{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/804 <br>KARAR NO: 2024/851<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/03/2021<br>NUMARASI: 2019/390 E. - 2021/146 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında deniz yolu ile taşıma sözleşmesi kurulduğunu, davacının davalıya ait malların İskenderun Limanı'ndan - Colombo Limanı'na taşınması işini üstlendiğini, davacının taşıma işini gerçekleştirdiğini, ... Ltd. adındaki alıcının malları terk etmesi sebebiyle sözleşme konusu olan malların bekletildiğini, davalıya bu durumun bildirildiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından 13.11.207 tarihli mailde ürünün imha yoluna giderek oluşan masrafların bildirilmesini beyan ettiğini, davacı yetkilisi tarafından 15.11.2017 tarihli mailinde imha talebini ve oluşacak imha masrafların bildirilmesini yetkililere ilettiğini, imha işleminin uzadığını, 24.06.2017 tarihinde imha işleminin tamamlandığına dair sertifika beyan edildiğini, davacı tarafından davalıya 21.09.2017 tarihli ... seri numaralı 4.542,30 USD bedelli fatura düzenlendiğim, işbu tutardaki faturanın sadece demuraj ödemesi olduğunu, dava konusu malların limanda bekletilmesinden kaynaklı fatura olduğunu, bu faturanın davalı tarafından ödendiğini, Bakırköy ... îcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibin konusunun imha ücreti olduğunu, bu kapsamda imha ücretinin konteyner başına 3.000,00 USD olarak belirlendiğini, dava konusu malların ... ve ... numaralı konteynerlarda olduğu için imha ücretinin 6.000,00 USD olduğunu, davalıya 19.04.2019 tarihli ... seri numaralı 6.000,00 USD bedelli faturanın düzenlendiğini, davalı yetkilisi tarafından demuraj ücretini kast ederek tüm ödemelerin yapıldığını ve bundan sonraki ödemeleri kabul etmediklerini mail yoluyla beyan ettiğini, alacağın tahsili amaçlı olarak davacı tarafından davalı aleyhinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, imha işleminin zamanında yapılmamasının imha ücretini etkilemediğini, konteyner imha ücretinin zaman ile alakalı olarak artış gösterebilecek bir kalem olmadığını belirterek, borçlunun icra Lak i bı ne yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davalı adresinin Seyhan/Adana olduğunu, Adana icra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, icra takibine konu yurtdışı liman masraflarına ilişkin faturanın ödendiğini, davalının bir borcunun bulunmadığını, davacının davalıya ait malların taşınması işini üstlendiğini, Colombo Lımam'nda alıcının malları terk etmesi sebebiyle davacı tarafından davalıya 21.09.2017 tarihli ve 4.542,30 USD bedelli yurt dışı liman masrafları açıklamalı fatura gönderildiğini, davalının bu ödemeyi gerçekleştirdiğini, davalının yaptığı bu ödeme dışında ödemesi gereken bir bedel bulunmadığını, tarall ar arasındaki yazışmalarda başkaca oluşacak masraflardan sorumlu olmadığının belirtildiğini, icra takibinde borcun sebebi olarak 6.000 USD cari hesap açıklamasının yer aldığını, davacı tarafından davalıya kesilen 09.04.2019 tarihli ve 6.000 USD bedelli fatura sunulduğunu, bu faturada yurt dışı masrafları açıklamasının yer aldığının, davalının bu ödemeyi 2017 yılında gerçekleştirdiğini, aynı konuda mükerrer ödeme yapmayacağından faturayı iade ettiğini, icra takibine itiraz edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan faturaların imha işlemi ile ilgili olduğunu davacının ispatlamakla yükümlü olduğunu, malların imha edildiğinin buna ilişkin ödemelerin yapıldığının ve gerçek maliyetin tespit edilmesi gerektiğini belirterek, yetki itirazlarının ve zamanaşımı definin değerlendirilmesini, davanın reddine karar verilmesini, davacının başlattığı haksız takip sebebiyle takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Deniz yolu ile taşımaya konu yükün varma limanında, gönderilen tarafından teslim alınmadığı ve işbu taşıma (navlun) sözleşmesinde taşıtan sıfatını haiz davalının talimatı ile, söz konusu yükün varma limanında imha edildiği hususları taraflar arasında tartışma konusu değildir. Bu durum karşısında davaya konu talepten sorumluluğun da TTK m. 1207 ve 1203 hükümlerine göre tayini gerekmektedir. Zira Kanun koyucu TTK m 1207. maddede, dava konusu uyuşmazlıkta da olduğu gibi, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde taşıtanın navlunu ve diğer alacakları taşıyana karşı ödemekle yükümlü olduğunu; 1203. maddede ise aslında gönderilenin ve (fakat gönderilenin yükü teslim almamış olması sebebiyle 1207 uyarınca) taşıtanın ödemekle yükümlü olduğu alacakları belirlemiştir ki; hükümde bu alacaklar \"...sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi adına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçlar.. \" şeklinde düzenlenmiştir. ... Tercümesi sunulan kargo imha belgesi ve imha işleminin her iki tarafında kabulunde olması sebepleriyle; davacı taşıyanın imha masrafı yaptığı kanaati mahkememizce oluştuğundan, TTK m. 1203'deki ifadesi ile \"...diğer bütün borçlar... \" niteliğindeki dava konusu alacaktan davalı taşıtanın TTK m. 1207 uyarınca sorumlu olacağı. böylece haklı ve yerinde davanın kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davacı yanın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde ise; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için  alacağın likit bir alacak niteliğinde olması gerekir. Genel bir kavram olarak, likit alacak tutarı belli, muayyen, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek, miktarının belli ve sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekte olması, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yok ise likit bir alacaktan söz edilemez. (YHGK 17/10/2012gün 2012/9-838-715 sayılı İlam) Somut olayda, davalı tarafından tespit edilebilir bir alacak söz konusu olmadığından, yargılama gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir... \" gerekçesiyle davanın kabulü ile bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin 6.000,00 USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın kargonun imha edildiğini açıklayan bir belge sunduğunu söz konusu evrakın resmi bir evrak olmadığını, geçerliliği bulunmadığından itibar edilmesi gerektiğini,  davacı tarafın müvekkiline ait malların  Colombo limanına taşıdığını, ancak alıcının malları terk etmesi üzerine müvekkili şirketin talebi ile malların imha edildiğini, bu bağlamda fatura kesildiğini ancak ödenmediğini iddia ettiğini, bilirkişi raporunda belgenin ihracat yönetmeliğine uygun bir işlem olmadığı, resim mercilerden imha işleminin yapıldığına ilişkin belgede bulunmadığının açıklandığını, iddia edilen fatura ve imha tarihleri ile ilgili olarak ise malların imha edilmesinden üç ay önce  fatura kesilemeyeceği dikkate alınarak faturaların ve de geçerliliği olmayan müvekkili ile ilgili olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının talebinin imha işlemine ilişkin 2019 yılına ait faturanın ödenmesi ile ilgili takibe yapılan itirazın iptali olduğunu, davacının öncelikle 21.09.2017 tarihli 4.542,30 USD bedelli yurt dışı liman masrafları açıklamalı fatura gönderdiğini, müvekkilinin ödemeyi gerçekleştirdiğini, daha sonra takip başlattığını, 19.04.2019 tarihli ve 6.000 USD bedelli yurt dışı liman bedelli fatura sunduğunu, müvekkilinin ödeme yaptığını iki yıl sonra mükerrer ödeme yapmamak icin faturayı iade ettiğini, davacının imha işleminin yapıldığını ispatlaması gerektiğini, raporda imha belgesinin resmi bir belge olmadığının belirtildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, deniz yoluyla eşya taşıma ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yöneltilmiş olan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında taşıma ilişkisinin mevcudiyeti, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinin kurulduğu, davalı şirkete ait malların İskenderun Limanı'ndan Colombo Limanı'na taşıma işinin davacı şirketin üstlendiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık, davacının takibe konu etmiş olduğu alacağının sübuta erip ermediği, alacağa konu edilen faturalardan yurt dışı liman masraflarının sübuta erip ermediğiyle imha işleminin geçerliliğinin bulunup bulunmadığına, yapılan giderlerden kimin sorumlu olduğuna ilişkindir.21.07.2017 tarihinde davalı şirketin ürünlerinin İskenderun limandan Kolombo limanına taşıma işleminin davacı şirket tarafından gerçekleştirildiği, davacı şirketin davalı şirket adına 27.03.2019 tarihli yurt dışı hizmetleri adı altında 1.000 USD, 27.03.2019 tarihli deniz ihracat navlunu adı altında 2.000 USD, 27.03.2019 tarihli deniz ihracat navlunu adı altında 3.000 USD tutarlı e faturalar düzenlediği, taraflar arasında e mail yazışmalarının gerçekleştirildiği, 13.11.2017 tarihli e mailde davalı şirket yetkilisi ...'ın yapmış oldukları hesaplamalar sonucunda, ürünü çekmenin uygun olmadığını düşündüklerini, bu sebeple imha yoluna gidilerek oluşan masrafın taraflarına bildirilmesini rica ettiği, 31.05.2018 tarihli e mailde araya tatil girdiği, geç dönüş yapıldığı imha işlemi için evraksal sürecin başlatıldığı, takipte olunduğu, işlem başlatılmadan tam bir tutarın bildirilemeyeceği, ancak bu işlem için 3.000 USD civarında masraf oluşabileceği, prosedürler tamamlandığında hem imha işlemleri, hem de o zamana kadar ki limanda oluşan ardiye masrafı için net bilgi verileceğinin belirtildiği, aynı tarihli diğer e mailde malın alıcının malı terk ettiği bilgisi verildiği dönemde, oluşan ardiye, demuraj ücretlerinin ödendiği, imha talep ettikleri malın terk edildiğini, ... cargo olarak değerlendirilmesini ilettiklerini, konunun alıcı ülke prosedürü varış noktası ilgisizliği,. Yoğunluğu yada her ne sebeple olursa olsun yılı aşkın süredir sürünmekte olduğu, ihracatçı firmanın artık bu yüke tek bir kuruş dahi ödemeyeceğini ilettiğini, işin diğer tarafı firma sahibinin hükümlü olduğu o nedenle konunun masraf oluşmayacak şekilde sonuçlandırılmaya çalışılmasının belirtildiği, 12.02.2019 tarihli e mailde Destraction bedelinin yansıtıldığı, önceden belirtildiği üzere, 3.000 USD beher konteynerde totalde 6.000 USD olduğu, daha fazla indirim almaya çalıştıklarını, imha işlemi neticelenmeden tutarların netleşmeyeceği, 6.000 USD için ödeme beklendiğinin belirtildiği ve ödemenin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 10.05.2019 tarihinde toplam 6.000 USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu şirketin icra takibine itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasına hak düşürücü süre içerisinde açmış olduğu anlaşılmıştır. 16.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda;  dosyada ihracat eşyasının beyannamesi, çıkış özet beyan, bulunmamakla birlikte, İskenderun Gümrük Müdürlüğünün yazıları eki ... /19.06.2017 sayı tarihli çıkış bildirim formunda kayıtlı, ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti ... konşimento konu ... özet beyana ait ... brüt kg 54170 ve ... brüt kg ... numaralı konteyner ile ihracat yapıldığı, alıcısı tarafından kabul edilmeyen malların bozulabilir nitelikte olması halinde, bu tür talepler İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği veya daha sonra İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine bilgi vermek kaydıyla Müsteşarlık yurt dışı teşkilatınca sonuçlandırılacağı, müsteşarlık yurt dışı teşkilatınca sonuçlandırılan taleplerin, ilgili gümrük idaresine bildirileceği, geri getirilmesinde ekonomik yarar görülmeyen malların terk edilmesine ilişkin taleplerin, durumunu gösteren belgelere dayanılarak müsteşarlıkça (İhracat Genel Müdürlüğü) sonuçlandırılacağı, ihracat bedellerinin yurda getirilmesi hususu kambiyo mevzuatı hükümlerine tabi olduğu, her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenlerin, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idari para cezasıyla cezalandırılacakları,  konşimento no: ... alıcı: ... Ltd. konteyner numaraları ... ve ..., ürün çimento iş bu belge ile yukarıda adı geçen kargonun Sri Lanka Gümrüğü ve Sri Lanka Liman makamının denetimi altında imha edildiğinin bildirildiğini, ancak bunun ihracat yönetmeliğinde belirtilen uygun işlem olmadığı, resmi mercilerden imha işleminin yapıldığına ilişkin belge de olmadığının anlaşıldığı, deniz yolu ile taşımaya konu yükün varma limanında, gönderilen tarafından teslim alınmadığı ve işbu taşıma (navlun) sözleşmesinde taşıtan sıfatına haiz davalının talimatı ile, söz konusu yükün varma limanında imha edildiği hususlarının taraflar arasında tartışma konusu olmadığı, bu durum karşısında davaya konu talepten sorumluluğun da TTK m. 1207 ve 1203 hükümlerine göre tayini gerektiği, zira Kanun koyucu TTK m 1207. maddede, dava konusu uyuşmazlıkta da olduğu gibi, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde taşıtanın navlunu ve diğer alacakları taşıyana karşı ödemekle yükümlü olduğunu; 1203. maddede ise aslında gönderilenin ve (fakat gönderilenin yükü teslim almamış olması sebebiyle 1207 uyarınca) taşıtanın ödemekle yükümlü olduğu alacakları belirlemiştir ki, hükümde bu alacaklar “sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre, ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi adına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçlar..” şeklinde düzenlendiği,  netice itibariyle mahkemenin davacı taşıyanın imha masrafı yaptığı kanaatinde olması halinde TTK 1203.maddedeki diğer bütün borçlar niteliğindeki dava konusu alacaktan davalı taşıtanın TTK 1207.maddesi uyarınca sorumlu olacağının değerlendirildiği,  davacının usulüne uygun yasal defterlerinde; 19.04.2019 tarih ... seri nolu 6.000 USD bedelli fatura karşılığı 10.05.2019 icra takip tarihi itibarıyla 6.000 USD alacaklı olduğu, davalının inceleme günü uyuşmazlık konusu fatura dönemine ilişkin 2019 yılı yasal defterlerini incelemeye ibraz etmediği, davalı şirket tarafından sunulan 2019/4,5,6 aylara ait Ba/bs formlarının tetkikinde, takibe konu 19.04.2019 tarih ... seri nolu 6.000 USD bedelli faturanın davalının bağlı bulunduğu Seyhan Vergi Dairesine bildiriminin yapılmamış olduğu, davacı tarafından uyuşmazlık konusu fatura karşılığında dava dışı/asıl taşıma firması tarafından tanzim edilen 27.03.2019 tarih ... seri nolu 3.000 USD bedelli, 27.03.2019 tarih ... seri nolu 2.000 USD bedelli ve 27.03.2019 tarih ... seri nolu 1.000 USD bedelli toplam 6.000 USD bedelli faturaların dava dışı şirketin hesabına alacak kaydedildiği, davacının söz konusu faturalar karşılığında dava dışı taşıma şirketine 2019 yılında herhangi bir iade veya fiyat farkı faturası tanzim edilmemiş olduğu, faturaların bedelinin 18.04.2019 tarihinde dava dışı şirketin 25.384,70 USD toplam cari hesap alacak bakiyesinden mahsup edilmek suretiyle 15.030,02 USD olarak ödenmiş olduğu tespit edildiği, konşimento no: ... alıcı: ... Ltd. konteyner numaraları ... ve ..., ürün çimento iş bu belge ile yukarıda adı geçen kargonun Sri Lanka Gümrüğü ve Sri Lanka Liman makamının denetimi altında imha  edildiğinin bildirildiği, ancak bunun ihracat yönetmeliğinde belirtilen uygun işlem olmadığı, resmi mercilerden imha işleminin yapıldığına ilişkin belge de olmadığı; netice itibariyle yüce mahkeme'nin davacı taşıyanın imha masrafı yaptığı kanaatinde olması halinde TTK m. 1203'deki ifadesi ile “...diğer bütün borçlar...” niteliğindeki dava konusu alacaktan davalı taşıtanın TTK m. 1207 uyarınca sorumlu olacağı belirtilmiştir. Davacı vekili raporu beyan  dilekçesinde raporda belirtildiği üzere davalı tarafın takip tutarı kadar borçlu olduğunu, davalının ödediğini iddia ettiği bedelin yapılan imha işlemi bedeli ile ilgisinin olmadığını, raporda belirtildiği üzere takibe konu herhangi bir uyuşmazlıkla alakasının olmadıığını, davalının yaptığı ödemelerin demuraj bedellerine ilişkin olduğunu dava konusu malların bekletilmesinden kaynaklı ödemeler olduğunu,  raporda bu hususun tespit edildiğini, taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşıldığı üzere taşıma konusu malların taşıma sözleşmesinde taşıtan sıfatına haiz davalının talimatı ile imha edildiğini, imha işleminin tartışma konusu olmadığını belirterek davanın kabulüne karar vreilmesini talep etmiştir.Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere binaen davanın kabulüne icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu dosya kapsamına uygun yeterli ve gerekçelidir. Dosyadaki mevcut şirket yetkilileri arasında gerçekleştirldiği anlaşılan e mail yazışmalarından da görüldüğü üzere, yurt dışındaki alıcı firmanın ürünleri teslim almadığı, davalı şirket yetkilisi tarafından imha işleminin gerçekleştirilmesinin talep edildiği, bu talep üzerine davacı şirket tarafından ürünlerin imha işleminin gerçekleştirildiği, raporda belirtildiği üzere söz konusu kargonun Sri Lanka gümrüğü ve Sri Lanka liman makamının denetimi altında imha edildiğinin anlaşıldığı, davalı gönderici şirket tarafından daha önceki tarihte ödenen faturaların imha masraflarına ilişkin olmadığı anlaşılmış olduğundan ve TTK'nın 1203.ve 1207.maddeleri gereğince gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde, taşıtanın, diğer alacakları da taşıyana ödemekle yükümlü olacağına dair düzenleme dikkate alındığnıda, mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Şöyle ki; ödeme yükümlülüğünün doğması başlığını taşıyan TTK'nın  1203. maddesi \"(1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur\" şeklindedir. TTK'nın 1207. maddesinin başlığı \"Gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde\"dir. Maddenin ilk fıkrasında, gönderilen, eşyanın teslimini isteme  hakkını kullanmazsa, taşıtanın navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür, düzenlemesine yer verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.847,79 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 23.05.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"966a50945707eb5e","SID":"84e0be1f44787a4c"}}