{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/746 <br>KARAR NO\t: 2024/1064<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/202 E.  -  2021/342 K.<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2021 tarih ve 2021/202 E. - 2021/342 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı Şirketin 2015/08807-1 ve 5 sıra numaralı “ambalaj deseni” tasarım başvurusuna yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu tasarımların müvekkiline ait “...” ve “...” ibareli markaları ve bu markalarında  kullanılan ambalaj desenleri karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, davalı tasarımlarının müvekkiline ait marka haklarını ihlal ettiğini, davalı şirketin marka olarak alamayacağı  \"...\" ve ...\" ibarelerini dava konusu tasarımda kullanmak suretiyle alma çabasında olduğunu,  müvekkiline ait ... ve ... esas unsurlu markalar ile ürünlerin tanınmış hale geldiğini, dava konusu tasarım başvurusunda müvekkiline ait tanınmış ... ve ... markasının ayırt edici bir şekilde yer almasının davalı şirketin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız bir şekilde yarar sağlamasına sebep olacağını ileri sürerek 2017-T-92 sayılı YİDK kararının iptaline, 2015/08807-1 ve 5 sıra numaralı “ambalaj deseni” tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davacının itirazına mesnet tasarımlar ile dava konusu tasarım arasında, tasarımların gıda ambalajı olması dışında benzerlik bulunmadığını, davacının itirazına mesnet markalar ile dava konusu konusu tasarımların genel izlenim bakımından, tasarım ile markanın koruma kapsamlarının farklı olduğu da gözetildiğinde belirgin biçimde farklı olduklarını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, dava konusu tasarımların, davacı şirkete ait marka ve tasarımlar ile benzerlik taşımadığını ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin ambalaj deseni tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğunu, müvekkilinin ambalaj deseni tasarımında yer verdiği markalarının önceki tescillerine bağlı seri marka niteliğinde olduğunu, müvekkili adına tescil edilen “... markalarının görsel ve işitsel anlamda davacı şirkete ait “...” ve “...” markalarından tamamen farklı bulunduğunu, davacı markalarının ayırt ediciliğinin yüksek olduğundan söz edilemeyeceğini, “...” ve “...” ibarelirinin, “Zinde”, “Şekilli” ya da “Sağlıklı” anlamına geldiğini ve diyet ürünlerinin bir çoğunda kullanıma açık, nitelik bildiren genel ibareler olduğunu, tanımlayıcı ve tek başına ayırt ediciliği olmayan ibarelerin tek bir kişinin tekeline verilemeyeceğini, dava açılması için öngörülen hak düşürücü sürenin resen nazara alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu tasarımlar ile davacının mesnet markaları ve tasarımları arasında genel izlenim olarak ciddi farklılıklar bulunduğu, günlük hayatta çeşitli gıda maddeleri için tanımlayıcı nitelikte bulunan “...” ve “...” ibarelerinin herhangi bir kişinin tekeline bırakılması imkanının bulunmadığı, dava konusu tasarımlar ile davacının dayanak gösterdiği sınai haklar arasında herhangi bir benzerlik ya da ilişki kurulması ihtimalinin olmadığı, dava konusu 2015/08807-(1) ve (5) sıra numaralı “ambalaj deseni” tasarımlarının, davaya mesnet gösterilen davacı markaları ve tasarımları karşısında yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olduğu, davacı markalarına tecavüz yaratmadığı, ''...'' ve ''...'' ibarelerinin dava konusu tasarımda kullanımlarının yardımcı unsur niteliğinde olduğu ve ürün niteliği hakkında bilgi verir durumda kullanıldığı, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyetin doğru seçilmediğini, davalı yan tasarımlarının tescilinin, müvekkilinin marka hakkı nedeniyle sahip olduğu korumaya karşı kanunun dolanılması anlamına geleceğini, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını haiz olmadığını ve bilgilenmiş kullanıcı kitlesi tarafından müvekkiline ait marka/tasarımlar ile benzer addedileceğini, karıştırılmalarının muhtemel olduğunu, dolaylı karıştırılma ihtimalinin meydana gelme ihtimalinin de söz konusu bulunduğunu, dava konusu tasarımların tesciline cevaz verir nitelikteki kararın, SMK'nın 67/2. maddesi uyarınca usule ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, tescilli bir markanın aynısının yahut bir benzerinin bir başkası tarafından tasarım tesciline konu edilemeyeceğine dair emsal yargı kararlarının bu hususu desteklediğini, dava konusu ambalaj tasarımlarında yer alan marka ibarelerine ilişkin ikame edilen davalar yönünden verilen kararların işbu dava kapsamında gözetilmesi gerektiğini, yine müvekkili markalarının tüketiciler nezdindeki bilinirlik ve tanınırlığının da dikkate alınmasında zorunluluk bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içinde tasarım uzmanlarının da bulunduğu bilirkişi heyeti raporunda, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarının açıklandığı, anılan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin ayırt ediciliklerinin zayıf olduğu, bu ibarelerin dava konusu tasarımlarda tali unsur olarak kullanılmaları ve bu tasarımların bütünü, davacının mesnet gösterdiği marka ve tasarımlarla dava konusu tasarımlar arasında genel izlenim yönünden ciddi farklılıklar olması birlikte değerlendirildiğinde, \"...\" ve \"...\" ibarelerine yer verilmesinin, davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini ortadan kaldırmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d796b21d82aec82","SID":"b62ebaa2e411d4e8"}}