’nın geçici 7 maddesinin 1-d maddesine göre “Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler…” tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Bu şekildeki bir şirketin kaydının silinmesi için aynı maddenin 4-a bendine göre “ Ticaret sicili müdürlüklerince; a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü’ne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.” 11. Bendi de \" Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir. Resen unvanı silinen şirket ve kooperatifler, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir.\" şeklinde; kaydı silinen şirkete ait malvarlğı hakkında ise aynı maddenin 15 bendi “… Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. ….  Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” şeklindedir.<br>Dosya incelendiğinde ticaret sicil memurluğunca şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere yapılması gereken ihtarın ilgilisine ulaşmadığı durumlarda tebligat yerine geçecek ilanın Ticaret Sicil Gazetesi'nde 29/07/2013 tarihinde, terkinin de 31/10/2013 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ticaret sicil müdürlüğünden şirketin sicil dosyasının istendiği ancak terkine dayanak işlemlere ilişkin kayıtların istenmediği görülmektedir. <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2024 tarih ve ..... Esas ....... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, davacının yetkilisi olduğu şirketin terkinine esas olan ihtarın düzenlenip düzenlenmediği, düzenlendi ise ilgilisine tebliğ edilip edilmediği anlaşılmadığından ilanın hukuken tebligat yerine geçip geçmediği dolayısıyla da davanın 10 yıllık sürede açılıp açılmadığı, sahibi olduğu taşınmazın mülkiyetinin Hazineye geçip geçmediği anlaşılamamaktadır. <br>Buna göre mahkemece yapılması gereken iş; davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının olup olmadığının tespiti açısından öncelikle ihyası istenen şirketin terkinine esas ihtarların ve bu ihtarların tebliğine ilişkin davetiyelerin onaylı örneklerinin davalıdan istenmesi ve buna göre gereken kararın verilmesinden ibarettir. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/01/2024 tarih ve ...... Esas ........ sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b2554302ae6523b","SID":"a5bbf646540e65b6"}}