{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/119 <br>KARAR NO\t\t: 2024/954<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/02/2016 (Dava) - 20/10/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2016/403 Esas - 2021/870 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/06/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/403 Esas-2021/870 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin olay tarihi olan 04.04.2014'de yolda yürüdüğü sırada, yolun karşı tarafından da davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonet ile seyir halinde iken önünde yolcu almak için durmakta olan otobüsü geçmek için manevra yaptığını, bu sırada dava dışı ...'nın kullandığı ... plakalı motosikletle  kamyonetin çarpışması neticesinde motosikletin sürüklenerek müvekkiline çarptığını, davalı ...'in kazanın oluşumunda asli kusurlu olup müvekkilinin herhangi bir kusurunun ise olmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin yere düşerek koluyla yüzünü kapatmak istediği sırada kolunun kırıldığını, sinirlerinde kopma meydana geldiğini,  İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/483 Esas sayılı dosyasında davalı ... hakkında ceza davası açılıp ceza verildiğini, mahkemenin 18 ayın sonunda 05.10.2015 tarihli raporu Adli Tıptan aldırdığını, buna göre yaralanmanın müvekkilinin duyularından ve organlarından birinin sürekli zayıflamasına yol açtığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu olay nedeniyle uzun süreli ameliyatlar geçirdiğini, zor ve acılı fizik tedavilerine katlanmak zorunda kaldığını, en ufak şahsi ihtiyaçları için aile yakınlarından destek almak zorunda kaldığını, ameliyattan sonra sağ el sonda olan her iki parmak ucundan dirseğe kadar sinir dikildiği için hissiyat yokluğu yaşadığını, müvekkilinin kısıtlı hareket durumu olup, sağ elini uzun süre basit hareketler için dahi kullanımı halinde acı duymakta olduğunu, örneğin bilgisayar çantasını sağ eliyle asla taşıyamadığını, yaşadığı acı ve kederin tarifinin mümkün olmadığını, sağ serçe parmağının da diğer parmaklarından ayrı durduğunu, dirseğinin estetik görüntüden uzak olduğunu, müvekkili genç bir kız olduğundan bunun eksikliğini daha ağır bir şekilde yaşadığını, kazayı geçirdiği sırada Ege Üniversitesi Fen Fakültesi İstatistik Bölümü son sınıf öğrencisi olduğundan yarıyıl sonu sınavlarına giremediğini, iyileştikten sonra mazereti kabul edilerek sınavlarına girebildiğini, kazadan önce sualtı ragbi takımı lisanslı öğrencisi olduğunu, oluşan durumu nedeniyle artık bu sporları yapamayacağını, bir topu bile eline alıp tutamadığını, müvekkilinin kazadan sonra eczane ve mikrocerrahi özel sağlıktaki giderlerinin diğer belgeler gibi dilekçe ekinde olduğunu, ayrıca müvekkilinin kaza öncesinde sürücü kursuna gittiğini, sürücü kursu sınavı ameliyat olduğu gün gerçekleştiğinden bu sınava giremediğini, daha sonra yeniden kurs ve sınav ücreti yatırmak zorunda kaldığını, yine müvekkilinin ameliyat olduğu günün ertesi günü gireceği ALES sınavına da giremediğini, bu nedenle oluşan harcamalarını da davalılardan talep ettiklerini, müvekkilinin 24 Aralık 2014'te ... Satış AŞ'ye istatistik uzman yardımcısı olarak işe başladığını, kaza nedeniyle ameliyat olmasaydı Haziran ve Temmuz 2014'te işe girebilecek olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6 aylık geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiklerini, müvekkilinin bedensel bütünlüğünün bozulduğunu, müvekkilinin meslekte kazanma gücünde azalma olacağını, olay tarihinde davalı ...'in sürücü olduğu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigorta edildiğini, araç sahibinin ise davalı ... olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçede belirtilen değerler üzerinden dava konusu taleplerden (manevi tazminat hariç) diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; fizik tedavi gideri olarak 835,00 TL, ALES, sürücü direksiyon harcamaları 800,00 TL, ... Hastanesi tedavi bedeli 630,00 TL, mikrocerrahi harcamaları 352,00 TL, eczane harcamaları 78,50 TL, ... Hastanesi ameliyat ve tedavi gideri 15.998,00 TL'nin harcama tarihlerinden itibaren yasal faiziyle, geçici iş göremezlik kaybı 9.540,00 TL, iş gücü kaybı (mesleki kazanç) 1.500,00 TL olay tarihinden itibaren yasal faiziyle olmak üzere 29.733,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04.04.2014 tarihinden itibaren davalı ... ve davalı ...'dan yasal faiziyle tahsiline, davalı sigorta şirketinden dava konusu maddi tazminatların (manevi tazminat hariç) avans faizi işletilerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ın 04.04.2014 tarihinde aracı ile yolda seyir halindeyken önünde durmakta olan otobüsü geçmek istediğini, bu sırada dava dışı olarak gösterilen ...'nın olayın olduğu cadde üzerinde seyrine gereken dikkat ve önemi göstermeyip müvekkilinin aracın yakın bir şeklide seyredip yol ve mahallin şartlarına uymayarak seyir dengesini yitirdiğini, motosikletin savrulduğunu ve davacının yaralanmasına neden olduğunu, ancak bu kişinin nedense davalı olarak gösterilmediğini, verilecek karar bu kişiyi de ilgilendireceğinden öncelikli ...'nın bu davaya katılması gerektiğini, maddi tazminat taleplerinin yargılama sonucunda hesaplanacağını, istenen maddi tazminatları kabul etmediklerini, manevi tazminatın da fahiş olduğunu, müvekkillerini fakirleştirici ve davacı tarafı zenginleştirici nitelikte olduğunu, müvekkilinin bunları karşılayacak gücü olmadığını, müvekkillerinden ...'ın sadece ruhsat sahibi olarak işleten olduğunu, bizzat kazaya karışmadığını, bu nedenle müvekkili ...'dan manevi olarak tazminat istenmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesiyle maluliyet halinde kaza tarihi itibariyle şahıs başına azami 268.000,00 TL poliçe limiti ile ... adına müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davacı vekilinin tedavi giderleri ile ilgili talebinde yasal isabet bulunmadığını, 6111 sayılı Kanun gereğince bu maddi tazminatın Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, bazı kalemlerin SGK tarafından karşılanmaması sebebiyle yine müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, hastane giderleri, ambulans ve yol masrafları vb. giderlerin tedavi giderleri kapsamında olup 6111 sayılı yasa uyarınca müvekkili şirket açısından reddi gerektiğini, geçici ve kalıcı iş göremezlik ile ilgili maddi tazminat talebi bakımından ise kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyet oranı konusunda heyet raporu alınması, sonrasında sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi ve bilahare de sigorta aktüeri tarafından hesap yapılmasının uygun olacağını, meydana gelen sakatlığın sürekli hale geldiğinin tespitinin de Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini, kazanç kaybının motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminatında olmadığını, işbu talebin de reddi gerektiğini, davacının müvekkili sigorta şirketine dava tarihinden önce herhangi bir başvuruda bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde;  04/04/2014 tarihinde trafik kazası meydana geldiği ve davacının bu kaza neticesinde yaralandığı iddiası ile işbu davada maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, öncelikle kusur raporu alındığı, buna göre, davalı sürücü ...'ın %60 oranında asli kusurlu, dava dışı sürücü ...'nın %40 oranında tali kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu yönünde kanaat bildirildiği, raporun, dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu, maluliyet tespiti için dosyanın önce Ege ATK'na gönderildiği, düzenlenen 04/04/2017 tarihli raporda davacının %8 sürekli iş göremezlik ve 18 ay geçici iş kaybına uğradığı yönünde kanaat bildirildiği, davacı tarafından bu rapora itiraz edilmesi üzerine İstanbul ATK 3. İhtisas Dairesince düzenlenen 12/09/2018 tarihli raporda davacının %8 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve geçici iş göremezlik süresinin ise 18 ay olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacı tarafından bu rapora da itiraz edilmesi üzerine, davacı tarafından sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 31/03/2016 tarihli raporu ile diğer raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesine ilişkin olarak ATK' dan ek rapor düzenlenmesinin talep edildiği, ATK 2. İhtisas Kurulunun 28/06/2019 tarihli  raporunda da davacının %8 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve geçici iş göremezlik süresinin ise 18 ay olduğu, raporlar arasındaki farkın muayene bulgularının değerlendirilmesine bağlı olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacı vekili tarafından ATK'dan alınan maluliyet raporlarına itiraz edilmiş ise de ATK'nın raporları doğrultusunda davacının  yargılama sırasında iyileşip iyileşmediği ve şikayetlerinin devam edip etmediği yönünde mahkemece gerekli incelemenin yapıldığı ve ATK maluliyet raporunun davacının son sağlık durumuna ilişkin kayıtlar gözetilerek düzenlendiği, bu nedenle çelişki kalmadığı, Ege Üniversite Hastanesi ATK ve İstanbul ATK' dan alınan raporların birbirleri ile uyumlu, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, davacının tedavi gideri talepleri de olduğu gözetilerek dosyanın aktüer ve doktor bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, doktor bilirkişi ... ile ...'ın kök ve ek raporuna göre, TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacının yargılama aşamasında davalı sigorta ile maluliyet taleplerine ilişkin olarak anlaştığı, davalı sigortaya ibraname verdiği ve davalı sigortadan 90.000,00 TL tazminat ile ferilerini tahsil ettiği, 09/11/2016 tarihli  duruşmadaki davacı vekilinin beyanına göre davacının bakiye zararının bulunduğu ve bu zararların tahsilinin gerektiği ileri sürülmüş ve  davacı vekili söz konusu duruşmada  davalı sigorta yönünden önce davadan feragat edip sonrasında bu beyanını geri almış ise de, dava tarihinden sonra davacıya davalı sigorta tarafından davacının kendisine sunmuş olduğu maluliyet raporu esas alınarak ve davacıdan ibraname alınmak suretiyle maluliyete ilişkin ödeme yapılmakla birlikte yerleşik Yargıtay uygulamasına göre davacının işbu davaya konu geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin konusuz kaldığının kabulü gerektiği, yine davacı tarafından kaza nedeniyle bazı sınavlara katılamadığı ve zarara uğradığından bu giderlerin davalılarca  tazmini gerektiği iddia edilmiş ise de, söz konusu talebin TBK'nın 54.maddesi kapsamında kalmadığı, dolaylı zarar niteliğinde olduğu, dolaylı zararların haksız fiil faili ve diğer sorumlulardan talep edilemeyeceği, bilirkişi tarafından hesaplandığı üzere davacının SGK tarafından karşılanmayan ve SGK'nın sorumluluğunda bulunmayan tedavi giderlerinin 1.930,80 TL olduğu, davacı vekilinin 09/11/2016 tarihli duruşmadaki beyanlarına göre bu tazminat alacağından sadece davalılar ... ve ...'nın sorumlu tutulması gerektiği, alınan tüm bu bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, buna göre davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebinin kısmen yerinde olduğu, geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerinin konusuz kaldığı, sınav ücreti taleplerinin ise reddi gerektiği, davalı ...'in haksız fiil faili olarak diğer davalı ...'nın ise işleten olarak hüküm altına alınan alacaklardan sorumlu olduğu,  adı geçen  davalıların kaza tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, manevi tazminat bakımından;  davacının yaşına, yaşanan olaydan doğrudan etkilenmesine, hayat boyunca bu olayın ve eksikliğin etkisiyle yaşamasına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine, günün ekonomik koşullarına, hak ve nesafet kurallarına göre davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine de karar vermek gerekmekle; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminat talepleri hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, davacının sınav ücretine ilişkin maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri taleplerinin kısmen kabulü ile 1.930,80 TL'nin kaza tarihi olan 04/04/2014'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, davacının MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜ ile 15.000,00 TL'nin trafik kaza tarihi olan 04/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından, \"...Davanın maddi ve manevi tazminat yönünden kısmen reddini kabul etmediklerini, mahkemece tüm taleplerinin karşılanması gerektiğini, öncelikle, müvekkili hakkında %8 maluliyet oranını kabul etmediklerini, nitekim dosyada bulunan 9 Eylül Üniversitesi’nden alınan raporda fonksiyon kaybı oranı % 22,2 olup hükme esas alınan %8 oranın gerçeğe ulaşmaktan uzak olduğunu, maddi tazminat yönünden reddedilen alacak kalemlerinin kabulü gerekirken reddinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar gerekçeli kararda manevi tazminat yönünden, caydırıcı fonksiyonu bulunması gerektiği dile getirilmiş ise de belirlenen manevi tazminat rakamının bu gerekçelerden uzak olduğunu, müvekkilinin sağ kolunu tam olarak 18 ay aktif olarak kullanamadığını, yaşadığı sıkıntıların halen kalıcı olarak devam ettiğini, en basit eylemlerden su kapağı şişesi açamadığını, priz takıp çıkartamadığını, bilgisayarda uzun süre çalışamadığını, herhangi bir düşmede damarlarında kopma riskinin devam ettiğini, kazadan önce aktif spor yaparken şuan yapamadığını, ayrıca sağ elini kullanması gereken uzun süreli işlemleri yapamadığını, örneğin düz vites araç kullanamadığını...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının kişisel müracaatı ile 2016 yılı içerisinde DEÜ'nden aldığı raporda maluliyet oranı %22,2 olarak belirtilmiş ise de, davacının maluliyet oranına yönelik olarak gerek 2017 yılında Ege Üniversitesi Adli Tıp ABD'ndan alınan ve gerekse 2018 yılında ATK 3.İhtisas Kurulundan usulünce alınan raporların %8 maluliyet ve 18 ay tıbbi iyileşme süresi belirlemek suretiyle birbiriyle uyumlu olduğu, dosya kapsamındaki çelişkinin mahkemece giderildiği, mahkemece bu yönde alınan raporların hüküm tesisine ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla, bu yöndeki itirazların reddi gerekmiştir. <br>Maddi tazminat istemlerinin tamamen kabulü gerektiğine dair davacı vekili itirazının da kabulü mümkün görülmemiştir. Şöyle ki, davacının tıbbi iyileşme süresine ve bu süre içindeki işe başlama tarihine göre, işe geç başlamasından kaynaklı zararının ayrıca talebi mümkün görülmediği gibi, 01.08.2016 tarihli ibraname/feragatname içeriğinde bir ayrım yapılmaksızın tüm maddi tazminat yönünden sigorta şirketinin, araç sürücüsü ve işleteninin ibra edildiğinin yazılı olmasına, her ne kadar davacı vekili 09.11.2016 tarihli duruşmadaki beyanında, sigorta şirketi hakkındaki maddi tazminat davasından sulh gereği feragat ettikleri, sigorta şirketince ödenen tutar tüm maddi tazminat taleplerini karşılamadığından tedavi giderleri ve iş güç kaybından kaynaklı maddi ve manevi tazminat taleplerinin diğer davalılar ... ve ... yönünden devam ettiğini ileri sürmüşse de, müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki feragat ile diğer sorumluların iç ilişkilerindeki sorumluluklarının ağırlaştırılması mümkün bulunmayıp, buna göre davalı sigorta şirketinin ibra edilmesinin, poliçe teminat limitine kadar diğer müteselsil sorumluların da ibra edilmesi sonucunu doğurmuş olmasına göre, bu yöndeki itirazların reddi gerekmiş, tedavi giderleri bakımından ise bu hususa rağmen hüküm altına alınan tutar yönünden davalı şahıslar istinafa gelmediğinden ve davacı taraf aleyhine bozma yasağı gözetilerek bu hususta herhangi bir kaldırma yapılmamıştır. <br>Bununla birlikte, davacı vekilinin, manevi tazminatın az olduğuna dair itirazı bakımından yapılan değerlendirmede ise; davacının kazada yaya konumunda olmasına, kazanın meydana gelmesine ya da zararın artmasına etken hiçbir kusuru bulunmamasına, olay tarihindeki yaşına, aktif spor hayatına dair sunulan belgelere, kaza nedeniyle öğrenim sürecinde uğradığı zorluklara, maluliyet oranı ve iyileşme süresine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile tüm dosya kapsamına göre, bu itiraz yerinde görülmüş, bununla birlikte bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2.madde uyarınca, kararın kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisi ile manevi tazminat tutarının 35.000-TL'ye çıkarılmasına karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/403 Esas - 2021/870 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"DAVANIN KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile, <br>a-Davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminat talepleri hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>b-Davacının sınav ücretine ilişkin maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, <br>c-Davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri taleplerinin KISMEN KABULÜ ile 1.930,80 TL'nin trafik kaza tarihi olan 04/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>d-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 35.000,00 TL'nin trafik kaza tarihi olan 04/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>e-Manevi tazminat yönünden; alınması gerekli 2.390,85 ‬TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 272,33 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.118,52‬ TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>f-Maddi tazminat yönünden; alınması gerekli 131,89 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>g-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 272,33 TL peşin harç, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 1.255,50 TL İstanbul ATK rapor ücreti, 990,00 TL Ege ATK rapor ücreti, 496,15 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 5.143,18  TL yargılama giderinin tarafların haklılık oranına göre 3.650,00 TL'sinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>h-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca  1.930,80 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  davacıya ÖDENMESİNE, <br>ı-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, <br>i-Davalılar ... ve ... duruşmalarda kendilerini vekille temsil ettirdiğinden davacının reddolunan maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.930,80 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a ÖDENMESİNE,  <br>j-Davalılar ... ve ... duruşmalarda kendilerini vekille temsil ettirdiğinden davacının reddolunan manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a  ÖDENMESİNE,  <br>k-Davacının konusuz kalan geçici ve sürekli iş göremezlik talepleri yönünden  ibraname uyarınca davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş lehine vekalet ücreti takdir edilmesine YER OLMADIĞINA, <br>l-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra ilgili olduğu tarafa İADESİNE,<br>m-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir 28 ASCM' nin 2014/483 Esas sayılı dava doyasının mercine İADESİNE\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi esnasında davacı tarafından yapılan 42,5‬0 TL posta masrafı ve 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 204,6‬0 TL istinaf yargılama giderinin, davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  12/06/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9c156b18f3b117f","SID":"a4e1355992bf8e34"}}