{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2017/279 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2021/391<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 03/05/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 15/06/2021<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... tarafından müvekkili şirket aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı ... şirketi ile 2012 yılı sonu itibariyle ticari ilişkilerinin sona erdiğini, cari ilişkilere istinaden ... TL bedelli teminat senedi verdiklerini, müvekkili tarafından  teminat mektubu olarak verilen bononun icra takibine konu edildiğini, senedin teminat senedi olduğunu, protokol ile 3. Kişilere devir ve temlikinin yasaklandığını, şirketin ticari sicil gazetesinde kayıtlara göre ünvanın ... tarihi ile değiştiğini buradan da senedin daha sonra tahrifat yapılmak suretiyle kambiyo senedine dönüştürüldüğünün sabit olduğu belirterek senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas -... Karar sayılı kararı ile aleyhlerine açılan davanın esastan red edildiğini, davacının iddiasının HMK 200. Maddesi uyarınca kesin delille ispat etmesi gerektiğini, davacının dayandığı tanık delillerine muvafakatlarının olmadığını, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında bulunduğu ve sebepten mücerret olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... vekili tarafından borçlular ... Ltd Şti, ...Ltd Şti aleyhine toplam ... TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. <br>Davalı .... Ltd. Şti adına müflis şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirket hakkında basit tasfiye kararı verildiğini, 2. Alacaklılar toplantısı yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, iflas kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının tamamen soyut olmakla ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, taraflar arasında herhangi bir sözleşme vs. bulunmadığını, şirkete ait ticari defter ve belgelerin mevcut olmaması nedeniyle müflis şirketin BA-BS kayıtları ile kurumlar vergi dairesi beyannameleri ile davacı şirketin ticari defter ve belgeleri karşılaştırmak suretiyle bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu senedin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı Tanığı ... Beyanında; \"Ben ...'ü tanımıyorum. Davacı şirketin muhasebe bölümünde  çalışıyordum. 2009 yılından 2011 yada  2012 yılına kadar devam ettim. Davalı ... den mazot satın alındık.buna ilişkin teminat senedi verilmişti. Senedi de ben hazırlamıştım. Şirket yetkilisi imzaladı. Buna ilişkin protokol hazırlandı. Davalı şirketin satış elamanları ... ve ... dı protokol ve teminat senedi alındığına ilişkin belgeler bunlarla imzalandı. Senedin ...'e ne şekilde geçtiğine ilişkin ise herhangi bir bilgim yoktur, sadece ... ve ... nun bu şekilde bir sürü davası olduklarını ve davaların Burdur ve  çevresindeki mahkemelerde devam ettiğini duyum olarak biliyorum  başkaca bir bilgim yoktur.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davacı Tanığı ... Beyanında; \"Ben yaklaşık 2.5 yıl ... Şirketinde satış temsilcisi olarak çalıştım.  2009 ve 2011 yıllarında çalıştım. Bana sorduğunuz ve göstermiş altındaki protokol altındaki imza bana aitir. Senedin teminat senedi olarak alındığı doğrudur. ... da benim gibi davalı şirketin satış temsilcisi idi. ... isimli kişiyi tanımıyorum. Senedin ne şekilde ona geçtiği hakkında da bir fikrim yoktur. Dolayısı ile ...'in senedin teminat senedi olduğunu bilerek senedi iktisap  edip etmediği hususunu da bilmeme imkan yoktur.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Antalya ...ASCM'nin ... E-... K sayılı dosyasının tetkikinden; müştekisinin .... ve ... olduğu, sanıklar ... ve ... (davalı şirket yetkilisi) hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan TCK 37/1.maddesi delaletiyle TCK 204/1.maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı, suç konusu evrakın davamıza konu ... TL bedelli bono olduğu, teminat senedi olarak verilen bononun  teminat kısımının kesilerek tahrif edildiğinin iddia edildiği, Mahkmece yapılan yargılama sonucu; \"...Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında TCK 37/1 maddesi delaletiyle 204/1 maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; katılan taraf iddiasına göre sanık ... şirketine aralarındaki hukuki ilişki sebebi ile ... TL'lik teminat senedi verilmiş olmasına rağmen söz konusu senetteki teminat ibaresinin senetten çıkartılarak dosyamız diğer sanığı ... tarafından dosyanın icraya konulduğu iddiasının bulunduğu, dosyadaki senet aslında herhangi bir teminat ibaresinin olmadığı ancak sunulan senet fotokopisinde sanık ... çalışanı olduğu beyan edilen ... adlı şahsın imzalası ile teslim alındığı iddia olunan ve senet üstünde tek kaşe , senet sol yan tarafta teminat senedi ibareli yazı bulunduğu ancak ; icraya konulan senedin çift kaşeli ve yine sol tarafındaki boşluk kısmında herhangi bir ibare bulunmayan senet olduğu ve bu durumda iki farklı senet olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu ve teminat senedi olduğu iddia edilen senedin fotokopisinin katılan tarafça dosyaya sunulmuş olması sebebi ile aslının da olmaması sebebi ile farklı bir senet olabileceği , ayrıca teminat senedinin hukuki geçerlilik hususunda yerleşik Yargıtay içtihadına göre ayrı bir sözleşme ile bu durumun sözleşme ile belirlenmesi gerektiği ve taraflar arasındaki alacak- verecek meselesinin tarafların kabulünde olduğu, dosyamızdaki iddia edilen anlaşmazlığın sadece teminat senedi olarak verilen senedin normal senet olarak icraya konulması sebebi ile olduğu, bu hususta soruşturma aşamasında Savcılık makamı da ilk önce KYOK kararı verdiği ve Sulh Ceza Hakimliği kararı ile dosyada dava açıldığı, ayrıca senetteki alacak miktarının ödendiği ve senedin bedelsiz kaldığı yönünde de herhangi bir iddianın bulunmadığı, Asliye Ticaret Mahkemesi kararında da taraflar arasındaki anlaşmazlığa ilişkin itirazın kısmen iptaline ve takibin devamına ve İcra İnkar Tazminatına hükmedildiği ve dosyadaki taraflar arasındaki anlaşmazlığın tüm bu hususlar sebebi ile hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve   atılı suçun unsurları itibari ile olayımızda oluşmadığı...\" gerekçesi ile sanıklar hakkında açılan dava yönünden  sanıkların ayrı ayrı CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verildiği, kararın Antalya BAM ...Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonrası ... tarihinde kesinleştiği  anlaşılmıştır.<br>Dava İİK 72/3.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olup, Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile verilen tedbir, takdir edilen teminatın yatırılması ile icra edilmiştir.<br> Davacının senet bedelinin ödendiğine dair bir  iddiası  bulunmamaktadır, Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün  ... E sayılı dosyasında takibe konu keşidecisi bulunduğu, davalı ... Ltd.Şti.nin lehdarı olduğu ... TL bedelli, ... tanzim tarihli senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini, takip alacaklısı hamil davalı ...'ün ise senedin tahrif edildiği açıkça belli iken iyi niyet iddiasında bulunamayacağını iddia ederek söz konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemektedir.<br>Davacı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğinden, menfi tespit davasının kambiyo senedine karşı açılmış olması karşısında; husumet kambiyo senedinin lehdarı, cirantaları ve hamiline yöneltilebilecek olduğundan her iki davalının da pasif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.(Emsal Yargıtay 19. HD 2011/3300 E-2011/14573 K sayılı kararı)<br>Davalı  ... Ltd.Şti. hakkında Mahkememiz ... E-... K sayılı kararı ile iflas kararı verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği, iflas sonrası tasfiyenin basit usul olarak yapılmasına karar verildiğinden 2.alacaklılar toplantısının yapılmasının söz konusu olmadığı, dolayısı ile  davalı yönünden İİK 194.maddesi uyarınca durma kararı verilmesine yer olmadığı  anlaşılmış ve yargılamaya devam edilmiştir.<br>6098 saylı TBK.’nun 74. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı, gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararına bu yönleriyle bağlıdır. Diğer bir deyişle hukuk hâkimi aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır.<br>Somut olayda (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. md) gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı olduğu ilkesinden hareket edildiğinde, ceza mahkemesince CMK 223/2-a maddesi (yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması) uyarınca beraat kararı verildiği,  senette tahrifat yapıldığı iddiasının kabul edilmediği dikkate alındığında Mahkememizin ceza mahkemesince belirlenen bu maddi olgu ile bağlı olduğu,<br>Kaldı ki davacı tarafından senedin üzerinde kesildiği iddia edilen kısımda yer alan ifadenin, davacı tarafından sunulan senet fotokopisinden anlaşıldığı üzere davalı şirket yetkilisi tarafından değil şirket çalışanı ... tarafından imzalandığı, yine teminat ifadesinde açıkça hangi hukuki ilişkinin teminatı olarak düzenlendiğinini yazılı olmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenen protokolün davalı şirket yetkili değil davalı şirket çalışanı ve davacı tanığı olan ... tarafından imzalandığı, protolün de bu sebeple geçerli kabul edilemeyeceği, dolayısı ile davaya konu bononun teminat amaçlı düzenlendiği hususunun kesin delil ile ispat edilemediği,  ayrıca  davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı için davalı şirket yetkilisine yemin teklif etme hakkının  bulunmadığı anlaşılmakla, sonuç olarak davanın reddine ve icra edilen tedbir kararı nedeniyle takibe konu asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Takibe konu asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, <br>3-İİK 72/4.maddesi uyarınca tedbir kararının KALDIRILMASINA, <br>4-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile  artan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, <br>5-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>7-Sarf edilmeyen gideravansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,<br>Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket iflas idaresi vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 15/06/2021<br><br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcfe0c20f3f1c8fb","SID":"ef3c7c6c561cab67"}}