{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t\t: 2022/199 <br>KARAR NO\t\t: 2024/912<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/04/2018 (Dava) - 30/03/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2018/534 Esas - 2021/278 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/05/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/534 Esas-2021/278 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacılar murisi yaya ... ile davalılardan ...'in kullandığı ... plakalı aracın karıştığı kazada ...'ın vefat ettiğini, murisin vefat ettiğinde henüz 32 yaşında olduğunu, vefatından kısa bir süre önce ... San. Tic. Ltd. Şti isimli firmayı kurduğunu, işlerinin iyiye doğru gittiğini, ancak vefat etmesi nedeniyle mirasçı olarak kalan müvekkillerinin kendisinin desteğinden yoksun kaldıklarını, muris vefat ettiğinde davacılardan ...'ın 3.çocuğu olan ...'a hamile olduğunu, müvekkili ...'nın 3 küçük çocuğuna bakmak ve eşi olmadan doğum yapmak zorunda kaldığını, davalılardan ...'in Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/502 Esas sayılı dosyası ile yargılandığını ve kusurlu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini, ...'in aracın sürücüsü olup diğer davalı ...'in ise kazaya karışan aracın maliki olduğunu, davacıların manevi zararlarının hafifletilebilmesi, maddi olarak da zararlarının tazmini için başvuru zorunluluğu doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 18.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont-avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu tazminat davasının ...'e yöneltilmesinin yerinde olmadığını, müvekkili ...'in aktif veya pasif hiçbir müdahalesinin olmadığını, sadece trafik kazasında tanık olduğunu, huzurdaki davanın müvekkili ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkillerinden ...'in meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, ceza dosyasında her ne kadar davalı müvekkiline ceza verilip hükmün açıklanması geri bırakılmış ise de mahkemenin bu kararına itiraz edildiğini, mahkemenin karar gerekçesini İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09/03/2018 tarihli raporuna dayandırdığını, ancak bu rapordaki davalı müvekkilinin alt düzeyde tali kusurlu olduğu yönündeki görüşe katılmalarının mümkün olmadığını, müteveffa yaya ...'ın kontrolsüz bir şekilde yola fırlayıp müvekkilinin kullanmakta olduğu kamyonete çarptığını ve bu çarpmanın neticesinde vefat ettiğini, müvekkiline atfedilecek kusurun söz konusu olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin ... plakalı aracı trafik poliçesi ile sigortaladığını, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının (ölüm/sakatlık) azami 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle söz konusu hasardan trafik sigortacısı müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, illiyet bağını kesen üçüncü kişinin ağır kusuru gereğince de dava konusu olayda müvekkilini sorumlu tutabilme olanağının bulunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin ticari merkezi itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kusurun ispatı bakımından Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin (trafik) sigortası teminatı dahilinde olmadığını, avans faizi istemlerinin her halükarda kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak ihbarda bulunulmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli kök ve ek bilirkişi raporuna göre; müteveffa yaya ...'ın kurallara riayet etmeyerek yoldan geçen araçların kendisi için tehlike arz edecek ehemmiyetini idrak edemeden, yol üzerinde ilk geçiş hakkına sahip olan araca rağmen dikkatsiz ve yeterli derecede yol kontrolünü yapmadan kaplamaya inerek yolun karşısına geçmek isterken, aracın kendisine çarpmasına maruz kalarak vefat ettiği ve kazanın oluşumunda %80 oranında asli derecede kusurlu bulunduğu, davalı sürücü ...'in ise; gündüz vakti görüş mesafesinin açık olduğu güzergahında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalline yaklaştığında yayayı fark ettiğinde bu yayanın bir şekilde kendi seyir yönüne inebileceğini öngörüp mevcudiyetini belirtecek tarzda korna çalıp teyakkuz haline geçerek hızını asgari hadde düşürmesi, yayanın ikazları alamayıp/duymayıp kendisine yaklaştığını gördüğünde ise sola direksiyon manevrası ve azaltmış olduğu hızı ile derhal etkili fren tedbirine baş vurarak kazayı önlemeye çalışması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek %20 oranında alt düzeyde tali kusurlu bulunduğu, davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın kaza tarihindeki malikinin dava dışı ... TC nolu ... olduğu, ZMSS poliçesine göre aracı sigorta ettirenin de ... olduğu, davalı ...'in araç maliki olmayıp kazada tanık sıfatıyla dinlendiği, husumet itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, davalı ... A.Ş'nin trafik sigortacısı olduğu aracın davalı sürücü ...'in kullanımındayken  davacıların murisi ...'a çarparak ölümüne neden olduğu, davalı sürücü ... hakkında kamu davası açıldığı, davalı sürücünün tali kusurlu bulunarak mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza dosyası ve toplanan kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tali  kusurlu olduğu, olayın oluş şekli, ceza dosyasındaki kusura ilişkin olarak İstanbul Adli Tıp Kurumundan aldırılan bilirkişi raporu ve işbu mahkeme dosyasında alınan  kusur  bilirkişi  raporlarının içeriği dikkate alındığında; davacıların murisinin %80 oranında asli, davalı sürücünün ise %20 oranında tali kusurlu olduğunun benimsendiği, 11.06.2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarlarının belirlendiği, aktüerya raporuna yönelik taraf vekillerinin itirazı üzerine ek raporun düzenlendiği tarihte asgari ücretlerde artış meydana geldiği, asgari ücret artışlarının kamu düzenine ilişkin olup, hesap raporunun en son kazanç verisine göre düzenlenmesi gerektiğinden güncellenmiş asgari ücretlere göre yeniden rapor alındığı, 19.02.2020 tarihli ek aktüerya bilirkişi raporuna göre davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının; ... yönünden 49.319,09 TL, davacı ... yönünden 7.159,96 TL, davacı ... yönünden 10.218,99 TL, davacı ... yönünden 13.080,11 TL olmak üzere toplam 79.778,15 TL tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından mahkeme dosyasında alınan 11/06/2019 tarihli kök aktüerya raporundaki 69.873,47 TL destekten yoksun kalma tazminatı esas alınarak 7.546,33 TL faiz, 150,00 TL yargılama gideri, 8.036,08 TL vekalet ücreti ile birlikte toplam 85.605,88 TL ödemenin 17/07/2019 tarihinde davacılara yapıldığı ve davacılar ile sulh olunduğuna dair makbuz-ibraname-feragatname ibareli belgenin sunulduğu, davacı vekilinin 26/03/2021 tarihli dilekçe ile davalı ... tarafından yapılan ödemenin maddi tazminat kalemlerini karşılamadığı, bu nedenle sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılar yönünden taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği, davacı vekilinin 30/03/2021 tarihli celsede alınan beyanında; davalı ... tarafından dosyada mevcut olan 11/06/2019 tarihli aktüerya raporunda belirtilen miktara faiz ve diğer masraflar eklenerek müvekkiline ödeme yapıldığını, ancak alınan 19/02/2020 tarihli 2.aktüerya raporunda ilk rapordan daha yüksek bir miktar çıktığı için aradaki bakiye yönünden maddi tazminat talebininin karşılanmadığını, davalı ...'ya yönelik davadan  feragat ettiklerini, bakiye kısım yönünden maddi tazminat talebi ve manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini, davanın kabulüne karar verilmesini, ıslah dilekçesi sunmayacaklarını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiği, davacının eşini ve davacı çocukların da babalarını kaybetmesi nedeni ile destek zararına uğradıkları, davalı sigorta şirketinin zarara neden olan aracın trafik sigortacısı sıfatıyla motorlu aracın kara yolunda işletilmesi sırasında 3. kişilerin uğradıkları zararı sigorta örtüsüne aldığından, somut olayda davalı sigorta şirketinin 69.873,47 TL destekten yoksun kalma tazminatı 7.546,33 TL faiz, 150,00 TL yargılama gideri, 8.036,08 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 85.605,88 TL'yi 17/07/2019 tarihinde davacılara ödediği, davacılar davalı sigorta şirketi  yönünden açtıkları maddi tazminat davasından feragat ettiklerinden davacıların, davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davalı sürücü ...'in haksız fiil faili olarak davacıların maddi ve manevi zararlarından sorumluluğu bulunduğu, davacıların maddi zararının yukarıda açıklandığı üzere denetime uygun alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği, davalı sürücünün kaza tarihi bakımından temerrüde düştüğü kabul edilerek taleple bağlı kalınarak dava dilekçesinde talep edilen ve ıslahla arttırılmayan 1.000,00 TL maddi tazminatın 18/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine karar verildiği,  manevi tazminat bakımından; kazanın meydana geliş şekli, zarar görenlerin konumları, davaya konu trafik kazasında davalı sürücü ...'in %20 oranında tali kusurlu oluşu, davalının sorumluluğunun niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacıların, yakınları olan ...'ı kaybetmeleri nedeniyle çektikleri elem ve ızdırap nazara alınarak, manevi tazminat taleblerinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 18/07/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmekle, sonuç olarak; MADDİ TAZMİNAT DAVASI yönünden; davacıların, davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, davacıların, davalı ... hakkında açtığı davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, davacıların DAVALI ... HAKKINDA AÇTIĞI  MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE, 1.000,00 TL maddi  tazminatın 18/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine, davacıların davalı ... hakkında açtığı MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN; 15.000,00 TL manevi tazminatın 18/07/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili tarafından, \"....Davalı ... açısından davanın husumetten reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'in mali işleten olarak davacıların maddi ve manevi zararlarından yasa gereği sorumlu olduğunu, diğer davalı yönünden verilen maddi-manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, zira davacıların murisinin meydana gelen kaza sonucu hayatını kaybettiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu trafik kazasının oluşumundaki kusura dair mahkemece alınan kusur raporunda davacıların murisinin %80 asli kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise %20 tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ceza dosyasından gerek keşfen ve gerekse de ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporun da aynı yönde olduğu, davacılar vekilinin kusura dair bir istinaf itirazı ileri sürmediği görülmekle, kusur durumunun kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacılar vekili istinaf itirazlarında, davalı ...'e yönelttikleri davanın pasif husumetten reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüşse de, anılan davalının sadece kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunduğu ve tanık sıfatıyla ifadesinin alınmış olduğu, aracın kaza tarihindeki ruhsat sahibinin davadışı ... olduğu gibi, sigorta poliçesinin de bu kişi adına düzenlenmiş olduğu, davacılar vekilince tarafta yanılgıya dayalı olarak HMK 124.madde kapsamında herhangi bir talepte de bulunulmadığı görülmekle, davacılar vekilinin bu yöndeki itirazının reddi gerekmiştir.  <br>Davacılar vekili, maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğuna dair de itirazda bulunmakla, bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davacılar vekilinin yargılama sırasında bu hususta alınan aktüer raporlarına yönelik bir itirazda bulunmadığının görüldüğü, kaldı ki, yargılama aşamasında davalı sigorta şirketi tarafından davacılara toplam 85.605,88-TL (69.873,47-TL'si tazminat ve gerisi fer'ileri olmak üzere) ödeme yapıldığı, bunun üzerine davacılar vekili tarafından davalı sigorta şirketi ve sigortalısından başkaca hiçbir talep hakkı kalmadıkları yönündeki kabul ile 17.07.2019 tarihli ibraname/feragatnamenin verildiği, sözkonusu ibranamenin davacılar vekilince mahkemeye verilen dilekçe ile de kabul edilmiş olduğu, davacılar vekili tarafından daha sonra 26.03.2021 tarihli sunulan dilekçe ile; yapılan ödemenin maddi tazminat kalemlerini karşılamadığı ve bu nedenle sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılar yönünden taleplerinin devam ettiği beyan edilmiş ise de, bilindiği üzere trafik sigorta poliçesini tanzim etmiş olan sigorta şirketleri ile sürücü ve işletenin, kazadan zarar görenlere karşı müteselsil sorumluluk altında oldukları, bu nedenle müteselsil sorumlulardan biri bakımından yapılan ibranın diğerlerine de etki edeceği, bu kapsamda, sigorta şirketi ile yapılan sözleşme uyarınca yapılan ibra sonucunda araç sürücüsü ve işletenin de \"sigorta poliçesi limitine kadar (somut olayda 310.000-TL)\" ibra edilmiş olduğu, somut olayda poliçe limitini aşan bir zarar da bulunmadığı, davalı ... aleyhine, taleple bağlı kalındığı belirtilerek 1.000-TL maddi tazminata hükmedilmiş ise de, davalı ... vekili bu hususta istinafa gelmediğinden davacılar aleyhine bu durumun karar kaldırma nedeni yapılamayacağı  gözetilerek, davacılar vekilinin maddi tazminata dair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.   <br>Ancak, davacılar vekilinin manevi tazminata dair itirazının ise kabulü gerekmiştir. Zira, her ne kadar davacılar murisi kazada %80 oranında kusurlu bulunup, davalı sürücünün %20 kusurlu olduğu anlaşılmış ise de, davacı eş ... ve velayeten dava açtığı 2011, 2013 ve 2017 doğum tarihli 3 çocuğu bakımından tüm davacılar adına toplamda 50.000-TL manevi tazminat istenmiş olup, kaza sonucunda ölüm olayının meydana gelmesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, çocukların yaşlarına ve müteveffaya olan ihtiyaçlarına, tüm dosya kapsamına göre, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğu anlaşılmış, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2. madde uyarınca kararın kaldırılarak, davacılar vekilinin dava dilekçesindeki talebinin kısmen makul ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle Dairemizce 45.000-TL (anne için 15.000-TL ve çocuklar için ayrı ayrı 10.000-TL olmak üzere) manevi tazminat tutarı üzerinden yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>I-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE;  İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/534 Esas - 2021/278 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-MADDİ TAZMİNAT DAVASI  YÖNÜNDEN;<br>a-Davacıların, davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>b-Davacıların, davalı ... hakkında açtığı davanın pasif husumet yokluğundan usulden REDDİNE,<br>c-Davacıların davalı ... hakkında açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile, 1.000,00 TL maddi tazminatın 18/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine,<br>d-Maddi tazminat yönünden; alınması gereken 68,31 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 17,09 TL'nin mahsubu ile bakiye 51,22 TL'nin davalı ...'den alınarak Hazineye irad kaydına,<br>e-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 1000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den  alınarak davacılara verilmesine,<br>f-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 1000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>g-Davalı ... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 1000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,<br> 2-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN;<br>a-15.000,00 TL manevi tazminatın 18/07/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...’den  alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>b-10.000,00 TL manevi tazminatın 18/07/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>c-10.000,00 TL manevi tazminatın 18/07/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>d-10.000,00 TL manevi tazminatın 18/07/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>e-Manevi tazminat yönünden; alınması gereken 3.073,95‬‬-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 853,87 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.220,08-TL'nin  davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>f-Davacı tarafça yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 870,96-TL peşin harç, 10,40 TL vekalet harcı, 254,50-TL tebligat ve posta gideri, 1.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.371,76‬-TL'nindavanın kabul oranı nazara alınarak 2.139,23 TL'sinin davalı  ...'den alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar  üzerinde bırakılmasına,<br>g-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... 'den alınarak, davacılara verilmesine,<br>h-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>ı-HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının  karar kesinleştiğinde yatıran  taraflara iadesine\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>II-Davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>III-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacılar tarafından yatırılan 59,30‬‬ TL istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,<br>IV-İstinaf incelemesi esnasında davacı tarafça yapılan 43,25 TL posta masrafı ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 205,35 TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  29/05/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"caca20c8ec8539c1","SID":"a72c974e225d6fcd"}}