{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/78 <br>KARAR NO: 2024/911<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 30/09/2021<br>NUMARASI: 2021/83 Esas - 2021/626 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında zorunlu trafik sigortası kapsamında  akdedilen sigorta poliçesi bulunduğunu, davacı müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin, sahibi olduğu ... plakalı ... markalı kamyonette 19.06.2020 tarihinde Esenyurt ilçesi İncirtepe mahallesinde gerçekleşen kaza nedeniyle hasar meydana geldiğini, uzman ekspertizler tarafından yapılan inceleme neticesinde hazırlanan raporda araçta toplamda  6.690,6 TL tutarında hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin sigorta poliçesi kapsamında davalıya başvurarak 6.690,6 TL hasar bedeli ile 285,74 TL ekspertiz bedeli olmak üzere toplamda 6.932,75 TL'nin kendisine ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında kalan bu bedeli müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili şirkete ait aracın kaza tarihinde şirket çalışanı tarafından müşteriye teslimat yapmak için kullanılmakta olduğunu, çalışanın aracı park etmek isterken kaldırımda bulunan mantar engele çarpmasıyla kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kazada aracın klima kafesinin darbe aldığını ve iç kısma geriye doğru eğim aldığını, bu eğim nedeniyle de klima radyatörünün kasası ve soğutucu borulardan bir tanesi delinerek hasarlanmış olduğunu,  borçlunun icra takibine yaptığı borca ve yetkiye ilişkin itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiz ve diğer tüm  ferileriyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili Sigorta şirketi ile davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında ... plaka numaralı araç için; 25.07.2019/25.07.2020 tarihleri arasını teminat altına almış olan ... poliçe numaralı Kasko Sigorta Poliçesinin akdedildiğini, davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.nin, 19.06.2020 tarihinde gerçekleştiğini iddia ettiği tek taraflı kaza nedeniyle ... plaka numaralı aracının hasara uğradığını ve hasar sebebiyle 6.690,60 TL Hasar Bedeli ve 285,74.-TL ekspertiz bedeli tazminatını talep ettiğini, ikame edilen davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ve reddinin gerektiğini, hasar dosyası hasar-beyan uyumsuzluğu sebebi ile tahkikata  alındığını, hem tahkikat sonucuna hem de eksper raporu görüşüne göre meydana gelen hasarın çarpmaya bağlı olmadığının tespit edildiğini ve hasar dosyasının ret olarak sonuçlandırıldığını, sürücü beyanında bir çarpma sesini değil, bir gaz kaçırma sesini duyduğunu belirttiğini, henüz ilk  hareketinde aracın mantarın üstünden atlayacak şekilde hareket edemeyeceğini, mantara dayanmasının  ve sürücünün bunun farkına varmasının olağan olduğundan bahisle hasar-beyan uyumsuzluğunun anlaşıldığını ve huzurdaki davaya konu hasar talebinin reddini talep ettiklerini, teminat kapsamında bulunmayan, ispat yükünün yer değiştirmiş olması sebebiyle davasını ispat etmekle yükümlü olan davacının subut olmayan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline; takibin 6.198,50 TL hasar bedeli, 285,75 TL ekspertiz masrafı olmak üzere yekün 6.484,25 TL üzerinden takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen şartlar ile aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan alacağın %20'si nispetinde hesaplanan 1.296,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuru sonucu, hasar dosyası açıldığını, 19/06/2020 tarihli hasar talebinin hasar dosyası hasar-beyan uyumsuzluğu sebebi ile tahkikata alınmış olup tahkikat sonucu hem de eksper görüşüne göre meydana gelen hasarın çarpmaya bağlı olarak olmadığı tespit edilerek hasar talebinin reddedildiğini, gerekli incelemeler yapılmadan hüküm kurulduğunu, rizikonun, poliçe teminat kapsamında olduğunu ispat yükünün davacı tarafta olduğunu,  yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporunda belirtilmiş olmasına rağmen hasar ile zararın uyumlu olduğu iddiası ile haksız hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen  Kasko Sigortası Genel Şartları 'nınA/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında  araca ani  ve harici etkiler  neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır. Kasko Genel Şartları A.5.4.maddesinde aracın gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar;  A.5.5.Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar;  A.5.10.Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması teminat dışı hal olarak sayılmıştır. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Bu ilkeler doğrultusunda somut olayda; uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen şekilde meydana gelip gelmediği, hasarın teminat dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza ile hasarın uyumlu olduğu belirtildiği, raporu dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, davalı sigorta şirketinin kendi hasar dosyasında yapmış olduğu araştırma tutanağı kapsamındaki iddialar kapsamında, davaya konu hasarın teminat dışı olduğunu ispat yükü altında olan davalı sigortacının bu ispatı sağlayacak somut delil ortaya koyamadığı, kazanın  farklı şekilde olduğunu ispatlamayamadığı ve zararın teminat kapsamında olduğu dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 442,93 TL harçtan peşin alınan 111,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 331,93 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b42ef718cb2b298","SID":"c31cb7f5cd803cd0"}}