{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t: Esas -  Karar<br><br>ASIL VE BİRLEŞEN <br>DAVADA DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>\t  <br>ASIL VE İSTİNAF EDEN<br>BİRLEŞEN<br>DAVADA DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - <br>\t  Av. ... - [<br>BİRLEŞEN DAVA\t: KONYA ATM'NİN  E -  K.\t  <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 08/05/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas  - ...  Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi birleşen davada  davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili, davalı aleyhine 21/03/2017 tarihli cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu, bununla birlikte takibe konu asıl alacağı ödediğini ancak, vekalet ücreti ile dosya harç ve masraflarının ödenmediğini ileri sürerek, itirazın iptalini, dosya harç ve giderlerinin faiziyle davalıdan tahsilini ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP: Asıl davada davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, yapılan ödemenin icra takibine konu asıl alacağın yanı sıra tüm fer'ilerini de kapsadığını, davacının ödemenin gerçekleşmediği veya eksik gerçekleştiği yönünde müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili, davalı aleyhine 03/03/2017 tarihli faturaya dayalı olarak takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmeler ve sipariş sonrasında müvekkilinin, davalı için özel olarak ürettiği malların satışından doğan borcun ödenmesini beklerken davalının ihtarname göndererek satın aldığı bijon saplamalarının somunsuz olarak gönderildiğini ve bu haliyle kullanılmalarının mümkün olmadığını belirterek eksik somunların gönderilmesini talep ettiğini, bu ihtarnameye cevaben müvekkili tarafından gönderilen ihtarname ile somun ve bijon saplamalarının ayrı satıldığı, davalı şirket çalışanlarınca siparişin bu şekilde verildiği, yapılan işlemde bir yanlışlık olmadığı, somunların bedellerin ödeneceğinin taahhüt edilmesi halinde üretilip teslim edileceği ayrıca, fatura bedelinin ödenmesi, aksi halde hukuki işlemlere başlanacağı hususunun  ihtar edildiğini, takibin ihtarnameye rağmen ödenmeyen borç nedeniyle başlatıldığını,  ürünlerin  ayrı ayrı satıldığını, set olarak bu fiyata satılmasının mümkün olmadığını, davalının borcu ödememek için kötüniyetle bu şekilde hareket ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle takibin devamına ve davalı aleyhine tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Birleşen davada davalı vekili,  yetki itirazında bulunmuş, açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin icra takibine konu faturadan kaynaklı davacıya borcunun bulunmadığını zira, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişki içerisinde daha önce de aynı cins ürünlerin alınıp satıldığını ancak, bu defa davacının kötüniyetle bijon setlerini somunsuz olarak gönderdiğini, müvekkilinin ayıplı gönderilen malları kabul etmeyerek davacı tarafa ihtarname ile ayıp ihbarında bulunduğunu, davacının malları iade almayı kabul etmediğini, müvekkilinin söz konusu ürünleri kullanamadığını ve satamadığını, bu haliyle ürünlerin müvekkili için hiçbir anlam iade etmediğini, bu nedenle ödemezlik def'inde bulunduklarını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Taraflar arasında süregelen bir ticari alış-veriş olduğu, bu kapsamda birden fazla kez ürün alışverişinin gerçekleştiği, davacı tarafından 03/03/2017 Tarih ve .... seri numaralı, 57.919,71 TL bedelli faturanın ödenmediğinden bahisle davalı hakkında  üzerindenT.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine geçildiği, davalı tarafından yasal süre içerisinde yapılan itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, fatura konusu malların davalıya teslim edildiği, teslim hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, nitekim Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamında da ifade edildiği üzere davalı tarafça, dava ve takip konusu faturaya konu sözleşmedeki ürünlerin set olarak satın alındığı buna rağmen eksik gönderildiği, eksik gönderilen ürünlerin de kullanılamadığı, bu nedenle atıl vaziyette bekletildiği, eksik ifa nedeniyle ödemezlik def'inde bulunulduğu savunulmuş, davacı tarafça ise her bir ürünün ayrı ayrı satıldığı ve faturalandırıldığı, bu nedenle davalının itirazının yerinde olmadığının ileri sürüldüğü yönünde tespit yapıldığı, T.C. Konya Ticaret Odasının 27/05/2022 Tarihli müzekkere cevabında \"Bijon Saplamalarının Somunlu ya da Somunsuz Satılmasıyla\" ilgili herhangi bir teamül kararı olmadığının anlaşıldığı, Mahkememizce taraflar arasındaki önceki tüm satışlar da nazara alınarak taraflar arasındaki ticari alışverişlerde \"Bijon Saplamalarının Somunlu ya da Somunsuz Satılmasıyla\" ilgili bir teamülün oluşup oluşmadığı hususunda Makine Mühendisi...., Mali Müşavir ....ve sektör bilirkişisi ......'dan oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 08/11/2022 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda dava konusu bijonların serbest piyasada somunuyla birlikte set olarak satılabildiği gibi bijon ve bijon somunu ayrı ayrı olarak da satılabildiği, davacı ile davalı arasındaki önceki sipariş ve satışların incelenmesinde bijonların bazen set olarak somunları ile birlikte bazen de bijon ve somunları ayrı ayrı olarak sipariş verildiği ve satıldığının rapor edildiği, dolayısıyla taraflar arasında bijonların somunlarıyla birlikte satılması hususunda süregelen bir teamül olmadığı dava konusu fatura incelendiğinde bijonların somunsuz olarak satıldığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile  T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) ... Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına karar verilmiştir.  <br>İcra inkar tazminatı açısından yapılan değerlendirmede; Dava konusu alacağın faturadan kaynaklı olduğu, söz konusu fatura içeriğinde yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiği, nitekim davalı tarafından dava öncesinde davacıya çekilen T.c. Beyoğlu ... Noterliğinin 21/03/2017 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesinde 03/03/2017 Tarih ve .... nolu fatura içeriğine dahil olması gereken bir takım ürünlerin eksik olduğundan bahsedildiği ve yine ihtarnamenin son paragrafında eksik gönderildiği iddia edilen bijon saplaması somunlarının teslim edilmemesi halinde bijon saplamalarının da iade edileceğinin ifade edildiği, yukarıda detayıyla izah edildiği üzere davacı ile davalı arasında bijonların somunlu satılması hususunda yerleşik bir teamül olmadığı gibi bu yönde genel olarak bir ticari teamülün de olmadığı, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/03/2019 Tarih ve 2017/3619 Esas-2019/2416 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu ve faturaya dayalı alacağın likit de olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 11.583,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi hususunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. <br>Ana dava yönüyle yapılan değerlendirmede; T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı icra dosyasına yapılan vaki itirazın iptali davası yönüyle Mahkememizin 01/10/2019 Tarih ve... Esas-... Karar sayılı ilamı gereğince verilen hükmün dava değeri yönüyle 6100 Sayılı Kanunun 341/2 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak belirlenen parasal sınır nazara alındığında miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla bu yönde yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş lakin Mahkememizin  01/10/2019 Tarih ve ....Esas-....Karar sayılı ilamı asıl dava yönünden kesinleşmiş ise de; yargılama giderlerinin infazında tereddüt oluşmaması için aşağıda hem asıl dava yönünden hem birleşen dava yönünden yargılama giderleri hesaplanmıştır ve mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir...\" gerekçesiyle, Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasına yapılan vaki itirazın iptali davasının dava değeri itibariyle kesin olduğundan bu yönde yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile, Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı borçlu .... Otomotiv Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden  aynen devamına, davalı takibe itirazında haksız olduğundan asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 11.583,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen davada davalı vekili, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin anlaşma çerçevesinde sipariş formu ile davacıya bijon seti siparişi verdiğini, davcının da bu siparişe yasal sürede itiraz etmediği gibi keşide ettiği cevabi ihtarnamede bu siparişi kabul ettiğini, ancak davacının sözleşmeye aykırı şekilde bijonları set olarak, yani somunuyla birlikte göndermediğini, davacının bijonları somunsuz gönderdiğini kabul ettiğini, ürünlerin ayıplı gönderilmesi nedeniyle müvekkili şirketin davacıya ihtarname keşide ettiğini, davacının buna rağmen ifadaki ayıbı gidermediğini, davacıya yapılan ayıp ihbarının süresinde olduğunu, müvekkilinin davacının fatura içeriğini kabul etmediğini, bu kapsamda müvekkil şirketin ödemezlik defi hakkı çerçevesinde davacıya ödeme yapmadığını, dolayısıyla davacının birleşen dava yönünden başlattığı icra takibinde haksız olduğunu, mahkemece ayıbın niteliğine ilişkin bilirkişi raporu alınmadığını, bilirkişi heyetince, dosya kapsamında sundukları delillerin değerlendirilmediğini, yalnızca davacı delillerine dayanılarak rapor tanzim edildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor dahi alınmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Birleşen dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece daha önce birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin .... E-.... K. ayılı ilamı ile ''.... Davalı vekilinin usule yönelik istinaf istemleri yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.<br>Davalı vekilinin esasa yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde ise, dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davacı tarafından eksik ya da ayıplı ifa edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. <br>Davalı tarafça, dava ve takip konusu faturaya konu sözleşmedeki  ürünlerin set olarak satın alındığı buna rağmen eksik gönderildiği, eksik gönderilen ürünlerin de kullanılamadığı, bu nedenle atıl vaziyette bekletildiği, eksik ifa nedeniyle ödemezlik def'inde bulunulduğu savunulmuş, davacı tarafça ise her bir ürünün ayrı ayrı satıldığı ve faturalandırıldığı, bu nedenle davalının itirazının yerinde olmadığı ileri sürülmüştür.<br> Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yukarıda belirtilen uyuşmazlık hakkında teknik bilirkişi raporu da alınmış ise de, işbu rapor uyuşmazlığı çözmeye ve hükme esas alınmaya yeterli mahiyette değildir. Mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesine de dayanılmış ise de, davacının yargılama sırasında bu yönde bir iddiası bulunmadığı gibi, dava ve takip konusu faturanın davalıya tebliğine dair bir belge de  bulunmamaktadır. Ayrıca,  04.03.2017 tarihinde ürünlerin davalıya teslim edildiği belirtilmiş ise de, davalının ya da temsilci/çalışanının imzasını taşıyan bir teslim belgesi de ibraz edilmemiştir. Davacının dilekçesine eklediği işbu  04.03.2017 tarihli belge davalıya teslimi ispatlar mahiyette bir belge de  değildir. Kaldı ki, somut olayda ayıplı değil, eksik ifa iddiası söz konusu olup, bu kapsamda davalı tarafça ödemezlik def'inde bulunulduğundan değerlendirmenin bu doğrultuda yapılması gerekmektedir.<br>   Bu itibarla, davalının savunması ve ibraz ettiği belgeler uyarınca, taraflar arasında daha önce yapılan satım sözleşmelerine dayalı belgeler, faturalar da değerlendirilerek, satıma konu ürünlerin set halinde satılıp satılmadığı, daha önce yapılan satışlar uyarınca da taraflar arasında bir teamülün ve ayrıca, satıma konu ürünlerin satışı konusunda piyasada bir teamülün bulunup bulunmadığı yönlerinden, aralarında makine mühendisi ve sektör bilirkişinin  de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden, davalının bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılayan, taraflarca sunulan delilleri değerlendiren, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi  kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kaldırılması ve kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin istinaf isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına...'' kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece Dairemiz kaldırma kararı sonrası Ticaret Odasından dava konusu ürün satışına ilişkin teamül bulunup bulunmadığı sorulmuş, Ticaret Odasından verilen müzekkere cevabında bijon saplamalarının somunlu ya da somonsuz  satılmasıyla ilgili bir teamül kararının bulunmadığı bildirilmiş, taraflar arasındaki ticari alışverişe ilişkin olarak önceki dönem benzer mahiyetteki satışlara ilişkin emsal fatura, sözleşme ya da bu hususa ilişkin bilgi ve belgeleri ibraz etmek üzere taraflara kesin süre verilmiş, makine mühendisi, mali müşavir ve sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen bilirkişi raporunda; ''...Davaya konu ürünlerin piyasada set olarak ve ayrı ayrı satıldığı, tarafların geçmişte yapmış olduğu ticaretlerinde, sipariş ve satışlarda set olarak ve ayrı ayrı olarak sipariş verildiği, set olarak ve ayrı ayrı olarak satış yapıldığı...'' kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Bu durum karşısında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında ilk derece mahkemesince Dairemiz kaldırma kararı gereğince de işlem yapılarak verilen kararda  bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varıldığından, birleşen davada davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 3.956,49 TL harçtan, peşin alınan 989,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.967,36 TL karar ve ilam harcının birleşen davada  davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5a4db0aa4526b75","SID":"7e5e0d997ff202a8"}}