{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/222 Esas <br>KARAR NO: 2024/944 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 20/04/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2019/454 Esas - 2021/331 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 30/05/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili bankanın Van  Şubesi  ile dava dışı kredi lehtarı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı kefillerin sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmeye istinaden taksitli ticari kredi  kullandırıldığını, kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle Kahramanmaraş ... Noterliğinin  08.11.2018 tarihli  ve ... yevmiye no.lu  ihtarnameleri keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen  2.723.175,78 TL nakdi kredi borcunun ödenmediğini, ihtarname ile verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile  ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların asıl borca ve takibin tüm fer’ilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, talep edilen faizin sözleşmenin 22 m ile TMK 2. m. uygun olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin 41 m. delil anlaşması mahiyetinde olduğunu,  bu nedenle müvekkil bankanın defter ve kayıtlarının kesin delil olacağını, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek 3.124.704,11 TL nakdi kredi üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına ve davalıların % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmedikleri gibi, yazılı bildirimde de bulunmadıklarından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiklerinin varsayıldığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  20/04/2021 tarih ve 2019/454 Esas - 2021/331 Karar sayılı kararı ile; \" Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. İcra dosyası celbedilerek incelenmiş, takibe itirazın ve davanın süresinde olduğu, davalıların itiraz dilekçelerinde icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri tespit edilmiş, taraflar arasındaki sözleşmenin 31 maddesi ile İstanbul mahkeme ve icra daireleri yetkili kılındığından, davalıların yetki itirazlarının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının icra takibine dayanak genel kredi  sözleşmesi nedeniyle davalılardan alacağının varlığı ve miktarı, temerrüt, işlemiş faiz ve inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı, davalıların itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığının tespit edilmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. sayılı takip dosyası celbedilmiş, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı asılları dosya arasına alınmış,  dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. 21/12/2020 teslim tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı banka ile dava DIŞI kredi lehtarı ... İnş. Taş. İth. İhr. San. ve Tic.  Ltd. Şti. arasında Genel Kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı kefillerin de işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, davalı/kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti tutarının  10.000.000,00 TL  olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 2.723.275,78  TL olduğu,  dolayısıyla hesaplanan asıl borcun (ana para borcunun), kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin hem kendi ve hem de dava dışı kredi lehtarı şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı sorumlu oldukları nazara alınarak, kefalet limiti kısıtlaması olmaksızın borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebileceği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle toplam 2.919.709,66 TL alacaklı olduğu,  Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 204.994,45 TL (3.124.704,11 -2.919.709,66=) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı olan  2.667.611,06 TL tamamen  ödeninceye kadar yıllık %46,8 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği sonuç ve kanaati belirtilmiştir. İddia,  savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile dava dışıVankur ... San. ve Tic.  Ltd. Şti. arasında 16/08/2017 tarihli 10.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi yapıldığı, sözleşmelerin yapıldığı tarihler itibariyle dava dışı şirketin ortağı olan davalıların sözleşmeyi aynı limitle  müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefaletin TBK'nun 583 maddesi kapsamında geçerli olduğu, yukarıda belirtilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında dava dışı kredi lehdarı şirkete taksitli ticari kredi kullandırıldığı, taksitli ticari kredi taksitlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle hesabın 07/11/2018 tarihinde kat edildiği, 24 saatlik mehil içeren kat ihtarının kredi lehdarı şirket ile davalı kefillere tebliğe çıkartıldığı, ihtarın dava dışı asıl borçlu ve kefillere 12/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, böylece asıl borçlunun ve davalıların 14/11/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri tespit edilmiştir. Bilimsel verilere göre hazırlanmış, teknik açıdan yeterli ve denetime açık bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacının, dava dışı kredi lehdarından 2.667.611,06-TL asıl alacak, 239.151,29-TL işlemiş temerrüt faizi, 11.957,57-TL BSMV ile 989,74-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 2.919.709,66-TL alacak alacaklı olduğu tespit edilmiştir.  Taraflar arasındaki sözleşmenin 22.maddesinde temerrüt faiz oranı açıkça kararlaştırılmamış, banka tarafından TCMB ye uygulanacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına yüzde yüzünün ilavesi ile bulunacak oranın uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları uyarınca, sözleşmede temerrüt faiz oranının açıkça kararlaştırılmamış olması halinde, lehdarın kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz oranı esas alınarak temerrüt faiz oranı belirlenmelidir. Bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde, bankanın taksitli ticari kredilere kredilere fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının (%23,40) %100 fazlası hesabı ile temerrüt faiz oranı %48,60 olarak tespit edilmiştir. Mahkememizce takip ile istenen %60 temerrüt faiz oranı yerinde görülmemiş, bilirkişi tarafından tespit edilen oran esas alınmıştır. Davalılara kat ihtarının tebliğ edildiği de göz önünde bulundurulduğunda, TTK'nun 7 ve TBK'nun 589 maddeleri uyarınca davalıların yukarıda tespit edilen bu borçtan ve kendi temerrütlerinin sonuçlarından müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşılmıştır. İzah edilen gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne; İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nün ...  esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın (tahsilde tekerrür olmamak üzere); 2.667.611,06-TL asıl alacak, 239.151,29-TL işlemiş temerrüt faizi, 11.957,57-TL BSMV ile 989,74-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 2.919.709,66-TL alacak yönünden iptali ile, takibin; asıl alacak olan 2.667.611,06-TL ye takip tarihinden itibaren yıllık % 46,8 oranında işletilecek temerrüt faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalıların itirazlarında haksız bulundukları anlaşıldığından, İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince davalılar aleyhine takdiren tespit edilen toplam alacak tutarının  % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. \" gerekçeleri ile;  \" 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; İstanbul .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın (tahsilde tekerrür olmamak üzere); 2.667.611,06-TL asıl alacak, 239.151,29-TL işlemiş temerrüt faizi, 11.957,57-TL BSMV ile 989,74-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 2.919.709,66-TL alacak yönünden İPTALİ ile, takibin; asıl alacak olan 2.667.611,06-TL ye takip tarihinden itibaren yıllık % 46,8 oranında işletilecek temerrüt faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Hüküm altına alınan  alacak tutarı olan 2.919.709,66-TL'nin takdiren % 20 si oranındaki 583.941,93-TL icra inkar  tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;  Müvekkil Banka ile dava dışı kredi borçlusu ... Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden firmaya ticari krediler açılıp kullandırıldığını, davalı/borçlular ise kredi borçlusu firma ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, borçlu şirket tarafından kredi şartları ihlal edildiğinden hesaplar kat edilerek; Kahramanmaraş ... Noterliğinin 08.11.2018 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 2.723.175,78 TL nakit borçlarının ödenmesi ihtar edildiğini ve buna rağmen borcun ödenmediğini, borçlular tarafından kredi borcu ödenmediğinden, haklarında İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Davalı borçluların borca itirazı üzerine tarafımızca borçluların itirazlarının iptali amacıyla huzurdaki dava açılmış, davada neticeten; \"Davanın kısmen kabulüne, 2.667.611,06-TL asıl alacak, 239.151,29-TL islemis temerrüt faizi, 11.957,57-TL BSMV ile 989,74-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 2.919.709,66-TL alacak yönünden IPTALI ile, takibin asıl alacak olan 2.667.611,06-TL ye takip tarihinden itibaren yıllık % 46,8 oranında isletilecek temerrüt faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya iliskin talebin reddine\" karar verildiğini, ancak iş bu hüküm, hatalı ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak, itirazlarımız giderilmeden ve ek rapor alınmaksızın kurulmuş olup, hükmün kaldırılması gerektiğini, Şöyle ki; hükme esas alınan 21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; Bankanın taksitli ticari kredilere fiilen uyguladıgı en yüksek akdi faiz oranının (%23,40) %100 fazlası hesabı ile temerrüt faiz oranı %48,60 olarak tespit edilmis, tarafımızca hesap kat ihtarnamesinde belirtilen ve takibimizde de esas alındığımız, talep etmiş olduğumuz %60 temerrüt faiz oranı bilirkişi ve mahkeme tarafından yerinde görülmediğini, bilirkişi tarafından tespit edilen oran esas alındığını, oysa ki taraflarınca ibraz edilen bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde; Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 22.maddesi; “Müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “Bankanın TCMB’na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğunu; Ödeyeceği bu faizlerin yanında fon, vergi, harç vb mevzuat veya sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer mali yükümlülüklerini, mevzuat değişikliği ile sonradan getirilecek her türlü vergi ve yükümlülüklerini, yasal takip giderleri, vekâlet ücreti ve sair her türlü mali külfetlerini de ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” hükmüne amir olduğunu, Müvekkil Bankaca, kullandırılan kredilere uygulanacak faiz oranları mevzuat gereğince TCMB’na bildirilmekte olup, hesabın kat edildiği tarihte yürürlükte olan faiz oranlarını gösteren ve TCMB’na bildirildiğini;  • 10.08.2018 tarihli yazılar ve eki faiz oranları ile söz konusu faiz genelgesinde de görüleceği üzere temerrüt tarihindeki faiz oranı TL krediler için % 60’tır. İşbu genelge dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, GKS’nin yukarıda alıntısı mevcut ilgili hükmünde her ne kadar temerrüt faiz oranı, bu faiz oranının %100 fazlası olacağı belirtilmiş ise de, Müvekkil Bankaca temerrüt faizi TCMB’ye bildirilen %60 oranı uygulanmakta olduğunu, dolayısı ile gerek genel kredi sözleşmesi hükmü, gerek Merkez Bankası’na bildirimimiz gereğince Banka’nın tespit ettiği kredi faiz oranı ve talep edilen temerrüt faiz oranları yasal olduğunu, Bilirkişi raporunda işletilmesi gereken temerrüt faiz oranı işbu itiraz dilekçesi ekinde sunmuş oldukları T.C. Merkez Bankası İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından 10.08.2018 tarihinde yayımlanan Faiz Genelgesi (EK-1) 'de görüleceği üzere, kredi işlemlerinde kullanılacak faiz oranı %60 olarak belirlenmiş olup raporda bu hususta hesaplamada hataya düşüldüğünü, Kaldı ki, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi' nin güncel kararlarında, bankaların HESABIN KAT EDİLDİĞİ TARİHTE MÜŞTERİLERE FİİLEN UYGULADIĞI AKDİ FAİZ oranının tespiti ve bu faiz oranının %50 fazlası ile temerrüt faiz oranının tespit edilmesi gerektiği belirtildiği, taraflarında yapılan bilirkişi raporuna itirazlarında bu hususun araştırılması gerektiğini belirtiklerini, ancak mahkemece itirazlarımız değerlendirilmediğini, bu hususta ek rapor alınmadığını, iş bu istinaf dilekçesi ekinde, müvekkil bankanın hesap kat tarihi olan 07.11.2018 tarihinde müşterilerine uyguladığı aylık akdi faiz oranını gösterir emsal ödeme planının mevcut olduğunu, iş bu ödeme planlarına göre, müvekkil bankanın 07.11.2018 tarihinde banka nezdinde fiilen uyguladığı akdi faiz oranı %53 olduğunu, ancak bu husus araştırılmaksızın tek bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiğini, Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re' sen nazara alınacak sebeplerle; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2019/464 Esas 2021/331 Karar sayılı 20.04.2021 tarihli kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALILAR VEKİLİ TARAFINDAN SUNULAN İSTİNAF DİLEKÇESİ YÖNÜNDEN; Davalılar vekili tarafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2019/464 Esas 2021/331 Karar sayılı ilamı 19/10/2021 tarihli istinaf dilekçesi ile istinaf edilmiş, davalılar tarafından istinaf karar ve başvuru harcının yatırılmaması üzerine Mahkemece davalılar vekiline HMK'nın 344. maddesi uyarınca eksik harcın tamamlanması için muhtıra çıkarılmış, muhtıranın davalılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen başvuru ve karar harcının tamamlanmaması sebebiyle Mahkemece 20/04/2021 tarihli ek kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiş, ek kararın davalılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalılar vekili tarafından ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığından davalılar vekilinin gerekçeli karara yönelik istinaf başvurusu incelenmemiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından temerrüt faiz oranının yanlış tespit edildiği gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen iş bu istinaf sebebi dava dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürülmüş, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda uygulanan faiz oranının gerekçesi değerlendirilip, açıklanmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı, dava konusu taksitli ticari kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranı, bilirkişi raporu, taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizine ilişkin 22. maddesi dikkate alınarak tespit edilen temerrüt faiz oranı ve bu orana göre yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön  ve kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre; davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,  4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4710d10a826c686","SID":"9902efa299f0b868"}}