{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1640 <br>KARAR NO: 2024/654<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/10/2020<br>NUMARASI: 2018/174 Esas - 2020/496 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, asıl ve birleşen davada davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>ASIL DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Fas'ta bulunan alıcıya sattığı malların İstanbul'dan Kazablanka şehrine taşınması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin taşımayı dava dışı ... A.Ş. aracılığıyla hava yoluyla gerçekleştirdiğini, taşıma ücreti için davalı adına 21/06/2017 tarihli 2.372-USD bedelli fatura düzenlenerek gönderildiğini, davalının faturayı noterden gönderdiği 29/06/2017 tarihli ihtarname ile iade ettiğini, iade sebebi olarak malların geç gönderildiği, bayram sebebiyle malların Fas Gümrüğünden alınamadığı, fazla antrepo ücreti ödendiği, davalının yetkililerinin Fas'a gitmek zorunda kaldığı, masraf yapıldığı, maddi manevi zarara uğranıldığının ifade edildiğini; emtianın 20/06/2017 tarihinde ...'ye taşınmak üzere teslim edildiğini, 21/06/2017 tarihinde saat 10:55'te kalkacak uçakla gönderilecek şekilde organizasyon yapıldığını, uçuş sabahında malların x-ray taramasında kolilerde taşıma hususunda önceden bildirilmemiş güç kaynağı cihazının ve sıvı madde tespit edildiğini, bu nedenle ... tarafından ek belgeler talep edildiğini, bu talebin davalıya e-posta yoluyla hemen iletildiğini, istenilen belgelerin uçak kalktıktan sonra saat 11:05'te müvekkiline gönderildiğinden malların uçağa yüklenmediğini, kargo kutularının ebatı itibariyle uygun olan uçağın bir sonraki gün olan 22/06/2017 tarihindeki uçakla gönderildiğini ve aynı gün de Fas'a vardığını; ayrıca tehlikeli madde sınıfına girdiğinden yükteki değişiklik sebebiyle ... tarafından ek ücret talep edildiğini; davalının malların 21/06/2017 tarihinde taşınması gerektiği hususunda kesin bir talimatı olmadığını; davalının taşıma ücretini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine 2.372-USD alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takip başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili, asıl dava dilekçesinde dayandığı hukuki ilişki kapsamında taşıma ücreti için düzenlenen 21/06/2017 tarihli 1.731-USD bedelli faturanın gönderildiğini, davalının faturayı 29/06/2017 tarihli ihtarname ile iade ettiğini, davalının faturaya dayalı taşıma ücretini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine 1.731-USD asıl alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takip başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı vekili, faturaların gerçek bir borcun karşılığı olmadığı için iade edildiğini, malların 21/06/2017 tarihinde mutlaka kargoya verilmesi ve en geç 22/06/2017 tarihinde Fas'ta olması gerektiğini, zira bayram tatili başlamadan ürünlerin gümrükten alıcı tarafından ülkeye sokulmasının zorunlu bulunduğunu, müvekkiline 21/06/2017 tarihinde kargo uçağına teslim edildiği bildirilmesine rağmen malların 22/06/2017 tarihinde uçağa verildiği ve bayram tatilinden önce Fas'a ulaşmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin ciddi bir zararla karşı karşıya kaldığını, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak her iki faturada da  fiyatlandırma yapıldığını, davacının kusurlu hizmeti nedeniyle ödeme yapılmadığını, malların 21/06/2017 tarihinde mutlaka gitmesi gerektiğinin davacıya bir çok kez iletildiğini ve davacının kötüniyetli olarak takip başlattığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında davacı tarafından davalıya ... ile kargonun taşıma birim fiyatı olarak 1,98-USD/kg üzerinden talep edilebileceği, davacının davalıdan toplamda 2.447-USD talep edilebileceğinin değerlendirildiği, taşıma hizmeti ifa sürecinde bir takım uygunsuzluklar yaşandığı gözlenmekle birlikte, Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre davacının akdi taşıyıcı sıfatı ile taşıma işlerini organize ettiği ve taşıma ücretine hak kazandığı, davalının faturalara itiraz ile ödemekten imtina etmesi bakımından anılan Konvansiyon hükümlerine göre zayi, hasar veya gecikme kaynaklı zararını ortaya koyması ve bu zararın tazminini talepte haklı olduğunu ispat etmesi gerektiği ancak davacıya karşı takas mahsup talep edebileceği; hükme elverişli bilirkişi raporuna göre dosya kapsamında davacının navlun–taşıma bedeli alacağı dayanağının düzenlenen faturalara karşın, davalının zararı ve tazmin talep hakkının sabit olmadığı, öte yandan davacının davalı ile yaptığı 19/06/2017 tarihli e-posta yazışmaları (davacı tarafın davalıya ... ile kargo taşıma birim fiyatı olarak 1,98-USD/kg)  gözetilerek, davalıya toplam düzenlemesi gereken navlun alacağı miktarının, asıl davada 1.413,26-USD ve birleşen davada 1.033,74-USD olmak üzere toplam 2.447-USD olarak hesaplandığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.413,26-USD asıl alacak yönünden iptaline,birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.033,74-USD asıl alacak yönünden iptaline, her iki  takipde asıl alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca bir yıllık USD mevduatına kamu bankalarınca uygulanan  en yüksek faiz oranında faiz işletilerek devamına, asıl ve birleşen davada %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalının kusuru sebebiyle malların 21/06/2017 tarihli uçakla taşınamadığını, daha önceden bildirilmeyen ürünlerin taşımaya eklenmesi ve davalının doğrudan uçuş talebi nedeniyle oluşan yeni fiyatın 3,42-USD/kg olduğunu, bu hususun da 21/06/2017 tarihinde davalıya bildirildiğini, davalının bu fiyata itirazda bulunmadığını, 1,98-USD/kg fiyatın yükte bildirilmemiş malların eklenmesinden önce verilen fiyat olduğunu, ...'nin fiyatı artırdığını;  malların bayramdan önce Fas'a ulaştırıldığını ancak gümrükten çekilmediğini, davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının kusurunun ve ekstra talebinin müvekkiline ödetildildiğini belirterek, kararın asıl ve birleşen davada reddedilen kısımların kaldırılarak her iki davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının ürünleri kargoya vermesi gereken tarihte vermediğini ve edimini ayıplı ifa ettiğini, malların direkt uçuşla 21/06/2017 tarihinde oraya mutlaka varması gerektiğinin davacıya defalarca bildirildiğini, ürünlerin 21/06/2017 tarihinde gönderilmesi ve en geç 22/06/2017 tarihinde Fas'ta olması gerekmesine rağmen sözleşmeye uygun tarihde emtianın ulaştırılmadığını, davacının malların gecikmeli ulaştırılmasından dolayı oluşan zarardan sorumlu olduğunu, davacının müvekkilini hava yolu taşıma kuralları konusunda eksik bilgilendirmesi sonucunda malların geç gönderilmesi nedeniyle alıcının malları çekmek için yeterli zamanı olmadığını ve ekstra ücretler ile çok yüksek ardiye ücreti ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin dört kişilik bir ekiple tekrar Fas'a gitmek zorunda kaldığını, hem Türk Sivil Havacılık Kanunu'na hem de Montreal Sözleşmesine göre gecikmeden kaynaklanan zarardan davacının sorumlu bulunduğunu ve bu nedenle gecikme miktarının hesaplanarak mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, kararın asıl ve birleşen davaya ilişkin kabul edilen kısımlarının kaldırılarak her iki davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, taraflar arasındaki hava taşıma sözleşmesi kapsamındaki faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan iki icra takibine davalının vaki itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Dosyaya sunulmuş taraflar arasındaki e-postalara göre, davalının davacıya gönderdiği 06/06/2017 tarihli e-postada 500 adet, 850 kg ağırlığında led lamba yükünün 14/06/2017 tarihinde çıkışı yapılmak üzere İstanbul'dan Fas'ın Kazablanka şehrine gönderilmek üzere deniz ve hava yolu taşıması için ücret bildirilmesi istenildiği, yapılan yazışmalar sonrasında sevkiyatın davalı tarafından yetiştirilememesi nedeniyle malların ... ile 21/06/2017 Çarşamba günü saat 10:55'teki kargo uçağı ile 1,92-USD/kg fiyatıyla taşınmasında mutabık kalınarak, yükün iki adet ahşap kasa içinde 20/06/2017 tarihinde davacıya teslim edildiği, 21/06/2012 tarihinde saat 09:05'te davacının davalıya gönderdiği e-postada yükün x-ray taramasında malzemelerin içinde güç kaynağı ve sıvı olduğunun bildirildiğinden, çok acil olarak msds formunun iletilmesi istenildiği; davacının davalıya aynı tarih saat 09:17'de gönderdiği e-postada bunun için havayolu navlunu farklı fatura edeceğinin bildirildiği; saat 10:28'de davacının davalıya gönderdiği e-postada 100 gr sıvı da olsa bunun belirtilmesi gerektiği, likit ücretlendirilmesinin farklı olduğu, güç kaynağı için de hava yolundan ayrı bir talep geldiği; saat 10:29'da davacının davalıya gönderdiği e-postada güç kaynağı içinde msds talep edildiği ve ne ile çalıştığına dair antetli kağıda kaşeli imzalı yazı istenildiğinin iletildiği; saat 10:45'te davacının davalıya gönderdiği e-postada güç kaynağının ne ile çalıştığına dair antetli kağıda hemen gönderilmesinin istenildiği ve aksi halde uçağın kaçacağının belirtildiği; saat 11:05'te davalının davacıya gönderdiği e-postayla güç kaynağı belgelerinin gönderildiği; saat 17:02'de davacının davalıya gönderdiği e-postada yükün çıkacağı, sorun kalmadığı hava yolunun fiyatı 3,42-USD/kg olarak bildirdiği ve iletilen iki faturanın ödenmesinin beklenildiği; 23/06/2017 tarihi saat 16:04'te davalının davacıya gönderdiği e-postada alıcının kargonun dün ulaştığı bilgisinin verildiğinin belirtildiği, 16:31'deki e-postada 21 Haziran anlaşılmasına rağmen neden 22 Haziran'da gittiğinin sorulduğu; bir kaç yazışmadan sonra 03/07/2017 tarihinde davacının davalıya gönderdiği e-postada yükün neden 21 Haziran'da gönderilemediğinin açıklandığı görülmüştür. Somut olayda davacının akdi taşıyıcı olduğu, konişmentoya göre gönderinin acentesi olan dava dışı Batı ... A.Ş.'nin (...) davacıya 22/06/2017 tarihli davaya konu taşıma için 3.933,50-USD havayolu navlun ücreti faturası düzenlediği, davacının asıl ve birleşen davalara konu iki adet 21/06/2017 tarihli 1.731-USD ve 2.372-USD bedelli faturaları düzenlediği ve davalıya gönderdiği, davalının da noterden davacıya gönderdiği 29/06/2017 tarihli ihtarla faturaları iade ettiği ve bu kapsamda davalının davacıya ödeme yapmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında taşımanın 21/06/2017 tarihinde yapılacağı kararlaştırılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde malların 21/06/2017 tarihinde gönderilmesi ve 22/06/2017 tarihinde Fas'ta olması gerektiğini belirtmiş, mallar da 22/06/2017 tarihindeki 10:55 uçağıyla gönderilmiş ve alıcının da bundan haberdar olduğu davalının davacıya gönderdiği e-postadan anlaşılmaktadır. Kaldı ki malların 21/06/2017 tarihindeki uçağa yüklenememesinin sebebinin de davalıdan kaynaklandığı, zira davacıya dolayısıyla fiili taşımayı yapacak hava yolu şirketine bildirilmemiş güç kaynağı ve sıvı malzemenin taşıma kasası içine konulduğunun x-rayde belirlendiği, bu nedenle de fiili taşıyıcı tarafından bir kısım belgeler istenildiği ancak bu belgelerin de davacıya uçağın kalkış saatinden 10 dakika sonra saat 11:05'te gönderildiği görülmüştür. Ayrıca 22/06/2017'deki taşıma yapılmadan önce ve söz konusu maddelerin tespitinden sonra davacının  davalıya fiyatlamanın farklı yapılacağının bildirildiği ancak davalının basiretli bir tacir gibi bu konuda hiç bir itirazda bulunmadığı anlaşıldığından, yeni taşıma ücretini kabul ettiği benimsenmelidir. Buna göre, tarafların malların taşınması işinin 21 Haziran'da yapılmasını organize ettikleri ancak malların içinde davalı tarafından daha önce bildirilmemiş malzemelerin o tarihteki uçuştan önce x-rayde tespiti sebebiyle, istenilen belgelerin uçuş saati olan 11:05'ten önce davalı tarafından yetiştirilemediği gözetilerek, davalının yeni taşıma ücreti üzerinden her iki icra takibinde istenilmiş bedellerden sorumlu olduğu ve davacıya ödemesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl ve birleşen davanın kabulüne ve faturaya dayalı likit alacak için davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2020 tarih 2018/174 Esas - 2020/496 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1- \"Asıl Davanın kabulüne; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 2.372-USD asıl alacak üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren  3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına,  Takip tarihindeki kur üzerinden %20 oranda hesaplanan 1.622,45-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2- Birleşen Davanın Kabulüne; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 1.731-USD asıl alacak üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren  3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına, Takip tarihindeki kur üzerinden %20 oranda hesaplanan 1.256,71-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Asıl dava yönünden; alınması gereken 615,23-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 112,26-TL ve icra dosyasına yatırılan 40,86-TL olmak üzere toplam 153,12-TL peşin harcın mahsubu ile kalan ‬462,11-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 189,02‬‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.600-TL bilirkişi ücreti ve 162,20-TL tebliğ masrafı olmak üzere toplam 1.762,20-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 8.966,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen dava yönünden; alınması gereken 448,97-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 80,01-TL ve icra dosyasına yatırılan 31,74-TL olmak üzere toplam 111,75‬-TL peşin harcın mahsubu ile kalan ‬337,22‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 147,65‬‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 28-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 6.543,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Davacı tarafından yatırılan 118,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Asıl davada alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 91,23‬-TL harcın mahsubu ile kalan 336,37‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen davada alınması gereken  427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 66,73‬-TL harcın mahsubu ile kalan 360,87‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen 117‬-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea53213019bdb8b8","SID":"09faa2c172e13a8c"}}