{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/681 <br>KARAR NO\t: 2024/1060<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/392 E.  -  2020/20 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/02/2020 Tarih ve 2017/392 Esas - 2020/20 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilince düzenlenen sınavlarda yer alan soruların, herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler kapsamında ilim ve edebiyat eserleri olduğunu, 5846 sayılı FSEK'in 10. maddesi gereğince müvekkilinin söz konusu soruların tümünün mali hak sahibi bulunduğunu, müvekkilinin sahip olduğu mali hak ve yetkileri davalı Şirkete devretmediği halde davalının, yetkisiz biçimde söz konusu soruları basarak piyasaya sunduğunu, davalı ile müvekkili arasında imzalanan telif sözleşmesinin 30.12.2014 tarihli olduğunu, eldeki davaya konu taleplerinin ise sözleşme tarihinden önceki basımlara ilişkin bulunduğunu ileri sürerek,  FSEK'in 68. ve 70. maddeleri gereğince şimdilik toplam 1.100,00 TL’nin, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 36.000,00 TL'nin basım tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. <br>\tDavalı vekili, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, taraflar arasında telif haklarının devrine ilişkin 30.12.2014 tarihli sözleşme ve mali hak kullanım yetki belgesinin imzalandığını, bu sözleşme ile davacının 2006-2011 yılları arasında yapılan TUS’larda sorulan sorulara ilişkin çoğaltma ve yayma haklarını müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin bu sözleşme ile devraldığı haklar karşılığında yapacağı telif bedeli ödemesi dışında davacının hiçbir alacağının kalmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 2006-2011 yılları arasında gerçekleştirdiği Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı adlı sınavlardaki  soruların ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının bu eserler üzerinde mali hak sahibi bulunduğu, davalının bu soruları yayınlamak suretiyle davacının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, bu nedenle davacının FSEK'in 68. maddesi kapsamında üç kat tazminat, 70/2. maddesi kapsamında tazminat ve 70/3. maddesi kapsamında temin edilen karın iadesi talebinde bulunma hakkı olduğu, davacının toplam 12 adet sınavda sorduğu soruların telif ücretinin 1 yıla düşen kısmının 12.000,00 TL olarak hesaplandığı, FSEK'in 68. Maddesi kapsamında bu miktarın 3 katı olan 36.000,00 TL telif tazminatı istenebileceği, FSEK'in 70/2. maddesi çerçevesinde tazminat hesaplanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 36.000,00TL tazminatın 10/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, gerekçeli kararda, \"davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı\" yönündeki itirazlarından söz edilmekle birlikte, bu savunmalarının neden dikkate alınmayıp, reddedildiğine dair herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini, FSEK'in 68. maddesi kapsamında talepte bulunulduğu durumda aynı Kanunun 70/2. maddesi kapsamında tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını, ancak 68/1 madde kapsamında talep edilen miktarı aşan kısım için 70/2. maddeye göre talepte bulunulabileceğini, davacının FSEK'in 68/1 maddesi kapsamında yapılacak hesaplama için Telif Ücreti Tarifesini dosyaya sunduğunu, tazminat hesabının da anılan tarife üzerinden yapıldığını, buna göre davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenebileceğini, dolayısıyla eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün, taraflar arasındaki 30.12.2014 tarihli telif sözleşmesinin hukuka uygun şekilde değerlendirilip yorumlanmasından geçtiğini, mahkemenin, telif sözleşmesinin kitapların basım tarihinden sonra imzalanması nedeniyle ihlali kabul ettiğini, sözleşme serbestisi ilkesine aykırı olan bu kararın kabulü halinde her hangi bir uyuşmazlığın, tarafların daha sonra aralarında yapacakları bir sözleşme ile giderilemeyeceğine ilişkin bir sonuç doğacağını, oysa taraflar arasındaki 30.12.2014 tarihli sözleşmenin, dava konusu olan kitapları da kapsadığını, davacının, ihtarname konusu muaccel olmuş alacaklarını bir kenara bırakıp, sadece henüz doğmamış döneme ilişkin bir sözleşme yaptığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve  davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklara tecavüz edildiği iddiasına dayalı maddi tazminat davası olduğu, bu tür davaların belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün bulunduğu, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının mali haklarına sahip olduğu ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki sınav sorularının, davalı tarafından yayınlana kitaplarda izinsiz biçimde kullanıldığı, bu durumun, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan çoğaltma ve yayma haklarının ihlali niteliğinde bulunduğu, davalının eylemi nedeniyle davacının FSEK'in 68. maddesi kapsamında talep edebileceği bedelin mahkemece usulüne uygun biçimde belirlendiği, her ne kadar davalı tarafça, taraflar arasında 30.12.2014 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşmenin dava konusu yayınları da kapsadığı ve davacının, bu sözleşme ile dava konusu yayınlara icazet verdiği savunulmuş ise de davaya konu yayınların, taraflar arasındaki sözleşmeden önce yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede de, sözleşme tarihinden önce yapılan yayınlara da icazet verildiğine ilişkin bir hükme yer verilmediği, aksine sözleşmede açıkça, mali hakların sözleşmede belirtilen süre ve şartlarda devredildiğinin, sözleşmenin de imza tarihinden 31.12.2018 tarihine kadar geçerli olduğunun belirtildiği, buna göre davalının anılan savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.459,16‬-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 614,79-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 1.844,37-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2024 <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0dd5f7ba6d2376b","SID":"3d8855025961da35"}}