{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi    2024/586 Esas - 2024/1003 Karar<br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 36. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/586  <br>KARAR NO\t: 2024/1003<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br> <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/12/2023<br>NUMARASI\t: 2023/95 ESAS - 2023/876 KARAR<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 06/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/06/2024<br><br>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda, mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve katılma yolu ile davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. <br>Davacının istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesinin (2) nolu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.   <br>Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nın 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında,  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02/12/2016 tarihi ve sonrasında (2017 takvim yılı başına kadar) verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.<br>Buna göre, asliye hukuk mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02/12/2016 tarihinden önce ise 1.500-TL, 02/12/2016 tarihi ve sonrasında ise, (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000-TL, 01/01/2017 ve sonrasında ise (2018 takvim yılı başına kadar)  3.110-TL, 01/01/2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560-TL, 01/01/2019 ve sonrasında ise (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400-TL, 01/01/2020 ve sonrasında ise (2021 takvim yılı başına kadar) 5.390-TL, 01/01/2021 ve sonrasında ise (2022 takvim yılı başına kadar) 5.880-TL,  01/01/2022 ve sonrasında ise (2023 takvim yılı başına kadar) 8.000-TL, 01/01/2023 ve sonrasında ise (2024 takvim yılı başına kadar) 17.830-TL, 01/01/2024 ve sonrasında ise (2025 takvim yılı başına kadar) 28.250-TL olarak uygulanacaktır.<br>Somut olayda, davacı ıslahla birlikte toplam 25.513,97-TL'nin tahsili için iş bu davayı açmış olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. O halde karar tarihi itibariyle davacı yönünden verilen hüküm kesin olduğundan, HMK'nın 341/2. maddesi gereğince, davacının istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, aynı Kanun'un 352. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davacının istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davalının istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>Davalı vekiline gerekçeli kararın 27/01/2024 tarihinde, davacının istinaf dilekçesinin 06/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin ise 20/02/2024 tarihinde süresinde katılma yoluyla kararı istinaf ettiği anlaşılmıştır. <br>6100 sayılı HMK'nın 348/2 maddesinde \"istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.\" hükmü yer almaktadır. <br> O halde somut olayda; istinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf dilekçesi HMK'nın 341/2 maddesi gereğince reddedildiğine göre HMK'nın 348/2 maddesi uyarınca davalının katılma yolu ile yapmış olduğu istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-HMK'nın 341/2. maddesi gereğince davacının istinaf dilekçesinin REDDİNE,<br>2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Davalının katılma yolu ile yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 348/2. maddesi gereğince REDDİNE, <br>4-Davalı tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,  <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, <br>6-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 06/06/2024 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.<br><br>Başkan <br>  <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip<br> <br>      <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bed742075e47e66c","SID":"3cc132b35a0f6868"}}