{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/109 <br>KARAR NO: 2024/913 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN DOSYANIN <br>MAHKEMESİ: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİH: 27/09/2021 <br>NUMARASI: 2019/848 Esas - 2021/763 Karar <br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkilinin müteahhitlik firması olarak faaliyet gösterdiğini, yaptığı binalarda satacağı dairelerde  kullanmak üzere davalı ... Ticaretten  ve diğer davalı tarafından üretilmiş, ... marka 59 adet çelik kapı satın aldığını,  söz konusu 59 adet  çelik kapı ile  birlikte 60 adet de yangın  çıkış kapısı aldığını ve davalı ... Ticaret  ile kapıların montaj ve her türlü  işçiliği dahil  83.000,00.-TL  bedelle anlaştıklarını, bu bedelin  59.000,00.-TL'sini alınan  59 adet çelik kapı ve montajı için ödendiğini,  müvekkili daireleri satmaya başladıktan sonra  daire sakinlerinden  bazıları davacıyı arayarak  kapıları kaplamalarının söküldüğünü, kulplarının yerinden çıktığı yönünde şikayetlerde bulunulduğunu, davacı tarafça  dairelerdekic kapıları kontrole gittiğini ilk etapta  yaklaşık 5 adet kapının kaplamalarının  söküldüğünü ve başka bir takım gizli ayıplar oluştuğunu,bu durumu davalı ... Ticarete bildirdiğini, davalı  ... Ticaret  yetkilileri  sorunun üretici firmadan kaynaklandığını, en kısa zamanda kapıları yenileriyle değiştirileceğini söylediklerini, ayrıca üretici firma olan ... Ltd.Şti ile de görüşüldüğünü ve her iki davalı da  zararını gidermediklerini, bunun üzerine 20/04/2016  tarihinde  ihtar göndererek  arızalı  olan kapıların yenileri ile değiştirilmesini aksi takdirde  yasal yollara başvurulacağını ihtar edidiğini, ihtar sonrasında davalı ... Ticaret  davacıya birkaç kaplama malzemesi gönderildiğini, ancak gönderilen kaplama malzemelerinin  ayıpları  gidermesi mümkün olmadığını, malzeme göndermesinde müvekkilinin zararının karşılanmadığını belirterek  ayıplı olan tüm kapıların tespit edilerek ayıplara ilişkin zararlarının bilirkişi incelemesi marifetiyle  hesaplatılmasını, söz konusu ayıplardan ötürü doğmuş olan zarara ilişkin tüm dava talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik  3.000,00.-TL'nin davalılardan alınarak  davacıya verilmesini talep  dava etmiştir. Davacı vekili  04.02.2016 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesindeki  talebini 3.000,00 TL'den 19.800,00 TL'ye artırdığını belirtip bu talep üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, davacı vekili tarafından verilen 29.03.2021 tarihinde harçlandırılmış 2. Islah dilekçesi ile; Dosya İstinaftan döndükten sonra alınan 11.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu mallardaki ayıpların onarım bedelinin 24.800,00 TL olacağının belirtildiğini, bu sebepten HMK m. 177/2 hükmü gereği tekrardan ıslah etme mecburiyetinin hasıl olduğu belirtilerek dava dilekçesinin ıslahına, 24.800,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılarda müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret -... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;59 adet  çelik kapı  60 adet yangın çıkış kapısı ve kapıların montaj işlerini kapsadığını iddia etmiş ise de, taraflar arasında montaj işlemlerinin  müvekkili tarafından   gerçekleştirileceği  konusunda anlaşma bulunmadığını, davacı şirket ile fatura karşılığında  almış olduğu kapıların montaj işlemlerini, müteahhit  firma olmaları  ve yeterli ekipmanları  olduğu gerekçesiyle  bizzat kendileri tarafından  yapılacağı  üzerine anlaştıklarını, irsaliye fatura tarihinde anlaşılacağı üzere  08/04/2013 tarihinde  teslim alınmış olan  kapılardaki  ayıpların Nisan 2014  tarihinde ortaya  çıktığı iddiası, kapıların  bir müddet  bekletildiğini gösterdiğini, kapıların uygun olmayan  koşullarda nemli ve rutubetli bir depo, saklamaya elverişli  olmayan koşullarda 8 ay  kadar bir süre bekletilmiş olması, imalatta ya da  satış esnasında  var olmayan  ancak davacının kendi kusuru ile meydana gelmiş  olan bozulmalar  olduğu bilirkişi incelemesi yapıldığında anlaşılacağını, müvekkilinin davacıya kaplama malzemesi gönderildiğini,  montaj  nedeniyle ya da montaj  öncesi kapıların bir süre depoda  bekletilmiş  olması nedeniyle meydana gelmesi muhtemel bozulmalar  göz önüne alınarak davacının mağduriyetini gidermeye yönelik olduğunu, müvekkili firma  davada bayii konumunda olduğunu, üretici firma olmadığını, müvekkilinin  montaj işlemlerini  üstlenmediğini,  ayıplı olduğu iddia edilen kapılarda dolayı müvekkilinin sorumluluğuna  başvurulamayacağını,  davaya konu mallar ayıplı olmayıp davacının ihmali sonucunda  kapılarda bozulmalar meydana geldiğini belirterek  davacının iddia ettiği   zararın montaj  ve saklamadan kaynaklı bozulmalar  olması nedeniyle  açılan davanını reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı Vekili 19.09.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile, davalı ... Ticaretin cevaplarını kabul etmediklerini, davalı tarafin montaja ilişkin anlaşma yapılmayıp davacının yapacağı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca ayıpların montajdan kaynaklanmadığını, kapıların nemli ve rutubetli depoda bekletildiği iddiasının da yerinde olmadığını belirtmiştir. Davalı  ... Ticaret -... Vekili 20.04.2015 tarihli 2.ci cevap dilekçesi ile;  tanıklarının montaj işlerinin davalının yapmadığına ve kapıların montaj öncesi uzunca süre depoda beklediğine dair bilgileri olduğunu, TTK.'ya göre, ayıp açıkça belli ise iki gün içindeaçıkça belli değilse sekiz gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmesi gerektiğini, davacının 1 yılı aşkın süre sonra ihtarname göndermek sureti ile ayıba karşı tekeffül hakkını kaybettiğini belirtmiştir. Davalılardan ... İh. San. Tic. Ltd.Şti'ne dava dilekçesinin tebliğ edilmesine rağmen  davaya cevap vermediği ve münkir sayılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/09/2021 tarih 2019/848 Esas 2021/763 Karar sayılı kararında; \"...Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava; davacı tarafça davalı ... Ticaret'ten satın alınan, davalı ...'in üreticisi olduğu 59 adet çelik kapıda üretim hatası/ayıp olduğu iddiasına dayalı olarak talep edilen maddi tazminatın/zararın davalılardan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Mahkememizce İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 15/11/2019 tarih 2017/3218 Esas 2019/2507 Karar sayılı ilamı doğrultusunda davalılara yapılan ihtarnamelerin tebliğine ilişkin gerekli araştırmalar yapılmış, mahallinde yeniden keşif icra edilerek ayıp ihbarı konusunda tanıklar dinlenilmiş olmakla birlikte bozma ilamı sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; çelik kapılar üzerinde bulunan kaplamalarda imalat hatasından kaynaklanan hasarların aradan geçen süre içerisinde artarak devam ettiğinin, meydana gelen hasarın onarım bedelinin 24.800,00 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar bilimsel, gerekçeli olarak açıklanmış, keşifte dinlenilen tanık beyanları dikkate alınarak ayıp bildirimine istinaden davalı ... ile iletişime geçildiğinin tespit edildiği, davacı vekilinin 29/09/2020 tarihli beyan dilekçesi dikkate alınarak davalı ...' e gönderilen ihtarnamenin barkod numarasını içeren posta alındısının tüm araştırmalara rağmen temin edilemediğinin belirtildiği, diğer davalı ...' e gönderilen ihtarnamenin ise yapılan araştırmalar sonucunda 25/06/2014 tarihinde şirkete tebliğ edildiğinin tespit edildiği , bozma ilamı sonrası tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte,yapılan tüm araştırmalara rağmen davalı ...'a çıkarılan ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiği tespit edilemediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmekle birlikte davacının, davalı ... Ticaret-... aleyhine açtığı davanın kabulüne, buna göre 24.800,00 TL nin ( 3.000,00 TL ‘sine dava tarihinden itibaren, 16.800,00 TL ‘sine bozma öncesi ıslah tarihi olan 04/04/2016 tarihinden itibaren, 5.000,00 TL sine bozma sonrası 29/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ) davalı ... Ticaret-... ‘den alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davanın davalı ... Elektrik  İnş. İth İh.. San. Tic. Ltd.Şti yönünden ise; her ne kadar davacı tarafça  davalı ... Elektrik  İnş. İth İh.. San. Tic. Ltd.Şti ye karşı dava açılmış ise de davacı ile işbu davalı arasında yapılmış bir satım sözleşmesinin dosyada mevcut olmadığı, davacının davaya konu edilen kapıları ... Ticaret-...'den satın aldığı dikkate alınarak davanın davalı ... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal nitelikte İstanbul BAM 16. HD'nin 2017/4874 Esas 2020/1072 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak)...\"gerekçesi ile, 1-Davacının, davalı ... Elekt. İnş. İth İh.. San. Tic. Ltd.Şti aleyhine açtığı davanın pasif husumet nedeniyle REDDİNE, 2-Davacının, davalı ... Ticaret-... aleyhine açtığı davanın KABULÜNE, buna göre 24.800,00 TL nin ( 3.000,00 TL ‘sine dava tarihinden itibaren, 16.800,00 TL ‘sine bozma öncesi ıslah tarihi olan 04/04/2016 tarihinden itibaren, 5.000,00 TL sine bozma sonrası 29/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ) davalı ... Ticaret-... ‘den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Ticaret- ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: ... Ticaret - ... vekili istinaf dilekçesi ile, müvekkili aleyhine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı tarafın davalı tarafa süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, Davacı tarafın inşaatta bulunan kapılarda meydana gelen ayıbı tanık anlatımlarına göre çok daha öncesinden bildiği ve bilmesi gerektiği halde süresi içerisinde davalı tarafa ayıp ihbarında bulunmadığını, davacı tarafın davalı tarafa ayıbı ihtarla bildirdiğini iddia ettiğini ancak davacı tarafın sözünü ettiği ihtarların davalı tarafa tebliğ olup olmadığı, tebliğ olmuşsa ne zaman tebliğ olduğunun belli olmadığı gibi davacı taraf bu hususu ispata yarar herhangi bir delil de sunamadığını, zira bu hususta davacı tarafa Yerel Mahkemece yapılan 28.02.2020 ve 28.09.2020 tarihli duruşmalarda PTT barkod numaralarını sunması için süre verildiğini, davacı taraf ise istenilen PTT bilgilerini bir türlü sunamadığını, davacı tarafın tebliğe çıkarttığını iddia ettiği ihtarnamelerin tebliğ olup olmadığı, tebliğ olmuşsa ne zaman tebliğ olduğu hususu davacı tarafça ispat olunamadığını, kaldı ki kapılardaki ayıp tanık anlatımlarına göre daha önceden var olan bir ayıp olup davacı tarafın bu ayıbın daha öncesinde var olduğunu bilmemesi yapının müteahhidi olması hasebiyle mümkün olmadığını, Davacı tarafın tanığı olarak dinlenen ve aynı zamanda davacı şirket yetkilisinin oğlu olduğunu beyan eden ... 11.11.2020 tarihli keşif esnasında yapmış olduğu tanıklıkta ''59 tane kapının montajını dava dışı ... İnşaat ya da ... Dekorasyon yapmıştı...'' şeklinde beyanda bulunduğunu, davacı taraf tanığı olan bu şahsın beyanları dava dosyasındaki iddialarını destekler nitelikte olduğunu, zira davacı tarafın bu kapıların montaj işlerini davalı müvekkilinin yaptığını iddia ederken, davacı tanığı olan bu şahsın kapıların montaj işlerini başka bir firmanın yaptığını beyan ettiğini, Davacı taraf tanığı olan ...ın yerel mahkemece yapılan 11.11.2020 tarihli keşif esnasında ''...benim kapım yamuk monte edildiği için çok zor kapanmaktadır ve iterek kapatıyorum...'' şeklinde beyanda bulunduğunu, davacı tanığı olan bu şahsın beyanlarına dikkat edilecek olursa daire kapısının yamuk monte edildiğini beyan ettiğini, diğer davacı tanığı ise kapıların montajını başkaca bir firmanın yapmış olduğunu beyan ettiğini, her iki tanığın da davacı tanığı olduğu hususu dikkate alınarak kapıların başkaca bir firmaya montajının yaptırıldığının ve bu montaj işlemlerinin de hatalı olduğunun kabulü gerektiğini, Davacı taraf kapıları davalı müvekkilinden 04.08.2013 tarihinde satın ve teslim aldığını, davacı taraf aradan 1 yılı aşkın süre geçtikten sonra ayıp iddiasında bulunduğunu, Müvekkili ile davalı arasında davacının müteahhitlik firması olarak faaliyet göstermesi sebebiyle yaptığı binalarda satacağı dairelerde  kullanmak üzere davalı müvekkili ... Ticaretten  ve diğer davalı tarafından üretilmiş, ... marka 59 adet çelik kapının satımına ilişkin bir anlaşmanın mevcut olduğunu, 08/04/2013 tarihinde teslim alınan kapılardaki ayıpların 2014 Nisan tarihinde ortaya çıktığı iddiasının kapıların bir müddet bekletildiğini gösterdiğini, kapıların uygun olmayan şartlarda nemli ve rutubetli bir depoda saklanmaya elverişli olmayan koşullarda yaklaşık 8 ay kadar bekletilmiş olmasının davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini, gizli ayıptan söz edilemeyeceğini, davacı tarafın ayıbı öğrendiği tarih ile ilgili olarak yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, iddia ettiği tarihten çok daha öncesinde ayıbı öğrendiğinin açıkça ortaya konulduğunu, Davacı taraf kapılarda meydana gelen ayıbı daireleri sattıktan sonra site sakinlerinin bildirimleri ile öğrendiğini iddia ettiğini ancak davacı taraf lehine yerel mahkemede tanıklık yapan kişilerin beyanları davacı tarafın iddiaları ile örtüşmediğini, davacı firmanın yetkilisi olan şahsın oğlu olduğunu beyan eden tanık ... 11.11.2020 tarihli keşif esnasında yapmış olduğu tanıklıkta ''ben ... blok daire ...'da 2014 yılından beri oturuyorum, kaplama ile ilgili problem benim oturmaya başladığımdan beri vardı... 59 tane kapının montajını dava dışı ... İnşaat ya da ... Dekorasyon yapmıştı....evi teslim almaya gelen daire sakinleri kapıdaki sıkıntıları gördüğü anda ofise gelip bunları bize bildirdiler...'' şeklinde beyanda bulunduğunu, davacı şirket yetkilisinin oğlu olan bu tanığın beyanlarına dikkat edilecek olursa; kapılardaki ayıpların eve oturmaya başladığı tarihte de mevcut olduğu hatta daireleri teslim almaya gelen site sakinlerinin kapılardaki sıkıntıları görüp kendilerine bilgi verdiğinin görüldüğünü, Bilirkişi raporlarının yüzeysel olarak hazırlandığını, davacıya teslim edilen kapıların, davacı elinde 8 ay uygun olmayan koşullarda bekletildiğini ve montajlarınin davacı tarafından yapıldığını, kanunun açık hükmü üzerine satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıbın bulunduğu sonradan ortaya çıkarsa derhal satıcıya bildirilmesi gerektiğini aksi halde malların bu şekliyle kabul edilmiş sayıyacağını, davacı ise malları teslim aldıktan sonra olağan bir gözden geçirme yapmadığı gibi daha sonra ortaya çıktığı varsayılan ayıpları yine ayıpların meydana gelmesinden oldukça sonra müvekkiline bildirdiğini, davacı kanunun kendisine verdiği sürelere riayet etmeyerek ayıba karşı tekeffül hakkını kaybettiğini, Bilirkişiler tarafından belirlenen onarım ücretlerinin hesabında ciddi hatalar yapıldığını, özellikle onarım ücretlerinin yeni kapı fiyatlarını bile geçmesinin kabul edilemeyeceğini, bilirkişiler işçilik ücreti hesaplarken davacının sanki dışardan hizmet aldığını varsayarak bir hesap yaparak oldukça fahiş miktarlar ortaya çıktığını,  davacı tüm bu kapı montaj ve onarımlarını kendi bünyesindeki elemanlarla çok daha ucuza malettiğini, bu sebeple belirlenen fahiş onarım ücretleri davacının haksız zenginleşmesine yol açacağını bu durumun hiçbir hukuk düzeniyle bağdaşmayacağını, Davacı taraf eldeki davada ayıbı öğrendiği tarihi gizlemiş olup bu durum tanık anlatımları ile de ortaya çıktığını, ayıbı öğrendiği tarihi gizleyen davacı taraf davalı müvekkiline süresi içerisinde ayıp ihbarında da bulunmadığını, ihbar iddiasını yerel mahkemece yapılan yargılama sürecinde ispat edemediğini, kendilerine yerel mahkemece yapılan 2 ayrı duruşmada ihtarnamelerin gönderildiği PTT ve barkod numarası hakkında bilgi istenildiği halde bu bilgileri dosyaya sunamadığını, davacı tarafın davasının ispat olunduğu yönünde bir kanaat oluşmuş olsa bile ıslah dilekçesinde arttırıma gittiği tutarın hatalı olduğunu, İş bu dava dosyasından alınan ilk bilirkişi raporu 20.05.2015 tarihinde tanzim edildiğini, bu rapora göre ayıbın giderilmesi için taktir edilen bedel 19.800 TL olduğunu, aradan 5,5 yıl geçtikten sonra yapılan keşif ve bu keşif neticesinde tanzim edilen 11.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ayıbın giderilmesi için gerekli olan bedelin 24.800 TL' ye çıktığını, Dosyadan alınan ilk rapor ile son rapor arasında geçen süre 5,5 yıl olup kapılarda meydana gelen ayıp artışının da 5.000 TL olduğunu,  bu kapıların ömürlük olmayıp belli bir ömre ve vadeye sahip olduğunu, kapılarda aradan geçen 5,5 yılda gerek kullanımdan, gerek tanık anlatımlarında da ifade edildiği üzere hatalı montajdan kaynaklı olarak hasar ve zarar meydana gelebildiğini, aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra kapılarda meydana gelen zararın artmasının ayıp olarak değerlendirilemeyeceğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. İstanbul BAM 16 HD.'nin  2017/3218 Esas - 2019/2507 Karar Sayılı 15/11/2019 tarihli kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir. Dava; davalı ... tarafından üretilip davalı ... tarafından davacıya satılıp teslim edilen kapıların ayıplı olduğu iddiası ile oluşan zararın tazmini talebiyle açılan alacak davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne  karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı taraf, müteahhitlik firması olarak faaliyet göstermekte olup, yaptığı binalarda satacağı dairelerde kullanmak üzere davalı ...'den, diğer davalı ... tarafından üretilmiş ... marka 59 adet çelik kapı satın aldığı, satın alınan kapılar ... markası adı altında ... Metal tarafından üretildiği ve satış bayisi olan ... tarafından  08.04.2013 tarihli İrsaliyeli fatura ile satıldığı, davalı ...'den söz konusu 59 adet çelik kapı ile birlikte 60 adet de yanığın çıkış kapısı satın aldığı ve davalı ... ile kapıların montaj ve her türlü işçiliği dahil 83.000,00 TL bedelle anlaştıkları, bu bedelin 59.000,00 TL'sini alınan 59 adet çelik kapı ve montajı için ödendiği, kapılar monte edildikten sonra gerekli muayenenin yapıldığı ve ilk etapta mallarda görünen herhangi bir ayıba rastlanmadığı, ancak daireleri satmaya başladıktan sonra Nisan 2014 sonu gibi daire sakinlerinden bazılarının arayarak kapıların kaplamalarının söküldüğü, kulplarının yerinden çıktığı yönünde şikayetlerde bulunmaları üzerine  dairelere kontrole gittiği ve ilk etapta yaklaşık 5 adet kapının kaplamalarının söküldüğü ve başka birtakım gizli ayıplarının daha oluştuğunun tespit edildiği, bunun üzerine davalı ... Ticaret yetkililerini aranarak durumun izah edildiği, diğer devalının da telefonla arandığı, davalı...'e zararını gidermesi için ve sorunlu kapıları biran evvel yenileriyle değiştirmesi için 29.04.2014 tarihli ihtarname gönderdiğini, diğer davalı ve kapıları üreten firma olan ... Metal'i de önce telefonla arayarak daha sonra aynı içerikte 20.06.2014 tarihinde ihtarname gönderildiğini, her iki davalının söz konusu ayıpları bildiğini ve kabul ettiğini ancak  zararını ödemediklerini belirterek ayıplı olan tüm kapıların tespit edilerek ayıplara ilişkin zararın bilirkişi  marifetiyle hesaplatılıp söz konuşu ayıplardan ötürü doğmuş olan zarara ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000,00 TL.'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca ticari alım satımlarda satılanda bulunan ayıp, açık ayıp niteliğinde ise alıcının teslim tarihinden itibaren 2 ve 8 günlük süreler içerisinde satıcıya bildirimde bulunması gereklidir. Ancak ayıp gizli ayıp niteliğinde ise aynı maddenin atfı ile TBK'nın 223. maddesi uyarınca ortaya çıktığı tarihte derhal satıcıya bildirilmesi gerekir. İstanbul BAM 16 HD.'nin  2017/3218 Esas - 2019/2507 Karar Sayılı 15/11/2019 tarihli kaldırma kararında;''Mahkemece öncelikle davacının dava dışı kullanıcılar tarafından ayıbı öğrendiği tarihle ilgili tanık dahil delilleri toplanmalı, akabinde ihtarnamelerin tebliğ belgeleri araştırılmalı ve buna göre TTK daki süreler değerlendirilip bir sonuca varılması gerekmekte iken sadece tebliğ belgesinin ibraz edilememesine dayalı olarak sonuca varılmasının incelemenin eksik yapıldığını gösterdiği gerekçesi ile taraf delillerinin ayıbın öğrenildiği tarih ve ihbar tarihi açısından toplanıp yeniden değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek İDM.  kararın kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece İstanbul BAM 16 HD. nin kaldırma kararından sonra mahallinde bilirkişi marifetiyle keşfen yapılan inceleme sırasında davacı tanıklarının dinlendiği, mahkemece davacı taraftan ayıp ihbarına dair PTT gönderi bilgilerini bildirmesi için süre verildiği, davacı vekili, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.` ye gönderilen ihtarnamenin barkod numarasını içerir posta alındısının dosyaya sunulduğunu, davalılardan ...`e gönderilen ihtarnamenin barkod numarasını içerir posta alındısını tüm araştırmalara rağmen temin edilemediği ve bu sebepten dosyaya sunulamadığının beyan edildiği, mahkemece PTT' ye yazılan müzekkereye de, barkod numarası verilmediği için bilgi vermenin mümkün olmadığı belirtilerek bila ikmal cevap verildiği, mahkemece verilen istinafa konu kararda, davaya konu  davalı  ... tarafından davacıya satılıp teslim edilen kapılardaki ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıpmı buna göre İstanbul BAM 16 HD.'nin kaldırma kararı doğrultusunda davacının hangi tarihte ayıbı öğrendiği ve süresi içerisinde davalılara ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı konusunda değerlendirme yapılıp bu konuda gerekçe yazılmadığı gibi  davalı ... vekili tarafından istinaf dilekçesinde davacı tarafça,süresi içerisinde müvekkiline ayıp ihbarında bulunulmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür. HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır. Mahkemenin kabulüne yönelik inceleme yapıldığında, Davacı vekili 04.02.2016 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesindeki  talebini 3.000,00 TL'den 19.800,00 TL'ye artırdığını belirtip bu talep üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği,  İstanbul BAM 16 HD.'nin kaldırma kararı sonrası mahallinde keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda; Davaya konu çelik kapılarda ilk bilirkişi raporunun düzenleme tarihi  olan 20.05.2015 tarihinden 5 yıl  7 ay sonra tekrar yapılan incelemede çelik kapı üzerinde bulunan kaplamalarda   imalat hatasından kaynaklanan hasarların aradan geçen süre içerisinde artarak devam ettiğinin  belirlendiğini ve yapılan değerlendirmede meydana gelen hasarın onarım tutarının dava tarihi piyasa rayiçleri ile KDV dahil 24.800,00 TL olduğu, belirtilmiş ve davacı vekili tarafından verilen 29.03.2021 tarihinde harçlandırılmış 2. Islah dilekçesi ile; Dosya İstinaftan döndükten sonra alınan 11.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu mallardaki ayıpların onarım bedelinin 24.800,00 TL olacağının belirtildiğini, bu sebepten HMK m. 177/2 hükmü gereği tekrardan ıslah etme mecburiyetinin hasıl olduğu belirtilerek dava dilekçesinin ıslahına, 24.800,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılarda müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiş olup  mahkemece, HMK. 176/2 maddesi gözetilerek aynı davada, davacı tarafın 2. kez ıslah yoluna başvurup başvuramayacağı değerlendirilmeden 2. kez yapılan ıslah doğrultusunda yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davalı ... tarafından üretilip davalı ... tarafından davacıya satılıp teslim edilen kapılardaki ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu,  davacı tarafından ayıbın hangi tarihte öğrenildiği, buna göre davacı tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı değerlendirilip süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğu kabul edildiği taktirde dava tarihi itibariyle ayıplı satıştan kaynaklı davacının alacaklı olup olmadığı, dava tarihinden sonra gerçekleşen zarara ilişkin davacının iş bu davada talep hakkının olup olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak mı yoksa kısmi dava olarak mı açıldığı da değerlendirilip sonucuna göre HMK. 176/2 maddesi de gözetilerek  davacı tarafın 2. kez ıslah yoluna başvurup başvuramayacağı da değerlendirilip karar verilmesi gerekmektedir. HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı  ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'in istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 27/09/2021 tarih ve 2019/848 Esas - 2021/763 Karar sayılı kararının HMK'nın 297 ve 353/1-a.6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f646e766bda7b65c","SID":"cb82e4518c93277a"}}